<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3953 E. , 2025/5819 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3953<br>Karar No : 2025/5819<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde yapılan disiplin soruşturması sonucunda "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında davacının ... tarihinde gözaltına alındığı ve yine aynı tarihte görevden uzaklaştırıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen fezlekenin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında davacı hakkında ''kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'' suçunu işlediğinden bahisle başlatılan ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği, davacının ceza yargılamasına konu olan eylemi nedeniyle başlatılan idari soruşturma neticesinde düzenlenen ... günlü, ... sayılı disiplin soruşturma raporu ile getirilen teklif doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca davacının "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziye edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; dava konusu işleme ilişkin disiplin cezasının bağlı olduğu eylem/fiil yönünden yapılan ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında özetle, ''...her ne kadar sanık (davacı) hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, müşteki beyanları, tanık beyanları ve dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak göz önüne alındığında, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Şöyle ki;... Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, sanıkla müştekinin arasında geçen konuşmanın içeriğinin ne olduğu ve menfaatin müşteki tarafından sanığa temin edildiğine dair herhangi görgüye dayalı bir bilgileri olmadığı anlaşılmıştır... Somut olayda, müşteki tarafından sanığa verildiği iddia olunan 800 TL’nin verildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir görgü tanığı yahut somut bir delil mevcut değildir. Sanık hakkındaki tek delilin müşteki A.C.'nin beyanları olduğu, bunun haricinde sanığın aleyhinde herhangi bir delilin bulunmadığı, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin dosyada bulunmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bu suçu işleyip işlemediği konusunda mahkememizde ciddi anlamda şüphe hasıl olduğu, bu şüphenin sanığın lehine yorumlaması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin 2. fıkrasında “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.” hükmü ile "masumiyet karinesi" kabul edilmiştir. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.Yukarıdaki tüm veriler bir bütün olarak göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller bulunmadığı..." gerekçesi ile davacının beraatine karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacı hakkında yürütülen ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile yüklenen suçun davacı tarafından işlendiği sabit olmadığından bahisle davacının beraatine karar verildiği görülmekle, dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan "kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'' suçunun sabit olmaması karşısında, davacının "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" eyleminde bulunduğundan bahisle tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dosya kapsamında yer alan tüm bilgi, belge ve beyanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının 21/12/2017 tarihinde müşteki A.C.'nin işyerine giderek, "294 kişilik bir FETÖ üyesi listesi olduğu, müştekinin bu listede yer almadığı, kendisinin vatansever bir iş adamı olarak tanındığı, emniyetin terör örgütleriyle mücadelede kullandığı üniversite öğrencilerine para yardımında bulunulduğu, ancak şu an emniyetin parası olmadığını söyleyip ne kadar yardımda bulunabileceğini" sorduğu, müştekinin 800 TL parayı davacıya elden verdiği, davacının da bu parayı almak suretiyle üzerine atılı “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçunu işlediğinin sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının, dava konusu işleme esas alınan fiili nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d maddesi uyarınca "kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu işlediği gerekçesiyle yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla verilen beraat kararına karşı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilmek suretiyle anılan beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. <br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :<br>682 sayılı KHK'nin "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.<br> 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2, 38 ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.<br>Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Eylem tarihinden önce de yürürlükte bulunan Anayasa'nın 9. maddesinde; "dolandırıcılık" yüz kızartıcı sayıldığından, davacıya atfedilen bu eylemin sübut bulması halinde, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi, hukuksal denetimin de bu çerçevede yapılması gerekir. <br>Adli yargıda yapılan ceza yargılamasında; davacının üzerine atılı dolandırıcılık suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, böylece davacının yüz kızartıcı ve utanç verici bir fiilden mahkumiyeti bulunmadığı idare veya idari yargıca suç isnadı yapılamayacağı dikkate alındığında; davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.<br>Bu durumda; yüz kızartıcı hal ve davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezasına ilişkin temyize konu kararın yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerektiğinden, Daire kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
iptal