<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/6836 E.  ,  2025/5016 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6836<br>Karar No : 2025/5016 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Kayapınar Belediye Başkanlığında şehir ve bölge plancısı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, hak ediş tarihinden itibaren, 20.000,00-TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyaya ibraz edilen CD görüntüleri incelendiğinde, yapılan eylem sırasında bina girişinde halen polislerin mevcut olduğu ve yapılan sloganlı ve alkışlı eyleme müdahale edilmediği, bu esnada Belediye binasına girenlerin olduğu, polislerin kurum girişinde bina içerisine girenlere dönük vaziyette durdukları görülmekle; Belediyeye giren şahısların arama faaliyeti esnasında içeri alınmayan Belediye personeli olabileceği, bu itibarla davacıya isnat edilen eylemlerden olan kamu hizmetinin yürütülmesine engel olma fiilinin sübuta erdiğinin kabulü için, öncelikle arama faaliyetinin sona erip belediyenin hizmet sunumuna başlayıp başlamadığının, belediye personeline odalarına geçebilecekleri yönünde talimat verilip verilmediğinin tespitiyle, soruşturma aşamasında davacının ifadesi dışında kurum amirlerinin ve kurum personelinin de ifadelerine başvurulması ve bu hususların somut olarak ortaya konulması gerektiği; yine, gerçekleştirilen sloganlı eylemde davacının slogana alkışla katıldığı sabit olmakla birlikte, memuriyetten çıkarma cezasının davacının tüm hayatını derinden etkileyeceği nazara alındığında, davacının fiili ile verilen ceza arasında orantılılık bulunmadığı ve davacının önceki memuriyet hayatındaki durumu, geçmiş hizmetleri göz önüne alınarak, alt ceza uygulaması açısından herhangi bir değerlendirmenin de yapılmadığı, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; uyuşmazlığın niteliğine göre, statü hukukuna ilişkin kurallar bütünü çerçevesinde memuriyet görevi yürüten davacının, bu kurallar çerçevesinde geçirdiği disiplin soruşturması sonucunda uygulanan disiplin cezası nedeniyle duyduğu öne sürülen acı ve üzüntünün, ağır hizmet kusuru sonucu manevi zarara yol açacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların tahakkuk (hak ediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden; dava dosyası ve ekinde yer alan CD içerisindeki kamera kayıtlarından, davacının ifadesinin incelenmesinden; davacının 21/10/2019 tarihinde Kayapınar Belediye Başkanı K.Y.'nin İl Emniyet Müdürlüğünce gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla Belediye hizmet binası içinde alkışlı sloganlı eyleme, atılan sloganları alkışlamak suretiyle katıldığının sabit olduğu, davacının anılan eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde yer alan "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, .... bunları tahrik veya teşvik etmek veya yardımda bulunmak" fiili kapsamında olduğu, sübut bulunan eylemi nedeniyle davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine; İdare Mahkemesi kararının, davacının manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun ise; olayda, dava konusu Devlet memurluğundan çıkarma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığının yargı kararı ile ortaya konulduğu, bu nedenle söz konusu işlem nedeniyle davacıya manevi tazminat verilmesini gerektirecek bir durum olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarenin sebep, şekil ve konu bakımından hukuka aykırı işlem tesis ettiği, işlemi tesis ederken ölçülülük, orantılılık ilkelerine, masumiyet karinesine uyulmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma sebeplerinin bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Diyarbakır ili, Kayapınar Belediye Başkanlığında şehir ve bölge plancısı olarak görev yapan davacının, "21/10/2019 tarihinde Kayapınar Belediye Başkanı K.Y.'nin İl Emniyet Müdürlüğünce gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla Belediye hizmet binası içinde "Baskılar bizi yıldıramaz, yine de yine de kazanacağız" şeklinde slogan atılarak alkış tutulduğu, davacının slogan atan grubun içinde olmamakla birlikte slogan atan gruba yakın şekilde kenarda birkaç kişi ile sloganları alkışladığı" iddiaları üzerine yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ile getirilmiş olan teklif doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numaralı dosyasında "Görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü propagandası yapmak, suçu ve suçluyu övmek, halkı kanunlara uymamaya tahrik, suç işlemeye alenen tahrik" suçlarından yürütülen soruşturma sonucunda, Belediye hizmet binasında gerçekleşen eylemle ilgili olarak kamera kayıtlarında olayı dağıtma amacıyla herhangi bir kamu görevlisinin tespit edilemediği, eylemle ilgili herhangi bir olay tutanağı tutulmadığı, davacının slogana alkışla katılmaktan ibaret eyleminin anılan suça vücut vermediği, kamu davası açılması için dosyada yeterli maddi delilin bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında; "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak," sayılmıştır. <br><br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Kanun koyucu, hukuk devletinde kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla hizmeti sunan kamu görevlileri için disiplin düzenlemeleri içeren kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları benimseyebilir. Ancak, disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.<br>Kamu görevlisinin işlediği disiplin suçunun niteliği göz önünde bulundurulduğunda, o fiil için öngörülen cezadan daha ağır bir disiplin cezası ile cezalandırılması durumunda, "eylemin ağırlığına göre cezalandırma", başka bir ifadeyle "orantılılık" ilkesi ihlal edilmiş olacaktır.<br>Takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunmalı ve bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önüne alınması gerekmektedir.<br>Uyuşmazlık konusu olayda, dava ve soruşturma dosyasının birlikte incelenmesinden; davacının üzerine atılı soruşturmaya konu eylemlerinin, verilen disiplin cezası ile örtüşmediği, fiil ile ceza arasında orantılılık bulunmadığı görülmekte olup; davacının söz konusu eylemlerinin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu durumda, davacının eylemi ile verilen disiplin cezasının örtüşmediği, fiil ile ceza arasında orantılık bulunmadığı anlaşıldığından, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali, parasal hak isteminin kabulü, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi; davalı idare yönünden ise; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların tahakkuk (hak ediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun davacı yönünden gerekçeli olarak reddi, davalı İdare yönünden ise yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan...TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

iptal