<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/6382 E. , 2025/5018 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/6382<br>Karar No : 2025/5018<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının eylemlerinin gerek disiplin soruşturması ile ekinde yer alan bilgi ve belgeler, gerekse hakkında yapılan ceza yargılaması ile sabit olduğu, bu eylemlerin bir sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacı için memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler olduğu, davacı tarafından bu mesajların aldatılmışlığın etkisiyle, bir öfke halinde yazıldığı ve hakkında tesis edilen işlemin ölçülü olmadığı iddia edilmekte ise de; hem eylemlerin içeriği, hem bu eylemlerin geniş bir zamana yayılmış olması, hem de benzer nitelikteki eylemlerin birçok kez tekrar edilmiş olması göz önüne alındığında, davacının bu husustaki iddialarının yerinde görülmediği, bu durumda; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ilgili mevzuat hükümleri ile dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgeler ile anılan ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacının, B.Y.'nin evlendiği eşi R.Y.'ye, B.Y. ile daha önce yaşadıkları özel hayatları ile ilgili ağza alınmayacak gayri ahlaki ve utanç verici, isnat ve ifadeler kullanarak hakarette bulunduğu, B.Y.'yi tehdit ettiği, B.Y.'nin evlendiği eşi ile evliliğini sarsmak ve sona erdirmek için huzurlarını ve aile düzenini bozmaya çalıştığı şeklinde gerçekleşen eylemlerinin sübuta erdiği anlaşılmış ise de; davacının disiplin cezasına konu olan bu eylemlerinin, üzerine atılı olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendindeki "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği, ancak; bir ilkokulda sınıf öğretmeni olarak görev yapan ve Devlet memuru olan davacının, hizmeti dışında gerçekleştirdiği anlaşılan söz konusu disiplin cezasına konu olan somut eylemlerinin, anılan Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendindeki "hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiili kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu disiplin cezası işleminde madde tatbiki bakımından hukuka uyarlık, aksi yönde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve hukuka aykırı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacı hakkında; Niğde ili, Çiftlik ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapmakta iken, "daha önce arkadaşlık yaptığı ve ... Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yapan B.Y.'nin bu arkadaşlığı bitirdikten sonra evlenmesini hazmedemeyerek, B.Y.'nin evlendiği eşi R.Y.'ye, B.Y. ile daha önce yaşadıkları özel hayatları ile ilgili ağza alınmayacak gayri ahlaki, yüz kızartıcı ve utanç verici, isnat ve ifadeler kullanarak hakarette bulunduğu, B.Y.'yi tehdit ettiği, B.Y.'nin evlendiği eşi ile evliliğini sarsmak ve sona erdirmek için huzurlarını ve aile düzenini bozmaya çalıştığı" iddiaları üzerine başlatılan adli kovuşturma sonucunda,... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının, B.Y.'ye yönelik basit tehdit, B.Y.'nin eşi R.Y.'ye yönelik hakaret ve B.Y. ile eşi R.Y.'ye yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi üzerine, ... tarih ve E-... sayılı soruşturma oluruyla disiplin soruşturması başlatıldığı; disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... tarih ve E-... sayılı soruşturma raporunda, soruşturmacı tarafından özetle; şikayetçi ile şikayet edilenin ifadeleri, yazılan mesajlar ve kesinleşen mahkeme kararı dikkate alınarak, davacının iddiaya konu olan eylemlerinin sübuta erdiği ve üzerine atılı olan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, bu teklife uygun olarak Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve .../... sayılı kararıyla "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının B bendinin (d) alt bendinde, "hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiil, kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış;<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak", Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dava konusu işleme dayanak alınan soruşturma raporu ve ekleri ile... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; uyuşmazlıkta, öğretmen olarak görev yapan davacının eylemleri her ne kadar görev dışında gerçekleşmiş olsa da, bu eylemlerin, "itibar ve güven duygusunu sarsacak davranıştan" çok daha ağır olduğu, "yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' kapsamına girdiği görülmektedir.<br>Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının fiilinin; 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirlenen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında kaldığı anlaşıldığından, fiiline uygun olarak verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, disiplin cezalarının yargısal denetiminde, yargı mercilerince idarenin yerine geçerek sebep ikamesi yapılması hukuken mümkün olmadığından, davacının üzerine atılı bulunan eyleminin, Bölge İdare Mahkemesince, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi kapsamında olduğunun belirtilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. <br>Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/11/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> (X)-KARŞI OY<br> Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun incelenmesinden; Niğde ili, Çiftlik ilçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapmakta iken, "daha önce arkadaşlık yaptığı ve ...Adliyesi'nde zabıt katibi olarak görev yapan B.Y.'nin bu arkadaşlığı bitirdikten sonra evlenmesini hazmedemeyerek, B.Y.'nin evlendiği eşi R.Y.'ye, B.Y. ile daha önce yaşadıkları özel hayatları ile ilgili ağza alınmayacak gayri ahlaki, yüz kızartıcı ve utanç verici, isnat ve ifadeler kullanarak hakarette bulunduğu, B.Y.'yi tehdit ettiği, B.Y.'nin evlendiği eşi ile evliliğini sarsmak ve sona erdirmek için huzurlarını ve aile düzenini bozmaya çalıştığı" iddiaları üzerine başlatılan adli kovuşturma sonucunda,... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; davacının, B.Y.'ye yönelik basit tehdit, B.Y.'nin eşi R.Y.'ye yönelik hakaret ve B.Y. ile eşi R.Y.'ye yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi üzerine, ... tarih ve E-... sayılı soruşturma oluruyla disiplin soruşturması başlatıldığı; disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen... tarih ve E-... sayılı soruşturma raporunda, soruşturmacı tarafından özetle; şikayetçi ile şikayet edilenin ifadeleri, yazılan mesajlar ve kesinleşen mahkeme kararı dikkate alınarak, davacının iddiaya konu olan eylemlerinin sübuta erdiği ve üzerine atılı olan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, bu teklife uygun olarak Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve .../... sayılı kararıyla "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırdığı anlaşılmaktadır.<br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasına göre; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”<br>Adil yargılanma hakkının unsurlarından birisi silahların eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelmektedir. Silahların eşitliği ilkesinin arka planında, tarafların adaletin işleyişine olan güvenlerinin korunması bulunmaktadır. Bu ise ancak diğer güvencelerle birlikte tarafların dosyadaki tüm bilgi ve belgelerle ilgili görüş bildirme fırsatına sahip olduklarından emin olabilmeleri hâlinde sağlanabilir.<br>Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli yargılama ilkesi, taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Çelişmeli yargılama ilkesi, silahların eşitliği ilkesi ile yakından ilişkili olup bu iki ilke birbirini tamamlar niteliktedir. Zira çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edilmesi durumunda davasını savunabilmesi açısından taraflar arasındaki denge bozulacaktır. <br> Açılan bir davada idarece ileri sürülmemiş; ancak, idari yargı yerince dosyanın incelenmesi sonucu başka bir neden saptanmış ve idarece ileri sürülen nedenin hukuken geçerli olmadığı belirlenmiş ise idarenin ileri sürdüğü neden bir yana bırakılarak dosyadan saptanan nedene göre uyuşmazlığın çözümlenebilmesine idare hukukunda "sebep ikamesi" adı verilmektedir. Dosyadan saptanan bu nedenin dava konusu işlemin tesisini haklı kılacak nitelikte olması durumunda davanın reddine karar verilebilecektir.<br>İdari yargı yerlerince sebep ikamesi yapılması durumunda çelişmeli yargılama ilkesi çerçevesinde yeni durumun taraflara bildirmek suretiyle görüş ve itirazların alınarak yeterli tartışma olanağının tanınması gerekmektedir.<br>Temyize konu kararda; dava konusu edilen işlemde belirtilen yasal dayanak ile uyuşmazlığın çözümü için tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmalarda yer alan hususlar arasında bulunmayan farklı bir yasal sebebe dayanılarak ve inceleme yapılarak (sebep ikamesi yapılmak suretiyle) hüküm kurulduğu görülmektedir.<br> Başka bir anlatımla; dava konusu işlemde, davacının üzerine atılı bulunan ve sabit olan eylemi karşılığında, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinin uygulanmasına karşın, temyize konu kararda; davacının fiilinin, bu kapsamda olmadığı, söz konusu fiil ve hallerin nitelik ve ağırlık itibarıyla aynı maddenin (B) bendinin (d) alt bendi kapsamında değerlendirilebileceği, işlemde madde tatbiki açısından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, iptal kararı verilmiştir. <br>Ancak, disiplin cezalarının yargısal denetiminde, yargı mercilerince sebep ikamesinin yapılması hukuken mümkün olmakla birlikte, bu yönde yapılan sebep ikamesi nedeniyle tarafların, mahkemece dayanılan yasal gerekçeden ilk defa temyize konu karar ile haberdar olunduğu görülmekle, taraflara uygun bir ara kararla ve uygun bir süre tayin edilmek suretiyle bildirilip tarafların bu duruma karşı beyanları alındıktan sonra bir değerlendirme yapılıp, bu değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının üzerine atılı bulunan eyleminin; 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendi kapsamında değerlendirilerek karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. <br> Nitekim, Anayasa Mahkemesince, K. Erdoğan başvurusu (B. No: 2013/1989) ile ilgili olarak; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair verilen karar da bu yöndedir. <br> Bu itibarla, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının alt unsurlarından biri olan çelişmeli yargılanma hakkının sağlanabilmesi için bu yöndeki eksiklik tamamlanmadan verilen temyize konu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun belirtilen gerekçeyle kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara gerekçe yönünden katılmıyorum.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
iptal