<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/4055 E.  ,  2025/5015 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/4055<br>Karar No : 2025/5015 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken emekli olan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Cumhurbaşkanının tüm Devlet memurlarının üstü ve amiri konumunda olduğu, davacının Cumhurbaşkanına yönelik hakaret boyutundaki paylaşımlarının, disiplin yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde düzenlenen, ''amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek'' kapsamında kaldığı, anılan fiillerin dava konusu işleme dayanak alınan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı; bu doğrultuda, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda sübuta eren fiili nedeniyle ceza yargılamasında da ''Cumhurbaşkanına hakaret suçu''ndan dolayı mahkumiyeti uygun görülen ve hükmün açıklanması geri bırakılan davacının, anılan eylemi nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekirken, tipiklik ilkesine aykırı olarak anılan Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı hakkında Sakarya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 11 ay, 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, eyleminin “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” şeklinde değerlendirilerek sabit olduğu sonucuna varıldığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Zaman aşımı iddiasının yerinde görülmesi gerektiği, savunma hakkının kısıtlandığı, davalı idarenin ileri sürdüğü gerekçelerin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesinin bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Sakarya Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 07/01/2021 tarihinde kendi isteğiyle emekli olduğu, görevi sırasında Facebook isimli sosyal medya hesabında 2019 yılı Eylül ayı içerisinde muhtelif günlerde yaptığı paylaşımlardan dolayı, hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan soruşturma başlatılması üzerine Sakarya Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve... Muh sayılı yazısı ile görev yaptığı ... Kadastro Mahkemesinden idari inceleme yapılmasının istenildiği, ... Kadastro Mahkemesinin... tarih ve ...Muh sayılı yazısı ile disiplin soruşturması açılarak soruşturmacı görevlendirildiği, yapılan soruşturma sonucunda davacının sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımların memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte olduğu ve üzerine atılı disiplin suçunu işlediği fiilin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca "amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" kapsamında kaldığı ve bu maddeden cezalandırılmasının önerildiği; ... Kadastro Mahkemesinin... tarih ve... Muh, sayı, ... sayılı kararı ile davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde uyarınca "amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" suçunu işlediğinden bahisle Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliği uyarınca soruşturma dosyasının Adalet Bakanlığı Disiplin Kuruluna sunulduğu, Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davacının fiillerinin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında kaldığından bahisle anılan Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca getirilen teklifin reddedildiği; Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı yazısı ile dosyanın Bakanlık Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, temyizen incelenen davanın bu kararın iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 25. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı belirtilmiş,26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı vurgulandıktan sonra devamında, hürriyetlerin kullanılmasının hangi amaçlarla sınırlanabileceği hükme bağlanmış ve 90. maddesinin son fıkrasında ise; usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı düzenlenmiştir. <br>İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ''İfade özgürlüğü'' başlıklı 10. maddesinde; ''1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir. 2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.'' kuralına yer verilmiştir. <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br>Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." düzenlemesi yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Anayasa'da ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, Devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve kanunlarına sadakatla bağlı oldukları, bulundukları ve ifa ettikleri kamu görevini devlete bağlılık, itibar ve güvenine uygun biçimde tarafsızlık yükümlülüğünü de gözeterek hizmet içinde ve dışındaki davranışlarıyla yerine getirecekleri; hiçbir şekilde "siyasi ve ideolojik" amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Nitekim, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde, "siyasi ve ideolojik" amaçlı ya da bu tür eylemlerin işlenmesi ve suçun sabit olması hallerinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller alt bentler halinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre;<br> a)İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,<br> b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,<br> c) Siyasi partiye girmek,<br> g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,<br> ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,<br> l)(Ek: 01/02/2018-7070/61 md.) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak;<br> fiilleri, bu haller arasında sayılmıştır.<br> Dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgeler ile dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun incelenmesinden; davacının 14/09/2019 tarihli Cumhurbaşkanının yer aldığı ve üzerinde “11 Temmuz 2016 Pazartesi saat 13.30 CB sarayı, kuzey koridoru, sağır oda, Efendim biraz kan dökülmeli. Kansız darbe olmaz. Önlemek yetmez. Kalıcı kahramanlıklar üretmek lazım. ...'la hallederiz. Milisler 3 yıldır eğitim yapıyor. Bir kısmı sniper eğitimi gördü. Bir de bizim arkadaşların özel güvenlik şirketlerinde 100 bini aşkın silahlı personel var. Gerekirse asker kıyafeti giyer veya bir şekilde görülmeyen noktalardan ateş edebilirler. E kaç insan ölecek? en az 90-100 ölü gerekir.” şeklinde ibareler bulunan fotoğraf ile bu fotoğrafın üst tarafında “15 TEMMUZDAN 4 GÜN ÖNCE: KANSIZ DARBE OLMAZ (DARBE GÜNLÜKLERİ-3* @...” şeklindeki paylaşım dikkate alınarak, paylaşımın hakaretten öte, siyasi ve ideolojik amaçla yapıldığı, davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu sosyal medya paylaşımlarının, nitelik ve ağırlığı itibarıyla 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde sayılan fiillerle benzer mahiyette olduğu ve maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer olan eylemlere de aynı cezanın verileceği" yolundaki düzenleme kapsamına girdiği sonucuna varılmıştır.<br> Bu duruma göre, davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu sosyal medya paylaşımlarının, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde sayılan fiillerle benzer mahiyette olduğu ve maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer olan eylemlere de aynı cezanın verileceği" yolundaki düzenleme kapsamında değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken; 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yerine, anılan Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarılması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 18/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

iptal