<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/6583 E. , 2025/4751 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6583<br>Karar No : 2025/4751 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Hakkari ili, Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesinin dayanağının, davacının abisi H.A.'nın, Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılarak Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanan askeri okullardan ilişiği kesilen şahıs olduğu şeklindeki istihbari bilgi olduğu; bu doğrultuda, askeri öğrenci olan davacının abisi H. A.'nın, diğer tüm öğrencilerle birlikte mi ilişiği kesildiği yoksa FETÖ/PYD ile iltisak/irtibatı nedeniyle münferiden mi ilişiği kesildiğinin açık ve net olarak ortaya konulamadığı gibi, UYAP ortamında yapılan incelemede, davacının abisi H. A. hakkında FETÖ/PDY ile alakalı devam eden herhangi bir soruşturma ve kovuşturma da olmadığı, bunun dışında, davacı ya da birinci derece yakınları yönünden olumsuz değerlendirmeye yol açabilecek başkaca bir tespitin de bulunmadığı, bu durumda; davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması durumu, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulmadan tesis edilen dava konusu işlemde "sebep unsuru" yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, parasal haklar isteminin kabulüne, işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal hakların en erken dava tarihi olan 12/05/2022 tarihinden olmak üzere her bir ay için tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun yoksun kaldığı parasal hakların geriye dönük yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunulduğundan, taleple bağlı kalınarak, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "... bu kapsamda mahrum kalınan parasal hakların en erken dava tarihi (12/05/2022) olmak üzere her bir ay için tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine..". ibaresinin "...parasal hakların her birinin hak ediş tarihinden itibaren ayrı ayrı faizi ile birlikte davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilerek reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, askerlerin vazifelerini icra ederken hiçbir tesir altında kalmamaları, kendilerine verilecek görevlerin icrasında bir an olsun tereddüt etmemeleri ve aldıkları emirleri vatana sadakat duygusuyla harfiyen yerine getirmeleri gerektiği, bu sebeple personel seçimi aşamasında mümkün olduğunca titiz davranıldığı, davacının görevinin sıradan bir kamu görevi olmadığı, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ve tümüyle kamu yararı gözetilerek işlem tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.<br>Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. <br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "parasal hakların her birinin hak ediş tarihinden itibaren ayrı ayrı faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, parasal haklar isteminin kabulüne, işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal hakların en erken dava tarihi olan 12/05/2022 tarihinden olmak üzere her bir ay için tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 03/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
iptal