<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/199 E. , 2025/4739 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/199<br>Karar No : 2025/4739 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Manisa ili, ... Adliyesinde mübaşir olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında şüpheli Y.E. adlı kişiye, hakkında dinleme kararı olduğunu söylemiş olmasının muhtemel olduğu; ancak, kendi ifadesinde belirttiği gibi komşusu olması nedeniyle hal hatır sormak amacıyla konuşmuş olabileceğinin de aynı derecede muhtemel olduğu; oysa, disiplin cezası verilmesi için kesin ve somut delillerin mevcut olması gerektiğinin açık olduğu; bu durumda, telefon görüşmelerindeki ifadeler ve iddianamedeki suçlamalar dışında, davacının şüpheli hakkındaki soruşturma ve telefon dinleme kararını şüpheliye söyleyerek, gizliliği ihlal etmek suretiyle memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçunu işlediğine dair başka somut tespit bulunmadığı, Devlet memurluğundan çıkarma gibi ağır sonuçları olan ve davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ortaya konulamadığı açık olduğundan bahisle, işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Manisa ili, Sarıgöl Adliyesinde mübaşir olarak görev yapan davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında, şüpheli Y.E. hakkında verilen telefon dinlenme kararını anılan kişiye söylemek suretiyle soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu ile üzerine atılı bulunan fiilin subuta erdiği anlaşıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kendisine isnat edilen suçun memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olmadığı, işlemin dayanağı Kanun maddesinin yanlış belirlendiği, ayrıca kamera kayıtları ve iletişimin tespitine dair tapelerin ceza mahkemesinde delil olarak kabul edilmemiş olmasının, disiplin soruşturmasında delil olarak değerlendirilmesine engel teşkil etmediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası verilmesine dayanak yapılmasının hukuka aykırı olduğu, gizliliğin ihlali suçundan yargılandığı ceza davasında, atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği, dayanak alınan kamera kayıtları ve tapelerde dahi meslekten çıkarma gibi netice itibarıyla çok ağır bir cezaya çarptırılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, UYAP sistemi üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı hakkında davaya konu fiil nedeniyle ''Gizliliğin ihlali'' suçundan yapılan yargılamada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava dosyasında mevcut kamera görüntüleriyle desteklenen tanık beyanının davacı hakkında mahkumiyete yeterli olduğu gözetilerek davacı hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının gizliliğin ihlali suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle 1 yıl, 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine de Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının temyiz itirazının reddine; ancak, davacıya isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin gizliliğin ihlali suçunu oluşturduğu ve anılan suçun 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacı hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği görülmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava; Manisa ili, ... Adliyesinde mübaşir olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br> Dosyanın incelenmesinden; davacının mahalle komşusu olan ve kaçak içki ticareti nedeniyle daha önce hakkında işlem yapılan ve dinleme kararı bulunan Y.E.'nin 24/12/2015 tarihinde duruşmaya katılmak için davacının da görevli olduğu adliyeye geldiği ve adliye koridorunda konuştuklarının CD görüntüsü ile tespit edildiği, davacının beyanında, hal hatır sormak amacıyla konuşma yaptığını kabul ettiği, Y.E'.nin de kaçak içki yüzünden ölümler meydana geldiği ve dikkat etmesi gerektiği şeklinde aralarında konuşma geçtiğini ifade ettiği görülmekte olup; Y.E.'nin üçüncü bir şahıs ile yaptığı telefon görüşmesindeki ifadeler dışında, davacının, Y.E.'ye hakkında soruşturma ve dinleme kararı olduğunu söyleyerek gizliliği ihlal ettiğini ortaya koyabilecek bir başka somut belirleme bulunmaması karşısında, davacının dava konusu işleme esas alınan eyleminin gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmadığından, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.<br>Öte yandan, davacı hakkında davaya konu fiili nedeniyle ''Gizliliğin ihlali'' suçundan açılan davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, kararın temyizi nedeniyle anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulması üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın da temyizi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği görülmektedir.<br>Bu durumda, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
iptal