<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/4126 E. , 2025/4951 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2025/4126<br>Karar No : 2025/4951 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı<br> (... Genel Müdürlüğü) / ...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br> 2- T... Genel Müdürlüğü / ...<br> VEKİLİ: Av. ... <br><br>TEMYİZ EDEN <br>(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL) : ... Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2-...<br> 3- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazda yer alan bağımsız bölümün Suriye vatandaşı büyük dedeleri ...'den kendilerinin payına düşen hissesinin adlarına intikal ettirilmesi talebinin reddine dair Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan Suriye Pasajı'nın 1908 yılında davacıların büyük dedeleri olan Osmanlı Paşası ... ve onun kız kardeşinin eşi olan ... tarafından yaptırıldığı, ... ve ...'un Suriye Pasajı'ndaki hisselerinin yarılarını, erkek kardeşlerine verdikleri, sonuç olarak, ...'nin 1/4, kardeşi ...'nin 1/4, ...'un 1/4 ve kardeşi ...'un 1/4 hissesinin olduğu, 29/06/1940 tarihinde yapılan tesis kadastrosu ile malikler ve hisselerinin tapuya tescil olunduğu, ...’nin iki oğluna hissesinin intikali ile ...'nin 1/8, ...'nin 1/8 hisse sahibi oldukları, ...’nin vefatıyla birlikte çocuklarından ...'nin İstanbul’da kalarak, 27/07/1966 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, yine ...'nin, eşi ve çocukları ile birlikte, hissedarı olduğu Suriye Pasajı’nda (18 numaralı dairede) uzun yıllar ikamet ettiklerinin anlaşıldığı, uyuşmazlıkta, 01/10/1966 tarih ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen Suriye Uyrukluların Mallarının Tesbiti ve Bu Mallara El Konulması Hakkında Yönetmelik'in 17/10/1966 tarih ve 12428 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, somut olayda, davacıların murisi ...'nin ise anılan mevzuat yürürlüğe girmeden önce 27/07/1966 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, dolayısıyla anılan 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebaamızın Emlakine Vaziyet Eden Devletlerin Türkiye'deki Tebaaları Emlakine Karşı Mukabelei Bilmisil Tedabiri İttihazı Hakkında Kanun hükmünün davacılar murisini kapsamadığı anlaşıldığından, davacıların murislerinden kendilerinin payına düşen hisselerin adlarına intikal ettirilmesi talebinin reddine dair Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığının ... tarih ... sayılı işlemi ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... sayılı işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalı idarelerin ve müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : <br>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının (davalı Milli Emlak Genel Müdürlüğü adına) temyiz dilekçesinde, Suriye uyrukluların mallarına el konulmasının 1062 sayılı Kanun'un 1. maddesine dayandığı, anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sonraki olayları kapsadığı, davacıların murisinin 27/07/1966 tarihinde kazanılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının da Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacıların durumuna benzer uyuşmazlıklar üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, ilgili mevzuat hükümlerince el konulan veya el konulması gereken Suriye uyruklu kişilerin ülkemizde sahip olduğu malların mirasçılarına intikalinin mümkün olmadığının ifade edildiği, Yargıtay kararlarında da bu hususun belirtildiği, dava konusu taşınmaz hissesine yönelik tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve davalılar yanında müdahil Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının temyiz dilekçelerinde de benzer ifadelere yer verilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'nun "Bakılan uyuşmazlığın konusu itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında olmadığından temyiz isteminin incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı" yönündeki usûle ilişkin karşı oyuna karşılık oy çokluğu ile işin esasına geçilerek ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY: <br> Dava, davacılar tarafından, İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazda yer alan bağımsız bölümün Suriye vatandaşı büyük dedeleri ...'den kendilerinin payına düşen hissesinin adlarına intikal ettirilmesi talebinin reddine dair Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 28/05/1927 tarih ve 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebaamızın Emlakine Vaziyet Eden Devletlerin Türkiye'deki Tebaaları Emlakine Karşı Mukabelei Bilmisil Tedabiri İttihazı Hakkında Kanun’un 1. maddesinde,<br> “İdari mukarrerat veya fevkalade veya istisnai kanunlarla Türkiye tebaasının hukuku mülkiyetini kısmen veya tamamen tahdit eden devletlerin Türkiye'deki tebaasının hukuku mülkiyeti dahi icra Vekilleri Heyeti karariyle Hükümet tarafından mukabelei bilmisil olmak üzere kısmen veya tamamen tahdit ve menkulat ve gayrimenkulatına vaziyet olunabilir.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Suriye Hükümetinin, Türklere ait taşınmazların devrinin durdurulmasına dair 18/4/1927 tarihli yazısıyla başlayan ve Türk vatandaşlarının Suriye’deki taşınmazları üzerindeki tasarruf haklarının aşamalı olarak kaldırılması şeklinde devam eden süreçte, Türk vatandaşlarının haklarının korunabilmesi amacıyla, Bakanlar Kurulunca, Devletler Hukukunun mütekabiliyet esasına ve yukarıda hükmü aktarılan 1062 sayılı Kanun'a dayanılarak çeşitli kararnameler yürürlüğe konulmuştur.<br>Bu kapsamda, 13/01/1939 tarih ve 2/10250 sayılı Kararname ile (13/12/1948 tarih ve 7078 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.) Türkiye’deki Suriyelilere ait taşınmazların ipotek ve devrinin yasaklanmasına; 14/02/1942 tarih ve 2/17317 sayılı Kararname'de (13/12/1948 tarih ve 7078 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.) söz konusu taşınmazların icra yoluyla satışına izin verilmemesine ve kamulaştırma bedellerinin Hazinece emaneten muhafaza edilmesine; 18/11/1957 tarih ve 4/9697 sayılı Kararname'de ise bahsi geçen taşınmazların inşaat yapmak ya da ağaç dikmek suretiyle kazanılmasına izin verilmemesine, bu yöndeki taleplerin reddedilmesine, hisseli taşınmazların taksim ve ifrazının yapılmamasına, mahkemelerce izale-i şüyû kararı verilmesi hâlinde Suriye uyruklulara düşen payın Hazinece emaneten muhafaza edilmesine karar verilmiştir. <br>Türk vatandaşlarının Suriye’deki taşınmazlarının tarım reformu adı altında bedel ödenmeksizin millileştirilmesi üzerine, 01/10/1966 tarih ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Suriye Uyrukluların Mallarının Tesbiti ve Bu Mallara El Konulması Hakkında Yönetmelik kabul edilerek 17/10/1966 tarih ve 12428 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Yönetmelik'in 1. maddesi gereği, "Suriye uyruklu bütün özel ve tüzel kişilerin, Türkiye'de bulunan taşınmaz ve taşınır -zati ve ev eşyası hariç- malları ile bütün hak ve menfaatlerine 28/05/1927 gün ve 1062 sayılı Kanun hükümleri gereğince Hazinece elkonulmuş"; Suriye uyruklulara ait mal ve hakların varlığından haberdar olan idarelere ve mahkemelere, söz konusu mal varlıklarını Maliye Bakanlığı taşra teşkilatına bildirme mecburiyeti getirilmiş; Yönetmelik'in 15. maddesinde ise bu Yönetmelik hükümleri gereğince el konulacak mal, hak ve menfaatlerin idare, tahsis, tasfiyesi ve Suriye'nin aldığı tedbirler dolayısıyla zarar gören Türk vatandaşlarının tespiti ve bu zararlarının nasıl karşılanacağı hususlarının ilgili Bakanlıklarca müştereken belirleneceği kurala bağlanmıştır.<br>Bu maddeye istinaden çıkarılan 25/09/1967 tarih ve 6/8890 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Suriye Uyruklu Özel ve Tüzel Kişilerin Hazinece El Konulan Mallarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ise 06/11/1967 tarih ve 12743 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik'in 1. maddesinde, Suriye uyruklu özel ve tüzel kişilere ait olup 1062 sayılı Kanun hükümlerine göre Bakanlar Kurulunca çıkarılan 01/10/1966 tarih ve 6/7104 sayılı Karar ile el konulan taşınır ve taşınmaz mallar ve bunlara ilişkin hak ve menfaatlerin bu Yönetmelik esasları dairesinde idare olunacağı; 2. maddesinde, el koyma kararının, Suriye uyruklu özel ve tüzel kişilerin Türkiye'de bulunan ve zati eşya ile ev eşyası dışında kalan bütün mal, hak ve menfaatlerini kapsadığı belirtilmiş; 3. maddesinde, el koyma işlemine tabi olmayan istisnai haller (Suriye Elçilik veya Konsolosluğuna ait mal ve haklar; Elçilik veya Konsolosluk mensupları ile ailelerine ait mal ve haklar; turist olarak gelen Suriyelilerin beraberinde getirdikleri mallar; Türkiye'den transit geçen mallar; Türkiye'de yapılan uluslararası fuarlara gelen mallar; ticaret anlaşmasına istinaden ithal veya ihraç edilen mallar ve bedelleri; Türkiye'de okuyan Suriyeli öğrencilere gönderilen paralar) sayılmış; 4. maddesinde, Suriyelilerin Türkiye'de bulunan taşınmaz malları hakkında Bakanlar Kurulunun 13/01/1939, 14/02/1942, 18/11/1957 tarihli kararlarıyla konulmuş kısıtlamaların devam edeceği öngörülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Somut olayda, İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan Suriye Pasajının 1908 yılında davacıların büyük dedeleri olan Osmanlı Paşası ... ve onun kız kardeşinin eşi olan ... tarafından yaptırıldığı, ... ve ...'un Suriye Pasajındaki hisselerinin yarılarını, erkek kardeşlerine verdikleri, sonuç olarak, ...'nin 1/4, kardeşi ...'nin 1/4, ...'un 1/4 ve kardeşi ...'un 1/4 hissesinin olduğu, 29/06/1940 tarihinde yapılan tesis kadastrosu ile malikler ve hisselerinin tapuya tescil olunduğu, ...’nin iki oğluna hissesinin intikali ile ... 1/8, ... 1/8 hisse sahibi oldukları, ...’nin vefatıyla birlikte çocuklarından ...'nin İstanbul’da kalarak, 27/07/1966 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, yine ...'nin, eşi ve çocukları ile birlikte, hissedarı olduğu Suriye Pasajında (18 numaralı dairede) uzun yıllar ikamet ettikleri anlaşılmaktadır.<br> 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebaamızın Emlakine Vaziyet Eden Devletlerin Türkiye'deki Tebaaları Emlakine Karşı Mukabelei Bilmisil Tedabiri İttihazı Hakkında Kanun’un 1. maddesi ile idari mukarrerat veya fevkalade veya istisnai kanunlarla Türkiye tebaasının hukuku mülkiyetini kısmen veya tamamen tahdit eden devletlerin Türkiye'deki tebaasının hukuku mülkiyeti dahi icra Vekilleri Heyeti kararıyla Hükümet tarafından mukabelei bilmisil olmak üzere kısmen veya tamamen tahdit ve menkulat ve gayrimenkulatına vaziyet olunabileceği hüküm altına alınmıştır, bu kapsamda, 13/01/1939 tarih ve 2/10250 sayılı Kararname ile de Türkiye’deki Suriyelilere ait taşınmazların ipotek ve devrinin yasaklanmasına karar verilmiştir.<br>Davacıların murisi ...'nin 27/07/1966 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, gerek 1062 sayılı Kanun gerekse 1062 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan 2/10250 sayılı Kararname'nin çıkarıldığı tarihlerde davacının murisinin Suriye uyruklu olduğu, anılan mevzuata göre Suriye uyruklulara taşınmaz devrinin yasaklanmasına karar verildiği anlaşıldığından; davacıların, taşınmazın hissesinin adlarına intikal ettirilmesi talebinin reddine dair işlem ile Milli Emlak Genel Müdürlüğü işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Bu nedenle, dava konusu işlemlerin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idareler ve müdahilin temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde usûlde oy çokluğuyla esasta oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
iptal