<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7710 E. , 2025/4628 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/7710<br>Karar No : 2025/4628 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Şırnak ili, 172'nci Zırhlı Tugay Hudut Tabur komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının ve uğranılan diğer zararlarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının "hudut güvenliğini eksiksiz sağlanması" görevini yerine getirmeyerek emre itaatsizlikte ısrar fiilini işlediği sonucuna varılarak "Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlar ya da ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiiller" kapsamında "silahlı kuvvetlerden ayırma" cezası ile tecziye edilmiş ise de; anılan eylemin bu cezayı gerektirecek ölçü ve ağırlıkta olmadığı, davacının kusurlu eyleminin karşılığı olan cezadan daha ağır bir ceza ile cezalandırılmış olduğu anlaşıldığından, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, tazmin isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, yoksun kaldığı diğer hakların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının görev tanım formunda yer alan harekat bölümünde, "hudut güvenliğini eksiksiz sağlanması" gerektiğinin açıkça belirtildiği, olay günü Irak topraklarından zırhlı kobra aracına açılan ateş sonucu yaralanan personellerin hastaneye sevkinde Dut Pusu bölgesine gitmesi planlanan P.Uzm. Çvş. ...'nin refakatçi olarak görevlendirilmesi nedeniyle personel sıkıntısı yaşandığı, bunun üzerine davacının amiri pozisyonunda olan çalışan Hudut Tabur Komutanı P.Yb. ... tarafından, davacıya hudut güvenliği sağlama görevinin verildiği, davacının bu görevi ısrarla kabul etmediği ve yaşanan olay nedeniyle hudut güvenliğinin geçici bir süre sağlanamadığı, askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için üstten alınan ve konusu suç olmayan emirlerin eksiksiz yerine getirilmesi gerekmesine rağmen, davacının üstü tarafından verilen bu emri yerine getirmemek suretiyle, 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen hizmete engel bir davranış kapsamında "Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda bulunmak" fiili gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılmış olup davacının hizmete engel davranışlarda bulunduğundan bahisle Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Şırnak ili, 172'nci Zırhlı Tugay Hudut Tabur komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının ve uğranılan diğer zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" başlıklı 13. maddesinde; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurur. Bu cezayı alanlar, seferberlik ve savaş hâlleri haricinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamazlar.(...)" hükmü, "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezasını Gerektiren Disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesinin (c) bendinde ise; "Hizmete engel davranışlarda bulunmak, Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmak" hükmü öngörülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dava dosyasının incelenmesinden; Şırnak ili, Silopi ilçesi, Silopi 3. Hudut Bölük Komutanlığı Eren Hudut Karakolunda ... (...) olarak görev yapan davacı hakkında 3. sicil amiri olan Tabur Komutanının emrini yapmaması ve hizmette zafiyete sebep olduğu iddiası ile ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda; davacının takım astsubayı olarak görev yaptığı dönemde 23/11/2017 tarihinde Irak topraklarından açılan ateş sonucu isabet alan kobrada bulunan üç personelin yaralandığı, bacağından ağır yaralı olan P. Er Y.A.'ya hastane süresi boyunca refakat etmek üzere Eren Hudut Karakolu'nun 18:00-06:00 saatleri arasında geçiş taciz /baskın emniyetini sağlamak maksadıyla Dut Pusu bölgesine gitmesi planlanan P.Uzm.Çvş. E.A.'nın görevlendirildiği, adı geçen personelin görevli olduğu Dut Pusu görevine refakatçi olarak hastaneye gitmesi nedeniyle, göreve davacının çıkmasına ilişkin emrin verildiği, ancak davacının bu görevi yerine getirmek istemediği, verilen emrin tekrarlanmasına rağmen yine bu görevi kabul etmediği ve bu eylemin hudut bölgesinin savunulmasında teröristlerin geçiş güzergahının tutulmasında ve mülteci geçişlerinin engellenmesinde zafiyet yaratacağının değerlendirildiği, davacının bu görevi icra etmemesinden dolayı yerine yeni bir personelin almasının dört saatten fazla süreyi aldığı, dolayısıyla "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ... karar sayılı işlemi ile Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasıyla cezalandırılması üzerine bakılan dava açılmıştır.<br> Disiplin cezaları tesis edilirken göz önünde bulundurulması gereken hususlardan biri de, eyleme verilecek disiplin cezasının, bozulan düzeninin tesisini sağlayacak ölçüde olması gerektiğidir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, "Ölçülülük ilkesi; 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' olmak üzere üç alt ilkeden oluşmakta, 'elverişlilik', öngörülen müdahalenin, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını; 'gereklilik', ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, 'orantılılık' ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir." (19/12/2013 tarih ve B:2013/817 sayılı M.A. ve Diğerleri) denilmektedir.<br> Uyuşmazlıkta, davacının mevcut görevlerini devir teslim etmeden görev yerinden ayrılamayacak olması, yerine görev yaptığı karakolu yönetecek bir komutanının bulunmaması, dolayısıyla devir teslimin yapılamaması ve davacı yerine başka karakollardan görevlendirme yapılabilecek olması karşısında, davacının söz konusu fiilinin silahlı kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı, başka bir anlatımla disiplin hukukunun temel ilkelerinden olan "orantılılık" ilkesine uygun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk görülmemiştir.<br> Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, yoksun kaldığı diğer hakların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, yoksun kaldığı diğer hakların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,<br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 22/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY:<br>Dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, yoksun kaldığı diğer hakların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka ve usule uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
iptal