<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3227 E. , 2025/4558 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3227<br>Karar No : 2025/4558 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Piyade uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, hakkında düzenlenen "Askerliğe elverişlidir, Komando olamaz" yönündeki sağlık raporu uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı ...'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığının... tarihli işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda "Askerliğe elverişlidir, Komando olamaz" yönünde görüş belirtildiği, her ne kadar davacının komando olamayacağı belirtilmekte ise de, bahsi geçen raporda "askerliğe elverişlidir" şeklinde değerlendirme yapıldığı ve bu hâliyle uzman erbaş olamayacağına ilişkin bir tespitte bulunulmadığı ve (A) diliminde askerliğe elverişli olan hastalık ve arızaların yer aldığı ve her ne kadar davacının terhis belgesinde branşının komando olduğu görülse de; davacının statüsünün uzman er/erbaş olmasının anlaşılması karşısında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde uygun sınıflar veya branşlardan birinde yetiştirilmek üzere görevine devam ettirilmesinin mümkün olup olmadığı hususunun, davalı idarece değerlendirilerek bu değerlendirme sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi gerektiğinin açık olduğu, bu durumda, sağlık kurulu raporunda yer alan "Askerliğe elverişlidir, Komando olamaz " yönündeki ibareye ilişkin davalı idarece gerek tıbbî, gerekse kadro ve ihtiyaç durumu açısından değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesi gerekmekte iken, davacının tamamen ilişiğinin kesilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı ve tazmini gereken parasal haklarının dava açılış (26/07/2020) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhtiyaç gereği ilköğretim mezunlarına yönelik 2018 yılında kadro karşılığı sözleşme imzalanması suretiyle sadece komando uzman erbaş olarak istihdam etme yoluna gidildiği, bu kapsamda istihdam edilenlere yönelik kılavuzlarda bu durumun belirtildiği ve davacıya da bu konuda bilgi verildiği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapısı gereği ilköğretim mezunu olanların farklı bir görevde istihdam edilmesinin mümkün olmadığı, komando alanında alınan ve bu kapsamda istihdam edilen davacı hakkında düzenlenen sağlık raporunda komando olamayacağının belirtildiği ve bu suretle sözleşmenin imzalanmasına yönelik aranan şartların ortadan kalktığı, sağlık nedeniyle kendisinden alım amacı kapsamında istifade edilemeyeceği anlaşılan davacının sözleşmesinin feshedilmesinin mümkün olduğu, ilgili mevzuat uyarınca idarenin takdir hakkı bulunduğu, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ :Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına; işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısım yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. <br>Kararın, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin kısmı incelendiğinde;<br>Davalı idarece, iptal kararının gerekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, davalı idare ile doğrudan sözleşme yapması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yönünde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile, dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış (26/07/2020) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış (26/07/2020) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın yeniden bozulan kısım yönünden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
iptal