<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2025/1300 E. , 2025/4387 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/1300<br>Karar No : 2025/4387 <br><br>TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR) : <br> 1- DAVACI : ... <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- DAVALI : ... Genel Komutanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idare tarafından esasa ilişkin kısmının, davacı tarafından ise gerekçesi yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Jandarma Okullar Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken 31/07/2016 tarihinde 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan, ancak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile görevine iade edilen davacının; kamu görevinden çıkarılma işlemi nedeniyle OYAK rezervlerinin emsallerinden düşük kaldığından bahisle, OYAK rezervlerinin emsalleriyle eşitlenebilmesi için ödenmesi gereken tutarın (14/04/2023 tarihine kadar 2.723.284,26-TL’nin) OYAK Genel Müdürlüğüne yatırılması talebiyle davalı idareye yaptığı 13/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu gereğince OYAK'a ödenmesi gereken üye aidatının Jandarma Genel Komutanlığınca değil, OYAK üyesi olan davacı tarafından ödenmesi gereken bir miktar olduğu ve kamu görevinden uzak kaldığı döneme ait aidat toplamı olan 42.088,20-TL'nin OYAK üyelik aidatının davalı idare tarafından davacıya yapılan toptan ödeme sırasında kesilerek OYAK'a yatırıldığı; dolayısıyla davalı idarenin, davacının eksik kalan aidatlarını OYAK'a yatırma konusunda üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, davacı ile emsalleri arasında oluştuğu ileri sürülen nema farkının 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun uyarınca davacıya ödenmesi gereken mali ve sosyal haklara ilişkin olmadığı sonucuna ulaşıldığından; kamu görevinden çıkarılması nedeniyle statü dışında geçirdiği sürelere bağlı olarak emsalleriyle arasında oluşan rezerv kaybının davalı idarece ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinde yer alan, OHAL tedbirleri kapsamında kamu görevinden çıkarılan ve daha sonra OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edilenlerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacaklarına dair kural, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, kamu görevine iade edilenlerin, kamu görevinden çıkarılmış olmaları nedeniyle idareden tazminat talep etmelerinin önünde hukukî bir engel bulunmadığının kabulü gerektiği; davacının emsalleriyle eşitlenebilmesi için OYAK'a ödenmesi gereken nema farklarının, kamu görevinden çıkarılma işleminden kaynaklandığı ve bu döneme ilişkin nema kaybının davalı idarece zararı doğuran işlem nedeniyle aynı zamanda bir kısım menfaatler elde edilmişse bunların da dikkate alınarak tazmininin zorunlu olduğu; gerçek zararın tespiti amacıyla, davacıya kamu görevinden çıkarılması sonrasında OYAK tarafından yapılan toplu ödeme miktarının, kamu görevine iadesi sonrasında kendisinden istenilen ve ödenen tutar ile bu ödemelerin tarihleri ve OYAK tarafından davacıya ödenen tutarın davacının uhdesinde kaldığı süre dikkate alınarak hesaplama yapılması ve davacı lehine oluşan menfaat miktarı belirlenirken paranın olağan değerlendirme yöntemi olarak genel kabul görmüş olan mevduat faizinin (T.C. Merkez Bankasının yıllık bazda açıkladığı mevduat faiz oranlarının) dikkate alınması gerektiği; öte yandan, kamu görevinden çıkarma işlemi nedeniyle doğmuş olan ve söz konusu nema farkının OYAK'a yatırılmasıyla ödeme tarihi itibarıyla sabitlenebilecek olan zarar miktarının, davacının OYAK tarafından kendisine ödenen tutarı iade etmemesi nedeniyle günbegün arttığı; anılan tutarın, davacının tasarrufunda olması nedeniyle bu tutarın OYAK'a iade edilmesinden de emsalleri ile eşitlenmek isteyen davacının sorumlu olduğu; sonuç olarak, davalı idarenin, davacının kamu görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin üyelik aidatlarının anılan dönemde nemalandırılamamış olmasından kaynaklı kayıplar (davalı idare ile OYAK'ın mutabık kalacakları ödeme tarihine kadar) ile davacının kamu görevinden çıkarılması sonrasında, OYAK tarafından kendisine ödenen toplu tutarın nemalandırılamamış olmasından kaynaklı kayıplardan (kamu görevine iadesi sonrasında OYAK tarafından tebligat yapılarak davacıya bildirilen ödeme tarihine kadar) sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br>Davacı tarafından; OYAK rezervlerinin emsalleriyle eşitlenmesi için 14/04/2023 tarihine kadar OYAK’a yatırılması gereken tutarın 2.723.244,26-TL olduğu ve bu tutarın her geçen gün arttığı, yaklaşık 6 yıl görevden uzak kalması nedeniyle nema farkının yüksek olduğu ve kendi imkanlarıyla bunu ödeyebilecek durumunun olmadığı; söz konusu tutarı tek seferde karşılayıp ardından davalı idareye rücu edebilecek ekonomik gücünün bulunmadığı; temyize konu kararda, OYAK tarafından yatırılmasının istenildiği tarihten (14/04/2023) sonraki döneme ilişkin oluşan zararın bir kısmından kendisinin sorumlu tutulduğu, uhdesinde olan 285.535,43-TL'yi faiziyle birlikte ödemeyi kabul ettiği ve bu yönde OYAK’a başvurduğu, ancak OYAK tarafından paranın tamamının tek seferde ödenmesinin istendiği, 285.535,43-TL'lik kısmi ödemenin kabul edilmediği, söz konusu tutarın tek seferde ödenmesi gerektiğinden, uhdesinde bulunan parasının OYAK’a yatırılamadığı, bu yönüyle temyize konu kararın, gerekçesinde yer alan aleyhe kısımlar yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından; davacının kamu görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin maaşlarının ödendiği ve OYAK aidatlarının da OYAK Genel Müdürlüğüne gönderildiği, OYAK üyelik işlemlerinin, OYAK Genel Müdürlüğünce 205 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı çerçevesinde yürütüldüğü; davacının kendisinden talep edilen nema farkının, idare tarafından karşılanması hususunda 205 sayılı Kanun'da ve diğer mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı, bu hususta idarenin hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceği; ayrıca personel yönünden kesinleşmiş ve belirginleşmiş bir zararın söz konusu olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : <br>Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Kamu görevinden çıkarılma işlemi nedeniyle davacı ile emsalleri arasında oluşan OYAK rezerv farkının (maddi zararın), Anayasa'nın 125. maddesine göre, davalı idare tarafından karşılanacağı açık olmakla birlikte; Mahkemelerce hükmedilecek tazminat miktarı belirlenirken ilgililerin "gerçek zararın" esas alınması gerektiği; bu kapsamda, hükmedilecek tazminatın, hiçbir şekilde gerçek zarar miktarından fazla olamayacağı; bakılan uyuşmazlıkta, OYAK tarafından davacıya 30/06/2017 tarihinde toplam 285.535,43-TL toplu ödeme yapıldığı ve bu tutarın halen davacının uhdesinde olduğu; gerçek zarar tespit edilirken, 285.535,43-TL'nin güncelleştirilmiş haliyle, OYAK'a yatırılması gereken toplam tutardan mahsup edilmesi gerektiği; söz konusu tutarın güncel halinin ise, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) internet adresinde yer alan "Parasal Değeri Güncelleme Aracı" yönteminin kullanılarak belirlenmesi gerektiği; nitekim, geçmişteki bir parasal değerin, enflasyondan arındırılarak günümüzdeki yaklaşık gerçek değerinin, ancak resmi TÜİK verilerine göre hesaplanabileceği sonucuna ulaşıldığından, kararın belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Davacı, Jandarma Okullar Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken olağanüstü hal (OHAL) tedbirleri kapsamında, 31/07/2016 tarihinde 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilmiş; bu nedenle, OYAK üyeliği sonlandırılmış ve 30/06/2017 tarihinde OYAK Genel Müdürlüğü tarafından 265.509,18-TL emeklilik yardımı ve 20.026,26-TL faiz olmak üzere, toplam 285.535,43-TL davacıya toplu ödeme yapılmıştır. (Söz konusu tutar, dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacının uhdesinde bulunmaktadır)<br> OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacı görevine iade edilmiş ve 23/01/2023 tarihinde yeniden göreve başlamış; davalı idare tarafından, görevinden ayrı kaldığı döneme ilişkin parasal hakları davacıya ödenmiş; ayrıca davacının açıkta kaldığı döneme ilişkin üyelik aidatları (42.088,20-TL) 20/02/2023 tarihinde OYAK Genel Müdürlüğüne yatırılmıştır.<br> Davacının, 23/03/2023 tarihinde OYAK Genel Müdürlüğüne başvurarak, OYAK rezervlerinin emsalleriyle aynı duruma gelmesi için ödenmesi gereken toplam tutarın hesaplanması talebi üzerine, OYAK Genel Müdürlüğünün 28/03/2023 tarihli yazısıyla; 14/04/2023 tarihine kadar geçerli olmak üzere 2.723.284,26-TL’nin ödenmesi halinde, ihraç öncesi üyeliğin aktif hale geleceği (rezervlerinin emsalleriyle eşitleneceği); ayrıca, ödemenin 14/04/2023 tarihinden sonra yapılacak olması halinde ise yeniden hesaplama yapılması gerektiği bildirilmiştir.<br> Davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılma işlemi nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmin edilmesi ve bu kapsamda OYAK üyeliğinin emsalleriyle eşitlenebilmesi için ödenmesi gereken tutarın (14/04/2023 tarihine kadar 2.723.284,26-TL’nin) OYAK Genel Müdürlüğüne yatırılması talebiyle davalı Jandarma Genel Komutanlığına yaptığı 13/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> Anayasa'nın 125. maddesinde, "...İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralı yer almıştır.<br> 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kararların uygulanması" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma,... bildirilir... İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." hükmü öngörülmüş; "Türk Silahlı Kuvvetleri ile genel kolluk kuvvetleri personeli ve Dışişleri Bakanlığı diplomatik kariyer memurlarına ilişkin kararların uygulanması" başlıklı 10/A maddesinin birinci fıkrasında, "(Ek: 25/7/2018-7145/23 md.) Terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmesi sebebiyle kamu görevinden, meslekten veya görevden çıkarılan ya da ilişiği kesilen subay, astsubay, uzman jandarmalar ile Emniyet Genel Müdürlüğünde emniyet hizmetleri sınıfına tabi olanlar ve Dışişleri Bakanlığı diplomatik kariyer memurlarından; haklarında mahkemeler tarafından göreve iade mahiyetinde karar verilenler ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından başvurunun kabulü kararı verilenlerden, eski kadro, rütbe veya unvanına atanması ilgili bakan onayı ile uygun görülmeyenler ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyelerinde kurulan araştırma merkezlerinde bu madde esaslarına göre istihdam edilir." kuralı; dördüncü fıkrasında da, "Bu madde kapsamında araştırma merkezlerinde göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihi takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları eski kurumları tarafından ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz...." kuralına yer verilmiştir.<br> Öte yandan, 12/01/2023 tarih ve 32071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının onüçüncü cümlesinde yer alan “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmü ve söz konusu düzenleme ile aynı mahiyette kural içeren 10/A maddesinin tamamı iptal edilmiştir.<br> 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu'nun "Kuruluş" başlıklı 1. maddesinde, "Milli Savunma Bakanlığına bağlı olmak ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına bu kanunda yazılı sosyal yardımları sağlamak ve merkezi Ankara'da bulunmak üzere (Ordu Yardımlaşma Kurumu) teşkil edilmiştir. Kurum, bu kanun ile hususi hukuk hükümlerine tabi olup, mali ve idari bakımdan muhtar ve hükmi şahsiyeti haiz bir teşekküldür." tanımı yapılmış; "Kurumun üyeleri" başlıklı 17. maddesinde, "Kurumun üyeleri (Daimi ve geçici) aşağıda gösterilmiştir.<br> a) Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında görevli bilumum muvazzaf subay sözleşmeli subay, askeri memur, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman jandarmalar ile emekli maaşı sistemine giren üyeler ve ölümleri halinde sisteme devam etmek isteyen eşleri Kurumun daimi üyeleridir.<br> b) Uzman erbaşlar ile Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Kumandanlığı teşkilatında, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve bu Kurumun sermayesinin % 50 sinden fazlasına sahip olacağı veya iştirak edeceği şirketlerde çalışan bilümüm maaşlı ve ücretli memur ve müstahdemlerden arzu edenler Kuruma daimi üye olabilirler..."; 30. maddesinde, "Açığa çıkarılan, Bakanlık emrine alınan, işten el çektirilen ve diğer kanuni aidatları kesilemiyen üyelerden geçen müddetlere ait aidatlarını Kuruma ödeyenlerin bu müddetleri emekli, malüliyet ve ölüm yardımlarına esas olacak müddetlere ilave olunur. Ancak, aidatını ödemiyenlerden bu devreler içinde ölüm ve malüliyete duçar olanlara, yalnız Kurumda geçen müddete tekabül eden emeklilik yardımı ödenir. Yönetim Kurulu, bu gibilerin aidat borçlarını ödiyebilmeleri hususunda kendilerine kolaylıklar gösterebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 205 sayılı Kanun'a istinaden yürürlüğe konulan Ordu Yardımlaşma Kurumu Yasal Yardımlar Uygulama Yönergesi'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönergenin amacı; 205 sayılı OYAK Kanunu çerçevesinde üyelere yapılacak Yasal Yardımlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönergede geçen ve aşağıda açıklanan tanımlar hizalarında belirtilen anlamları ifade eder. <br> Aidat Tutarı: OYAK Kanunu’nun 18’inci maddesi gereği her ay, görevde olan daimi OYAK üyelerinin OYAK aidatlarına esas maaşlarından kesilen %10, geçici OYAK üyelerinin ise OYAK aidatına esas maaşlarından kesilen %5 oranındaki tutardır. … <br> Emsal Farkı: Çeşitli sebeplerle ilgili ayında mutemet tarafından kesilemeyen aidatların, sonradan toplu olarak ödenmesi halinde, ilgili aylara aktarılabilmesi için ödemenin yapılacağı tarih itibarıyla hesaplanan ve üyeden talep edilen kesinleşmiş ve tahmini kar payı tutarlarının toplamıdır."; "Göreve iade işlemleri" başlıklı 16. maddesinde, "Görevli oldukları kuruluşlar tarafından görevlerine son verilmesi sonucunda OYAK aktif üyelikleri sona eren ve daha sonra herhangi bir sebeple göreve iade edilen üyelerin işlemleri aşağıdaki esaslar doğrultusunda yürütülür. ...<br> III-İlk Üyeliğinde Emeklilik Yardımı İşlemi Yapılan Üyelerin Göreve İade İşlemleri<br> A-Emekli maaşı sistemine (EMS’ye) girmemiş olan üyeler için; göreve iade tarihi itibarıyla kesinleşmiş ve tahmini kar payları dahil emeklilik yardımı tutarı ve ilk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatları var ise bu aidatlara ait emsal farkı hesaplanarak üyeden talep edilir.<br> a) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılması durumunda,<br> 1-İlk üyeliğin bitiş tarihinde yapılan tüm işlemler iptal edilir.<br> 2-İlk üyeliğe ait üye cari hesabı aktif hale getirilir.<br> 3-İlk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatlarının ilgili aylara kaydedilir.<br> 4-İki üyelik süresi birleştirilir.<br> b) Hesaplanan tutarların üye tarafından yatırılmaması durumunda,<br> 1-İlk üyeliğin bitiş tarihinde yapılan tüm işlemler iptal edilir.<br> 2-İlk üyeliğe ait üye cari hesabı aktif hale getirilir.<br> 3-İlk üyeliğin bitiş tarihinde üyeye ödenen Emeklilik yardımı tutarı üye cari hesabına bu tarih itibarıyla borç olarak kaydedilir.<br> 4-İlk üyeliğin bitiş tarihinden sonra mutemetlik tarafından gönderilen toplu OYAK aidatları OYAK hesaplarına giriş tarihi itibarıyla cari hesaba aktarılır.<br> 5-İki üyelik süresi birleştirilir…" açıklamaları yapılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlık; 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan, daha sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen ve açıkta kaldığı döneme ilişkin olarak zamanında yatırılmayan Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) üyelik aidatları nedeniyle, OYAK rezervlerindeki nema ve kar payı emsallerinin altında kalan davacının; nema ve kar payının emsalleriyle aynı seviyeye gelebilmesi için OYAK'a yatırılması gereken fark tutarın, davalı idare tarafından OYAK'a ödenip ödenmeyeceğinden (diğer bir ifadeyle, söz konusu tutarın OYAK'a ödenmesinden davalı idarenin sorumlu tutulup tutulamayacağından) ve kamu görevinden çıkarıldıktan sonra OYAK tarafından davacıya yapılan toplu ödeme tutarının tazminat hesabında dikkate alınıp alınmayacağından kaynaklanmaktadır.<br> 12/01/2023 tarih ve 32071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, tazminat ödenmesine engel teşkil eden 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının onüçüncü cümlesindeki “Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.” hükmü ve söz konusu düzenleme ile aynı mahiyette kurallar içeren 10/A maddesinin tamamı iptal edilmiş olup; söz konusu kararla, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca verilen kabul kararı üzerine kamu görevine iade edilenlerin, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı tazminat talep etmelerinin önündeki yasal engel ortadan kaldırılmıştır.<br> Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmek suretiyle, idarenin kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararları, idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.<br> Ayrıca, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 12/12/2018 tarih ve E:2013/2, K:2018/2 sayılı kararında da, "...İdare, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen idari işlemden doğan tüm sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamakla yükümlü olup, iptal edilen işlem nedeniyle uğranılan zararların tazmini de bu kapsamda yer almaktadır. Dolayısıyla, hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanarak iptal edilen işlem nedeniyle fiilen bu görevi yapamadığı açık olan davacıların, bu işlem sonucu uğradığı zararların davalı idarece tazmini, Anayasa hükmü gereği olduğu..." belirtilmiştir.<br> 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu'yla TSK mensuplarına sosyal yardım sağlamak amacıyla Milli Savunma Bakanlığına bağlı ve özel hukuk hükümlerine tabi Ordu Yardımlaşma Kurumu kurulmuş olup; OYAK üyeleri ise TSK, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensupları ve Kanun’da belirttiği şekliyle siviller dahil kendi isteğiyle katılan çalışanlardan oluşmaktadır. OYAK; maden, metalürji, çimento, beton kağıt, otomotiv, lojistik, finans, kimya, gıda, tarım ve enerji sektörlerinde faaliyet göstererek üye birikimlerini karlılık ve verimlilik hedefiyle yönetmektedir. OYAK üyeliğinde 10 yılını doldurduktan sonra görevli oldukları kuruluşlardan herhangi bir sebeple ayrılarak daimi üye statüsü sona eren üyelerin emeklilik yardımına hak kazandığı, çeşitli sebeplerle görevinden ayrılan daimi üyelerden, üyelik süresi 3 yıldan az olanlara hiçbir ödeme yapılmadığı, 3 ila 10 yıl arasında olanlara birikmiş aidatlarının kar paysız olarak iade edildiği, 10 yılını dolduranlara emeklilik yardımının ödendiği görülmektedir. OYAK; üyelerine emeklilik, ölüm ve maluliyet alanlarında ek yardımlar sağlamak üzere kurulmuş tamamlayıcı bir mesleki emeklilik fonu olup; Sosyal Güvenlik Kurumundan bağımsız olarak üyelerine ek katkı sağlamaktadır.<br> OYAK üyesi iken kamu görevine son verilenlerin, üyelikleri sonlandırılarak çıkarılma tarihi itibarıyla birikmiş olan aidatlarının nemalandırılmış haliyle toplu olarak ödendiği; daha sonra Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu veya yargı kararıyla görevlerine iade edilenlerin, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, kurumları tarafından, açıkta geçen süreye ilişkin mali ve sosyal haklarının ödendiği, OYAK üyeliğinin yeniden başlatıldığı ve açıktan geçen süreye ait aidatlarının da OYAK'a yatırıldığı görülmekte ise de; kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte kendilerine ödenen birikimlere (toplu ödemeye) ve açıkta geçirilen döneme ilişkin olarak kurumları tarafından bilahare (göreve iade olduktan sonra) OYAK'a intikal ettirilen aidatlara "nemalandırma ve kâr payı uygulaması" yapılmaması nedeniyle, kamu görevine iade edilenler ile emsallerinin OYAK nezdindeki rezervleri arasında bir farklılık ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.<br> 205 sayılı Kanun gereği OYAK üyesi olan ilgililerin, OYAK nezdindeki birikimlerinin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem nedeniyle emsallerine nazaran daha düşük kaldığı; bu kişilerin OYAK rezervlerinin emsalleriyle eşitlenebilmesi için emsal fark tutarının OYAK Yasal Yardımlar Uygulama Yönergesi'nin 16. maddesi uyarınca OYAK Genel Müdürlüğüne yatırılması gerektiği; söz konusu tutarın, ilgililerin mal varlığında bir azalma meydana getirdiği, bu azalmanın (zararın) da kamu görevinden çıkarılma işleminden kaynaklandığı açık olup; ilgililer hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarılma işleminin de hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden, söz konusu zararın Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare tarafından karşılanacağı şüphesizdir.<br> Öte yandan, idare tarafından zararın karşılanacağı açık olmakla birlikte, zarar miktarının hesaplamasında "gerçek zararın" tespit edilmesi gerekmekte olup; tazminat hukuku ilkelerine göre; gerçek zarar hesabında, idarenin eylem veya işlemi sonucu kişinin maruz kaldığı menfi zararlar (harcama, azalma, değer kaybı gibi mal varlığındaki azalışlar) ile müspet zararların (mahrum kalınan gelirler) toplamından aynı işlem veya eylem sonucu elde edilen hak, menfaat ve gelirlerin mahsubu sonucu ortaya çıkan müspet fark dikkate alınmaktadır.<br> Mahsuplaşma işlemi, gerçek zararın tazmini çerçevesinde uygulanan genel bir kural olup, istisnai bir durum mevcutsa bunun da açıkça düzenlemede gösterilmesi gerekmektedir. 7075 sayılı Kanun'da veya konuyu düzenleyen diğer mevzuat hükümlerinde mahsup işlemi yapılmayacağı yönünde bir düzenleme yer almadığından, mahsuplaşma işlemi yapıldıktan sonra bulunan zarar miktarının, ilgililere (ilgililer tarafından OYAK'a ödeme yapılamamış ise OYAK'a) ödeneceği açıktır.<br> Bu kapsamda, kamu görevinden çıkarılanlara (çıkarılma tarihi itibarıyla birikmiş olan aidatları OYAK tarafından nemalandırılmış haliyle) toplu ödeme yapılmakta olup; ilgililere yapılan "toplu ödeme miktarı" ve "bu miktar üzerinden açıkta geçirilen süre için hesaplanacak faydanın/getirinin", açıkta geçirilen dönem açısından elde edilen bir gelir olarak kabul edilmesi, söz konusu tutarın (toplu ödemenin ve bu ödeme üzerinden hesaplanan faydanın/getirinin), zarar miktarından mahsup edilmesi gerekir. Aksi takdirde, ilgililerin sebepsiz zenginleşmesine yol açılacaktır.<br> Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2024 tarih ve E:2024/50, K:2024/46 sayılı kararı da bu yöndedir. <br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, OYAK Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ve ilgililerin uhdesinde bulunan toplu ödemenin, "mevduat faizi (T.C. Merkez Bankasının yıllık bazda açıkladığı mevduat faiz oranları)" işletilmek suretiyle güncel tutarının belirlenmesi ve bu tutarın mahsup edilmesi öngörülmüş ise de; 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde, faiz ödenmesi gereken hallerde, aksi yönde belirleme yapılmamışsa yasal faiz uygulanması öngörüldüğünden; söz konusu tutara, "toplu ödemenin ilgililere ödendiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi" suretiyle, mahsup edilecek tutarın güncel değerinin tespit edilmesi gerekmekte olup; anılan kararda, söz konusu nema farkının OYAK'a yatırılmasıyla ödeme tarihi itibarıyla sabitlenebilecek olan zarar miktarının, ilgililerin OYAK tarafından kendisine ödenen tutarı iade etmemesi nedeniyle günbegün arttığı; anılan tutarın, ilgililerin tasarrufunda olması nedeniyle bu tutarın OYAK'a iade edilmesinden de emsalleri ile eşitlenmek isteyen ilgililerin sorumlu olduğu belirtilmiş ise de; kamu görevine iade edilenlerin OYAK rezervlerinin, emsalleriyle eşitlenebilmesi için fark tutarın tamamının OYAK'a yatırılmasının talep edildiği, OYAK Genel Müdürlüğü tarafından, ilgililerin uhdesinde bulunan tutar yönünden ilgililerden kısmi ödeme kabul edilmediği anlaşıldığından; bu tutarın zamanında OYAK'a ödenmemesine ilişkin kısım yönünden oluşan zarardan da, ilgililerin sorumlu tutulamayacağı açıktır.<br> Buna göre, kamu görevinden çıkarılan ve daha sonra görevine iade edilen davacının; kamu görevinden çıkarılma işlemi nedeniyle, OYAK rezervlerinin emsallerinden daha düşük kaldığı, OYAK rezervlerinin emsalleriyle eşitlenebilmesi için, OYAK tarafından fark tutarın ödenmesinin talep edildiği dikkate alındığında; OYAK'a yatırılması gereken ödeme miktarından, daha önce davacıya ödenen toplu ödeme tutarının (davacıya ödeme yapıldığı 30/06/2017 tarihinden itibaren "yasal faiz" işletilmesi suretiyle hesaplanan tutarın) mahsup edilmesi suretiyle bulunan zarar miktarından, davalı idarenin sorumlu olduğu sonucuna ulaşıldığından; davacının, OYAK rezervlerinin emsalleriyle eşitlenebilmesi için ödenmesi gereken tutarın (14/04/2023 tarihine kadar 2.723.284,26-TL’nin) OYAK Genel Müdürlüğüne yatırılması talebiyle davalı idareye yaptığı 13/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 15/10/2025 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : <br>Temyize konu karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği düşüncesiyle, anılan kararın gerekçeli onanmasına ilişkin çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
iptal