<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17569 E. , 2025/5255 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/17569<br>Karar No : 2025/5255<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda ''Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-e maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının, 15 Temmuz 2016 tarihinde hain darbe teşebbüsünün yaşandığı gece Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde bulunduğu, ... İl Emniyet Müdürlüğü tarafından ivedi olarak görevinin başına dönmesi emri verildiği halde olayın önemi ve aciliyetine rağmen bu çağrıya süresinde icabet etmediği ve il içerisinde bulunmasına rağmen olayın ertesi günü saat 11:30 civarında görev yerine intikal ettiği, ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü durumda güvenliğin sağlanması hususunda öncelikli görev ve yükümlülüğü bulunan bir meslek mensubu olan davacının, darbeci güçlere karşı devletin kullanabileceği elindeki tek meşru silahlı güç olan emniyet teşkilatının bir mensubu olarak "anayasal düzeni" korumakla görevli olduğu, bu düzenin açıkça ihlal edildiği bir ortamda ve hizmetine en çok ihtiyaç duyulduğu bir zamanda görev yerine gitmek için gerekli ve yeterli çabayı gösterdiğini ortaya koyamadığı, görev yerine gitmemesine sebep olarak ileri sürdüğü gerekçelerin ise geçerli ve kabul edilebilir bir mazeret olarak değerlendirilemeyeceği, davacının, amirlerinin verdiği görev ve emirlere rağmen, geçerli ve kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın görev yerine gitmediği ve dolayısıyla da üzerine atılı fiilin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığı; bu durumda, hakkında yapılan usulüne uygun disiplin soruşturması neticesinde, ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü bir durumda, güvenliğin sağlanması hususunda öncelikli görev ve yükümlülüğü bulunan bir meslek mensubu olan davacının, ivedi olarak görev yerine gitmesi yönünde amirlerince verilen görev ve emire rağmen görev yerine gitmediğinin ve üzerine atılı "Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak" fiilinin sübuta erdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem Mahkemece hukuka uygun bulunduğundan, davacının maaş ve parasal haklarının tazmini isteminin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-e maddesi kapsamında disiplin cezası verilebilmesi için ülkede savaş, olağanüstü hal veya genel afet halinin resmi olarak ilan edilmiş bulunması ve amirlerin bu konularda verdiği görev veya emirlerin ilgililerince yerine getirilmemiş olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, 15 Temmuz 2016 tarihinde ülkede gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi sonrasında Bakanlar Kurulunca 20/07/2016 tarihinde olağanüstü hal ilan edildiği ve ... tarihi gece saat 01:00 itibarıyla üç ay süreyle olağanüstü hal uygulamasına geçildiği; uyuşmazlıkta, ... tarihinde meydana gelen olaylar üzerine ... İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü tarafından gönderilen ve davacının cep telefonuna ulaştığı anlaşılan mesajlarda Emniyet Genel Müdürünün emri olduğu belirtilerek göreve gelme imkanı olan personelin ivedilikle hiçbir şekilde kimliklerini açık etmeden görev yerlerine geçmelerinin, göreve gelemeyen personelin de telefonlarının mutlak surette ulaşılabilir olmasının bildirildiği, ... İl Emniyet Müdürlüğü Ekonomik Büro Amirliği whatsapp grubuna saat 22.21'den itibaren bütün personelin ivedi olarak şubeye geçmesi yönünde mesajlar gönderildiği, davacının ise ... tarihinde sabah saatlerinde ancak görev yerine intikal ettiği anlaşılmakla birlikte, personelin mesajlarla ivedi olarak göreve çağrıldığı ve davacının görev başı yaptığı tarihlerde henüz resmi olarak olağanüstü hal ilan edilmemiş olması, dolayısıyla davacıya olağanüstü hal kapsamında amiri tarafından verilmiş bir emir bulunduğundan söz edilemeyeceği, davacının üzerine atılı "Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak'' fiilinin maddi unsurlarının oluşmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; bununla birlikte, ... tarihinde ... İl i, Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde bulunan davacının, tüm personele acil olarak görev yerlerine geçmeleri hususunda yapılan bildirimlere rağmen ertesi gün sabah saatlerinde görev başı yapmış olmasının makul gerekçeleri bulunup bulunmadığının da irdelenerek eyleminin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesi suretiyle fiil tarihindeki mevzuat hükümleri dikkate alınarak disiplin yönünden yeniden işlem tesis edilmesinin ise idarenin takdirinde bulunduğu; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Dava dosyasının incelenmesinden; ... Emniyet Müdürlüğünde görevli komiser yardımcısı ... tarafından ... tarihinde tanzim edilen raporda özetle, 15/07/2016 tarihinde ülke genelinde gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminde ... İl Emniyet Müdürlüğünün tüm personele ivedi olarak görevinin başına geçmesi emrinin personele iletildiği, Vatan Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde olduğu sırada; ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının telefon ile arayarak, ''Komiserim ortalık karışık şimdi oraya gidilmez, ne olacağı belli olmaz, bence siz de evden çıkmayın'' dediği ve davacının, ... tarihinde saat 11:30 sıralarında İl Emniyet Müdürlüğüne intikal ettiği iddiası üzerine davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda; 15/07/2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi sırasında ... Emniyet Müdürlüğü personelinin tamamının göreve gelmesi yönünde talimat verildiği ve bu talimatın davacıya haber merkezi tarafından gönderilen kısa mesaj ile iletildiği, davacının, şüpheli sıfatıyla bulunduğu iddianamede eşine, ''Polislerin silahları toplatılmış ben evdeyim şubeden çağırdılar gitmedim'' şeklinde, amirine ''Komiserim ortalık karışık şimdi oraya gidilmez ne olacağı belli değil bence sizde evden çıkmayın'' diye telkinde bulunarak, görev yerine ya da kendisine en yakın polis merkezine mazeretsiz olarak gitmediğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, açıklanan davranışıyla ''Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-e maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açtığı anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 9. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Anılan Tüzük'ün dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile iptalinden sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Kanun'da da yukarıda bahsi geçen 9. madde aynı haliyle korunmuştur.<br> 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (e) alt bendinde, "Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak'' fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Olayda; 15/07/2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi üzerine ... İl Emniyet Müdürlüğü Ekonomik Büro Amirliği whatsapp grubuna saat 22.21'den itibaren bütün personelin ivedi olarak şubeye geçmesi yönünde mesajlar gönderildiği ve bu mesajların davacıya ulaştığı, ... İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü tarafından da saat 23.57'de gönderilen ve davacının cep telefonuna ulaştığı anlaşılan 2 tane mesajda Emniyet Genel Müdürünün emri olduğu belirtilerek, göreve gelme imkanı olan personelin ivedilikle hiçbir şekilde kimliklerini açık etmeden görev yerlerine geçmelerinin, göreve gelemeyen personelin de telefonlarının mutlak surette ulaşılabilir olmasının bildirildiği, davacının ise anılan emre riayet etmeyerek 16/07/2016 tarihinde sabah saatlerinde görev yerine intikal ettiği anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar davacı tarafından, aracının arızalı olması ve kayınvalidesinin rahatsızlığı nedeniyle görev yerine gidemediği belirtilmiş ise de 15/07/2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sırasında kamu düzeninin tesisini ve devamını sağlamak adına güvenlik hizmetlerine ivedi olarak ihtiyaç duyulan bir ortamın var olduğu dikkate alındığında davacının, görev yerine gitmemesine sebep olarak ileri sürdüğü gerekçelerin, geçerli ve kabul edilebilir bir mazeret olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının görev yerine gitmek için gerekli ve yeterli çabayı gösterdiğinden de bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Bu itibarla, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile tanık ifadeleri de dikkate alındığında davacının, amirlerinin verdiği görev ve emirlere rağmen, geçerli ve kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın görev yerine gitmediği ve dolayısıyla da üzerine atılı fiilin sübuta erdiği anlaşıldığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br> Davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-e maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma'' cezasıyla tecziyesi yolunda tesis edilen, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin olarak verilen kararın temyizen incelenmesi istenilmektedir.<br> T.C. Anayasası'nda; "Olağanüstü hal yönetimi" özel olarak düzenlenmiş; olağanüstü hal ilanı yöntemi; olağanüstü hal ilanı kararının verildiği gün Resmî Gazete'de yayımlanması ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulması olarak gösterilmiş, vatandaşlar için getirilecek çalışma yükümlülükleri ile temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağının kanunla yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemizde gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi sonrasında, Anayasa'nın 120. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 3/1-b maddesine göre Bakanlar Kurulunca 20/07/2016 tarihinde olağanüstü hal ilan edilmiş ve bu karar, 21/07/2016 günlü, 29777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, 21/07/2016 tarihi gece saat 01:00 itibarıyla üç ay süreyle olağanüstü hal uygulamasına geçilmiş ve bu süre uzatılmıştır.<br>657 sayılı Kanun'un 125/E-e maddesinde; "Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak" fiilinin disiplin cezası olarak karşılığı, "Devlet memurluğundan çıkarma'' olarak gösterilmiştir.<br>Anılan fiil kapsamında disiplin cezası verilebilmesi için ülkede savaş, olağanüstü hal veya genel afet halinin ilan edilerek yürürlüğe girmesi ve amirlerin bu konularda verdiği görev veya emirlerin ilgililerince yerine getirilmemiş olması gerekir.<br>15/07/2016 tarihinde ülkemizde bir darbe girişimi yapıldığı ve amirlerince verilen görev başına gelme talimatının davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşılmakla birlikte; henüz bu tarihte olağanüstü hal ilan edilmediğinden, davacıya isnat edilen eylemin 657 sayılı Kanun'un 125/E-e maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bir başka ifadeyle; davacının eylemlerinin bu maddede öngörülen suç tipine uymadığı anlaşılmakla, anılan madde uyarınca disiplin cezasıyla cezalandırılmasına hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan; davalı idarece, söz konusu disiplin soruşturması kapsamında, davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır. <br>Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
iptal