<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9811 E. , 2025/4599 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/9811<br>Karar No : 2025/4599<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ...günlü, ...sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti :... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararla; 15/07/2016 günü üniformalı bir şekilde görevde olan davacının da aralarında bulunduğu polis memurlarının, askeri personelin emrine girmeleri sonrasında gerçekleştirdikleri (vatandaşlara kelepçe takılması, polis merkezinin askerlerce teslim alınması talebinin iletilmesi, asker ve mühimmat sevkiyatı yapılması, yolun araç trafiğine kapatılarak vatandaşların geldikleri istikamete dönmeleri yolundaki) eylemleri nedeniyle yargılandıkları ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla görevlerinin gereği olarak demokratik düzene karşı eylemde bulunan darbe teşebbüsü içerisindeki askeri unsurlara karşı koymayıp, emirleri altına girmek şeklindeki ihmali davranışları sebebiyle garantör sıfatıyla önleme yükümlülükleri bulunan sanıkların eylemsizliğinden doğan davranışlarının suça yardım kapsamında değerlendirilerek 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, her ne kadar davacı tarafından bu eylemlerin askeri personelin tehdidi üzerine gerçekleştirildiği iddia edilmişse de, vatandaşlar nezdinde darbe girişiminde bulunan askerlerle emniyet mensuplarının birlikte hareket ettiği izleniminin verildiği ve bu eylemlerin üniformalı bir şekilde gerçekleştirildiği göz önünde bulundurulduğunda, yapılan soruşturma sonucu, isnat edilen yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak fiilini işlediği sabit olan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kendisine isnat edilen suçu işlemediğinin tanık beyanlarıyla sabit olduğu, savunma hakkı kullandırılmadan kendisine disiplin cezası verildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br>İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının; 15/07/2016 günü gerçekleştirdiği eylemleri ile 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 129. maddesinin 2. fıkrasında, "Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Savunma Hakkı" başlıklı 31. maddesinde de; "(1) Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Disiplin amirince veya yetkili disiplin kurulu başkanı ya da görevlendireceği kurul üyelerinden biri tarafından ilgiliden savunma istenir. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Süresi içinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. (3) Hakkında disiplin soruşturması yapılan personel, ikinci fıkra gereğince kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir. (4) Hakkında meslekten çıkarma cezası veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesinde ise, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçu, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler.<br>Bu bakımdan; kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanarak suçun ilgilisi tarafından işlenilmiş olduğunun kesin ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde hukuken kabul edilebilir nitelikte somut tespitlerle ortaya konulması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.<br>Bu bağlamda, hakkında disiplin soruşturması açılan kamu görevlisinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için, savunmasını yapmak üzere ilgiliye en az yedi günlük süre tanınmalı, savunma istem yazısında, gerek savunma süresi gerekse disiplin suçunu oluşturan eylem ya da eylemler açık bir şekilde belirtilmelidir. Bunun için de disiplin soruşturmasıyla ilgili tüm hukuki delillerin toplanması ve soruşturmanın usulüne uygun olarak tamamlanması gerekmektedir. Aksi durumun, hangi disiplin suçunu, ne zaman ve ne şekilde işlediği tam olarak ortaya konulamayan ilgilinin Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağı açıktır.<br> Olayda, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda ceza teklifinde bulunulması üzerine, en az 7 gün içinde savunmasını sunmasının davacıdan istenilmesi, bu süre içinde savunma yapılması yahut savunma yapılmaksızın bu sürenin geçirilmesi neticesinde yapılacak olan değerlendirmeye göre işlem tesis edilmesi gerekirken, İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun davacıdan savunmasının istenilmesine ilişkin... sayılı yazısının 06/07/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ancak davacının 13/07/2018 tarihine (13/07/2018 tarihi dahil) kadar savunmasını İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kuruluna sunabilme hakkı bulunmasına rağmen, savunma verme süresi henüz dolmadan, disiplin soruşturmasına ilişkin dosyanın, 12/07/2018 günü toplanan İl Polis Disiplin Kurulunca Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklifiyle İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiği görülmektedir.<br>Bu durumda; 7 günlük savunma verme süresi henüz dolmadan toplanan İl Polis Disiplin Kurulunun teklifi üzerine tesis edilen davacının meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu husus göz ardı edilmek suretiyle işin esasına girilerek verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan...TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>
iptal