<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2025/3772 E. , 2025/4798 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/3772<br>Karar No : 2025/4798<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ... Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının, teknik hizmetler sınıfında Ulaşım Dairesi Başkanlığı emrinde münhal bulunan 3'üncü dereceli şehir plancısı kadrosuna (kazanılmış hak aylık ve derecesiyle 1'inci dereceli şehir plancısı olarak) atanmasına dair ... tarih, ... sayılı işlemin iptali ve işlem sebebiyle uğramış olduğu maddi kayıplarının hesaplanarak hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının daire başkanı olarak görev yaptığı birimin belediye meclis kararı ile kapatılmasına karar verildiği, atama konusunda davalı idarenin takdir yetkisine sahip olduğu gibi yöneticilik görevine atama hususunda bu yetkinin daha geniş olduğu, kabul edilen idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı ile atama yapmaya zorlanamayacağı, ayrıca davacının görev yaptığı birimin kapatılması sonucunda tesis edilen atama işleminde davalı idarenin takdir yetkisini sübjektif nedenlerle kullandığından bahsedilemeyeceğinden, davacının kazanılmış hak aylık ve derecesiyle şehir plancısı kadrosuna atanmasına yönelik dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine hükmedilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, görev yaptığı Dairenin kapatılması sonrası tesis edilen uyuşmazlığa konu idarî tasarrufun, davacının geçmiş hizmetleri ve memuriyet unvanı ile kazanılmış hakları dikkate alınarak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda gerçekleştirildiği anlaşıldığından, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; daire başkanlığı yaptığı birimin kapatılmasından önce daire başkanlığı görevinden alındığı ve davalı idarenin savunmasının aksine dava konusu işlemin ilgili birimin kapatılması sebebiyle tesis edilmediği, şehir plancısı olarak atandıktan sonra kendisinden boşalan daire başkanlığına bir başkasının atandığı bu hususunun ilk derece mahkemesince ve istinaf dairesince araştırılmadığı, memuriyet hayatı boyunca çeşitli kurumlarda hizmet verdiği, önemli başarılar elde ettiği, bu süreç boyunca daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek disiplin cezası veya başkaca bir sebep bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Dava konusu işlemin davacının daire başkanı olarak görev yaptığı birimin kapatılacak olması nedeniyle tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ve temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ... Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının, teknik hizmetler sınıfında Ulaşım Dairesi Başkanlığı emrinde münhal bulunan 3'üncü dereceli şehir plancısı kadrosuna (kazanılmış hak aylık ve derecesiyle 1'inci dereceli şehir plancısı olarak) atanmasına dair ... tarih, ... sayılı işlemin iptali ve işlem sebebiyle uğramış olduğu maddi kayıplarının hesaplanarak hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71. maddesinin 2. fıkrasında, kurumların, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilecekleri; 76. maddesinde ise, kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükme bağlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 31/03/2014 tarihinde 6360 sayılı Kanun gereği Manisa Büyükşehir Belediyesinde şehir plancısı kadrosunda göreve başladığı, 2019 yılına kadar davalı Belediyede değişik şube müdürlüklerinde vekaleten şube müdürlüğü görevlerini yürüttüğü, Yol Yapım Daire Başkanı olarak asaleten atandığı 15/02/2020 tarihinde kadar anılan Dairede başkan vekili olarak görev yaptığı, ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle Daire Başkanlığı görevinden alınarak 3. derece şehir plancısı kadrosuna (kazanılmış hak aylık ve derecesiyle 1'inci dereceli şehir plancısı olarak) atandıktan daha sonra görev yaptığı Dairenin ... tarih ve ... sayılı Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kapatıldığı anlaşılmaktadır. <br>Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, idarenin, davacıyı daire başkanı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.<br>Bu durumda; idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararına uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, Bölge İdare Mahkemesi kararında ise "görev yaptığı dairenin kapatılması sonrası tesis edilen uyuşmazlığa konu idarî tasarrufun, davacının geçmiş hizmetleri ve memuriyet unvanı ile kazanılmış hakları dikkate alınarak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda gerçekleştirildiği" ifadesine yer verilmiş ise de dava konusu işlemin dairenin kapatılması kararından önce tesis edildiği göz önünde bulundurulduğunda, görev yaptığı dairenin kapatılması sonrası tesis edilen uyuşmazlığa konu idarî tasarruf tespitinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava; ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ... Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının, teknik hizmetler sınıfında Ulaşım Dairesi Başkanlığı emrinde münhal bulunan 3'üncü dereceli şehir plancısı kadrosuna (kazanılmış hak aylık ve derecesiyle 1'inci dereceli şehir plancısı olarak) atanmasına dair ... tarih, ... sayılı işlemin iptali ve işlem sebebiyle uğramış olduğu maddi kayıplarının hesaplanarak hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.<br> Kamu personelinin görevinin ve görev yerinin değiştirilmesi hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemlerin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı, takdir yetkisine istinaden tesis edilen işlemin dava konusu edilmesi halinde de, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri sınırları içinde kullanıldığının idarece ortaya koyulması gerektiği, işlemin tesisine dayanak gösterilen olay ve nedenlerin gerçeği yansıtmaması yanında, işlemin tesisi için yeterli bulunmaması ve takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının saptanması halinde, sözü edilen bu durumların dava konusu idari işlemin sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 31/03/2014 tarihinde 6360 sayılı Kanun gereği Manisa Büyükşehir Belediyesinde şehir plancısı kadrosunda göreve başladığı, 2019 yılına kadar davalı Belediyede değişik şube müdürlüklerinde vekaleten şube müdürlüğü görevlerini yürüttüğü, Yol Yapım Daire Başkanı olarak asaleten atandığı 15/02/2020 tarihinde kadar anılan Dairede başkan vekili olarak görev yaptığı, ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle Daire Başkanlığı görevinden alınarak 3. derece şehir plancısı kadrosuna (kazanılmış hak aylık ve derecesiyle 1'inci dereceli şehir plancısı olarak) atamasının yapılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlığa konu olayda, davalı idarece; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında dava konusu işlemin tesis edildiğinin belirtildiği, daire başkanlığı görevi yürüten davacı hakkında işlem tarihi itibariyle görevinden alınmasına sebep olacak herhangi bir disiplin cezası bulunmadığı gibi davacının herhangi bir soruşturma da geçirmediği, görevden alınmasını gerektirecek bir durumun bulunduğuna dair davalı idarece somut herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
iptal