<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/625 E.  ,  2025/4977 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/625<br>Karar No : 2025/4977<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...-<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile ilişiğinin kesildiği tarihten göreve iade edildiği tarihe kadar geçen süre içindeki görev aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ve polis memuru ...'nin 23/03/2018 tarihinde ... ve ...'nın para karşılığı fuhuş yaptığı adrese gittikleri, ...'nin, ...'nin 1.700,00-TL değerinde olduğu iddia edilen Rottweiler cinsi köpeğini rızası hilafına aldığı, bunun karşılığı polis memuru ... ve davacının adresi rapor hâline getirmedikleri ve herhangi bir işlem yapmadıkları, ...'nin ihbarı üzerine 29/03/2018 tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri tarafından anılan adrese gidildiği, odaların kontrol edildiği, davacının girişin sol tarafında koridorda beklediğinin ve arkadaşı ...'nin yarı çıplak odada olduğunun tespit edildiği, tutanak düzenlenerek adli işlem başlatıldığı, davacı ve ... hakkında irtikap suçunu işledikleri iddiasıyla ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:.. sayılı dosyasına kayden açılan kamu davasının hâlen derdest olduğu, davacının fuhuş yapılan adrese işlem yapmadığı, polislik mesleğini kullanarak kendisi ve arkadaşının para vermeden anılan kadınları cinsel ilişkiye girmeye zorladığına yönelik fiillerin sübuta erdiği, söz konusu fiillerin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafından ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilecek kararın beklenilmesi talep edilmiş ise de 657 sayılı Kanun'un 131. maddesinde memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağının hükme bağlandığı, disiplin cezası bakımından davacıya isnat edilen fiillerin davacı tarafından işlendiğinin sabit olduğu, bu nedenle davacının talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, devlet memurluğundan çıkarılmasına neden olan fiillere ilişkin olarak hakkında yürütülen ceza yargılamasının derdest olduğu, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, ceza yargılaması sonucunun beklenilmesi gerektiği, müştekilerin fuhuş yaptığı evi daha önceden bilmediği, müştekiler hakkında dava konusu olaydan kısa süre önce zaten bir başka emniyet ekibi tarafından fuhuş nedeniyle adli işlem yapıldığı, bahse konu evi rapor haline getirmek ve müştekiler hakkında işlem yapmak gibi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı, müştekilerden birine ait cins köpeğin kendisi tarafından değil, ekip arkadaşı ... tarafından bedeli ödenmeden alındığı, kendisinin polis memuru ... ile aynı ekipte birlikte görev yapmaktan başka hiçbir eyleminin bulunmadığı, herhangi bir ücret ödemeden fuhuş yapmak amacıyla anılan adrese gittiğine yönelik somut herhangi bir delil bulunmadığı, isnat edilen fiil kabul edilmemekle birlikte fiilin sübut bulduğu kanaatine varılsa dahi fiilin 657 sayılı Kanunu'nun 125/A-e ve 125/B-d maddesinde yer alan “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” veya "Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışta bulunmak” fiili kapsamında değerlendirilmesi yahut alt ceza uygulamasına gidilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Öte yandan; dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki fiili nedeniyle davacı hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde, "İcbar suretiyle irtikap" suçundan davacının "2 yıl 1 ay hapis cezası” ile cezalandırılması yolunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... günlü E:..., K:... sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu suretle anılan suça yönelik mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) GEREKÇEDE KARŞI OY <br>7068 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.<br> 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.<br>Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Diğer yandan; disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.<br>Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.<br>Anayasa Mahkemesi ise; "adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B. No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği ,...disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.<br>Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınacağı açıktır.<br> Eylem tarihinde de yürürlükte bulunan, Anayasa'nın 76. maddesinde, irtikap yüz kızartıcı suç sayıldığından, davacıya atfedilen bu eylemin sübut bulması halinde; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi, hukuksal denetimin de bu çerçevede yapılması gerekir. <br>Adli yargıda yapılan ceza yargılamasında; davacının "icbar suretiyle irtikap" suçundan ceza aldığı ve anılan kararın kesinleştiği dikkate alındığında, davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda; yüz kızartıcı hal ve davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezasına ilişkin temyize konu kararın yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerektiğinden, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

iptal