<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/1874 E. , 2025/2330 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/1874<br>Karar No : 2025/2330 <br><br>TEMYİZ EDENLER:1-(DAVACI): ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI):... Bakanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Denizli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla;<br>Davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davası sonucunda 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddedilerek kararın kesinleştiğinin görülmesi karşısında, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacının memurluk sıfatına son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; ayrıca dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının mahrum kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;672 sayılı KHK ile kamu görevine son verilen davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olmadığı dikkate alındığında, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyet sıfatının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından memurluk sıfatına son verilmesi işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi istenilmişse de, dava konusu işlem tarihinden önce kamu görevinden çıkarılan davacının parasal hak kaybından bahsedilemeyeceğinden bu isteminin reddi gerektiği, başvuruya konu İdare Mahkemesi kararının bu kısma yönelik gerekçesi yerinde görülmemekle birlikte, bu husus sonucu itibarıyla yerinde bulunan kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline; işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı bakımından ise istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.<br><br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 05/12/2024 tarih ve E:2023/5460, K:2024/5335 sayılı kararıyla;Dosyanın incelenmesinden; 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yargılandığı ceza davasında, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın kesinleşmesi üzerine memuriyete alınma şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle görevine son verildiği,<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemece davacının, daha önce 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olmadığı, dolayısıyla memuriyet sıfatının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de; anılan KHK'nın 2. maddesinin 1. fıkrasında; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan kişilerin isimlerine ekli listede yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı; oysa, 657 sayılı Kanun'da kişinin kasten işlenmiş bir suçtan dolayı mahkum olmaması şartının aranıldığı ve hem işlemin tesisindeki dayanağın hem de etkilerinin dolayısıyla hukuki değerlendirmelerinin farklı olduğu,<br>Bu durumda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işleme karşı açtığı davada, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br> <br>Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; istinaf incelemesine konu İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali; işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı bakımından ise istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin somut delillere dayanmaksızın kurum kanaatine dayanılarak tesis edildiği; bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek iptal kararı verilmesi gerekirken, işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olunmadığı gerekçesiyle verilen iptal kararının gerekçe yönünden hukuka aykırı olduğu; ayrıca Bölge İdare Mahkemesince işlemin iptaline karar verildiği, Anayasa’nın 125. maddesi gereğince idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, iptal davaları sonucunda verilen iptal kararının hukuka aykırı idari işlemi hukuk düzeninden kaldırarak tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırması gerektiği, bu nedenle işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının ödenmesi isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılma işlemi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemlerin hukuki etkilerinin ve doğurduğu sonuçların birbirinden farklı olduğu; Bölge İdare Mahkemesince, davacının mahkûmiyet durumu dikkate alınarak işin esasına girilip davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının işlem tarihinde Devlet memuru olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Denizli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, hakkında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle, Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle görevine son verilmiştir.<br>Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; "kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, ..." mahkûm olmamak, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmış, aynı Kanun'un 98. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde Devlet memurunun memurluğunun sona ereceği hüküm altına alınmıştır.<br>01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline ilişkin Alınması Gereken Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu Personellerine ilişkin Tedbirler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ekli (1) sayılı listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği kurala bağlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dosyanın incelenmesinden; 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın kesinleşmesi üzerine memuriyete alınma şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle görevine son verildiği anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince davacının, daha önce 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Devlet memuru olmadığı, dolayısıyla memuriyet sıfatının sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de; anılan KHK'nın 2. maddesinin 1. fıkrasında; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan kişilerin isimlerine ekli listede yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı; oysa, 657 sayılı Kanun'da kişinin kasten işlenmiş bir suçtan dolayı mahkum olmaması şartının aranıldığı anlaşılmakta olup, hem işlemlerin tesisindeki dayanağın hem de etkilerinin dolayısıyla hukuki değerlendirmelerinin farklı olduğu açıktır.<br>Bu durumda; davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyete atanma şartlarını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun, kısmen kabulü, kısmen reddi, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali; işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı bakımından ise istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu...Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4.Kesin olarak, 05/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br>X- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa dahi; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlardan mahkûm olmamak, devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmış, aynı Kanun’un 98. maddesinin (b) bendinde ise, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurluk sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi hâlinde, devlet memurunun memurluğunun sona ereceği hüküm altına alınmıştır.<br>01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline ilişkin Alınması Gereken Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu Personellerine ilişkin Tedbirler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında; Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği kurala bağlanmıştır.<br>Yasa hükümlerinin uygulanmasında asıl olan Kanun'un lafzı, yani metnin kendisidir. Kanun lafzı açık ise başkaca yorum yöntemlerine başvurulmasına gerek yoktur. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında, “Kanunun açık olduğu durumlarda yoruma ve gerekçeye başvurulamaz. TMK. nun 1. maddesi gereğince kanun, özüyle ve sözüyle uygulanmalıdır.” (Yarg. İBGK E:2005/1, K:2007/1, T. 19.1.2007), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da “Şayet kullanılan sözcüklerden yasanın anlam ve amacı anlaşılıyorsa artık başka bir yorum yöntemine gitmeye gerek yoktur.” (Yarg. HGK E:1989/10-391, K:1990/83, T. 14.2.1990) denilmek suretiyle Kanun'un lafzından anlam ve amacı anlaşılıyor ise yoruma başvurulamayacağı belirtilmiştir.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendinde yer alan “...memurluk sırasında bu şartlardan herhangi birinin kaybedilmesi” yönündeki düzenlemenin lafzından da anlaşılacağı üzere, bu hüküm uyarınca bir kişinin devlet memurluğunun sona erdirilebilmesi için öncelikli koşul, ilgili kişinin işlem tarihinde devlet memuru statüsüne sahip olması gerektiği, dolayısıyla, işlem tarihinde devlet memuru sıfatını taşımayan bir kimsenin bu hüküm uyarınca görevine son verilmesi hukuken mümkün değildir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Denizli Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünde defterdarlık uzmanı olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (1) sayılı listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, davacı hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan yürütülen ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın kesinleşmesi üzerine memuriyete alınma şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle, Hazine ve Maliye Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 ve 98/b maddeleri uyarınca memurluk sıfatına son verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Olayda, davacı tarafından kamu görevinden çıkarılması işlemine karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın; ... İdare Mahkemesinin... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E..., K:... sayılı kararıyla "istinaf başvurusunun kabulüne, davanın süre aşımı nedeniyle reddine” karar verildiği, söz konusu kararın da Danıştay Beşinci Dairesinin 19/06/2023 tarihli ve E:2021/3202, K:2023/9458 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, bu itibarla kamu görevinden çıkarılma işleminin halen hukuk aleminde varlığını koruduğu ve davacının dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla kamu görevlisi olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede adına yer verilerek 01/09/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, kanun hükmünde kararnamenin yayımından itibaren idari işlem teorisi açısından kesinleşmiş bir işlem olduğu, hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, bu nedenle her ne kadar OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru ve anılan komisyonun ret işlemine karşı açılan davaya ilişkin süreç devam etse dahi, bu süreçte davacının kamu görevi ile bağının bulunmadığı; kaldı ki, bu işleme karşı açılan davada verilen süre ret kararının da Danıştay Beşinci Dairesi kararıyla onanarak kesinleştiği, açıkta olan davacının kamu göreviyle ilişkisinin, bir başka ifadeyle kamu görevlisi hukuki statüsünün yeniden oluşmadığı ve dolayısıyla hakkında verilen mahkumiyet kararı nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği 22/04/2021 tarihi itibarıyla kamu görevlisi sıfatını haiz olmayan davacı hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğu görevine son verilmesi yolunda işlem tesisinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin, temyiz isteminin yukarıda belirtilen gerekçede reddine, davacı temyiz isteminin reddiyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının belirtilen gerekçeyle onaması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
iptal