<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/9353 E.  ,  2025/3531 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2021/9353<br>Karar No : 2025/3531 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda parselasyon yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Erdemli Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, davaya konu parelasyonda düzenleme sınırının 9 adet adada, ada içinden geçirilmesinin, alanın daha önceden uygulama görmüş olması nedeniyle mevzuata aykırılık oluşturmadığı, 2981 sayılı Kanunun Ek-1 maddesi uygulanmak suretiyle tesis edilen parselasyona ilişkin düzenleme alanında, resmi kurumlarca onaylanmış bir özel parselasyon planı bulunmadığı, ancak alanda hisseli satışlar ve fiili taksim bulunduğu ve alanın büyük kısmının yapılaşmış olduğu, bu nedenle 2981 sayılı Kanunun Ek-1 maddesinin uygulanmasına yönelik koşulların bulunduğu, davacıya, murisinin binasının bulunduğu yerden müstakil tahsis yapıldığı, alanda yapılan ilk uygulamada dava konusu parselin cephesinin daraltılmasının müstakil parsel tahsisi bakımından uygun olduğu, dava konusu parselasyonda ise parsel konumu ve büyüklüğü bakımından değişiklik yapılmadığından hukuka aykırılık bulunmadığı neticesine ulaşılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; dava konusu düzenleme alanında yapılan ilk parselasyona karşı açılan davada verilen iptal kararı üzerine geri dönüşüm işlemi tesis edilmeksizin uyuşmazlık konusu parselasyon yapılmış ise de bu durum işlemi kusurlandırıcı nitelikte olmadığından istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı, taşınmazın 30 metrelik yola olan cephesinin daraltılmasının uygun olmadığı, inşaat alanı azaltılması nedeniyle taşınmazda değer kaybı oluştuğu, alanda yapılan ilk parselasyonun idare mahkemesince iptaline karar verilmesi üzerine geri dönüşüm işlemleri yapılması gerekirken yapılmaksızın tesis edilen parselasyonun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda ilk olarak Erdemli Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile yapılan 56 sayılı düzenleme sahasına ilişkin parselasyon yapılmıştır. <br> Anılan işlemin iptali istemiyle dava dışı bir şahıs tarafından açılan davada; düzenleme sınırının yollardan geçirilmeyerek 9 adet adada, ada içinden geçirilmesinin mevzuata aykırı olduğu ve yapılaşmayı imkansız hale getirecek şekilde iki farklı yapı nizamının birbirine geçtiği parseller oluşturulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 18.03.2019 tarih ve E:2014/888, K:2019/1407 sayılı kararıyla onanmış, 08.04.2021 tarih ve E:2019/16205, K:2021/5247 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.<br> Yargı kararının uygulanması amacıyla, ... tarih ve ... sayılı Erdemli Belediye Encümeni kararı ile ... sayılı düzenleme sahasına ilişkin olarak onaylanan ve 04.12.2013-06.01.2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan parselasyon ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla tapuya tescil edilmiştir.<br> Bunun üzerine, ... tarih ve ... sayılı Erdemli Belediye Encümeni kararı ile kabul edilen parselasyonun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan şekliyle "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde, "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.<br> Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez." hükümlerine yer verilmiştir.<br> Yine, İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi Ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4/1-n maddesinde, "Parselasyon planı: İmar planının araziye uygulamasından sonra yaplacak röleve ölçülerine göre boyut değiştirmeyen paftalar üzerine çizilen, kesin parselasyon durumunu gösteren ve tapuya tescil işlemlerine esas alınan plandır." tanımına yer verilmiştir. <br>2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinde, imar planı olan yerlerde, 09.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları göz önünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tescil ettirmeye, valilik veya belediyelerin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İmar Kanununun 18. maddesi ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemiyle amaçlananın imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmeliğe göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu gözönüne alınmak suretiyle sorunsuz, üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak olduğu anlaşılmaktadır.<br> Diğer yandan, parselasyon işleminin iptali sonucu geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanarak, parselasyon öncesi hukuki durumun tesisinde idarelerin takdiri değil, bağlı yetki içinde bulunduğu, iptale konu parselasyon işlemi sonucu oluşan tüm imar parsellerinin, bir önceki parsel kaydına, diğer bir ifadeyle kök parsele dönüşümünün sağlanmasının zorunlu olduğu açıktır.<br>Önceki parselasyon işlemlerinin muhtelif yargı kararları ile iptaline karar verilmesi halinde, kabul edilen yeni parselasyonla düzenleme sahasının tümü etkilendiğinden, öncelikle geri dönüşüm cetvelleri hazırlanarak düzenleme sahasının tümünün parselasyon işlemi öncesindeki kadastral mülkiyet dokusuna kavuşturulması, sonrasında ise mahkemece verilen iptal kararları doğrultusunda hukuka aykırılıklar giderilerek yeniden parselasyon işlemine tabi tutulması gerekmektedir. Zira; iptaline karar verilen parselasyon işlemleri ile düzenleme sahasındaki taşınmaz maliklerine verilecek imar parseli ya da hisseleri hatalı olabileceği gibi buna bağlı olarak söz konusu imar parsellerinin konumu ve geometrik şekli de değişebilecektir. Bu nedenle, geri dönüşüm işlemlerinin yapılmaması sadece taşınmazından kesinti yapılan kişiler bakımından değil; taşınmazından kesinti yapılmayan kişiler bakımından da hukuka aykırı hale gelmiş olacaktır.<br>Öte yandan, önceki parselasyonların yargı yerince iptaline karar verilmesi neticesinde ilgili belediye encümenlerince iptal gerekçelerini giderecek şekilde yeni bir parselasyon yapılması gerektiği açıktır. Zira, iptal gerekçeleri, parselasyonun tamamını hukuka aykırı hale getirecek bir nedene dayanmakta ise, bu durum imara tahsis alanlarını etkileyeceğinden, yeni parselasyon işlemi yapılmadan önce kadastral parsellere geri dönülmesi yukarıda da belirtildiği üzere teknik bir zorunluluktur.<br>Uyuşmazlıkta, dava konusu parselasyon işleminden önce yapılan ... sayılı düzenleme sahasına ilişkin parselasyonun, düzenleme sınırının mevzuata aykırı şekilde geçirilmesi ve yapılaşmayı imkansız hale getirecek şekilde iki farklı yapı nizamının birbirine geçtiği parseller oluşturulması nedeniyle iptaline karar verildiği, bunun üzerine yargı kararının gereğinin yerine getirilmesini teminen dava konusu 56-1 sayılı düzenleme sahasına ilişkin parselasyonun kabul edildiği görülmektedir.<br>Bu durumda, davalı idarece iptal kararının gerekleri yerine getirilirken öncelikle parselasyon yapılan alanda, geri dönüşüm cetvellerinin düzenlenmesi ve kadastral parsellere dönülmek suretiyle uygulamaya girecek parsellerin yeniden belirlenmesi, akabinde idare mahkemesince verilen iptal kararında yer alan hukuka aykırılıklar giderilerek parselasyonun yeniden kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden, Erdemli Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyonun ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine, iptal kararının uygulanması amacıyla alınan Erdemli Belediye Encümeninin ...tarih ve ... sayılı kararında, herhangi bir geri dönüşüm işlemi yapılmadığı, düzenleme işlemine dahil edilen parsellerin, iptaline karar verilen 56 sayılı düzenleme sahasına ilişkin parselasyonla oluşturulan imar parselleri olduğu, uygulamanın kadastral parseller üzerinden yapılmadığı, bununla birlikte, tahsis edilen parsellerin, parselasyonun imara elverişli parseller oluşturmak şeklindeki amacına aykırı olarak ikili yapılaşma koşullarını haiz olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği neticesine ulaşılmıştır.<br> Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin açıklamalı olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

iptal