<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1240 E. , 2025/7666 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/1240<br>Karar No : 2025/7666 <br>+<br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan taşınmazın 219,14 m²'lik kısmının tarafına satışının yapılması istemiyle 04/10/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından ''İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve 431,82 m² yüzölçümlü taşınmazın, 6292 sayılı yasanın ilgili maddesi kapsamında ... isimli kişiye satışının yapılmasına dair Anadolu Yakası Milli Emlak Daire Başkanlığı işleminin geri alınarak iptal edilmesi istemiyle yapılan 04/10/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine'' ilişkin işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada, Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile taşınmazın 219,14 m²lik kısmının ...'e satışının yapılmasına yönelik kısmının iptaline karar verildiği, bu durumda; davalı idare tarafından davacı tarafın yapmış olduğu 04/10/2022 tarihli başvuru dilekçeleri üzerine, ...'e yapılan satış işleminin (taşınmazın 219,14 m²lik kısmının) iptal edilmesi ve söz konusu 219,14 m²nin davacı adına satışının yapılması gerekmekte iken, başvurunun zımnen reddine dair davaya konu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; taşınmazın ...'e satılmasına ilişkin işlemin geri alınarak iptal edilmesi istemiyle yapılan 04/10/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen ve bakılmakta olan davada verilen karara esas alınan iptal kararının Daire tarafından kaldırılarak, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle Mahkeme kararının dayanağının ortadan kalktığı ve bu çerçevede taşınmazın ...'e satışına ilişkin işlemin geçerliliğini devam ettirdiği anlaşılmakla, taşınmazın 219,14 m²'lik kısmının tarafına satışının yapılması istemiyle 04/10/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada bilirkişi raporu uyarınca tapu kaydının iptali ile taşınmazın ilgili kısmının adına tesciline karar verildiği, Yargıtay tarafından kararın bozulması üzerine idareye başvuruda bulunulduğu, 6292 sayılı Kanun'un aradığı şartları sağladığı hususunda tereddüt bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dava; İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan taşınmazın 219,14 m²lik kısmının tarafına satışının yapılması istemiyle 04/10/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br> Temyize konu kararın göndermede bulunduğu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu neticesinde Dairemizin 15/10/2025 tarih ve E:2024/3108, K:2025/7669 sayılı kararı ile kararın bozulmasına karar verildiği görülmektedir.<br> Bu itibarla; görülmekte olan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, hükme esas alınan kararın Dairemizin E:2024/3108 sayılı dosyasında temyiz incelemesi neticesinde bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından; Bölge İdare Mahkemesince, Dairemizin 15/10/2025 tarih ve E:2024/3108, K:2025/7669 sayılı kararı dikkate alınarak işbu dosyada oluşan yeni hukuki duruma göre tekrar değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 15/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY:<br> Dava; İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan taşınmazın 219,14 m²lik kısmının tarafına satışının yapılması istemiyle 04/10/2022 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı belirtilmiş, 14/3-e maddesinde; dilekçelerin “süre aşımı” yönünden de inceleneceği, 6.fıkrasında, ilk inceleme hususlarının ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15.madde hükmünün uygulanacağı ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. <br> İdari Yargı'da dava açma süresinin 2577 sayılı Kanun'un 7/2-a maddesi uyarınca yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kuralına yer verilmiştir. Yazılı bildirimin bulunmadığı durumlarda, dava açma süresinin ıttıla (öğrenme) ile başlayacağı kuşkusuzdur. Danıştayın yerleşik hale gelen içtihadına göre, İdari Hakimin, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeleri inceleyerek, ya da başka dava dosyalarında yer alan dava süreçlerini kontrol ederek, davacının dava konusu etmiş olduğu idari işlemin hangi tarihte öğrendiğini tespit ediyor ise, bu tarihi esas alacağı, eğer böyle bir tespitin yapılması mümkün değil ise, aksi ortaya konulmadığı için davacının dava dilekçesinde yazdığı öğrenme tarihini esas alacağı tabiidir.<br> Davacı, öncelikle taşınmazın 219,14 m²'lik kısmının tarafına satışının yapılması istemiyle yaklaşık 9 (dokuz) yıl sonra 04/10/2022 tarihinde yapmış olduğu başvurunun zımnen reddi işleminin iptalini istemektedir.<br> Olayda, başvurunun zımnen reddi işlemin dayanağı, ... ada, ... parselin bir başkasına (...'e) satışına ilişkin 05/12/2013 tarihli işlem bizzat davacıyla ilgili ve davacıya yazılı olarak tebliğ edilen bir işlem olmadığı için bu işlemin, davacı tarafından ne zaman öğrenildiğinin tespiti önem arzetmektedir. Zira, işlem tarihinden başvuru tarihine kadar, 9 yıla yakın bir süre geçtiği dikkate alındığında, davanın bu uzun süre içinde işlemden haberdar olmaması olağan değildir. Nitekim dava dilekçesi eki belgeler incelendiğinde, davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesine ... tarihinde açmış olduğu dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı ... tarihinde ...'ndan haricen satın aldığını; 2/B arazilerine ilişkin Kanun çıkınca, satın aldığı taşınmazın ada ve parsel numaraları bilmediği için belediyeden öğrenmek istediğini, belediyenin ise, ... ada, ... parsel olarak belirtiğini, 6292 sayılı Kanun uyarınca satış başvurusunda bulunduğunu, kendisine satış yapılmayınca Sultanbeyli Tapu Müdürlüğünden ... ada, ... parselin davalı ...'e satıldığını öğrendiğini bizzat kendisi belirtmiştir.<br> Bu beyana göre, ... Asliye Hukuk Mahkemesine davanın açıldığı 04/10/2014 tarihinde davacının, sözü edilen satış işleminden haberdar olduğu kendi beyan ve dilekçesinden anlaşılmaktadır.<br> Danıştay 8. Dairesinin 09/10/2023 tarih ve E:2023/1074, K:2023/4972 sayılı kararında yer aldığı gibi "üçüncü kişiye yapılan satış işlemlerinin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddi işlemine karşı açılan davalarda, ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmış ise, açılan bu dava tarihinde davacının işlemden haberdar olduğunun kabulü gerektiği" yolundaki karar onamak suretiyle içtihat oluşmuştur. <br> Hal böyle iken davanın ... Adliyesi ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı 04/10/2014 tarihinde satış işleminden haberdar olduğunun kabulü ile ondan yaklaşık 9 (dokuz) yıl geçtikten sonra, 04/10/2022 tarihinde yapılan başvurunun 60 günlük süre içinde yapılmadığından dolayı davanın süre yönünden reddi gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>
iptal