<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/6625 E.  ,  2025/5312 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/6625<br>Karar No : 2025/5312 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ...<br> 2- ... Başkanlığı - ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Van ilinde meydana gelen afet nedeniyle, hak sahibi olan vatandaşların barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla ekli listede yer alan taşınmazların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/08/2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/08/2024 tarih ve 8782 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Van İli, Tuşba İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Konut projesinin hazırlanmakta olan imar planına uygun bir şekilde davacı tarafından hayata geçirildiği, 2016 yılında meydana gelen heyelan afeti sebebiyle acele kamulaştırma kararının alındığı, somut olayda aceleliğin bulunmadığı, davaya konu taşınmazların kamulaştırılmasının 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde sayılan haller kapsamında değerlendirilemeyeceği, afetin üzerinden en az 8 yıl geçtikten sonra acele kamulaştırma kararının alındığı, konut satmak ve kar etmek amacıyla hareket edildiği, sekiz yılda birçok yer olağan kamulaştırma usulü ile kamulaştırılabilecekken, bunca yılın ardından acele usulle kamulaştırma yapılması hukuka aykırı olduğu, kamulaştırma işleminin uygulanmaması halinde ne gibi zararlar meydana geleceğinin belirtilmediği, kamulaştırmayı gerektirecek hukuki bir kamu yararı bulunmadığı, heyelanının çatak ilçesinde meydana geldiği, afet konutlarının heyelan alanından yaklaşık 130 km uzaklıkta olduğu, buradaki insanlar için bu kadar uzak mesafede afet konutu yapılmasında herhangi bir kamu yararının bulunmadığı belirtilerek dava konusu acele kamulaştırma kararının iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Van ili Çatak ilçesi, ... Mahallesinde bulunan bazı alanların afete maruz bölge olarak ilanı hakkındaki 01/5/2017 tarihli ve 2017/10240 sayılı Bakanlar Kuruluna istinaden Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi olarak kabul edildiği, somut olaya ilişkin olarak, bilindiği üzere 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kabul edilen afetzedelere aynı Kanunun 21. maddesi kapsamında işlem tesis edildiği, 7269 sayılı Kanun kapsamında genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen ve aynı Kanun kapsamında hak sahibi kabul edilen aileler için konut, ahır ve ticarethanelerin yapılabilmesi amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, Çatak ilçesi ... Mahallesinde 2016 yılında meydana gelen heyelan nedeni ile hak sahibi olan 245 afetzede ve 2021 yılına Başkale ilçesi ... Mahallesinde meydana gelen sel afeti nedeni ile hak sahibi kabul edilen 112 afetzede olmak üzere toplam 357 hak sahibi için Tuşba ilçesi ... Mahallesinde mülkiyeti hazineye ait ... parselde yer seçimi yapıldığı ve 357 konutun inşaatına başlanıldığı, belirtilen taşınmazın jeolojik etüt ve plan çalışmaları TOKİ Başkanlığı tarafından yapılmış olmakla beraber bölgede DSİ tarafından 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan arazi toplulaştırma işlemi sonucunda bazı taşınmazın sınırlarının değiştiğinin tespit edildiği, bu nedenle ... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde yapılması gereken bazı blokların kısmen ... Mahallesinde ... ada, ... parselin 588,03 m², ... ada, ... parselin 555,52 m², ... ada, ... parselin 89,14 m²’lik kısımlarının, yapımı devam eden afet konutlarının kadastro çalışmaları sonrası mülkiyeti özel kişilere ait komşu parsellere taştığı tespit edildiğinden, söz konusu parsellerin kamulaştırma planında belirtilen kısımlarının kamulaştırma işlemlerinin yapılabilmesi için 07/05/2024 tarih ve 940969 sayılı kamu yararı kararının alındığı ve acele kamulaştırılmasına karar verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. <br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu acele kamulaştırma kararının ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 48,25 m²’lik kısmının iptaline; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 539,78 m²’lik kısmı ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 89,14 m²’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Van ilinde meydana gelen afet nedeniyle, hak sahibi olan vatandaşların barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla ekli listede yer alan taşınmazların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/08/2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/08/2024 tarih ve 8782 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Van İli, Tuşba İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali iptali istemiyle açılmıştır.<br> Anayasa'nın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.<br> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.<br> Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir. <br> 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 21. maddesinde, "Afet bölgesi içinde ve dışında tespit olunan imar ve iskan alanları içindeki taşınmaz mallardan Hazineye, özel idareye, belediyeye, köy tüzel kişiliğine veya katma bütçeli dairelere ait olanlardan (Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmaz malları ile, Hazineye, özel idare ve belediyeye ait taşınmaz mallardan bir kamu hizmetine tahsis edilenler hariç) ihtiyaca tekabül eden miktarı, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine bedelsiz olarak bu işe tahsis ve temlik olunur.<br> Afet sahaları içinde ve dışında yeniden kurulacak iskan yerleri (Şehir, kasaba, köy) ile mevcut iskan sahalarına yapılacak eklemeler için, yukarıdaki hükümler dairesinde arazi temini mümkün olmıyan hallerde (Normal gelişme alanlarına öncelik verilmek şartiyle) arazi ve bina satınalınabileceği gibi, kamulaştırma mevzuatı dahilinde, kamulaştırma da yapılabilir.<br>Bu maddeye göre sağlanan taşınmaz mallar İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine, ayrıca ferağ şartı aranmaksızın Hazine adına re'sen tescil olunur." hükmü yer almaktadır.<br> Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br> Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.<br> 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde: ''Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;<br>a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,<br>b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,<br>c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,<br>ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,<br>d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,<br>e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,<br>f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,<br>g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,<br>İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.<br>Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.<br>Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.<br>(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/21 md.) İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz.<br>Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.<br>Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.<br>Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.'' hükmü yer almaktadır. <br> Dosyanın incelenmesinden, Van ili Çatak ilçesi, ... Mahallesinde bulunan bazı alanların afete maruz bölge olarak ilanı hakkındaki 01/5/2017 tarihli ve 2017/10240 sayılı Bakanlar Kuruluna istinaden Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi olarak kabul edildiği, 7269 sayılı Kanun kapsamında genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen ve aynı Kanun kapsamında hak sahibi kabul edilen aileler için konut, ahır ve ticarethanelerin yapılabilmesi amacıyla, Çatak ilçesi ... Mahallesinde 2016 yılında meydana gelen heyelan nedeni ile hak sahibi olan 245 afetzede ve 2021 yılına Başkale ilçesi ... Mahallesinde meydana gelen sel afeti nedeni ile hak sahibi kabul edilen 112 afetzede olmak üzere toplam 357 hak sahibi için Tuşba ilçesi ... Mahallesinde mülkiyeti hazineye ait ... parselde yer seçimi yapıldığı ve 357 konutun inşaatına başlanıldığı, belirtilen taşınmazın jeolojik etüt ve plan çalışmaları TOKİ Başkanlığı tarafından yapılmış olmakla beraber bölgede DSİ ve Kadastro tarafından 3083 sayılı Kanun uyarınca Arazi Toplulaştırma işlemi yapıldığı ve bazı taşınmazın sınırlarının değiştiğinin tespit edildiği, bu nedenle ... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde yapılması gereken bazı blokların kısmen ... Mahallesinde ... ada, ... parselin 588,03 m², ... ada, ... parselin 555,52 m², ... ada, ... parselin 89,14 m²’lik kısımlarının, yapımı devam eden afet konutlarının kadastro çalışmaları sonrası mülkiyeti özel kişilere ait komşu parsellere taştığı tespit edildiğinden, söz konusu parsellerin kamulaştırma planında belirtilen kısımlarının kamulaştırma işlemlerinin yapılabilmesi için 07/05/2024 tarih ve 940969 sayılı kamu yararı kararının alınması üzerine dava konusu 01/08/2024 tarih ve 8782 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile anılan taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği, kuru marjinal tarım arazisi olan ... ada, ... sayılı parsel için davacının plan değişikliği istemi üzerine Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı yazısıyla tarım dışı amaçla kullanımı için verildiği, ... sayılıparsel için ise dava konusu karara karşı dava açıldıktan sonra Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı yazısıyla tarım dışı amaçla kullanımı için verildiği anlaşılmaktadır.<br> İncelenen davada, uyuşmazlığa konu ... sayılıparsel taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesinden önce kuru marjinal tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın tarım dışı amaçla kullanımına yönelik olarak ilgili mevzuat uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin, davaya konu karara karşı dava açıldıktan sonra işlemler başlatılarak alındığı, Van İli, Çatak ilçesi, ... Mahallesinde 2016 yılında meydana gelen heyelan ve 2021 yılına Başkale ilçesi, ... Mahallesinde meydana gelen sel afeti nedeniyle 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kabul edilen aileler için konut, ahır ve ticarethanelerin yapılabilmesi amacıyla, afetten yıllar geçtikten sonra kamulaştırılmasında, kamu yararının olağan kamulaştırma yoluyla zamanında gerçekleştirilememesi ve taşınmazların bir an önce kullanılması zorunluluğunun doğduğu ortaya konulamamış olduğundan, kamulaştırma şartları bulunsa dahi acelelik halinin bulunmadığı ve her iki afet bölgesinden uzakta farklı bir ilçede yer alan uyuşmazlık konusu taşınmazların kamulaştırılmasının yer seçimi gerekçesinin açıklanmadığı görülmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, acele kamulaştırmayı gerektiren koşulların bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından hukuka aykırı olarak tesis edilen dava konusu kararın uyuşmazlığa konu parseller yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idareler vekili tarafından verilen 06/10/2025 tarihli dilekçe ile duruşma talebinde bulunulmuş ise de; 2577 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca dava dilekçesi ile cevap ve savunmalar ile duruşma talebinde bulunulması gerektiğinden, dosya tekemmül ettikten sonra yapılan duruşma talebi yerinde görülmeyerek, 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> 01/05/2017 tarihli ve 2017/10240 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile; Van ili, Çatak ilçesi, ... Mahallesinde bulunan eki krokide sınırları belirtilen alan, 7269 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca Afete Maruz Bölge olarak ilan edilmiştir.<br> Van İli, Başkale İlçesi, ... Mahallesi’nde 31/07/2021 tarihinde sel afeti yaşanmıştır.<br> Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 26/10/2021 tarih ve 166608 sayılı kararı ile; Van ili Başkale ilçesinde meydana gelen sel/su afeti nedeniyle yer seçimi için belirlenen taşınmazların vasfının tarla, susuz tarla, sulu tarla, bağ vb. niteliğe sahip olduğunun görüldüğü belirtilerek hak sahibi olarak kabul edilen afetzedeler için yeni yerleşim yeri olarak belirlenen taşınmazlar için 5403 sayılı Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre kamu yararı kararı alınmış ve aynı karar İçişleri Bakanı tarafından onaylanmıştır.<br> Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 07/05/2024 tarih ve 940969 sayılı kararı ile; Van ili Çatak ilçesi, ... Mahallesi'nde 2016 yılında meydana gelen heyelan afeti nedeniyle Tuşba ilçesi, ... Mahallesi'nde yapımına başlanan afet konutlarının, kadastro çalışmaları sonrası mülkiyeti özel kişilere ait komşu parsellere taştığı tespit edildiğinden, Tuşba ilçesi ... Mahallesi'nde yer alan taşınmazların kamulaştırma planında belirtilen kısımlarının kamulaştırma işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla kamu yararı kararı alınmış ve aynı karar İçişleri Bakanı tarafından onaylanmıştır.<br>Dava konusu 01/08/2024 tarih ve 8782 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Van ilinde meydana gelen afet nedeniyle, hak sahibi olan vatandaşların barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla ekli listede yer alan taşınmazların, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca 10.511,90 m² büyüklüğüne sahip ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 588,03 m²’lik kısmının, 5.433,92 m² büyüklüğüne sahip ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 89,14 m²’lik kısmının acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.<br>Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüş, 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 15. maddesinde "Afet dolayısiyle hasara uğramış şehir ve kasabaların imar planı mevcut olup da İmar ve İskan Bakanlığınca değiştirilmesi gerekli görülmediği takdirde, inşaata mevzuat dairesinde hemen izin verilir.<br> Mevcut imar planının kısmen değiştirilmesi gerekli görülen şehir ve kasabalarda, bu değişiklik planları, İmar ve İskan Bakanlığınca 5 ay zarfında yaptırılır.<br> İmar veya istikamet planı olmıyan veya olup da tamamen değiştirilmesi gereken yerlerde halihazır harita ve imar veya istikamet planı İmar ve İskan Bakanlığınca öncelikle yapılır veya yaptırılır.<br> Bu planlar yapılıncaya kadar gelecekteki planlara göre esaslı inşaat yaptırılmasına İmar ve İskan Bakanlığınca izin verilebilir." kuralına, 21. maddesinde ise, "Afet bölgesi içinde ve dışında tespit olunan imar ve iskan alanları içindeki taşınmaz mallardan Hazineye, özel idareye, belediyeye, köy tüzel kişiliğine veya katma bütçeli dairelere ait olanlardan (Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmaz malları ile, Hazineye, özel idare ve belediyeye ait taşınmaz mallardan bir kamu hizmetine tahsis edilenler hariç) ihtiyaca tekabül eden miktarı, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine bedelsiz olarak bu işe tahsis ve temlik olunur.<br> Afet sahaları içinde ve dışında yeniden kurulacak iskan yerleri (Şehir, kasaba, köy) ile mevcut iskan sahalarına yapılacak eklemeler için, yukarıdaki hükümler dairesinde arazi temini mümkün olmıyan hallerde (Normal gelişme alanlarına öncelik verilmek şartiyle) arazi ve bina satınalınabileceği gibi, kamulaştırma mevzuatı dahilinde, kamulaştırma da yapılabilir.<br> Bu maddeye göre sağlanan taşınmaz mallar İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine, ayrıca ferağ şartı aranmaksızın Hazine adına re'sen tescil olunur." kuralına yer verilmiştir.<br> 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde;<br> "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;<br> a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,<br> b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,<br> c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,<br> ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,<br> d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,<br> e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,<br> f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,<br> g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,<br>İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.<br> Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir...<br>..." hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Dairemizce verilen;<br>1- 12/11/2024 tarih ve E:2024/6625 "Uyuşmazlığa konu taşınmazın, tarım dışı kullanım izni alınması gereken taşınmaz niteliğinde olup olmadığının ve tarım dışı kullanım izni alınması gereken taşınmaz niteliğinde olması durumunda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığının ve şayet alınmış ise tarım dışı kullanım iznine karşı dava açılıp açılmadığının açıklanmasının, dava açılmış ise Mahkeme esas numarası ile sonucuna ilişkin bilgi ve belgelerin" istenilmesine yönelik ara kararına davalılar vekili tarafından verilen 11/12/2024 tarihli cevap dilekçesi ekinde İçişleri Bakanı tarafından onaylanan 09/05/2024 tarih ve 1067792 sayılı kamu yararı kararının gönderildiği, bu kararın Van İlinde 2011 yılında ve Erzincan ilinde 2020 yılında meydana gelen deprem afetleri nedeniyle hak sahibi kabul edilen afetzedeler için 7269 sayılı Kanun uyarınca afet konutu yapılabilmesi için 5403 sayılı Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre kamu yararı kararı alınmasına dair yazı olduğu,<br>2- 07/01/2025 tarih ve E:2024/6625 sayılı "Uyuşmazlık konusu taşınmaz için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valilikler verilmiş tarım dışı kullanım izni bulunup bulunmadığının ve şayet varsa tarım dışı kullanım izninin bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine" yönelik ara kararına Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen 10/02/2025 tarihli cevap dilekçesi ekinde yer alan Van Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği kapsamında ticari amaçlı ilave imar planı yapılmasında sakınca bulunmadığı yönünde; Van Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği kapsamında tarım dışı amaçla kullanılmasında sakınca olmadığı yönünde görüş verildiği,<br>3- 18/02/2025 tarih ve E:2024/6625 sayılı "Uyuşmazlığa konu taşınmazların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununu kapsamında sit alanı olarak ilan edilip edilmediği ve taşınmazlar üzerinde korunması gerekli kültür varlığı (tescilli yapı) olup olmadığının açıklamasının, taşınmazların bulunduğu alana ilişkin imar planlarının ve lejand paftasının bir örneğinin gönderilmesinin ve uyuşmazlığa konu taşınmazların plandaki güncel fonksiyonunun açıklanmasının istenilmesine" yönelik ara kararına Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 28/02/2024 tarih ve 6431506 sayılı yazısıyla; ... ada, ... sayılı parselin 2863 sayılı Kanun kapsamında sit alanı içerisinde kalmadığı ve üzerinde korunması gerekli kültür varlığı (tescilli yapı) bulunmadığı; ... ada, 2786 sayılı parselin bir kısmının Van Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla tescil edilen ... 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kaldığı ve 2. derece arkeolojik sit alanı tescilinin, Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla kaldırıldığı ve üzerinde korunması gerekli kültür varlığı (tescilli yapı) bulunmadığı yönünde, Tuşba Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile; ... sayılıparselin uygulama imar planı dışında olduğu ve 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, ... ada, ... sayılı parselin bir kısmının plan dışında, bir kısmının ise 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içerisinde olduğu ve bu kısmın “yol” olarak planlandığı yönünde cevap verildiği,<br> 4- ... tarih ve E:... sayılı "Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından verilen 28/02/2025 tarihli ara kararına cevap dilekçesi ile parselin bir kısmının 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı belirtilen ... ada, ... sayılıparselin 1. derece arkeolojik sit alanı haricinde kalan kısmının büyüklüğünün ne kadar olduğunun ve yapılaşmaya müsait olup olmadığının, şayet yapılaşmaya müsait olması halinde hangi büyüklükte yapı yapılabileceğinin açıklanmasının istenilmesine" yönelik ara kararına Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla; ... sayılıparselin bir kısmının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı haricinde kaldığı, taşınmazın sit alanı haricinde kalan kısmının büyüklüğünün 1.589,17 metrekare olduğu, bununla beraber sit alanı haricinde kalan kısmının yapılaşmaya müsait olup olmadığına, şayet yapılaşmaya müsait olması halinde hangi büyüklükte yapı yapılabileceğine ilişkin bilgilerin ilgili belediyesinden istenilmesi gerektiği yönünde, Tuşba Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile; ... ada, ... sayılıparselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı dışında olduğu ve parselin bir kısmının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı, parselin geriye kalan kısmının ise yaklaşık 1650 metrekare olduğu, anılan taşınmazın uygulama imar planı sınırları dışında kalmasından dolayı yapılaşmaya müsait olmadığı, davalı idareler vekili tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı yazı ile; ... ada, ... sayılıparselin kamulaştırılmasına karar verilen 89,14 m²’lik alanın 55,47 m²’lik kısmının 2. derece arkeolojik sit alanında kaldığı yönünde, Van Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, Tuşba ilçesi ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 264... sayılı parselin belirlendiği, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 18 blok halinde toplam 357 konutun inşaatına başlandığı, bölgede DSİ tarafından 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan arazi toplulaştırma işlemi sonucunda bazı taşınmazların sınırlarının değiştiği, bazı kısımların mülkiyeti özel kişilere ait anılan parsellere girdiği, 337 konutun yapımının tamamlandığı yönünde cevap verildiği,<br> görülmüştür.<br> ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılı parselin 539,78 m²’lik kısmına acele el konulmasına; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılıparselin 89,14 m²’lik kısmına acele el konulmasına karar verilmiştir.<br>Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.<br> Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.<br> Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür. <br> Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.<br> 2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.<br> Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.<br> Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.<br> Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.<br> Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.<br> 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.<br> Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır. <br> Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. <br>a) Davanın; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 539,78 m²’lik kısmı ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 89,14 m²’lik kısmının acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmı ile ilgili olarak;<br> Davalı idare tarafından; Van ili Çatak İlçesi ... mahallesinde 2016 yılında meydana gelen heyelan nedeniyle hak sahibi olan 245 afetzede ve 2021 yılında Başkale ilçesi ... Mahallesinde meydana gelen sel afeti nedeniyle hak sahibi kabul edilen 112 afetzede olmak üzere toplam 357 hak sahibi için kendi yerleşim yerlerinde ve bulundukları ilçelerde arazi yapısının dağlık ve jeolojik açıdan uygun olmaması nedeni ile Tuşba ilçesi ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait 264... sayılı parselin belirlendiği, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 18 blok halinde toplam 357 konutun inşaatına başlandığı, bölgede DSİ tarafından 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan arazi toplulaştırma işlemi sonucunda bazı taşınmazların sınırlarının değiştiği, yapılan afet konutlarının çekme mesafelerinin uyuşmazlığa konu parsellere taştığı, yapımı devam eden afet konutlarının çekme mesafelerinin kadastro çalışmaları sonrası mülkiyeti özel kişilere ait anılan parsellere taştığı tespit edildiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararı ile söz konusu parsellerin kamulaştırma planında belirtilen kısımları olan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 588,03 m²’lik kısmının, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 89,14 m²’lik kısmının acele kamulaştırılmasına karar verildiği, söz konusu afet konutlarının inşaatının tamamlandığı, hak sahiplerine yakın zamanda anahtar teslimi yapılmasının planlandığı, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararında 588,03 m²’lik kısmının acele kamulaştırılmasına karar verilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 539,78 m²’lik kısmının acele kamulaştırma için yeterli olduğunun anlaşılması üzerine 539,78 m²’lik kısmının acele kamulaştırılmasının uygun görüldüğü, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılı parselin 539,78 m²’lik kısmına acele el konulmasına karar verildiği hususları belirtilmiştir.<br> Uyuşmazlıkta; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 26/10/2021 tarih ve 166608 sayılı kararı ile; kamu yararı kararının alındığı ve bu kararın İçişleri Bakanı tarafından onaylandığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın 07/05/2024 tarih ve 940969 sayılı kararı ile; kamu yararı kararının alındığı ve bu kararın İçişleri Bakanı tarafından onaylandığı, Van Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin, Van Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanım izninin verildiği anlaşılmaktadır.<br>¸<br> Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılıparselin bir kısmının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı ve 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı haricinde kalan kısmının büyüklüğünün 1.589,17 m² olduğu belirtilmiş olup, dosyaya sunulan yukarıdaki krokinin incelenmesinden; dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilen ... ada, ... sayılıparselin 89,14 m²’lik kısmının Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından dosyaya sunulan krokide gösterilen 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları dışında kaldığı, diğer bir ifadeyle, ... ada, ... sayılıparselin 89,14 m²’lik kısmının sit alanı sınırları içerisinde bulunmadığı görülmektedir.<br>¸¸<br> Davalı idare tarafından sunulan yukarıdaki kamulaştırma planı krokisinde uyuşmazlığa konu parsellerin kamulaştırılacak kısımları görülmektedir.<br>¸<br>Davalı idare tarafından sunulan yukarıdaki uydu resimleri ile kamulaştırma planı krokisinin birlikte incelenmesinden; ... ada, ... sayılı parselin 588,03 m²’lik kısmı ile ... Sayılı parselin 89,14 m²’lik kısmında hiçbir yapılaşmanın bulunmadığı (davalı idare tarafından söz konusu afet konutlarının inşaatının tamamlandığının bellirtildiği), ... ada, ... sayılı parselde yapılmış yapıların bulunduğu dolayısıyla afet konutlarının ... Mahallesi ... ada, ... Sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parselde bulunduğu görülmektedir.<br> Bu durumda; dava konusu acele kamulaştırma kararının, Çatak ilçesi ... Mahallesinde 2016 yılında meydana gelen heyelan ve 2021 yılına Başkale ilçesi ... Mahallesinde meydana gelen sel afeti nedeniyle konutları zarar gören afetzedelerin ortaya çıkan konut ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılacak binaların çekme mesafelerinin uyuşmazlığa konu parsellere taşması sebebiyle, yapımı devam eden afet konutlarının çekme mesafelerinin sağlanması için ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 588,03 m²’lik kısmının, ... parsel sayılı taşınmazın 89,14 m²’lik kısmının kamulaştırılması amacıyla tesis edildiği, davalı idareler tarafından ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 539,78 m²’lik kısmının acele kamulaştırma için yeterli olduğu ve bu kısmın acele kamulaştırılmasınını uygun görüldüğünün belirtildiği ve bu doğrultuda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılı parselin 539,78 m²’lik kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşıldığından, afetzedelerin konut ihtiyacının karşılanmasında ve bu amaçla gerekli taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararının bulunduğu, doğal afete maruz kalan bölgelerde yaşayan vatandaşların konut ihtiyacı sebebiyle afetzedelerin barınma ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik yapıların bir an önce inşa edilmesinde, yani afet konutlarının yapılmasında acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu acele kamulaştırma kararının anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br> b) Davanın; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 48,25 m²’lik kısmının acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmı ile ilgili olarak; dava konusu işlem ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 588,03 m²’lik kısmının acele kamulaştırılmasına karar verildiği, davalı idareler tarafından ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 539,78 m²’lik kısmının acele kamulaştırma için yeterli olduğu ve bu kısmın acele kamulaştırılmasınını uygun görüldüğünün belirtildiği ve bu doğrultuda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu ... ada, ... sayılı parselin 539,78 m²’lik kısmına acele el konulmasına karar verildiği, dolayısıyla davalı idareler tarafından ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 48,25 m²’lik kısmının kamulaştırılmayacağı anlaşıldığından, dava konusu acele kamulaştırma kararının ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 48,25 m²’lik kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Dava konusu acele kamulaştırma kararının ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 48,25 m²’lik kısmının İPTALİNE; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 539,78 m²’lik kısmı ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 89,14 m²’lik kısmı yönünden ise DAVANIN REDDİNE,<br>2. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL yargılama giderinin ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, <br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, <br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden davacıya iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

imar