<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/1434 E. , 2025/5215 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2025/1434<br>Karar No : 2025/5215 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- ... Belediye Başkanlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel,... ada ..., ... ve ... parsel, ... ada ..., ... ve ... sayılı parsel, ... Ada, ... ve ... parsel ve ... ada,... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alana ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile uygun bulunan ve Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarihli işlemi ile onaylanan Antalya Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (Aksu İlçesi) 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ve anılan planlara askı süresi içinde yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile ... İdare Mahkemesini E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden, dava konusu planların,<br>1) ... ada, ... sayılı parsel bakımından;<br>a) Kullanım kararı yönünden; <br> Uyuşmazlık konusu taşınmazın 2018 tarihli imar planlarında günübirlik alan olarak planlandığı, anılan imar planlarına karşı davacı tarafından açılan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile planlarının iptaline karar verildiği, anılan iptal kararına yönelik yargılama süreci devam ederken davalı idarelerce dava konusu taşınmazın yine aynı şekilde günübirlik alan olarak planlandığı, ancak bakılan dosyada yargılama devam ederken askıda itirazların kabul edilerek taşınmazın turizm tesis alanı olarak planlandığı, anılan taşınmaz bakımından davanın konusuz kaldığı, bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>b) Yapılaşma koşulları yönünden; <br>Uyuşmazlık konusu taşınmazın turizm tesis alanı olarak belirlenen kısmının yapılaşma koşullarının E:1,00 ve maksimum yatak kapasitesinin 300 yatak olarak belirlendiği, aynı plan sınırları içerisinde, aynı hat üzerinde benzer koşullarda, aynı plan fonksiyonu ve yapılaşma şartlarına sahip parsellerde ortak bir plan ilke kararının uygulanmadığı, aynı yapılaşma koşulları ile birlikte yakın parsel büyüklüğüne sahip parsellerin yatak kapasitelerinde neredeyse iki kat üzeri değişim olmasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle uyuşmazlık konusu parsel için belirlenen yatak kapasitesi yönünden planların hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>2) ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından; <br>a) Kullanım fonksiyonu ve yapılaşma koşulları (E=1,0 ve Yençok:8 kat) yönünden; <br>Uyuşmazlık konusu parselin ... tarihli planlarda konut-turizm alanı olarak planlandığı, dava konusu planlarda ise konut alanı olarak planlandığı, iş bu dava devam ederken taşınmazın turizm tesis alanı olarak belirlendiği, yapılaşma koşullarının E=1,0 Yençok:8 kat ve maksimum yatak kapasitesi 500 olarak revize edildiği, davacının talebi yerine getirilmiş olduğundan, fonksiyon ve yapılaşma koşulları yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>b) Yapılaşma koşulu (500 yatak kapasitesi) yönünden; <br>Dava konusu parsel için belirlenen yatak kapasitesinin çevresi ile bütünlükten anlamsız bir şekilde uzaklaştığı, aynı plan sınırları içerisinde, aynı ulaşım aksı üzerinde benzer koşullarda, aynı plan fonksiyonu ve yapılaşma şartlarına sahip parsellerde ortak bir plan ilke kararının uygulanmadığı, aynı yapılaşma koşulları ile birlikte yakın parsel büyüklüğüne sahip parsellerin yatak kapasitelerinde neredeyse iki kat üzeri değişim olmasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı parsel için belirlenen yatak kapasitesi yönünden planların hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>3) ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar arasında oluşturulan 7 metre genişliğindeki yol bakımından;<br>Dava konusu imar planları ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın turizm tesis alanı olarak ayrılan kısmının yol cephesinin bulunmasına rağmen günübirlik tesis alanına ayrılan kısmının herhangi bir yola cephesinin bulunmadığı, bahsi geçen 7 metrelik yaya yolu ile parselin günübirlik tesis alanı olarak ayrılan kısmının yola cephesinin sağlanmış olduğu ve ileride doğabilecek muhtemel mağduriyetlerin önlenmiş olduğu, bu nedenlerle söz konusu bu yaya yolunun planlama ilkesine ve esaslarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.<br>4) ... ada, ... sayılı parsel sayılı taşınmazın kuzeybatısında yer alan cephe hattının yeniden düzenlenmesi bakımından;<br> Uyuşmazlık konusu taşınmazın kuzeybatısında kalan kesiminin hâlihazırda yol üzerinde kaldığı, yaya ulaşımı ve taşıt ulaşımını olumsuz etkileyecek form ve yapıda olduğu davacının parsel üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunması halinde mevcut ulaşımın olumsuz etkileneceği, bu nedenle parselin kuzey batısında yer alan kısmının kuzey doğuya metrekaresi değiştirilmeden alınmasının mevcut ulaşım ve gelecekte oluşacak yapılı çevre açısından daha doğru olacağı, bu nedenle cephe hattı yönünden planlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>5) ... ada ... parsel sayılı taşınmaz bakımından;<br> Uyuşmazlık konusu taşınmazın önceki 04.05.2018 tarihli imar planlarında olduğu gibi dava konusu planlarda da kapalı spor tesis alanı ve taşkına maruz alan olarak planlandığı, davacı tarafından bu parsel yönünden de 2018 tarihli imar planlarının iptali istemiyle dava açıldığı ve ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, taşınmazın büyük bölümünün taşkın alanına isabet ettiği, taşkın alanlarında günübirlik tesis alanı kullanımının planlanamayacağı, ayrıca alanda buna aykırı olarak taşkın alanında kaldığı halde günübirlik tesis alanı olarak planlanan taşınmazların emsal olarak kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, getirilen kullanım kararı yönünden anılan planlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>6) ... ada ..., ... ve ... parsel ve ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar bakımından;<br>Uyuşmazlık konusu taşınmazların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 04.05.2018 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut-turizm alanı olarak belirlendiği, bölgenin yapılaşmasının büyük oranda tamamlandığI ve bu alanlarda konut yapılması halinde E=0.75 Yençok- 6 kat yapılaşma hakkının tanımlandığı, parsel büyüklüğü 5000 m2 ve üzerindeki parsellerde E=0.80 Yençok-6 Kat, parsel büyüklüğü 10000 m2 ve üzerindeki parsellerde “restoran, kafeterya, toplantı ve konferans salonu, fitness, spa, sauna, hamam, yüzme havuzu vb. turizm faaliyetlerini destekleyici nitelikteki kullanımları ihtiva eden nitelikli konutlar” veya “otel, tatil köyü pansiyon vb. turizm tesisleri" yapılması halinde E=1.0 Yençok-8 kat yapılaşma koşullarının tanımlandığı, dava konusu imar planı ile tercihli kullanım kararının kaldırılarak taşınmazın konut alanı olarak belirlendiği ve bu alanlarda yapılaşma koşullarının E=0.75, Yençok-6 kat olarak belirlendiği, ayrıca aynı plan hükümlerinde 5000 m2 ve üzerindeki konut parsellerininde yapılaşma koşullarının E=0.80 Yençok-6 kat olarak tanımlandığı, ancak bölgenin büyük ölçüde yapılaşmış olması nedeniyle plan bütününde aynı ulaşım aksı üzerinde veya aynı yapı adası içerisinde farklı yapılaşma koşularına ve kullanımlarına sahip alanlar oluşması şeklinde plan kararının getirildiği, bu parsellerin konut alanı kullanımına dönüştürülmesi ile bölgeye ek yerleşik nüfusun geleceği, gelen bu ek nüfus ile bölgede mevcut sosyal ve teknik altyapı standartlarının azalacağı, ilave sosyal ve teknik altyapı alanları önerilmeden dava konusu parsellerin kullanım kararının konut alanına dönüştürülmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>7) ... ada, ... (tevhit sonucunda ... parsel) parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz arasında önerilen 7 metre genişliğindeki yaya yolu bakımından;<br>Anılan parseller arasında geçen 7 metrelik yolun kuzeydoğu yönünde yaklaşık 90 metre ilerledikten sonra ikiye ayrıldığı, ikiye ayrılan yolun kuzey yönünde 10 metre genişliğinde devam ederek kanal kenarındaki yaya yolu ile birleştiği, yolun kuzeydoğu yönünde devam eden kısmın ise park alanında son bulduğu, anılan bu yolun kanal kenarından gelen yolla bağlantıyı sağlayan ve park alanına ulaşımı sağlayan bir yol olduğu, ulaşım kurgusu bakımından kamu yararına ve planlama esaslarına aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır. <br>8) ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından;<br> Uyuşmazlık konusu taşınmazın spor alanı olarak belirlendiği ve 3. ve 4. etap planlama alanı içerisinde kuzey doğudan başlayarak sahile kadar inen bir yeşil sistemin içerisinde kaldığı, yaklaşık 1.2 km boyunca devam eden bu süreklilik, planın ana kurgularından birini oluşturduğu, plan hükümlerinde öngörülen düşük yapılaşma koşullarının yeşil sistem ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. <br>9) ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından;<br>Uyuşmazlık konusu taşınmazın 04.05.2018 tarihli imar planlarında sosyal ve kültürel tesis alanı olarak planlandığı, davacı tarafından anılan planının iptali istemiyle açılan davada ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında alandaki diğer kullanımlarla ile konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi kullanımının bir arada bulunmasının plan bütünlüğünü ve sosyal ve teknik altyapı ve donatı dengesini bozucu nitelikte olacağı, parsele getirilen kullanım yönünden anılan planlarda hukuka aykırılık görülmediği, dolayısıyla dava konusu planlarda dava konusu parsele getirilen kullanım kararının yargı kararına ve gerekçelerine uygun olduğundan, dava konusu parsel yönünden planlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerde dava konusu işlemlerin, yukarıda 1-b, 2-b, 4. ve 6. maddelerinde belirtilen hususlar yönünden iptaline, 3, 5, 7, 8 ve 9. maddelerinde belirtilen hususlar yönünden davanın reddine ve 1-a ve 2-a. maddeleri yönünden ise konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; Davacının davanın reddine ilişkin kısma yönelik, davalı idarenin ise iptale ilişkin kısma yönelik istinaf isteminde bulunması üzerine İdari Dava Dairesince verilen kararda; <br> I- Davalı idarelerin istinaf istemleri incelendiğinde;<br> ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza getirilen yapılaşma koşulları bakımından;<br>Dava konusu imar planlarında uyuşmazlık konusu ... parsel sayılı taşınmazın günübirlik tesis alanı ve ... parsel sayılı taşınmazın konut alanı olarak planlandığı, taşınmazların nitelikli turizm alanı olarak planlanması gerektiği iddialarıyla davanın açıldığı, İdare Mahkemesince dava devam ederken davacının meramının anılan parseller bakımından giderilmiş olduğu, fonksiyon yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu nedenle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulduğu ve bu hükmün kesinleştiği, yine dava devam ederken uyuşmazlık konusu taşınmazlara yönelik maksimum yatak kapasitesinin belirlendiği, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında bu davanın konusu dışında kalan, dava açıldıktan sonra ortaya çıkan durumun hukuka uygunluğunu, sanki bu davanın konusuymuş gibi incelediği, bu davada, parselin yoğunluk kararlarının davanın konusu olmadığı, dava açıldıktan sonra ortaya çıkan durumun hukuka uygunluğunun, sanki bu davanın konusuymuş gibi incelenmesinde hukukî isabet bulunmadığı, bu kısım yönünden istinaf isteminin kabülü ile iptale ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak hüküm tesisine mahal olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>... ada, ... sayılı parsel sayılı taşınmazın kuzeybatısında yer alan cephe hattının yeniden düzenlenmesi bakımından;<br>Dava dilekçesinde, anılan taşınmazın kuzey-batı köşesinin yolda kaldığı, yolda kalan bu kısımdan istifade edilemeyeceği, bu nedenle bu yolun kaldırılmasının gerektiğinin ileri sürüldüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, parselin yolda kalan kısmının metrekaresi değişmeden kuzey-batıdan kuzey-doğuya kaydırılması gerektiği yönünde görüş verildiği, ancak uyuşmazlık konusu taşınmazın boş olduğu, bu parsele yönelik tasarrufta bulunulabilmesi için yapı ruhsatının alınmasının gerektiği, yapı ruhsatının düzenlenebilmesi için ise parselin imar planı kurallarına göre yapı inşa edilebilir hale getirileceği, dolayısıyla parselin yolda kalan kısmına ilişkin durumun imar planıyla değil imar planının zemine uygulanmasıyla ilgili bir mesele olduğu, taşınmazın metrekaresinin değişip değişmeyeceği, değişecekse ne kadar değişeceği hususunun düzenleme ortaklık payı yahut terk miktarıyla ilgili bir husus olduğu, düzenleme ortaklık payı ve terk durumu hesaplanmadan ve değerlendirilmeden metrekare değişiminin ne olacağının bilinemeyeceği, bilirkişi kurulunun da böyle bir hesap yapmadan bu görüşü hangi bilimsel ve teknik kritere göre verdiğinin somutlaştırılmadığı, bu yönüyle de bu görüşün hükme esas alınacak bir niteliğinin bulunmadığı bu nedenle bu kısım bakımından istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin anılan kısmının kaldırılmasına ve bu kısım bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>... ada ..., ... ve ... parsel ve ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar bakımından;<br>Dava dilekçesinde; anılan taşınmazlarda turistik tesis yapmak maksadıyla tevhid yaptırıldığı, ancak parsel turizm alanı olmadığından otel için yapı ruhsatı alınamadığı, bu parsellerin konut alanı olmaması gerektiği, konut için plana donatı konulmadığı, parsellerin turizm alanı planlanması gerektiği iddialarına yer verildiği, hükme esas bilirkişi raporunda teknik ve bilimsel bir değerlendirmeden ziyade, malik parseli nasıl kullanmak istiyorsa o şekilde yapılaşmaya yönelik imar planı yapılması gerektiği değerlendirmesinde bulunduğu, bilirkişi raporunun anılan kısmının bilimsellikten uzak olduğu, dava konusu taşınmazların önceki imar planında konut-turizm alanı olarak planlandığı, bu alanda konut veya turizm tesisi şeklinde tercihli bir kullanımın öngörüldüğü ancak bu sahanın yapılaşmasının büyük oranda mesken nitelikli tamamlanması durumu göz önünde bulundurularak dava konusu imar planlarıyla, daha önceki turizm alanı ya da konut alanı şeklindeki tercihli kullanım kararının dava konusu planda kaldırılarak bunun yerine konut alanı planlaması yapıldığı, dava konusu planlarda tercihli kullanımın konut kesiminde plan ana kararlarını bozucu nitelik taşımasına istinaden kaldırıldığı, sadece konut kullanımının getirildiği, Kemerağzı Bölgesi plan sahası bir bütün olarak incelendiğinde, plan sahasının ortasında 40 metre enkesitli yolun planlandığı; yolun kuzey kesimlerinin konut alanı ağırlıklı, yolun güney kesiminin ise turizm alanı ve günübirlik tesis alanı olarak planlandığı, dava konusu parsellerin plan tasarımın konut bölgesi içerisinde kaldığı; konut bölgesi içerisinde kalan parsellerin turizm alanı olarak planlanmasının plan bütünlüğünü bozucu nitelik taşıyacağı; bu yönden dava konusu parsellerin konut alanı olarak planlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak anılan taşınmazlar bakımından istinaf isteminin kabulüne, idare mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>II-Davacının istinaf istemi bakımından;<br> İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kabulüne, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın yatak kapasitesine ilişkin kısmı bakımından İdare Mahkemesi kararınının kaldırılmasına, bu kısımlar bakımından hüküm tesisine mahal olmadığına, ... ada ..., ... ve ... parsel, ... ada ..., ... ve ... sayılı parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kuzey-batı köşe kısmındaki yol güzergahı bakımından İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bu kısımlar bakımından da davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : <br>... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar bakımından, hüküm tesisine mahal olmadığına ilişkin karar verildiği, usuli açıdan gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğu, öte yandan yargılama devam ederken davalı idarece itirazların kabul edilerek yatak kapasitesinin belirlendiği, taleple bağlılık ilkesinin sınırlı uygulanmaması gerektiği, anılan hususun yargılama devam ederken iptali istenilen planlar nedeniyle ortaya çıktığı bu nedenle dava içinde değerlendirilmesi gerektiği, getirilen yatak kapasitesinin çevresi ile uyumlu olmadığı,<br>... ada ... parsel sayılı taşınmazın kuzey-batı köşe kısmı bakımından; imar planı ile konumlanan yolun, bölgenin yapılaşma gerçeğinden uzak , kağıt üzerinde tasarlanan yol olduğu, zeminde uygulanamadığı, yolun geliş aksını , kavis yapacağı açıyı doğru şekilde tanımlanmadığı, ayrıca bölgede parselasyon yapıldığı için yeniden bir DOP kesintisinin mümkün olmadığı, <br> ... ada, ... ve ... parsel ve ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar bakımından; anılan taşınmazları 2010, 2013, 2018 tarihli imar planlarında tercihli kıllanım alanı olarak planlandığı, dava konusu imar planları ile farklı bir tasarım getirildiği, yolun kuzey tarafınının büyük oranda turizm tesisleri ile yapılaştığının göz ardı edildiği, konut kullanımı için gerekli sosyal donatı alanlarının ayrılmadığı, idarenin 2010 yılından bu yana verdiği hakkı 2022 yılında vatandaşın elinden aldığı, bu değişikliğin zorunlu olduğunu ortaya koyan veri bulunmadığı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından, uyuşmazlık konusu alanda inşaatı mutlak anlamda yasaklayıcı taşkın riski bulunmadığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğünün Taşkın Kontrol Şube Müdürlüğünce düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yazısı ile yapılan ıslah çalışmaları sonrasında taşkın riskinin ortadan kalktığının belirtildiği, taşkın sahasında kalan bir çok taşınmazın turizm ve konut alanı olarak belirlendiği, kapalı spor alanı kullanım kararının kamusal nitelikte olduğu, ... Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün böyle bir taşınmaz ayrılması yönünde talepte bulunmadığı, kurumun olumsuz görüşü olduğu, <br>... ada, ... parsel sayılı taşınmazdan geçen 7 metrelik yol bakımından, davalı idare tarafından getirilen 7 metrelik yolun getiriliş gerekçesi olarak anılan taşınmaza bitişik konumda bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının turizm tesis alanı , bir kısmının günübirlik alan olması sebebi ile , günübirlik alanın yola cephe kazanmasının gösterildiği, oysa bir taşınmaza birden fazla kullanım kararı olmayacağına dair mevzuatta herhangi bir hüküm ya da planlama yaklaşımı bulunmadığı,<br> ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından, sağlık alanı fonskiyonunun neden değiştirildiğine yönelik somut bir gerekçenin bulunmadığı, Antalya İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısında anılan taşınmazda konaklamalı fizik tedavi merkezi açılması yönünde olumlu görüş verdiği, alanda sosyal kültürel tesis alanına ihtiyaç bulunmadığı, Meksansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirlenen standartın üzerinde sosyal kültürel tesis alanı ayrıldığı ancak sağlık alanlarının anılan Yönetmelikte belirlenen standartın altında olduğu, ... ada, ... parsel bakımından ise DSİ XIII. Bölge Müdürlüğünün yazısında bu alanda inşaat yasağına ilişkin hüküm bulunmadığı, taşkın sahası içerisinde birçok konut, turizm ve ticaret alanı planlandığı, alanın sağlık alanı olarak belirlenmesinin taşınmazın çevresindeki yapılaşmalar ile daha uyumlu bir planlama kararı olacağı, <br>... ada, ... parsel sayılı taşınmaz bakımından, taşınmazın uzun süredir kamulaştırılmadığı ve halihazırda boş arazi vasfında olduğu, atıl durumda beklemenin kentsel çevrenin kalitesini düşüren bir durum olduğu, katılımcı planlama anlayışı ile vatandaşların talebinin de nazara alınarak kurum görüşleri ile birlikte bölge yapılaşmasına ve gelecek beklentilerine daha uygun bir kullanım kararı getirilmesi gerektiği, kapsamlı sportif faaliyetlerin yapılmasına imkan tanıyan ve 13.621,00 m2 alana sahip taşınmaz için 0,05 emsal öngörülmesinin bölgenin turizm yoğunluğuna cevap verebilecek nitelikte olmadığı, <br>... ada, ... parsel ( tevhit sonrası ... parsel olmuştur ) ile ... ada ... parsel arasında mevcut yol bakımından, getirilen yolun işlevsel olmadığı ve yeniden düzenleme yapılması gerektiğinin raporda açıkça dile getirildiği, anılan yolun kaldırılarak, taşınmazla yeşil alan arasına alınması talebinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : <br>Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı Aksu Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Uyuşmazlık konusu taşınmazlarında bulunduğu alan 2004 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi olarak ilan edilmiş, alanda farklı tarihlerde plan değişikleri yapılmış, anılan iptal kararları sonrasında en son 2013 yılında 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında revizyonlar yapılmış, anılan revziyonların iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada, uyuşmazlık konusu planlarda turizm tesisleri ve kıyı arasında ayırıcı bir kamusal fonksiyonun bulunmadığı, toplumun kıyılardan yararlanabilmesi için gerekli yolların planlanmadığı, kıyının kuzeyinde bulunan 45 metre genişliğindeki taşıt yolundan güneye doğru inen ve kıyıyla taşıt bağlantısını sağlayacak olan otopark alanlarının yeterili olmadığı ve kıyının kamusal kullanım yoğunluğunun ihtiyacı olan otopark alanlarıyla yaya ilişkisinin yeterince kurgulanmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile imar planlarının iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2019 tarih ve E:2016/10536, K:2019/9946 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.<br>Yukarıda yargılama sürecinde aktarılan 2013 tarihli imar planı revizyonun ile iptal edilmesi üzerine iptal kararını uygulamak için Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ...-... sayılı işlemiyle Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planları onaylanmış, anılan planların iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan planlar iptal edilmiş, iptal kararının uygulanması amacıyla Antalya Kemerağzı-Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (KTKGB) imar planları Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca 16.02.2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanmış, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının 01.03.2022-30.03.2022 tarihleri arasında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ise 18.02.2022-20.03.2022 tarihleri arasında askı ilanına çıkmış, bu süreler içerisinde davacı tarafından imar planlarına itiraz edilmiş, itirazın zımnen reddi üzerine davacı tarafından anılan imar planlarının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açılmış, yargılama devam ederken Plan İnceleme Değerlendirme Kurulunda itirazlar görüşülmüş, anılan Kurulun ... tarihli, ... sayılı işlem ile davacının ... ada, .. parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik itirazları kabul edilerek bu alanlar turizm tesis alanı olarak belirlenerek yapılaşma koşulları ve yatak kapasiteleri belirlenmiş, ayrıca ... ada, ... parsel ile komşu ... parsel sayılı taşınmazın arasında 7 metrelik yol belirlenmiş, diğer itirazlarının reddine karar verilmiş ve bu karar Kültür ve Turizm Bakanlığının 11.11.2022 tarihli işlemi ile onaylanmış, anılan imar planı değişiklikleri 23.11.2022-23.12.2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 23.12.2022 tarihli dilekçe ile askı süresi içerisinde ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik getirilen yatak kapasitine, ... ve ... parsel sayılı taşınmazın arasında 7 metrelik yol belirlenmesine itiraz edilmiş, öte yandan da itirazlarının reddedildiği ... ada, ..., ..., ... parsel ve ... ada, ..., ... ve ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parse sayılı taşınmazlar ile ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar bakımından da 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına itiraz edilmiş ve itirazın zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ...-... sayılı işlemiyle onaylanan imar planlarının ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/01/2022 tarih ve E:2021/4699, K:2022/220 sayılı bozma kararına uyularak kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 04/02/2025 tarihli, E:2022/6683, K:2025/371 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları idarî dava türleri arasında sayılmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın yetki yönünden reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almaktadır. <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, yargı mercileri davacının talep sonucu ile bağlı olup, Mahkemece istemin genişletilmesi, daraltılması veya talep edilmeyen bir konuda karar verilmesi mümkün değildir.<br> İdari yargı mercilerinin taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde yargılama yapma yetkisine sahip oldukları dikkate alındığında, dava dilekçesinde davanın konusunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açık bir şekilde ortaya konulması ve Mahkemece davanın konusu doğru bir biçimde tespit edildikten sonra dosyanın karara bağlanması zorunludur.<br> Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 11.11.2022 tarihinde davalı idare tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında davacının ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazları bakımından itirazının kabulüne karar verilerek anılan taşınmazların turizm tesis alanı olarak belirlendiği ve anılan tesise yönelik yatak kapasitesinin belirlendiği, ayrıca ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların arasında 7 metrelik yol belirlendiği, anılan planın askıya çıkması üzerine davacı tarafından verilen itiraz dilekçesinde belirlenen yatak kapasitesinin ve 7 metrelik yolun iptalinin istenildiği, ayrıca itirazının reddedilerek kesinleştiği taşınmazlar bakımından da dilekçesinde itirazlarının olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan dava dilekçesinin konu kısmında ... tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının ve bu planlara askıda yapılan 23.11.2022 tarihli itirazın reddine dair işlemin iptalinin istenildiği belirtildiği, dilekçenin açıklamalar kısmında da ... tarihli imar planlarına yapılan itirazın zımnen reddi üzerine ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ..., ... ve ... parsel, ... ada, ..., ... ve ... parsel, ... ada, ... ve ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava açtığı ve yargılamaya devam edildiği, yargılaması devam eden imar planlarına yaptığı itirazlarının bir kısmının kabul edildiği, itirazının kabul edilen kısımlara yönelik yapılan imar planı değişikliklerinden ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz için belirlenen yatak kapasitesi ve 7 metrelik yol bakımından iddialarda bulunduğu, diğer taşınmazlara yönelik bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Ancak temyize konu kararda; 16.02.2022 tarihli imar planlarına yapılan itirazın zımnen reddi üzerine ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada verilen kararın birebir aynısının verildiği, uyuşmazlığın konusu olan ... tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına yönelik inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan davacının askıda itirazının reddedilerek kesinleştiği ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel arasında kalan yol bakımından , ... ada, ..., ..., ... ve ... ada, ..., ... ve ... parseller, ... ada, ..., ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar bakımından da imar planlarının iptalinin istenilip istenilmediğinin açıklığa kavuşturulması, anılan taşınmazlar bakımından da imar planlarının iptali isteniyorsa bu taşınmazlara yönelik dava açma süresi hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Bu durumda, davanın konusunun hatalı nitelendirildiği görüldüğünden temyize konu kararda usule ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Ayrıca yargılama devam ederken davacının ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz için belirlenen yatak kapasitesine yönelik itirazının Plan İnceleme Değerlendirme Kurulunca 13.02.2023 tarihinde kabul edildiği, 500 kişilik yatak kapasitesinin 800 kişilik yatak kapasitesine çıkarıldığı yönünde davalı idarenin savunmasının bulunduğu görüldüğünden verilecek kararda bu hususun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddi, kısmen de hüküm tesisine mahal olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
imar