<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/5858 E. , 2025/9327 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/5858<br>Karar No : 2025/9327<br> <br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı Belediye tarafından, Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 3,4,5,6,8,9 nolu maddelerinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin 3, 5, 6 ve 9. maddeleri bakımından yapılan incelemede, dava konusu kararın alındığı devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu toplantısına davacı belediye başkanlığını temsilen Belediye Başkanı İbrahim Yaman'ın katıldığı, kararın 4 ve 8. maddelerine muhalif kaldığı, ancak 3, 5, 6 ve 9. maddelere muhalif kalınmaksızın dava konusu kararın bu kısmının oybirliği ile alındığının görüldüğü, bu bağlamda; dava konusu devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararının 3, 5, 6 ve 9. maddelerine ilişkin kısmın oybirliği ile alınması, davacı belediye temsilcisinin kararda muhalefet şerhinin bulunmaması karşısında, muhalif kalınmayan dava konusu karar bakımından davacı belediyenin dava açma ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu işlemin 4. maddesi bakımından yapılan incelemede, Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih, ... sayılı kararı ve ... tarih, ... sayılı kararının birlikte incelenmesinden, Tavla Belediyesinin ... tarih, ... sayılı yazısı ekinde Tavla Belediyesine ait devir, tasfiye ve paylaştırmaya konu olan personel, her türlü taşınır ve taşınmaz mallar, hak alacak ve borçlara ilişkin tabloların Defne Kaymakamlığına sunulduğu, dava konusu işlemle davacıya devredilen Tavla Belediyesine ait olan borçların Hatay Büyükşehir Belediyesine devredilmesini gerektirecek herhangi bir yasal dayanak ve sebep bulunmadığı, davacı idarenin görev ve yetki alanına giren iş ve işlemlerden kaynaklandığı anlaşılan borç kalemlerinin davacı idareye devrine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin 8. maddesi bakımından yapılan incelemede, Gümüşgöze Belediyesinin ... tarih, ... sayılı yazısı ekinde Gümüşgöze Belediyesine ait devir, tasfiye ve paylaştırmaya konu olan borçlara ilişkin tabloların Hatay Valiliğine sunulduğu, dava konusu işlemle davacıya devredilen Gümüşgöze Belediyesine ait olan 233.885,88 TL elektrik borcunun Hatay Büyükşehir Belediyesine devredilmesini gerektirecek herhangi bir yasal dayanak ve sebep bulunmadığı, davacı idarenin görev ve yetki alanına giren iş ve işlemlerden kaynaklandığı anlaşılan elektrik borcunun davacı idareye devrine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 3, 5, 6 ve 9 nolu maddeleri açısından davanın incelenmeksizin reddine, 4 ve 8 nolu maddeleri açısından ise davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay Aşaması : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; istinafa konu mahkeme kararının "davanın incelenmeksizin reddine" ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığı, istinafa konu mahkeme kararının "dava konusu Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 4 ve 8 nolu maddeleri açısından davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesinde, dava konusu işlemin 4. maddesi bakımından, Defne ilçe Belediyesine bağlanan Çekmece Belde Belediyesi tarafından ... Bankası'ndan ... tarihli 2.271.376,05 TL Teminatlı İfraz Kredisinin parke taşı için kullanıldığı, Çekmece Belediyesi tarafından komisyona bildirilen bu borcun "Büyükşehir Belediyesinin görev yetki ve sorumluluğunda olduğuna dair bir bilgi bulunmadığından, bu borcun Defne İlçe Belediyesine devredildiği" şeklinde komisyon kararı alındığının görüldüğü, davalı idarece oluşturulmuş komisyonca; dava konusu borcun, ... tarih ve ... sayılı kararının 4. maddesi ile Komisyon kararı ile Defne Belediyesine devrine karar verildiği, ancak 30/03/2014'ten sonra kurulan Hatay Büyükşehir Belediyesince 13/11/2014 tarihli meclis kararı ile 12 metreden büyük yolların bakım, onarım ve işletmesinin Hatay Büyükşehir Belediyesinde olmasına karar verilmesi neticesinde, 12 metre ve üstünde olan yolların bakım onarımı için kullanıldığı dava dilekçesinde belirtilen ve aksi davalı idare savunmasında da ileri sürülmeyen dava konusu borcun, anılan yolların bakım, onarım ve işletmesinden sorumlu hale gelen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına ilgisinden dolayı devredilmesi gerekmekte iken davacı Defne Belediyesine devrine ilişkin komisyon karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı, dava konusu işlemin 8. maddesi bakımından ise, dosyanın incelenmesi sonucunda; Defne ilçe Belediyesine bağlanan Gümüşgöze Belde belediyesi tarafından komisyona, TEDAŞ'a borç olarak bildirilen 233.885,88 TL'lik borcun su motopomplarının sarfettiği elektrik bedeli olduğunun görüldüğü, beldenin su ihtiyacını karşılamaya yönelik su şebekesine su sağlanmasında kullanılan motopomplarda kullanılan elektriğin de su şebekesinin parçası olduğu göz önüne alındığında, su hizmetine bağlı olan elektrik borcunun, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin (r) fıkrasında, ''su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek" görevi verilmiş olan Hatay Büyükşehir Belediyesine veya bağlı kuruluşuna devredilmesi gerekirken, aksine davacı belediyeye devrine ilişkin olarak alınan komisyon karar kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçeleriyle davacı tarafından "dava konusu Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 3, 5, 6 ve 9 nolu maddeleri açısından davanın incelenmeksizin reddine" ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddine, davacı tarafından "dava konusu Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 4 ve 8 nolu maddeleri açısından davanın reddine" ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 4.ve 8. maddelerinin iptaline karar verilmiştir.<br> Bu kararın temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 20/03/2025 tarih ve E:2022/4832, K:2025/3104 sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 3, 5, 6 ve 9 nolu maddelerine ilişkin kısmının onanmasına, 4 ve 8. maddelere ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, “istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması nedenlerinin bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesinin Danıştay bozma ilamı uyarınca yeniden yargılama yaparak davanın kabulüne karar vermesi gerektiği, temyize konu kararda 4 ve 8. maddelerdeki eksik değerlendirme bozma nedeni sayılmakla birlikte, davanın temelini oluşturan devir, borç ve gelir paylaşımındaki eşitsizlik, hukuki gerekçe eksikliği ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un amacına aykırılık yönlerinden yeterli inceleme yapılmadığı, belediyenin mali haklarını etkileyen esaslı hususlar tartışılmadan hüküm kurulduğu, dava konusu kararın 3, 5, 6 ve 9. maddelerinde yapılan düzenlemelerin Defne Belediyesi’ni orantısız bir borç yükü altına sokarken, buna karşılık gelir getirici kaynakların büyük kısmı başka idarelere devredildiği, dava konusu komisyon kararı ile bazı taşınmazların ve gelir getirici kalemlerin Defne Belediyesi’ne devredilmemesinin belediyenin mali sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediği, belediyelerince sunulan borç-gelir dengesine ilişkin raporlar tartışılmadan, genel gerekçe ile hüküm kurulamayacağı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 36. maddesinde açıkça düzenlenen adil yargılanma hakkı ile Anayasa'nın 141. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddelerinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının, idari yargı mercilerince yapılan hukukilik denetiminde yargısal etkinliğin sağlanmasında öncelikle gözetilmesi gerekmektedir. Yargı kararı gerekçesinin davanın muhatapları açısından hukuki temellendirilme vasfı ile açık, net ve davanın tarafları arasındaki uyuşmazlığı çözücü nitelikte olması önemlidir. Bu kapsamda; temyiz incelemesi sonucu Dairemizin 20/03/2025 tarih ve E:2022/4832, K:2025/3104 sayılı kısmen onama, kısmen bozma yönündeki kararı ile dava konusu işlemin 4 ve 8. maddelere ilişkin kısmının, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen gerekçeden farklı bir hukuki sebeple, davanın reddi yönünde, verilen bozma kararına ilişkin olarak ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, bozmaya ilişkin kısma yönelik olarak dava konusu işlemin sebebini oluşturan delil ve tespitlere ilişkin gerekçeye yer verilmeden sadece Hatay 1. İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğundan, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1'inci maddesi gereğince Hatay Valiliğinin ... tarih, ... sayılı oluru ile oluşturulan Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararıyla Defne İlçesine bağlanan belde ve köylerin taşınmaz, araç, alacak ve borçlarının çeşitli idarelere devredildiği, bu işleme karşı davacı belediyece ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı dilekçeyle itiraz edildiği, itiraz üzerine Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonun'ca alınan ... tarih ve ... düzeltme kararıyla davacı idarenin bir takım itirazlarının kabul edildiği, reddedilen itiraz konularının ... tarih ve ... sayılı işlemle davacı idareye bildirilmesi üzerine açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla "Kanun hükümlerine aykırı olarak oluşturulan komisyon tarafından tesis edilen işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın kesinleşmesi üzerine bu kez Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararla aynı konuda düzenleme yaptığı ve bu kararın 3,4,5,6,8,9 nolu maddelerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercîleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile âdil yargılanma hakkına sahiptir.”<br>; 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” kuralları yer almış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, kararın dayandığı hukukî sebepler ile gerekçe, kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır. <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrasında "Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü, 4. fıkrasında ise,"Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü bulunmaktadır. <br> 2577 sayılı Kanun'un "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde; "Kararın dayanağı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı"nın Mahkeme kararında yer alması gerektiği belirtilmiştir.<br> Yine aynı Kanun'un 50. maddesinin 3. fıkrasına göre, Bölge İdare Mahkemeleri Danıştayca verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebileceği hüküm altına alınmıştır.<br> 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1. maddesinde "Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van ...inde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu ...in il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür" hükmüne, Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanundaki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulur. Bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabilir." hükmüne, 2. fıkrasında, "1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köyler, mevcut personelini, taşınır ve taşınmazlarını, iş makineleri ve diğer taşıtları ile kamu kurum ve kuruluşlarına olan alacak ve borçlarını katılacakları ilçe belediyesine bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren bir ay içinde bildirir. Bu belediye ve köylerin taşınmazlarının tahsisi ve kiralanması, iş ve toplu iş sözleşmesinin yapılması, yeni nazım ve uygulama imar planının yapılması, imar planı değişikliği ve revizyonu ile her türlü imar uygulaması (inşaat ruhsatı hariç), iş makineleri ve diğer taşıtların satışı ile borçlanmaları katılacakları ilçe belediyesinin onayına bağlıdır. Henüz ilçe belediyesi oluşmamış yerlerde bildirimler il belediyesine yapılır ve onaylar il belediyesince verilir. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış memur alımları hariç olmak kaydıyla, yine bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köyler tarafından nakil yoluyla atanacaklar da dâhil olmak üzere hiçbir şekilde yeni personel alımı yapılamaz ve bu belediye ve köyler tarafından aynı tarihten itibaren tüzel kişiliğin sona ereceği tarihi geçecek şekilde veya mevcut hizmet alımlarının kapsamını ve personel sayısını genişletecek şekilde hizmet alımı sözleşmesi düzenlenemez" hükmü, 3. fıkrasında, "1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir. Devir işlemi ilk mahalli idareler genel seçimi itibarıyla uygulamaya konulur" hükmüne, 8. fıkrasında ise, "Bu Kanunla büyükşehir ilçe belediyesi olan belediyelerce yürütülen su, kanalizasyon, katı atık depolama ve bertaraf, ulaşım, her çeşit yolcu ve yük terminalleri, toptancı halleri, mezbaha, mezarlık ve itfaiye hizmetlerine ilişkin olmak üzere personel, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları, komisyonca ilgisine göre büyükşehir belediyesi ile ilgili bağlı kuruluş arasında paylaştırılır..." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasa'nın 141. maddesinde bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kurala bağlanmış ve bu konuda herhangi bir istisnaya yer verilmemiştir.<br> Türk Dil Kurumuna göre gerekçe, Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebeplerdir. <br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Âdil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, herkesin, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizâlar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının mâkûl bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş olup, âdil yargılanma hakkının düzenlendiği bu maddede, kanun ile kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davanın görülmesi, davanın mâkûl bir süre içinde sonuçlandırılması, hakkaniyete uygun yargılama ve alenî yargılama ilkelerine açıkça yer verildiği görülmektedir. Hakkaniyete uygun yargılama ilkesi, silahların eşitliği, çekişmeli dava, gerekçeli karar hakkı unsurlarının bir arada mevcut olmasını gerektirmektedir. <br> Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde, gerekçeli karar hakkı denetiminin, gerekçenin hukukî olup olmadığı, yeterli ve mâkûl olup olmadığı, gerekçenin öğrenilip öğrenilmediği, tarafların iddialarının karşılanıp karşılanmadığı, gerekçenin mâkûl sürede yazılıp yazılmadığı ilkeleri açısından yapıldığı görülmektedir.<br> Anayasa Mahkemesi'nin 13/06/2013 tarih ve Başvuru No: 2013/1235 sayılı kararında;<br>' 23.Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, del...in değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez.<br> 24.Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyucak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortaya usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.<br> 25.Bununla birlikte derece mahkemelerinin, taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğu bulunmayıp, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Diğer taraftan kanun yolu mercilerince; onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçeler kabul edilmiş olacağından, anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının da bu yönde' olduğu belirtilmiştir.<br> 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak istinaf isteminin reddine karar verebileceği gibi mahkemenin hukuka uygun bulmadığı gerekçesini değiştirerek hüküm verebileceği de tabidir.<br> Dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinafa konu mahkeme kararının "davanın incelenmeksizin reddine" ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığı, istinafa konu mahkeme kararının "dava konusu Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 4 ve 8 nolu maddeleri açısından davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesinde, dava konusu işlemin 4. maddesi bakımından, Defne ilçe Belediyesine bağlanan Çekmece Belde belediyesi tarafından ... Bankası'ndan 12/03/2012 tarihli 2.271.376,05 TL Teminatlı İfraz Kredisinin parke taşı için kullanıldığı, Çekmece Belediyesi tarafından komisyona bildirilen bu borcun "Büyükşehir Belediyesinin görev yetki ve sorumluluğunda olduğuna dair bir bilgi bulunmadığından, bu borcun Defne İlçe Belediyesine devredildiği" şeklinde komisyon kararı alındığının görüldüğü, davalı idarece oluşturulmuş komisyonca; dava konusu borcun, ... tarih ve ... sayılı kararının 4. maddesi ile Komisyon kararı ile Defne Belediyesine devrine karar verildiği, ancak 30/03/2014'ten sonra kurulan Hatay Büyükşehir Belediyesince ... tarihli meclis kararı ile 12 metreden büyük yolların bakım, onarım ve işletmesinin Hatay Büyükşehir Belediyesinde olmasına karar verilmesi neticesinde, 12 metre ve üstünde olan yolların bakım onarımı için kullanıldığı dava dilekçesinde belirtilen ve aksi davalı idare savunmasında da ileri sürülmeyen dava konusu borcun, anılan yolların bakım, onarım ve işletmesinden sorumlu hale gelen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına ilgisinden dolayı devredilmesi gerekmekte iken davacı Defne Belediyesine devrine ilişkin komisyon karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı, dava konusu işlemin 8. maddesi bakımından ise, dosyanın incelenmesi sonucunda; Defne ilçe Belediyesine bağlanan Gümüşgöze Belde belediyesi tarafından komisyona, TEDAŞ'a borç olarak bildirilen 233.885,88 TL'lik borcun su motopomplarının sarfettiği elektrik bedeli olduğunun görüldüğü, beldenin su ihtiyacını karşılamaya yönelik su şebekesine su sağlanmasında kullanılan motopomplarda kullanılan elektriğin de su şebekesinin parçası olduğu göz önüne alındığında, su hizmetine bağlı olan elektrik borcunun, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin (r) fıkrasında, ''su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek" görevi verilmiş olan Hatay Büyükşehir Belediyesine veya bağlı kuruluşuna devredilmesi gerekirken, aksine davacı belediyeye devrine ilişkin olarak alınan komisyon karar kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçeleriyle davacı tarafından "dava konusu Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 3, 5, 6 ve 9 nolu maddeleri açısından davanın incelenmeksizin reddine" ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddine, davacı tarafından "dava konusu Hatay Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının 4 ve 8 nolu maddeleri açısından davanın reddine" ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 4.ve 8. maddelerinin iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda ise Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin 4.ve 8. maddelerinin iptaline yönelik kısmının bozulduğu anlaşılmaktadır. <br> Dairemizin bozma kararı, Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında verilmiş olup, anılan kararın 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde de sayılan hususlar yönünden değerlendirilmesinden ibarettir. Kanun'un 50. maddesi uyarınca Bölge İdare Mahkemesinin Danıştay tarafından verilen bozma kararlarına uyabileceği gibi kararlarında ısrar da edebileceği açıktır.<br> Görülmekte olan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince Danıştay'ın bozma kararına uyulduğunu belirttikten sonra bu kararında herhangi bir gerekçe yazmadan Hatay 1. İdare Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br> Dairemizin 20/03/2025 tarih ve E:2022/4832, K:2025/3104 sayılı kararının bozmaya yönelik kısmı incelendiğinde, kararın gerekçesinin, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen gerekçeden farklı olduğu açıktır. Bu haliyle; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra, ayrıca bir gerekçe belirtilmeden istinaf isteminin reddine karar verilmesi, ilk derece mahkemesi kararında belirtilen gerekçenin kabul edilerek, Dairemizin bozma kararındaki gerekçeye katılmadığı anlamına gelmektedir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince kastedilen bu ise yapılması gereken, 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca ısrar kararı vermektir. Dairemizin bozma kararındaki gerekçeye katılınmış olması durumunda ise dava konusu işlemin 4. ve 8. maddelerine yönelik ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini değiştirmek suretiyle istinaf istemini reddetmek gerekir.<br> Bu itibarla, davanın kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu gerekçesiz Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 02/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
imar