<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1007 E.  ,  2024/2969 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1007<br>Karar No : 2024/2969 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2- ...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ...<br> 6- ...<br> 7- ...<br> 8- ...<br> 9- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2020/8129, K:2023/6394 sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 30/12/2014 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, İzmir ili, Selçuk ilçesi ... Mahallesi (... Köyü) ile ... Mahallesine (... Köyü) ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2020/8129, K:2023/6394 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/11/2019 tarih ve E:2017/1382, K:2019/5702 sayılı bozma kararına uyularak;<br>Dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden,<br>Pamucak sahilinde yer alan turizm tesis alanı kullanımı yönünden;<br>Dava konusu çevre düzeni planının, 7.1, 7.2, 7.12, 7.13, 4.28, 4.29, 4.30 ve 8.3.1 sayılı plan notlarına kararda yer verilerek,<br>Uyuşmazlık konusu alana yönelik olarak ... Turizm Merkezi sınırları içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca 12/04/2007 tarihinde onaylanan 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarla öngörülen turizm tesis alanlarının dava konusu çevre düzeni planına aktarıldığı, dava konusu çevre düzeni planından sonra 10/10/2018 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı değişikliğinde de turizm tesis alanlarının korunduğu, ancak 12/04/2007 onay tarihli planların iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2009 tarihli, E:2007/6790, K:2009/13060 ve E:2007/7168, K:2009/10361 sayılı kararlarıyla anılan planların iptaline karar verilmesi nedeniyle, bölgeye ilişkin 07/07/2020 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile iptal kararları göz önünde bulundurularak turizm merkezi sınırları içerisinde yapılaşması tamamlanmış olan alanların turizm tesis alanı olarak belirlendiği, herhangi bir yapılaşmanın bulunmadığı ... Antik Kanalı'nın kuzey kesiminde yer alan yaklaşık 558 hektar büyüklüğündeki turizm tesis alanının kaldırılarak mevcut arazi kullanım kararları doğrultusunda tarım arazisi olarak düzenlendiği anlaşıldığından, açılan davanın, turizm tesis alanına yönelik kısmının konusuz kaldığı,<br>Bölge Parkı/Büyük Kentsel Yeşil Alan kullanımı yönünden;<br>Uyuşmazlığa konu alanın, doğal sit alanı olduğu ve büyük bölümünün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve bir kısmının da sulak alanın devamı niteliğinde olduğunun anlaşıldığı,<br>Dava konusu çevre düzeni planının, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,.., ve ... sayılı plan notlarına kararda yer verilerek,<br>Dava konusu 30/12/2014 onay tarihli çevre düzeni planının plan açıklama raporunda, Küçük Menderes Deltası'nın ekolojik değer ve karşılaştığı çevresel problemlere dikkat çekildiği, raporda (syf. 66), “Küçük Menderes Deltası: Uluslararası öneme sahip sulak alanlardan bir başkası olan Küçük Menderes Deltası, bir yandan Küçük Menderes Irmağında yaşanan kirlilik nedeniyle bozulma yaşarken, diğer yandan Küçük Menderes Irmağını besleyen dereler üzerinde başlatılan baraj çalışmaları nedeniyle risk altındadır. Diğer sulak alanlarda olduğu gibi, doğal sit olarak koruma altına alınmış olan sulak alanın bir bölümü Pamucak Turizm Merkezi sınırları içinde kalmaktadır. Turizm merkezi içinde geliştirilen kararların ve diğer etmenlerin yarattığı tehlikelerin giderilmesine ilişkin önlem önerileri çevre düzeni planı kararları arasında yer almıştır” denildiği, rapordaki ilgili önlem önerilerine ilişkin olarak (syf. 73), “Planlama bölgesi içerisinde yer alan Gediz, Bakırçay, Küçükmenderes Havzalarında su kaynaklarının korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması ve havza su kaynaklarında kirlenmenin önlenmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların işbirliği ile hazırlanan ve hazırlanacak olan Havza Yönetim Planlarında yer alan hususlar dikkate alınacaktır." ifadelerine yer verildiği,<br>Bu kapsamda, dava konusu çevre düzeni planının bu kısmının, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef, ilke, strateji ve kararlarına uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi için anılan plan kararının, yukarıda anılan plan notları ve plan açıklama raporu çerçevesinde irdelenmesi gerektiği,<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporundaki tespitlerin plan notları ve raporu ile birlikte değerlendirilmesinden, Pamucak sahilinin, arkasındaki doğal ve ekolojik peyzaj ile bir bütünlük oluşturduğu, davalı idare tarafından, bölge parkı kararı ile bölgede doğal/açık alanların ve karasal ve sucul ekosistemlerin korunmasının amaçlandığı, kararın bölgenin yapılaşmasına yönelik olmadığı belirtilmişse de, planla öngörülen kullanımların bölgenin önemli bir doğa alanı, orman alanı, sulak alan, mutlak tarım alanı gibi niteliklerinin değişmesine neden olabileceği ve sonuçta alanın doğal özelliklerini olumsuz etkileyeceği anlaşıldığından, plan kararında koruma esaslarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, <br> Pamucak sahilinde yer alan turizm tesis alanı kullanımı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Selçuk ilçesi Pamucak bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan kullanımının iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bölge parkı kullanımının, söz konusu bölgede yer alan doğal/açık alanların korunması, karasal ve sucul ekosistemlerin korunması amacına yönelik olduğu, kaldı ki bu alanın, sulak alan mutlak koruma bölgesi ve ekolojik etkilenme bölgesi sınırları ile yaban hayatı geliştirme sahası dışındaki kısımda yer aldığı, bu çerçevede, belirlenen bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan kullanımının bölgenin yapılaşmasına yönelik olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2020/8129, K:2023/6394 sayılı kararının, temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY <br>X- Görülmekte olan davada, uyuşmazlık, bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan belirlenen alanın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve üzerinde davacılar tarafından tarım yapıldığı iddiasından kaynaklanmaktadır.<br> Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, Çevre düzeni planı, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan plan şeklinde tanımlanmıştır.<br>Aynı Yönetmeliğin "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz,etüt ve araştırmalar yapılır:<br>... c) Fiziksel ve doğal yapı ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. ...<br>h) Yeşil ve açık alan kullanımları...<br> n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar. ...<br>(4) Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Çevre düzeni planı kararlarının, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanları, tarım alanları, sit alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanlar gibi bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararlarının sınırları alt ölçekli imar planları ile netleştirilmek üzere plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak oluşturulması gerekmektedir.<br>Bu çerçevede; dosyanın ve bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, uyuşmazlığa konu alan etrafında yer alan sit ve diğer koruma alanları ile hassas alanların paftalara işlendiği, alanın da doğal sit alanı niteliğinde olduğu, bu minvalde, yeşil ve açık alan kullanımı niteliğinde olan "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının, alanın özellikleri ile uyumsuz olmadığı değerlendirilmekle birlikte, kurumlardan elde edilen veriler sonucunda tarım arazisi olan alanların çevre düzeni planında gösterilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Her ne kadar Daire tarafından; Pamucak sahilinin, arkasındaki doğal ve ekolojik peyzaj ile bir bütünlük oluşturduğu, davalı idare tarafından, bölge parkı kararı ile bölgede doğal/açık alanların ve karasal ve sucul ekosistemlerin korunmasının amaçlandığı, kararın bölgenin yapılaşmasına yönelik olmadığı belirtilmişse de, planla öngörülen kullanımların bölgenin önemli bir doğa alanı, orman alanı, sulak alan, mutlak tarım alanı gibi niteliklerinin değişmesine neden olabileceği ve sonuçta alanın doğal özelliklerini olumsuz etkileyeceği anlaşıldığından, plan kararında koruma esaslarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, bu kısım yönünden çevre düzeni planının iptaline karar verilmiş ise de, uyuşmazlığa konu alanın tarım arazisi niteliğinde olup olmadığına ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı görülmektedir.<br>Bu itibarla; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile alanın, çevre düzeni planında gösterilebilecek nitelikte ve büyüklükte tarım arazisi vasfını haiz olup olmadığının Daire tarafından araştırılması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.<br> <br><br>KARŞI OY <br>XX- Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, Çevre düzeni planı, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan plan şeklinde tanımlanmıştır.<br>Aynı Yönetmeliğin "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz,etüt ve araştırmalar yapılır:<br>... c) Fiziksel ve doğal yapı ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. ...<br>h) Yeşil ve açık alan kullanımları...<br> n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar. ...<br>(4) Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Çevre düzeni planı kararlarının, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanları, tarım alanları, sit alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanlar gibi bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararlarının sınırları alt ölçekli imar planları ile netleştirilmek üzere plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak oluşturulması gerekmektedir.<br>Bu çerçevede; dosyanın ve bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, uyuşmazlığa konu alan etrafında yer alan sit ve diğer koruma alanları ile hassas alanların paftalara işlendiği, alanın da doğal sit alanı niteliğinde olduğu, yeşil ve açık alan kullanımı niteliğinde olan "bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan" kullanımının, alanın özellikleri ile uyumsuz olmadığı, kaldı ki, bölge parkı belirlenen alanın, sulak alan mutlak koruma bölgesi ve ekolojik etkilenme bölgesi sınırları ile yaban hayatı geliştirme sahası dışındaki kısımda yer aldığının ve belirlenen bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan kullanımının bölgenin yapılaşmasına yönelik olmadığının davalı idare tarafından ortaya konulduğu görüldüğünden, çevre düzeni planının bu kısmında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

imar