<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/969 E.  ,  2024/6674 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2019/969<br>Karar No : 2024/6674 <br><br>TEMYİZ EDEN(DAVACI) : ... Odası ... Şehir Plancıları Odası<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykozi ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı oluru ile onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu koruma amaçlı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dava konusu taşınmazlara özel eğitim tesis alanı fonksiyonu verildiği, dava konusu parsellerin orman alanı içerisinde yer almadığı, orman vasfının bulunmadığı, ikinci derece doğal sit alanında ve 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında “çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip alan” lejantının bulunduğu bölgede kaldığı, Kuzey Karadeniz Doğal Sit Alanı ilan kararında doğal sitlerin bütününün korunması gerekliliği ve mevcut doğal değerlerin bozulmaması ve yok olmaması kararı alınmış olmasına karşın, planların parçacıl, çevresel özellikleri, özellikle birinci derece etkilenme alanında kalan Kirazlı Özel orman alanı kapsamında değerlendirme yapılmaksızın bölgeye getirilen işlevsel dönüşüm ile plan yapılmasının üst ölçekli planla ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu İlke Kararları ile uyumlu olmadığı, planların koruma amaçlı planlar kapsamında yetersiz olduğu, uygulamada dava konusu planların dışına çıkıldığı, İstanbul il bütünüyle ve içinde bulunduğu ikinci derece doğal sit alanı ve çevresiyle birlikte ele alınmadığı, yapılaşma koşulunun E=0,80 olarak belirlenmesinin il bütününde kritik öneme sahip olan toprak ve bitki örtüsünün bozularak yapılaşmaya açılması anlamına geleceği, tüm bu veriler ışığında dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:İdari Dava Dairesince olayda, dava konusu parsellerin özel orman sahasında iken malikleri adına orman sahasından çıkarıldığı, alana ilişkin olarak ormanla ilgili bir değerlendirme yapılmasına olanak bulunmadığı, ancak dava konusu alanın II. derece doğal sit alanında kaldığı için değerlendirmenin bu yönüyle yapılması gerektiği, doğal sit alanlarının, kesin korunacak alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak üç kategoriye ayrıldığı, II. derece doğal sit alanlarında, doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yanında kamu yararı gözönüne alınarak kullanıma açılabilecek alanlar olduğu ve bu alanlarda, turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceği görüldüğünden, dava konusu parsellerin tamamen yapılaşmaya kapalı olmadığı, kamu yararı göz önüne alınarak turistik tesisler yanında hizmete yönelik yapılara ilişkin olarak da yapılaşmaya gidilebileceği, bu sebeple II. derece doğal sit alanında yapılaşmanın tamamen yasaklandığı yönünde değerlendirmenin hatalı olacağı, bu kapsamda eğitim tesisine yönelik yapıların da hizmete yönelik yapılar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, dava konusu parsellerin eğitim tesis alanı fonksiyonuna alınmasının, alanın II. derece doğal sit niteliğine aykırı olmayacağı, ayrıca Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre sosyal alt yapı alanlarından sayılan eğitim tesis alanlarının özel veya kamu sektörü tarafından yapılabileceği düzenlemesine yer verilmesi karşısında, alanın özel eğitim tesis alanı olarak belirlenmesinin de toplum yararına yönelik hizmet alanı olması sonucunu değiştirmeyeceği, dava konusu planların üst ölçekli planlara yani plan kademelenmesi ilkesine uygun olup olmadığının incelenmesine gelince; dava konusu 1/1000 ölçekli plan ile 1/5000 ölçekli planın aynı fonksiyon gösteriminde olması nedeniyle birbiri ile uyumlu olduğu, öte yandan Dereseki Köyünün 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında "kırsal yerleşme" "orman alanı" "tarımsal niteliği korunacak alanlar" gösteriminde kaldığı, 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı notlarının Genel Hükümlerinin 8.2.2. maddesinde; "1/100.000 ölçekli plan paftasında çizilen çeşitli arazi kullanım ve yerleşme alanlarına ait sınırlar şematik olarak gösterildiğinden, bu plan üzerinden plan ölçeği ile ölçü alınamaz, yer tespiti ve uygulama yapılamaz.Hakim fonksiyonun belirtildiği bu alanların ve bu alanları içerisinde yer alacak diğer fonksiyonların dağılımları ve bu dağılımların yoğunlukları, sınırları ve detayları alt ölçekli planlarda belirlenecektir." hükmüne yer verildiğinden, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının hem ölçeği hem de niteliği gereği plan paftasında yer verilen gösterimlere binaen, parsel bazında ölçü alınarak alt ölçekli planlara doğrudan kullanım kararı özgülenmesi beklenemeyeceği, söz konusu gösterimlerin, alt ölçekli planları yönlendiren hakim kullanım kararını ifade ettiği ve dava konusu plan kararlarının da sadece iki parsele yönelik olduğu ve bu alanın doğrudan çevre düzeni planında da gösteriminin mümkün olmadığı, kaldı ki alanın orman alanı olmadığı ve İstanbul Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden alınan kurum görüşü yazısından, dava konusu parsellerin tarım dışı amaçlı kullanımı uygun görülen alan içerisinde yer aldığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu planların çevre düzeni planına aykırılığından söz edilmesine olanak bulunmadığı ayrıca dava konusu parselleri de kapsayan alanda yapılan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı kararları ile uygun görülerek, onaylanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının onay sürecinin devam ettiği, bu sebeple davaya konusu plan kararlarından önce alanda alınmış bir plan kararı bulunmadığı, dava konusu parsellerin plansız alanda kaldığından daha önceki bir planla ilgili inceleme ve değerlendirme yapılmasına da olanak bulunmadığı, II Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu personelince 03.04.2015 tarihinde mahallinde yapılan incelemede, söz konusu parsellerin kısmen ağaçlık alan, kısmen boş alanlardan oluştuğu, her iki parselin de bir kısmının depolama alanı olarak kullanıldığı, ... sayılı parselde Z+1 katlı bir adet binanın bulunduğu tespitlerine yer verildiği, plan açıklama raporunda da, planlama alanı içerisinde bulunan 1 adet bekçi kulubesi dışında mevcutta boş durumda olduğu ve üzerinde çalıların bulunduğu ifadelerine yer verildiğinden, parsellerin mevcut durumunun boş alanda bir katlı bir yapı ve kısmen ağaçlık alan olduğu, ağaçlık alanla ilgili olarak alınmış özel bir koruma kararının(anıt ağaç gibi) bulunmadığı ve alanın depolama alanı olarak kullanıldığı, ayrıca, plan açıklama raporunda alanın çevresiyle birlikte değerlendirildiği, İstanbul Metropoliten alanı içinde önemli bir alt bölgede yer alan söz konusu eğitim tesisinin kentsel donatı alanları adına önemli bir eksikliği giderdiği de dikkate alındığında, sadece eğitim tesis alanı olarak planlanan ve Koruma Kurulunca uygun görülen dava konusu plan kararlarının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu taşınmazların II. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazlara ilişkin koruma amaçlı imar planlarının doğal sit alanın bütünü değil sadece bir parçası olması doğal dengenin devamlılığını tehdit edecek olması, II. derece doğal sit alanları kapsamında kamu yararı kullanımı olmakla birlikte önceliğin doğal yapının korunması ve geliştirilmesi olması sebebiyle söz konusu planların mevcut arazi ve toprak örtüsünü tamamıyla değiştirmesi sebebiyle ilke kararları ile uyumlu olmadığı, il bütünü, yakın çevresi ve konumu sebebiyle kritik öneme sahip olmasına karşın sürdürülebilirlik, koruma-kullanma dengesi ve doğal değerlere saygılı bir planlama yaklaşımına sahip olmadığından şehircilik ilkelerine planlama esaslarına koruma kurulu ilke kararlarına uygun olmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY :İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ve ... parsellerin özel eğitim tesis alanı olarak planlanmasına ilişkin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru ile 644 sayılı KHK'nin 13/a maddesi uyarınca onaylanarak 21.05.2015-19.06.2015 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının düzenleme altına alınan sahanın II. Derece doğal sit alanı olduğu, etrafının orman olduğu ve yapılaşma bulunmadığı, söz konusu planlama kapsamında doğal yapının tahrip edilerek bölgenin yapılaşmasının önünün açılacağı, plan notlarında belirlenen yapılaşma koşullarının belirsizliğe yol açtığı, bu nedenlerle dava konusu planların planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde, kesin olarak, oy çokluğuyla karar verildi. <br><br><br> KARŞI OY :Dava, İstanbul ili, Beykozi ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı oluru ile onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istenilmiştir. Dosyanın incelenmesinden uyuşmazlık konusu koruma amaçlı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dava konusu taşınmazlara özel eğitim tesis alanı fonksiyonu verildiği, dava konusu parsellerin orman alanı içerisinde yer almadığı, orman vasfının bulunmadığı, ikinci derece doğal sit alanında yer aldığı görülmüştür. <br> İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu ... ve ... sayılı parsellerin II. derece doğal sit alanında yer aldığı, tarım dışı amaçlı kullanım alanları olarak belirlenmiş alanlar olmakla birlikte, üst ölçekli plan ve plan notları kapsamında çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip alanlar olduğu dava konusu alanın, 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında “çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip alan” lejantının bulunduğu bölgede kaldığı, Kuzey Karadeniz Doğal Sit Alanı ilan kararında doğal sitlerin bütününün korunması gerekliliği ve mevcutun korunarak doğal değerlerin bozulmaması ve yok olmaması kararı alınmış olmasına karşın, planların parçacıl, çevresel özellikleri, özellikle birinci derece etkilenme alanında kalan Kirazlı Özel orman alanı kapsamında değerlendirme yapılmaksızın bölgeye getirilen işlevsel dönüşüm ile planın yapıldığı, 728 Nolu KTVK Yüksek Kurulu İlke Kararı çerçevesinde, ilk bakışta uyumlu gözükürken, kararlar tek tek ele alındığında, söz konusu yapılaşma koşullarının, çevrede tek yapılaşmış alan olması, doğal sit alanın bütünü değil sadece bir parçası olması doğal dengenin devamlılığını tehdit edecek olması, II. derece doğal sit alanlarının kamu yararı amacıyla kullanıma açılabileceği ancak önceliğin doğal yapının korunması ve geliştirilmesi olması, söz konusu planların mevcut arazi ve toprak örtüsünü tamamıyla değiştirecek olması, il bütünü, yakın çevresi ve konumunun kritik öneme sahip olması sebepleri göz önünde bulundurulduğunda ilke kararıyla uyumlu, sürdürülebilirlik, koruma-kullanma dengesi ve doğal değerlere saygılı bir planlama yaklaşımına sahip olmadığı tespitlerine yer verilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazlara getirilen fonksiyonun alanın doğal yapısını parçacıl olarak bozduğu, yapılaşmamış bir alana mevcut arazi ve toprak örtüsüyle uyumlu olmayan parsellere özgü olarak getirilen özel eğitim tesis alanı kullanımının parselin yakın çevresi ve konumu göz önünde bulundurulduğunda sürdürülebilirlik, koruma-kullanma dengesi ve doğal değerlere saygılı bir planlama yaklaşımına sahip olmadığı, şehircilik ilkelerine planlama esaslarına koruma kurulu ilke kararlarına uygun olmayan dava konusu işlemin iptaline, aksi yöndeki temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile Dairemiz kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

imar