<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1209 E.  ,  2025/115 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1209<br>Karar No : 2025/115 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Haz. Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2018/976, K:2023/5163 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik'te Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 16. ve 17. maddelerine benzer değişiklik yapılarak Marmaris Mal Müdürlüğü ile imzalanan ön izin sözleşmesinin süresinin uzatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2018/976, K:2023/5163 sayılı kararıyla; <br> 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesi, 706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesi, "Ön izin verilmesi ve süre" başlıklı 75. maddesi, "İrtifak hakkı kurulması, kullanma izni verilmesi ve inşaat süresi" başlıklı 76. maddesinin 4. fıkrası, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik'in (davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan hâliyle) 16. maddesinin 9. fıkrası ve 17 maddesine yer verilerek,<br> Davacı tarafından 07/06/2016 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılan başvuru ile Hazine taşınmazları üzerinde turizm yatırımı yapılması amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesindeki gibi bir değişikliğin Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'te de yapılarak ön izin sürelerinin uzatılmasının talep edildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'te ön izin sürelerinin dondurulması ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı, hâlihazırda davacı ile imzalanan ön izin sözleşmesinin azami uzatma süresinin (4. yıl ön izin süresinin) 11/09/2014 tarihinden önce sona ermesi gerekirken, 07/02/2015 tarihine kadar uzatıldığı ve ön izin süresinin uzatılması konusunda yapılacak bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davacının talebinin reddedildiği,<br>Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine; Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin ise 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8. maddesine dayanılarak yürürlüğe konulduğu, bu çerçevede, bu Yönetmeliklerin dayanaklarının birbirinden farklı olduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte, davacının idareye başvurusu ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar ile davanın niteliğinin Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 75. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yer alan "Ön izin döneminde süre dondurulmaz." ibaresinin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesini zorunlu kıldığı, bu çerçevede, davanın, düzenleyici işlem bakımından bu yönüyle incelenmesi gerektiği,<br>Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 75. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde yer alan "Ön izin döneminde süre dondurulmaz." ibaresi yönünden:<br> Yönetmelik'in 75. maddesinde, irtifak hakkı veya kullanma izni ihalesi üzerinde kalan yatırımcıya bir yıla kadar verilen ve dört yılı aşmayacak şekilde uzatılabilen, ancak dondurulamayan ön izin süresi içinde, yatırımcı tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmesi, yükümlülüklerin ilgilinin kusuru dışında yerine getirilmesinin mümkün olamayacağının anlaşılması veya ön izin sahibinin sözleşme süresi sona ermeden taahhüdünden vazgeçmesi hâlinde yapılacak işlemlere; Yönetmelik'in 76. maddesinin 4. fıkrasında ise, irtifak hakkı lehdarı veya kullanma izni sahibinin kusuru dışında kamudan kaynaklanan, hakkın tamamen kullanılmasını ve işin yürütülmesini en az otuz gün süreyle engelleyen hukuki veya fiili bir imkânsızlık durumunun ortaya çıkması ya da mücbir sebeplerin varlığı hâlinde, irtifak hakkı lehdarı veya kullanma izni sahibinin talebi üzerine irtifak hakkı veya kullanma izni süresinin, kamudan kaynaklanan fiili veya hukuki imkânsızlık durumunun veya mücbir sebeplerin ortadan kalkmasına kadar geçecek süre kadar dondurulacağına ilişkin kurallara yer verildiği,<br> Bu bağlamda, anılan Yönetmelik'te, irtifak hakkının kurulmasından sonra ortaya çıkacak benzer durumlarda ilgiliye tanınan haklardan farklı olarak, ön izin süresi içerisinde yükümlülüklerin ilgilinin kusuru dışında yerine getirilmesinin mümkün olamayacağının anlaşılması hâlinde, idareye yapılacak başvuru üzerine ön izin sözleşmesinin feshedilmesi ve teminat ile kalan süreye ilişkin ön izin bedelinin iadesi hususunda düzenlemelere yer verildiğinin görüldüğü,<br> Ön izin sözleşmesinin tarafı ile irtifak hakkı sahibi arasında, hak ve yükümlülükler açısından mevzuattan kaynaklanan bu farklılığın, esasen, irtifak hakkı kurulmadan veya kullanma izni verilmeden önce, tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi ya da uygulama projelerinin hazırlanması ve onaylatılması gibi işlemlerin yerine getirilebilmesi için idarece verilen izni ifade eden ön izin müessesesinin amacının ve irtifak hakkının kapsamının doğal sonucu olarak ortaya çıktığı,<br> Ön izin sürecinde amacın, taşınmazın irtifak ya da kullanma iznine hazırlanması olduğundan, bu aşamada "hakkın kullanımını engelleyecek" zararların doğması hâlinde bunların giderilmesinin de ön izin sürecinin bir parçası olduğu, ancak, verilen süreler içinde giderilemeyen sorunların bulunması hâlinde ise taşınmazın irtifak ya da kullanma iznine uygun olmadığı sonucuna varılacağından, bu sürecin dondurulmasının da bir anlamı olmayacağı,<br> Bu itibarla, yatırımın gerçekleşmesi için gerekli işlemlerin yapılması amacıyla bir yıllığına tanınan ve gerektiğinde dört yıla kadar uzatılabilen ön iznin, anılan işlemlerin yerine getirilmesinde meydana gelecek gecikme ve aksaklıkların bertaraf edilmesi için öngörüldüğü, söz konusu iş ve işlemlerin ön izin süresi içinde yerine getirilmesinin ilgilinin kusuru dışında mümkün olamayacağı durumlarda ise, ilgilinin ön izin sözleşmesiyle bağlılığını ortadan kaldırmaya dönük olarak sözleşmenin feshine imkân tanınarak ve ilgilinin kusuru bulunmadığından teminat ile kalan süreye ilişkin ön izin bedeli iadesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, anılan Yönetmelik'in 75. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Davacı ile Marmaris Mal Müdürlüğü arasında imzalanan ön izin sözleşmesinin süresinin uzatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden:<br> Mülkiyeti Hazineye ait taşınmazlarla ilgili olarak davacı ile Marmaris Mal Müdürlüğü arasında 49 yıllık irtifak hakkı için 07/02/2011 tarihinde bir yıllığına ön izin sözleşmesinin imzalandığı, ön izin süresinde gerçekleştirilecek iş ve işlemlerin tamamlanamaması sebebiyle ve davacı şirketin başvurusu üzerine ön izin sözleşmesinin 07/02/2012 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzatılmasına karar verildiği, bu arada 2472 sayılı parselde bulunan taşınmaza ilişkin olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... sayılı esasına kayden açılan tapu iptali davasında verilen ihtiyati tedbir kararı davacı tarafından gerekçe gösterilerek, söz konusu taşınmazlarla ilgili tahsis süresinin, anılan taşınmazlarla ilgili açılan dava tarihinden tüm hukuki yolların sonucunda varılacak kesin karar tarihine kadar dondurulmasının talep edildiği, davacının bu başvurusunun reddedilmesi üzerine açılan davanın reddine karar verildiği, bu kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, bu arada davacı tarafından yine ön izin süresinin uzatılması talebinin ikinci yıl ön izin bedeli ödenmediği gerekçesiyle reddedildiği, bu karara karşı açılan davanın da reddedilerek kesinleştiği, ancak bu aşamalarda yürütmenin durdurulması yolundaki yargı kararlarının uygulanması neticesinde idare tarafından davacı ile imzalanan ön izin sözleşmesinin 07/02/2015 tarihine kadar uzatıldığı,<br> Bu durumda, ön izin müessesinin, taşınmazın yatırıma uygun hâle getirilmesi için yapılması gereken tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi gibi işlemlerin yerine getirilebilmesini sağlama amacına yönelik olması, ilgili mevzuat uyarınca, lehine irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek yatırımcıya, gerekli hazırlık işlemlerinin yapılabilmesi için bir yıla kadar ön izin verilebileceği ve gerekmesi hâlinde bu sürenin dört yıla kadar uzatılabileceği gibi, ön izin süresi içinde yükümlülüklerin ilgilinin kusuru dışında yerine getirilmesinin mümkün olamayacağının anlaşılması hâlinde ise, başvuru üzerine sözleşmenin feshedileceği ve ön izin aşamasında verilen sürenin dondurulmasının da mümkün bulunmaması nedeniyle, davacı ile 07/02/2011 tarihinde imzalanan ön izin sözleşmesinin 07/02/2015 tarihinden sonra uzatılmaması yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketin yatırım çalışmalarının, tapu iptal konulu dava açılması üzerine durdurulduğu, belirtilen davanın açılmasında kendilerinin kusuru bulunmadığından olayda, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik'te belirtilen kamudan kaynaklanan sebebin varlığının tartışmasız olduğu, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin 76/ 3. maddesinde, irtifak hakkının tesisinden sonra irtifak hakkı lehtarı veya kullanma izni sahibinin kusuru dışında kamudan kaynaklanan sebeplerin ortaya çıkması durumunda ilgilinin başvurusu ile anılan sebepler ortadan kalkıncaya kadar irtifak hakkı süresinin dondurulduğu, irtifak hakkının kurulmasından önce benzer durumların ortaya çıkması durumunda ise böyle bir yola gidilmeyip istek halinde sözleşme feshedilerek yatırılan ön izin bedelinin iade edildiği, oysa Kamu Taşınmazlarının Turizm Hizmetine Tahsisi Hakkındaki Yönetmelik'te aksine, 16/9. maddede, kamudan kaynaklanan veya mücbir sebepler ile Bakanlıkça kabul edilebilir idari ve hukuki uyuşmazlıklardan doğan sebeplerin varlığı halinde ön izin süresi sorun çözümleninceye kadar dondurulacağı ve dondurulan süre için ön izin bedeli alınmayacağı yönünde hüküm bulunduğu, ihale edilen taşınmazların bitişiğinde ...Otel adlı 1. sınıf turistik tesis bulunduğu, kendilerinin de ihale ile 49 yıllığına üst hakkını aldığı taşınmazlarda bitişikteki ... Otel tesisi ile uyumlu olacak biçimde turistik tesis yapacakları, bu nedenle üst hakkını ihale ile aldıkları taşınmazlarla ilgili olarak konunun değerlendirilmesinde sadece Hazine Mallarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik değil, Kamu Taşınmazlarının Turizm Hizmetine Tahsisi Hakkındaki Yönetmeliğin de dikkate alınması gerektiği halde davalı idarece bu Yönetmelik dikkate alınmadan sadece Hazine Mallarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alınarak karar verildiği, kendilerinin inisiyatifi dışında ortaya çıkan engelin davalı idare tarafından ortadan kaldırılıncaya kadar Ön İzin Sözleşmesinden doğan ödeme edimlerini yerine getirmesi ve Ön İzin Bedeli ödemeye devam etmesinin beklenmesinin gerek idare hukukunun gerekse borçlar hukukunun genel ve özel hükümlerine aykırı olduğu, Kamu Taşınmazlarının Turizm Hizmetine Tahsisi Hakkındaki Yönetmelikte yer alan düzenlemeye paralel bir düzenlemeye Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik'te yer verilmemiş olmasının yatırımcılar aleyhine adaletsiz bir durum yarattığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 30/11/2023 tarih ve E:2018/976, K:2023/5163 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.Kesin olarak, 27/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

ihale