<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1321 E.  ,  2025/1581 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>DÖRDÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2025/1321<br>Karar No : 2025/1581<br><br>KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN : (DAVACI YANINDA MÜDAHİL) ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVACI : Tasfiye Halinde ... İnşaat Ticaret<br> Madencilik ve Sanayi Limited Şirketi<br><br>DİĞER DAVACI : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ... <br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN ÖZETİ : Danıştay Dördüncü Dairesinin 05/11/2024 tarih ve E:2024/2453, K:2024/6127 sayılı kararının düzeltilmesi istenilmektedir. <br><br>TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede öne sürülen hususlar, kararın düzeltilmesini sağlayacak nitelikte bulunmadığından istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “Üçüncü şahısların davaya katılması"na da yer verilmiştir. 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Fer'i müdahale" başlıklı 66. maddesinde, "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabilir." ; "Fer’î müdahilin durumu" başlıklı 68. maddesinde, "Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir." hükümlerine, 69. maddesinde ise, müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği düzenlemelerine yer verilmiştir. Ancak yine aynı Kanun'un 65. maddesiyle düzenlenmiş olan ve görülmekte olan bir davada, üçüncü bir kişinin, dava konusu olan şey ya da hak üzerinde bir hak sahibi olduğunu iddia ederek, davanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açması olarak düzenlenmiş olan asli müdahillik kurumu ise İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde bu şekilde bir idari davaya yer verilmemiş olması ve diğer hükümlerinde de asli müdahillik kurumuna yapılmış herhangi bir atıf olmaması nedeniyle idari yargılama sisteminde yer bulamamıştır.<br>Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre; yargılama usulü açısından hakkında, müdahale talebinin kabulü kararı verilen ve müdahil sıfatı kazanan üçüncü kişinin, bununla taraf veya bir tarafın temsilcisi olmayacağı, sadece lehine müdahalede bulunduğu tarafın yardımcısı olduğu, davayı ancak katıldığı noktadan itibaren takip edebileceği, kendisinden önce yapılmış olan usul işlemlerinin tekrarlanmasını isteyemeyeceği kabul edilmiştir.<br> Anılan hususlar müdahilin tek başına kanun yoluna başvurabilmesi açısından değerlendirildiğinde; böyle bir duruma olanak tanıyan açık bir hükmün bulunmadığı bilakis, müdahilin ancak yanında katıldığı tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan usul işlemlerini yapabileceğinin kurala bağlandığı dikkate alındığında, davanın taraflarından olmayan, dava sonucunda hakkında hüküm kurulmayan ve ancak yanında katıldığı tarafa yardımcı olabilen müdahilin, yanında davaya katıldığı tarafın kanun yollarına başvurmaması durumunda, tarafın iradesine aykırı düşecek şekilde tek başına kanun yollarına başvurabilmesi hukuken mümkün değildir.<br>Öte yandan, davaya müdahale kurumu, dava açma hakkı yerine kullanılan seçimlik bir hak olmadığı gibi açılmış bir davanın tarafının yerine geçilmesini sağlayan hukuki bir yol da değildir.<br>Uyuşmazlıkta; İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde ... pafta, ... sayılı parsel yer alan 4.240,24 m² yüzölçümlü mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın tamamının şantiye sahası ve kavşak inşaatı yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 21/07/2007-31/12/2008 tarihleri arasındaki dönem için 119.619,24-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ecrimisil İhbarnamesi'nin iptali istemiyle açılan davada; İdare Mahkemesince Danıştay bozma kararı üzerine dava konusu işlemin 1.336,58-TL'lik kısmının iptaline, 118.282,66-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/10/2024 tarih ve E:2024/3320, K:2024/5853 sayılı kararıyla onandığı, bu karara karşı davacı yanında müdahilin tarafından tek başına 21/01/20205 havale tarihli dilekçeyle kararın düzeltilmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; yukarıda belirtilen hususlar birlikte incelenip değerlendirildiğinde, yanında katıldığı davacı tarafından, kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmamış olması karşısında; müdahilin, davaya katıldığı tarafla birlikte hareket etme koşulunun gerçekleşmemiş olduğu sonucuna varıldığından, davacı yanında müdahilin karar düzeltme isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. <br>Bu nedenle kararın düzeltilmesi isteminin incelenmeksizin reddine, 12/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br> <br> (X) KARŞI OY :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. Maddesinin atıf yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Fer'i müdahale" başlıklı 66. maddesinde, "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabilir." ; "Fer’î müdahilin durumu" başlıklı 68. maddesinde, "Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir." hükümlerine yer verilmiştir.<br>Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 25/05/2023 tarih ve 32201 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/02/2023 tarih ve E:2021/4, K:2023/1 sayılı kararında, davaya müdahale müessesi ayrıntılı olarak incelenmiş, bu yolun amacı açıklanmıştır. Kararda, davanın tarafı olmayan ancak yargılama neticesinde hak veya menfaati etkilenebilecek kişilere haklarını koruyabilmeleri ve savunabilmeleri açısından Mahkeme önünde hak arama hürriyetinin temin edilmesinin bu yolun amacı olduğu vurgulandıktan sonra, sonuçta, üçüncü kişinin davaya katılması konusunda İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollaması nedeniyle uygulanan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki düzenlemeler uyarınca müdahilin yanında katıldığı tarafın işlem veya açıklamalarına aykırı olmadığı sürece karara karşı tek başına kanun yollarına başvurabileceğine karar verilmiştir.<br> Nitekim; Anayasa Mahkemesinin 12/06/2020 günlü, E:2019/115 esas sayılı kararıyla, "Dolayısıyla.... hukuk devleti ve adil yargılanma hakkı ilkeleri gereğince içtihat yoluyla istisnai durumlar öngörülebilmesine engel teşkil etmemektedir. Aksi yönde bir kabulün hukuki güvenlik ilkesinin öz değil sadece şekil itibarıyla korunması anlamına geleceği gibi temel görevi adaleti tesis etmek olan yargı mercilerinin varlık sebebiyle de bağdaşmayacağı açıktır." gerekçesine yer verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre, üçüncü kişinin, görülmekte olan bir davaya taraflardan biri yanında katılabilmesi; davacı ya da davalı konumunda olmamasına karşın, tarafı olmadığı bir davanın sonucundan etkilenme olasılığının varlığı halinde mümkün olup, davaya müdahale yoluyla, hukuki yararı davanın sonucuna bağlı olan üçüncü kişinin, yanında katıldığı tarafla birlikte yargılamaya katkı sağlaması amaçlanmaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden; davanın, İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde ... pafta, ... sayılı parsel yer alan 4.240,24 m² yüzölçümlü mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın tamamının şantiye sahası ve kavşak inşaatı yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 21/07/2007-31/12/2008 tarihleri arasındaki dönem için 119.619,24-TL ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ecrimisil İhbarnamesi'nin iptali istemiyle açıldığı, davacı şirket tarafından, dava konusu taşınmazın TOKİ ile aralarında akdedilen sözleşme ile, bu kapsamda yapılan yol yapım işi sırasında inşaat faaliyetlerinin yapıldığı, düzenlenen protokol uyarınca İBB'nin yapacağı işler başlıklı kısmında işin yapımı için gerekli sahaların kamulaştırılmalarını yaparak TOKİ'ye teslim etme yükümlülüğünün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu, ilgili kamu kurumlarının aldığı ortak karar neticesinde düzenlenen ihale sonucunda müvekkil şirketin inşaat faaliyetlerine başladığı, herhangi kendilerince herhangi bir kamu arazisinin işgalinin söz konusu olmadığı ileri sürülerek buna ilişkin bilgi ve belgenin dosyaya sunulduğu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca da, ecrimisil tahakkuk ettirilen dava konusu alana ilişkin olarak dava konusu iş ile ilgili tüm sorumluluğun inşaat sözleşmesi ve protokol gereğince davacı yüklenici ile diğer ihbar olunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu, işgal edildiği belirtilen alanın kamu hizmeti için geçici bir süre işgal edildiği, ecrimisil istenmesinin yersiz olduğu, davanın takip edilmesinde kurumlarınca gerekli görüldüğü iddiasıyla, müdahil sıfatıyla davaya katılma talebinde bulunulduğu ve talebinin Mahkeme tarafından kabul edildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, bakılmakta olan davanın konusunun ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemi olduğu ve bu ihbarnamenin iptali istemiyle dava açma ehliyetine sadece, adına ihbarname düzenlenilen davacı sahip olmakla birlikte, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın ise, yol yapım işi kapsamında ilgili taraflarca düzenlenen protokole taraf olması dolayısıyla, dava kesin olarak sonuçlanıncaya kadar yargılamaya katkıda bulunabileceği, bu nedenle yanında müdahil olarak davaya katıldığı davacı tarafından kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmasa dahi, tek başına kararın düzeltilmesini talep edebileceği düşüncesiyle; müdahilin karar düzeltme isteminin incelenmesi gerektiği oyuyla, istemin incelenmeksizin reddi yönündeki Daire kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

ihale