<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/10299 E.  ,  2025/146 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/10299<br>Karar No : 2025/146<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığ/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, icra müdürlüğünce 22/09/2020 tarihinde yapılan açık artırmadan satın alınan taşınmazın satış değeri üzerinden %1 oranında katma değer vergisi hesaplanması gerekirken %18 oranında katma değer vergisi hesaplanarak tahsil edildiğinden bahisle fazladan tahsil edilen kısmın iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın, tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, ...İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyasından yapılan ihalede satın alınan bağımsız bölümün, 150 m²'nin altında kalması sebebiyle satış tutarı üzerinden %1 oranında ödenmesi gerekirken, %18 oranında katma değer vergisi tahsil edildiğinden bahisle fazladan tahsil edilen kısmın, tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesine yönelik başvurunun ''iadenin yapılabilmesi için söz konusu taşınmaz satışında uygulanması gereken doğru katma değer vergisi oranının, satışı yapan icra dairesi tarafından değerlendirilmesi ve bunun neticesinde fazla veya yersiz katma değer vergisi hesaplandığının anlaşılması halinde, anılan icra dairesinin ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne düzeltme yapılması için müracaat etmesi gerektiği, bu müracaat sonrasında fazla veya yersiz tahsil edilen verginin, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-1.1.2.) bölümündeki açıklamalara göre iade edilmesinin mümkün olduğu, bu itibarla, anılan icra müdürlüğü tarafından satışı gerçekleştiren taşınmaz için fazla ve yersiz ödendiği belirtilen katma değer vergisinin iadesine ilişkin olarak müdürlüklerine herhangi bir müracaatta bulunulmadığından talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı'' açıklamalarına yer verilmek suretiyle reddedilmesi üzerine davalı idareye yapılan başvurunun da vergi dairesi müdürlüğünce yapılan işlemlerin Başkanlıklarınca da uygun bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğinin anlaşıldığı olayda, Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/03/2017 tarih ve E:2014/4835, K:2017/2170 sayılı kararıyla, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin III. Matrah, Nispet ve Oran Başlıklı bölümünün B. Oran alt bölümünde yer verilen 2. İndirimli Orana Tabi Bazı Mal ve Hizmetlere İlişkin Açıklamalar başlıklı düzenlemenin "2.1.3. Net alan" başlıklı kısmının iptaline yönelik temyiz istemi Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 07/02/2018 tarih ve E:2017/681, K:2018/50 sayılı kararıyla reddedildiğinden, iş bu kararın verildiği tarihte Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde de bağımsız bölümün net alanının, Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ‘’Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’'nde yer verilen düzenlemenin dikkate alınmasının belirtildiği, uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün net alanının 150 m²'nin altında kaldığı anlaşıldığından, taşınmazın satışı nedeniyle %1 oranın da katma değer vergisi uygulanması gerekirken %18 oranı uygulanmak suretiyle fazla vergi tahsil edildiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, tahsili hukuka aykırı bulunan ve kullanımından mahrum kalınan tutarın, tahsil tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizle iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, davacıdan fazladan tahsil edilen %1 oranını aşan katma değer vergisine ilişkin tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın, verginin yüklenicisi tarafından açılmış olması, hasım olmayan idarelerinin hasım mevkiinde gösterilmesi ve davacının durumunu etkileyen tüm işlemlerin açık artırma ilanından başlayarak katma değer vergisi beyannamesinin verilmesine kadar geçen süre dahil olmak üzere icra müdürlüğünce yerine getirilmesi dikkate alındığında, idarelerince davacı hakkında icrai nitelik taşıyan herhangi bir işlem tesis edilmediğinden davanın esasını incelenmeksizin reddi gerekirken esası incelenerek verilen kararın hukuka uygun düşmediği öte yandan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre davanın çözümünde adli yargının görevli olduğundan davanın görev yönünden de reddi gerektiği, davacının ihale sürecinin başlangıcında katma değer vergisi oranının yüksekliği yönünde bir talebi bulunmamasına rağmen ihale sonuçlandıktan sonra varsa diğer katılımcıların aleyhine sonuç doğuracak şekilde geriye dönük olarak iade talebinde bulunmasının hakkaniyete uygun düşmediği kesinleşen ihale nedeniyle sonradan katma değer vergisi oranlarının düzeltilmesinin mümkün olmadığı yolundaki emsal yargı kararlarına aykırı olarak karar verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca bu verginin mükellefi İcra Müdürlüğü olmakla birlikte, vergi türünün dolaylı vergi olması hasebiyle bu verginin sorumlusunun şahsının olduğu, hukuka aykırı olarak %18 üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin menfaatini etkilediği, aynı maddesinin (ç) bendi dar bir şekilde yorumladığında idarenin işlemlerinin denetlenmesi mümkün olmayacağı ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br>(X)-KARŞI OY :<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, Türkiye'de yapılmak kaydıyla aynı madde bentlerinde sayılan gelir unsurları ile her türlü mal ve hizmet ithalatı yanında, diğer faaliyetlerinden doğan teslim ve hizmetlerin verginin konusunu teşkil edeceği hükme bağlandıktan sonra, 1/3-d maddesinde, müzayede mahalinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar ile ... tesliminin verginin konusuna gireceği belirtilerek, mezkur mahallerdeki satışlar hiç bir ayrıma tabi tutulmaksızın ve istisna durumu da gözetilmeksizin genel hükümler gereği (satılan menkul veya gayrimenkuller) katma değer vergisine tabi tutulmuştur.<br>Buna göre, ticari bir nitelik taşımasa ve bir nevi 3065 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (1) bendinde sayılan gelir unsurlarına dahil olmasa dahi, icra, izale-i şuyu veya tasfiye gibi nedenlerle ''müzayede mahalleri''nde yapılan açık artırma, pazarlık ve diğer şekillerdeki ihale, menkul ve gayrimenkul satışları'' genel bir tarzda katma değer vergisine tabi olacaktır.<br>Bilindiği üzere, müzayede kavramı; açık artırma suretiyle yapılan satışı, satışın gerçekleştiği yer de müzayede mahalli olarak adlandırılmaktadır.<br>İcra dairelerinin icra memurlukları veya icra memurlarınca yapılan satışlar müzayede usulü ile gerçekleştirilmekte ve icra satış memurlarının satış yaptıkları yerde müzayede mahalli sayılmaktadır.<br>Hukuki sonuçları itibariyle esasen, müzayedenin 2004 sayılı İcra İflas Kanun'u veya 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılması, satışların özel yada aleni artırma ile gerçekleştirilmesi, durumu değiştirmeyecektir.<br>Bu anlamda, müzayede suretiyle satılan mal ve hakların ticari bir işletmeye veya özel bir şahsa ait olmasının vergileme açısından da bir etkisi olmayacaktır.<br>Yukarıda sözü edilen 3065 sayılı Kanun'un ''Vergiyi Doğuran Olay'' başlıklı 10. maddesinin (a) bendinde mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olayın vukuu bulacağı, 2. maddesinin (1) başlığında, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlere devredilmesinin teslim sayılacağı, 8. maddesinin ''Katma Değer Vergisinin Mükellefi'' başlıklı (1) bölümünün (ç) bendinde müzayede mahallerinde yapılan satışlarda satışları yapanların verginin mükellefi olacağı, müzayede mahallinde yapılan satışlarda matrahın ise ''Özel Matrah Şekilleri'' başlıklı 23. maddesinin (d) bendine göre, kesin satış bedeli olan değer olacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Öte yandan, 2004 sayılı Kanun'a göre ihalenin tamamlanması, hukuki sonuçları da doğurmaktadır.<br>Şu halde, müzayede mahallerindeki satışlarda vergiyi doğuran olay satışın yapıldığı tarihte meydana gelmekte (cebri icra yoluyla yapılan satışlarda ihalenin feshi davası açılması hariç) verginin mükellefi yine müzayede mahalinde satışı yapanlar olmakta, matrahını ise kesin satış bedeli oluşturmaktadır. <br>Olayda, davacının satın aldığı taşınmazın satışının, icra müdürlüğünce yapılmış olduğunun tartışmasız olması, yukarıda zikredilen mevzuat hükümleri uyarınca icra memurluk veya icra memurlarınca gerçekleştirilen satışın, müzayede yoluyla yapılması ve bu yolla yapılan satışın yapıldığı yerin müzayede mahalli sayılması ve müzayede mahallindeki satışların hiç bir ayrıma tabi tutulmaksızın ve istisna durumu da gözetilmeksizin genel hükümler gereği vergilendirileceğinin belirtilmesi karşısında; davacının satın aldığı taşınmazın, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca %1 oran esas alınarak vergilendirilmesi gerektiği iddiasıyla, fazladan ödediğini belirttiği %17 oranındaki kısmının, tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine istemiyle yapılan başvurusunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından yukarıda belirtilen gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum. <br><br><br><br><br>(XX)-KARŞI OY :<br>Davacı tarafından,... İcra Müdürlüğü'nün ... talimat numaralı dosyasında ihale yoluyla satışı yapılan taşınmazın satış bedeli üzerinden %1 oranında hesaplanması gerekirken %18 oranında tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ilişkin fazladan tahsil edilen kısmın iadesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine dair ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın, tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1/3-d maddesine göre müzayede mahallerinde yapılan satışlar katma değer vergisine tabidir. İcra dairelerinde icra memurlarınca yapılan satışlar müzayede usulü ile gerçekleştirilmekte ve icra satış memurlarının satış yaptıkları yer de müzayede mahalli sayılmaktadır.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanununun 16. maddesinde öngörülen yasal sürede ilgililer tarafından icra mahkemesine şikayet yolu ile başvurularak satış ilanının iptali istenebilir. Satış ilanı iptal edilmediği sürece herkes için kesinleşir. İhaleye katılmaya istekli olabilecek kişiler satış ilanında belirtilen şartlara göre pey sürüp sürmeyeceklerine karar verirler. İhale bir kamu tasarrufu olup satış ilanında ve şartnamede belirtilen şartlara göre gerçekleştirilir. Kamusal işlemin güvenirliği de bu şekilde sağlanmış olur.<br>Davaya konu satış ilanında ihaleye konu taşınmazın Katma Değer Vergi oranı %18 olarak belirtilmiş olup ihalenin kesinleşmesi ve alıcının katma değer vergisi ödeme yükümlülüğü doğduktan sonra ihalenin yapıldığı tarih itibariyle alıcıdan alınması gereken katma değer vergisi oranı ile ilgili düzeltme başvurusunun ileri sürülmesinin ihalede pey sürenlerin katma değer vergisi oranını göz önüne alarak pey sürdükleri düşünüldüğünde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinin ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' hükmü uyarınca hakkın kötüye kullanımına teşkil etmektedir.<br> Yukarıdaki maddi olay ve mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde; ihale öncesi katma değer vergisi oranının davacı tarafından bilindiği ve ihalenin buna göre sonuçlandırıldığı, sonrasında davacının katma değer vergisi oranına ilişkin itirazda bulunduğunun anlaşıldığı olayda taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf olmadığı dikkate alındığında davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. <br><br><br></font></p></body></html>

ihale