<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/780 E. , 2025/9877 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/780<br>Karar No : 2025/9877 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Bilecik ili, Söğüt ilçesinde bulunan İR:... (Sicil: ...) sayılı II (b) grubu maden-mermer işletme sahası içerisinde kalan 34.220,86 m²'lik alana ilişkin verilen mevcut orman izninin uzatılması ve bu izne ek olarak 51.343,32 m²'lik alan için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı Orman Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; orman alanı olarak kullanılan maden sahasında gerçekleştirilecek faaliyet kapsamında davacı şirketin doğayı ve ormanları tahrip ettiğine ya da çevreye zarar verdiğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, mevzuata uygun olmak kaydıyla doğal kaynakların çıkarılarak toplum ihtiyaçlarına sunulmasında kamu yararı mevcut olduğu, davacı şirketin talebinde de mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin ruhsatlı maden sahası içerisinde yer alan ormanlık alan için orman izni talebinin, hukuken kabul edilebilir ve geçerli herhangi bir somut neden ortaya konulmaksızın reddine dair tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ekosistemin ve ormanların devamlılığını sağlamak için tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket tarafından; Bilecik ili, Söğüt ilçesinde bulunan İR:... (Sicil: ...) sayılı II (b) grubu maden-mermer işletme sahası içerisinde kalan 34.220,86 m²'lik alana ilişkin verilen mevcut orman izninin uzatılması ve bu izne ek olarak 51.343,32 m²'lik alan için orman izni verilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, davacı şirketin müraacatının Orman Bölge Müdürlüğünce yapılan incelemede talebin değerlendirmeye alınmasında sakınca bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, ... tarih ve ... sayılı davalı idarenin ''söz konusu sahanın orman alanı olarak kullanılmasına yarar görülmüş olup, izin verilmesinde kamu yararı görülmediği'' şeklinde yer verilen gerekçe ile talebin uygun bulunmadığının Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacı şirkete bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir.", aynı maddenin 4. fıkrasında, "Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükmü yer almıştır.<br><br> 6831 sayılı Orman Kanunu'nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle 16. maddesinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar. Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir. Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir. Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. <br> 2577 sayılı Kanunun 31. maddesiyle yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 282. maddesinde ise hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Uyuşmazlıkta, davacı şirketin mermer işletme sahası içerisinde 34.220,86 m²'lik alana ilişkin 02/09/2014 tarihinde işletme izni verildiği ve bu izin süresinin 18/08/2020 tarihinde dolduğu, mevcut orman izninin bulunduğu 34.220,86 m²'lik alana dair izin süresinin uzatılması ve bu izne ek olarak 51.343,32 m²'lik alanda faaliyet izni verilmesinin talep edildiği, söz konusu talebin, izin verilmesinde kamu yararı görülmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. <br>Temyize konu kararda her ne kadar, orman alanı olarak kullanılan maden sahasında gerçekleştirilecek faaliyet kapsamında davacı şirketin doğayı ve ormanları tahrip ettiğine ya da çevreye zarar verdiğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, mevzuata uygun olmak kaydıyla doğal kaynakların çıkarılarak toplum ihtiyaçlarına sunulmasında kamu yararı mevcut olduğu gerekçesine yer verilmişse de, davacının hem mevcut kullanmakta olduğu alan için süre uzatım talebinde bulunduğu hem de ilk defa maden işletmesine açılacak yeni izin talebinde bulunduğu görülmekte olup, davalı idarece düzenlenen 20/03/2018 tarihli izin raporu ve tespit tutanağında, dava konusu alanda verimli ve bozuk koru ormanı olduğu ve bu yerlerden bir kısmının da 3 kapalı orman vasfında olduğu tespitlerine yer verilmiştir.<br> Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinden gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı).<br> Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.<br> Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.<br> Bu durumda, dava konusu edilen orman iznine ilişkin işlemler yönünden, orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması ve faaliyetin söz konusu saha dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığına ilişkin somut tespitlere yer verilmesi, söz konusu sahanın bulunduğu yerin orman niteliğinin, meşcere örtüsünün, kapalılık durumunun, verimli orman niteliğinde olup olmadığının dikkate alınması suretiyle, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 15/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
ihale