<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2025/2660 E. , 2025/5016 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/2660<br>Karar No : 2025/5016<br><br>DAVACI : ...<br>VASİSİ : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ...<br> 2- ... Bakanlığı<br> VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ...<br><br> 3- ... Müdürlüğü<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU: 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işlemi ile işlemin dayanağı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinin iptalini ve işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ: <br> Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 günlü, E:2021/9292, K:2023/2896 sayılı kararıyla;<br>Dava konusu Tüzük yönünden :<br>23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezalarının, disiplin amirleri ve kurullarının, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, bu itibarla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı;<br>Bireysel işlem ile işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden :<br>Bakılan uyuşmazlıkta, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler, soruşturma raporu ve soruşturma kapsamında alınan beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, Adli Görüntülü Arşiv Projesinin hayata geçirilmesi ile bu kapsamda mobil telefon IMEI tespit sistemi kullanılarak olay yerindeki şüphelilerin, bu şüphelilere ait lokasyonların, farklı yer ve zamanlarda mükerrer olaylara karışan şüphelilerin tespit edilmesi amacıyla 2 adet IMEI Catcher cihazı alımı için ihale yapılması hususunda davacının Satın Alma Komisyon Başkanı olarak görevlendirildiği, Teknik Şartnamenin hazırlandığı, alım ihalesinin gerçekleştirildiği, ihaleye konu cihazların Teknik Şartnameye uygun olup olmadığının ise davacının üyesi olmadığı Muayene ve Kesin Kabul Komisyonunca değerlendirilerek "alım konusu malın yapılan muayenesinde ihale dokümanında istenilen özellikleri karşıladığının tespit edildiği" yönünde 07/12/2013 tarihli Fiziksel Muayene Formu ve Sayım Tutanağının, ardından 09/12/2013 tarihli Kesin Kabul Tutanağının düzenlendiği, davacının üzerine atılı ''amirin emrini yapmamak'' eyleminin dava konusu olayda gerçekleşmediği, bu haliyle davacının üzerine atılı eyleminin, anılan hükümdeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı,<br>Diğer yandan davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği,<br>Davacının, işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak yukarıda yer verilen gerekçede belirtildiği üzere davacıya fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği gözönüne alındığında davacının maaş ve özlük hak isteminin bu aşamada kabul edilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle, <br>Dava konusu Tüzük'ün 10. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br>Anılan kararın işlemin iptaline ilişkin kısmının davalı idareler tarafından, işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ise davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/03/2025 günlü, E:2023/3054, K:2025/547 sayılı kararı ile temyize konu Dairemiz kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına, mahrum kalınan parasal ve özlük haklarının tazmini istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ise "... davacının, hukuka uygun bulunan dava konusu işlemden kaynaklı tazmin edilmesi gereken özlük veya parasal bir hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, Daire kararının, davacının işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmında, sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle gerekçeli olarak onanmasına karar verilmiştir.<br>Sonuç olarak; Dairemiz kararının, dava konusu Tüzük'ün 10. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı temyiz edilmeksizin, işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı gerekçeli olarak onanarak kesinleşmiş; dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ise bozulmuştur. <br><br>DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, soruşturmanın bağımsız ve tarafsız olarak yürütülmediği, hakkında başlatılan 14 soruşturmanın aynı müfettişler tarafından yürütüldüğü, IMEI tespit sistemine ilişkin cihazın Emniyet eski Genel Müdürü M.K.'nin önce sözlü sonra yazılı talimatı doğrultusunda satın alındığı ve ödemenin gizli hizmet ödeneğinden yapıldığı, gizli hizmet ödeneğinden gerçekleştirilecek alımlarda idareyi kısıtlayıcı hiçbir kural getirilmemiş olmasına rağmen alımda şeffaflığın sağlanması amacıyla genel bütçe alımlarında kullanılmakta olan alım yönteminin kullanıldığı, alım sürecinde Satın Alma Komisyonu Başkanı olarak görevli olduğu, Teknik Şartname Komisyonu veya Muayene ve Kabul Komisyonunda görev almadığı, satın alınan ürünün teknik şartname ve onayda belirtilen teknik özellikleri taşıyıp taşımadığını tespit işinin Muayene ve Kabul Komisyonuna ilişkin olduğu, Teknik şartname Hazırlama Komisyonu ile Muayene ve kabul Komisyonunda görevli hiç kimseye ceza verilmediği, söz konusu cihazın ODTÜ Teknokentte yasal olarak üretildiği; cihazın yasaklı ve kanuna aykırı bir cihaz olduğu ve Emniyet Teşkilatınca kullanılmasının dahi suç oluşturduğu kabul ediliyorsa, üretiminin de suç oluşturacağı ve yasaklanması gerektiği, Devletin zarara uğratıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, kamu zararına yönelik Sayıştay raporu veya adli makam kararı bulunmadığı, cihazın atıl kaldığı iddialarının yerinde olmadığı, bu cihazların sadece Terörle Mücadele birimlerince değil, İstihbarat birimleri ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele birimlerince de kullanıldığı, cihazların atıl kalması ile ilgili sorumluluğun İdareye ait olduğu, zira cihazların 19/12/2013 tarihinde teslim alındığı, akabinde personele eğitim verildiği, cihazların demirbaş kaydının 2014 yılı Mart ayında yapıldığı, kendisinin ise 23/12/2013 tarihinde TEM Daire Başkanlığı dışına atandığı ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : <br>(Mülga) Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığının Savunması : IMEI Tespit Sistemi Teknik Şartnamesine göre alımı yapılacak sistemin 2G ve 3G bağlantısı kurmuş telefonların İMEİ ve İMSİ numaralarını toplama özelliğinde olması, cihazın aktif olarak çalışmayacak, kullanılmakta olan telefonların 3. taraflarla olan iletişimlerini dinlemeyecek ve 3. taraflarla iletişim halinde telefon tarafından gönderilen paketlerin payload kısmını göremeyecek, sadece İMEI ve IMSI numaralarını alabilecek olma özelliğinin bulunması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, alımı yapılan cihazın yayın yaptığı alan içerisinde bulunan cep telefonlarının İMEI ve İMSİ numaralarımı toplama, bölgede yayın yaparak telefonların cihaz üzerine alınması ve sisteme düşürülen hedef GSM telefonlarının daha sonra yerini ve yönünü bulma özelliğinin bulunduğu, mevcut haliyle donanımsal ve yazılımsal canlı dinleme özelliği bulunmamakla birlikte donanımsal ve yazılımsal değişiklikler ve eklemeler yapılmak suretiyle canlı GSM dinleme özelliğinin kazandırılabileceğinin teknik olarak mümkün olduğu, istenilen GSM operatörünün yerine geçme özelliğine sahip olduğu, cihazın yayını esnasında, hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme veri aktarım trafiğini engelleme özelliği bulunduğu, hedef telefonlara çağrı ve SMS göndermek suretiyle hedef telefonların manipüle edilebilmesini sağladığı, cihaz aracılığı ile hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörden kopararak çağrıların engellenmesinin yapılabildiği, sisteme düşürülen hedefin göndermiş olduğu SMS'leri görebildiği, ancak gönderilen SMS'lerin gönderildiği kişiye ulaşmadığı, veri tabanı ile IMEI-IMSI analizleri yapabildiği, olay tarihinde F, H, M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu Daire Başkan Yardımcısı ve Satınalma Komisyonu Başkanı olan (2. Sınıf Emniyet Müdürü ) davacının ve cihazın alımı işlemlerinin yürütüldüğü N Şube Müdürü ve Satınalma Komisyonu üyesi Y.Ö.'nün olayda birinci derecede sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakla davacının açıklanan davranışlarıyla "Amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinin sübuta erdiği, davranışları sonucunda Devletin zarara uğradığı, 1.000.000 TL'lik malzemenin kullanılamadan atıl vaziyette durmakta olduğu, işlemde ve düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. <br>...Müdürlüğünün Savunması : Savunma verilmemiştir. <br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Bozma kararına uyularak, dava konusu disiplin cezasının iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının ve bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38'inci maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen incelenebileceği öngörülmüş olup, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 4'üncü fıkrasında ise Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmamıştır.<br>Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarihli, E:2021/9292, K:2023/2896 sayılı kararıyla; dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın redde yönelik kısmının davacı, iptale yönelik kısmının davalı idareler tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/03/2025 günlü, E:2023/3054, K:2025/547 sayılı kararıyla; temyize konu iptale ilişkin kısmın bozulduğu, davanın reddine ilişkin kısmın ise gerekçeli olarak onandığı anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyulmak suretiyle kararda yer alan gerekçeler doğrultusunda davacının, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının kendisiyle ilgili kısmının iptali istemi yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince: Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 günlü, E:2021/9292, K:2023/2896 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/03/2025 günlü, E2023/3054, K:2025/547 sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca bozma kararına uyularak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle bozulan kısım yönünden işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br>Davacı, olay tarihinde 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde olup Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığında F, H, M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu daire başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır. <br>Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi tarafından, Adli Görüntü Arşiv Projesinin hayata geçirilmesine karar verilmiş, bu amaçla mobil telefon IMEI tespiti için, Emniyet Genel Müdürü makam onayı ile IMEI tespit cihazı alımı gerçekleştirilmiştir.<br>Ancak makam onayına ve teknik şartnameye aykırı olarak GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının yerine geçerek, yayın yaptığı alan içerisindeki telefonlara kendini baz istasyonu olarak tanıtabilen; hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme, veri aktarım trafiğini engelleme, hedeflerin taşımış olduğu diğer GSM telefonlarının IMSI ve IMEI bilgilerini toplama; çağrı, SMS göndermek suretiyle hedef telefonları manipüle edebilme; hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörlerden kopararak çağrıların engellenmesini yapabilme; hedefe düşen SMS'leri görebilme; portatif şekilde kullanılabilme, mevcut haliyle canlı GSM dinleme ve yer kestirme yapabilme özelliklerine sahip 2 adet "IMEI catcher" cihazının gizli hizmet giderleri tertibinden 1.000.000 TL'ye alındığı iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Yapılan soruşturma sonucunda, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca, söz konusu alımda satın alma komisyonu başkanı olarak görevlendirilen davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br>Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde, "Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmü yer almaktadır. <br>7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinde, "(1) Amirin emrinin yapılmaması fiilinin neticesinde, Devlet ya da kişiler zarara uğratılmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olunmuşsa doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir." kuralı bulunmaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin incelenmesinde; <br>Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca, uygulamaya geçirilmesi öngörülen Adli Görüntü Arşiv Projesi kapsamında, mobil telefon IMEI tespit sistemi kullanılarak olay yerindeki şüphelilerin, bu şüphelilere ait lokasyonların, farklı yer ve zamanlarda mükerrer olaylara karışan şüphelilerin tespit edilebilmesi amacına yönelik olarak ihtiyaç duyulan mal ve hizmet alımlarına ilişkin Genel Müdür makam onayı alınmıştır. Buna göre IMEI tespit sistemi cihazı alım süreci başlatılmış, satın alma komisyonu üyeleri ile muayene ve kesin kabul komisyonu üyeleri belirlenmiş, cihaza ilişkin teknik şartname hazırlanmıştır.<br>Davacı bu süreçte satın alma komisyonu başkanı olarak görevlendirilmiştir.<br>Sürecin tamamlanmasının ardından, cihazlar muayene ve kesin kabul komisyonunca teslim alınmış, 07/12/2013 tarihli fiziksel muayene formu ve sayım tutanağında alım konusu malın yapılan muayenesinde ihale dokümanında istenilen özellikleri karşıladığının tespit edildiği belirtilerek, 09/12/2013 tarihli kesin kabul tutanağı ve 12/12/2013 tarihli fatura düzenlenmiş, cihazlar demirbaşa kaydedilmiştir.<br>22/05/2014 tarihli İçişleri Bakanlığı görev emri ile alımı yapılan cihazlarla ilgili olarak, makam onayına ve teknik şartnameye aykırı olarak GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının yerine geçerek, yayın yaptığı alan içerisindeki telefonlara kendini baz istasyonu olarak tanıtabilen, hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme, veri aktarım trafiğini engelleme, hedeflerin taşımış olduğu diğer GSM telefonlarının IMSI ve IMEI bilgilerini toplama, hedef telefonlara çağrı, SMS göndermek suretiyle hedef telefonları manipüle edebilme, hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörlerden kopararak çağrıların engellenmesini yapabilme, hedefe düşen SMS'leri görebilme, portatif şekilde kullanılabilme, mevcut haliyle canlı GSM dinleme ve yer kestirme yapabilme özelliklerine sahip 2 adet "IMEI catcher" cihazının gizli hizmet giderleri tertibinden 1.000.000 TL'ye alındığı iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporunda, Terörle Mücadele Dairesi Başkan Vekilinin teklifi ve Genel Müdür Yardımcısının uygun görüşü üzerine Emniyet Genel Müdüründen alınan onayda, alımı yapılacak malzemenin "mobil telefon IMEI tespit sistemi kullanılarak olay yerindeki şüphelilerin, bu şüphelilere ait lokasyonların, farklı yer ve zamanlarda mükerrer olaylara karışan şüphelilerin tespit edilebilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan mal ve hizmet alımına ilişkin komisyonlar kurmaya, satın almaya ilişkin piyasa araştırmaları yaptırmaya, yüklenici firma/firmalar ile sözleşme imzalamaya ve imzalattırmaya, teknik donanımlar ile araçların satın alınmasına, Terörle Mücadele Daire Başkanının yetkilendirilmesini, söz konusu alımı yapılacak mal ve hizmet alımlarına ilişkin tüm masrafların Daire Başkanlığımıza tahsis edilen gizli hizmet giderleri ödeneğinden karşılanmasını" denildiği, satın alınan 2 adet IMEI catcher cihazı çalıştırıldığında, kapsama alanındaki tüm telefonların IMEI ve IMSI numaralarını toplamaya başladığı anda, saniyelik zaman boyutunda yüzlerce veri topladığı, oysa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesindeki "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir" hükmüne aykırı olarak, bölgedeki tüm telefonların lokasyonlarının bilinir hale geldiği ve şüpheli olmayan, hakkında hiçbir soruşturma olmayan bireylerin Anayasa ile teminat altına alınan temel haklarının ihlaline sebep olunduğu, cihazın diğer özellikleri itibarıyla da bu sakıncaların sayısının çoğaltılabileceği, bu nedenlerle, cihazın istihbarat birimlerince önleyici kolluk faaliyetleri bağlamında kullanımı uygun olsa da, adli birimler itibarıyla kullanımının hakların ihlaline neden olacağı belirtilmiş; buna göre Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede, bu sakıncanın giderilebilmesi amacıyla Genel Müdür makam onayına uygun cihaz araştırılması, uygun cihaz bulunamaz ise bu hak ihlalinin sıralı amirlere intikal ettirilmesi gerekliyken bunun yapılmadığı, cihazın canlı dinleme yapamaması için TEM Dairesi Başkanlığınca bu özelliklerin kapatılması yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı, onay ve teknik şartnamedeki özelliklerden çok farklı, anayasal teminat altına alınan temel hakların bir kısmının ihlaline çok müsait cihaz alındığı, piyasada sadece teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip, ilave özellikleri olmayan cihaz da bulunduğu, iyi bir piyasa araştırması yapılmış olsaydı Genel Müdür makam onayına ya da şartnameye uygun bir cihaz bulunabileceği, bu tür usule uygun işlemler yapılmamış olduğundan Devletin 1.000.000 TL'lik malzemesinin kullanılmadan atıl vaziyette durmakta olduğu, ilgili şube müdürlüğünden sorumlu Daire Başkanı Yardımcısı ve satın alma komisyonu başkanı olan davacının olayda birinci derecede sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından, "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinden ve 1.000.000 TL'lik malzemenin kullanılmadan atıl vaziyette durmasına sebep olduğundan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına yönelik dava konusu bireysel işlem tesis edilmiştir.<br>Olayda, alımı yapılacak cihazların teknik şartnamesine göre, 2G ve 3G bağlantısı kurmuş telefonların IMEI ve IMSI numaralarını toplayabilmesi, cihazın aktif olarak çalışmayacak, kullanılmakta olan telefonların üçüncü taraflarla olan iletişimlerini dinleyemeyecek ve üçüncü taraflarla iletişim halinde olan telefon tarafından gönderilen paketlerin payload kısmını göremeyecek olması, sadece IMEI ve IMSI numaralarını alma özelliğinin bulunması gerekmekteyken, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile uzman raporları birlikte değerlendirildiğinde, cihazın yayını esnasında hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme veri aktarım trafiğini engelleme özelliğinin bulunduğu, hedef telefonlara çağrı ve SMS göndermek suretiyle hedef telefonların manipüle edilebilmesini sağladığı, cihaz aracılığıyla hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörden kopararak çağrıların engellenmesinin yapılabildiği, sisteme düşürülen hedefin göndermiş olduğu SMS'leri görebildiği, ancak gönderilen SMS'lerin gönderildiği kişiye ulaşmadığı, cihazların teslim alındığı tarih itibarıyla canlı dinleme yapabilme özelliklerinin bulunduğu, hedef listelemesinde bir kısıtlamasının olmadığı, aynı anda birden fazla hedefin sistem tarafından toplanabildiği ve her hedefe ayrı ayrı aksiyonlar gerçekleştirebildiği, sistemin aynı anda 3 GSM networkünü simüle edebilmesine imkan tanıdığı, cihazın ilgili firmasınca yapılan çalışma testleri sırasında uygun yazılımlar kullanılarak görüşmelerin kaydedilmiş olduğu, piyasada teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip ilave özellikleri bulunmayan cihazlar olduğu halde yeterli araştırma yapılmadan söz konusu cihazların alındığı ve bu suretle 1.000.000 TL'lik malzemenin kullanılmadan atıl vaziyette durmasına sebep olunduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Vekili sıfatıyla söz konusu mal alımına ilişkin oluru teklif eden ve aynı zamanda alım işlemlerinin yürütüldüğü ilgili (N) Şube Müdürlüğünden sorumlu Daire Başkanı Yardımcısı olan davacının, süreç içerisinde satın alma komisyonu başkanı olarak görevlendirildiği, bu çerçevede, teknik şartnamesine uygun cihazın satın alınması işlemlerinde üst düzeyde sorumluluğunun bulunduğu, onay emri ile şartnamede belirtilen özelliklerden fazla özelliklere sahip olan, şartnameye uygun olmayan cihaz alımı yapılarak emrin gerçekleştirilmediği ve bu malzemenin de kullanılamadığı anlaşıldığından, davacının bu fiili ile "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinden ve 1.000.000-TL'lik malzemenin kullanılmadan atıl vaziyette durmasına sebep olduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemi yönünden davanın REDDİNE, <br>2. Sonuç olarak dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen ret olarak sonuçlandığından; aşağıda gösterilen...TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>3. Bakılan davanın kesinleşen kısımları için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,<br>4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
ihale