<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1993 E. , 2025/2724 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2025/1993<br>Karar No:2025/2724<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:...K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümünde profesör unvanı ile görev yapan davacı tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle 17/06/2025 tarihinde gerçekleştirilen "Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Balmumcu Yerleşkesi Mevcut Binaların Hurda Karşılığı Yıkım İşi İhalesi"nin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen kararda; yargısal denetim amacıyla idari işlemlere karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisinin bulunması koşuluna ihtiyaç olduğu, her olay ve davada yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin iptali istenilen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdirinin yargı mercilerine bırakıldığı, iptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisinin kişisel, meşru ve güncel olmasının gerektiği, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti"nin iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirileceği;<br>Somut olayda, davalı idare bünyesinde profesör unvanı ile görev yapan davacının uyuşmazlık konusu ihalenin tarafı olmadığı, söz konusu ihaleye katılmaya yönelik başvuruda bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dava dosyasına sunulmadığının görüldüğü, bu durumda, davacı ile denetlenmesini talep ettiği ihale işlemi arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, sadece üniversitede öğretim üyesi olmasının davacıya eğitim-öğretim dışında bir hususta dava hakkı vermeyeceği, dava konusu işlemin davacının ne şekilde menfaatini ihlal ettiği hususunun açık, anlaşılır ve somut bir biçimde ortaya koyulamadığı anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hurda karşılığı yıkım ihalesine konu yerleşkenin uzun yıllardır aktif olarak eğitim verdiği, araştırmalarını yürüttüğü, derslerini işlediği fiili görev alanı olduğu, bu yerleşkenin yıkılması halinde akademik faaliyetlerinin doğrudan etkileneceği, İdare Mahkemesince ihalenin tarafı olmadığı gerekçesiyle menfaat ilişkisinin bulunmadığı belirtilerek davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği ancak davanın açılmasındaki amacın ticari değil, kamuya ait bir eğitim alanının geri dönüşü olmaksızın ortadan kaldırılmasını önüne geçme düşüncesi olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>MADDİ OLAY: <br>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümünde profesör unvanı ile görev yapan davacı tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle 17/06/2025 tarihinde gerçekleştirilen "Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Balmumcu Yerleşkesi Mevcut Binaların Hurda Karşılığı Yıkım İşi İhalesi"nin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları ise idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.<br>Yargı kararlarında ve doktrinde "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir alaka söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmektedir. İptal davalarında davacı olabilmek için subjektif bir hakkın ihlal edilmesi şartı aranmamakta, menfaat ihlali yeterli sayılmaktadır.<br>İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirtilen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat alakası kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.<br>Kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi, makul, maddi ve/veya manevi bir alakasının bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. İptal davaları idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının ve sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine imkan sağladığından, bu davalarda menfaat alakasının bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.<br>Kamu ihalelerinde ihale sürecine ilişkin icrai nitelikteki işlemler, sadece ihaleye katılan veya katılmak isteyenlerin hukuki durumunu değil, bunların yanında üçüncü kişilerin de hak veya menfaatlerini de etkileyebilmektedir. Böyle bir durumda, söz konusu kişilerin menfaatlerinin zedelendiği iddiasıyla, mevzuatta belirtilen usuller çerçevesinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir. Aksi yöndeki kısıtlayıcı bir yaklaşım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde yer alan "Herkes, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." ve "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesinde yer alan "Bu Sözleşme'de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." kuralını ihlal edecektir. Aynı şekilde, ihale sürecinde, dava ehliyetinin bir alt unsuru olan subjektif ehliyetin varlığının aday, istekli ve istekli olabileceklerle sınırlanması, Anayasa'nın idari işlemlere karşı yargı yolunu açan 125. maddesi ile "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesine de aykırılık teşkil edecektir. <br>Bu bağlamda, İdare Mahkemesince, davacının uyuşmazlık konusu ihalenin tarafı olmadığı, söz konusu ihaleye katılmaya yönelik başvuruda bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dava dosyasına sunulmadığı, davacı ile denetlenmesini talep ettiği ihale işlemi arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, sadece üniversitede öğretim üyesi olmasının davacıya eğitim-öğretim dışında bir hususta dava hakkı vermeyeceği, dava konusu işlemin davacının ne şekilde menfaatini ihlal ettiği hususunun açık, anlaşılır ve somut bir biçimde ortaya koyulamadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de, ihalenin iptalinin talep edilmesi için ihaleye katılma zorunluluğunun aranmadığı, menfaati ihlal edilen üçüncü kişilerin de ihalenin iptali için yargısal yollara başvurabileceğinin açık olduğu, dava konusu olayda, hurda karşılığı yıkılması planlanan yerleşkenin davalı idare bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının uzun yıllardır aktif olarak eğitim verdiği, araştırmalarını yürüttüğü, fiili görev alanı olduğu, ihale konusu işin gerçekleşmesi halinde davacının uzun yıllardır faaliyet gösterdiği yerleşkenin yıkılacağı ve bu durumun davacının akademik faaliyetlerini doğrudan etkileyeceği anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, davacının iddiaları dikkate alındığında, dava konusu ihale işlemi ile davacı arasında kişisel, meşru ve güncel bir ilişkinin bulunduğu anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br>2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>
ihale