<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/2379 E. , 2025/3418 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2025/2379<br>Karar No:2025/3418<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Plastik Kauçuk Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Sivas Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğünce 26/03/2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Su-Kanalizasyon Malzemesi ve Dizel Elektrojen (Jeneratör) Grubu Alımı" ihalesine ilişkin olarak davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine dair 07/05/2025 tarih ve 2025/UM.I-1091 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali ile itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi istenilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda;<br> Davacının 1. iddiası yönünden yapılan incelemede;<br> Davacı şirket tarafından, itirazen şikayet başvurusuna konu ihalenin 7. kısmına konu teklif belirlenirken teklif bileşenlerini oluşturan "koruge boru" için 22.098.689,34-TL, "spiral sarımlı hdpe boru (tip 5)" için 642.393,18-USD bedel hesaplandığı, ancak yapılan hata sonucu 642.393,18-USD'yi Türk Lirasına çevirmeden 22.098.689,34-TL ile toplayarak 22.741.082,52-TL bedel teklifinde bulunulduğu, oysa 642.393,18-USD'nin Türk Lirasına çevrildiğinde 24.443.060,50-TL bedel tespit edilerek toplamda 46.541.749,84-TL teklif sunulması gerekirken yapılan maddi hata sonucu 22.741.082,52-TL teklifte bulunulduğu, taraflarınca sehven sunulan teklifin aşırı düşük açıklaması yapılamayacak seviyede olduğu ve bu bedel üzerinden ihaleye konu malı teslim etmelerinin imkansız olduğu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca sunulan teklifin aşırı düşük teklif değerlendirmesine tabi tutularak teklifin reddine karar verilmesi gerekirken açıklama istenilmeksizin ihalenin üzerinde bırakıldığının ileri sürüldüğü;<br> Kamu İhale Genel Tebliği'nde ve ilgili mevzuatta mal alımı ihalelerine yönelik olarak hangi tekliflerin aşırı düşük olarak belirleneceği konusunda bir tespite yer verilmediği, buna göre mal alımı ihalelerinde aşırı düşük tekliflerin, ihale komisyonunca, 4734 sayılı Kanun'da belirtilen iki ölçüte göre (diğer teklifler veya yaklaşık maliyet) değerlendirilmesi gerektiği, ancak ihale komisyonuna verilen bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp 4734 sayılı Kanun'a uygun olarak kullanılması gerektiği, anılan Kanun'a uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının da yargı denetimine tabi olduğu, ayrıca, belirtilen iki ölçütün bir arada aranmayacağı anılan Kanun metninde ifade edilen "veya" bağlacı ile ifade edildiği;<br> Uyuşmazlıkta, şikayet başvurusunun idarece, mal alımı ihalelerinde sınır değer hesabı formülü belirtilmemesi nedeniyle aşırı düşük teklif sorgulaması yapılamayacağından en düşük teklifi veren firmanın elenme imkanı bulunmadığı, ihaleye teklif veren firmaların tüm şartları kabul etmiş sayıldığı, ihale komisyonunun bu konuda takdir yetkisi bulunmadığı belirtilerek herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın reddedildiği, bunun üzerine yapılan itirazen şikayet başvurusu neticesinde alınan dava konusu Kurul kararıyla ise, ihalenin idare tarafından aşırı düşük teklif sorgulaması yapılmaksızın sonuçlandırılması konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu, bu yetki çerçevesinde sunulan teklifin aşırı düşük teklif olarak belirlenmesinin idarenin sorumluluğunda olduğu ve teklifleri aşırı düşük olarak değerlendirmeden ihaleyi sonuçlandırmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddine karar verildiği;<br> Dava konusu halenin davacı şirket üzerinde bırakılan 7. kısmının yaklaşık maliyet bileşenlerinin "Korige Kanalizasyon Borusu ve Ek Parçaları" olduğu, yaklaşık maliyetin 56.195.084,58-TL olarak hesaplandığı, davacı dışındaki üç istekli tarafından sırasıyla 43.734.560,00-TL, 46.447.999,40-TL ve 52.665.031,84-TL teklif bedeli sunulduğu, davacı şirketçe sunulan teklifin ise 22.741.082,52-TL olduğu, söz konusu tutarın yaklaşık maliyetin yarısından az miktara denk geldiği gibi diğer üç istekli tarafından sunulan teklif bedellerinin önemli ölçüde altında kaldığı;<br> Bu durumda, 4734 sayılı Kanun'un 38. maddesinin amir hükmüne ve İdari Şartname'ye aykırı olarak, davacı şirket tarafından sunulan teklifin diğer teklifler veya yaklaşık maliyete göre aşırı düşük olup olmadığı yönünde ihale komisyonunca herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ihalenin doğrudan davacı şirket üzerinde bırakıldığı, davacı tarafından bu husus ileri sürülerek yapılan şikayet başvurusunun da ilgili mevzuatta düzenleme bulunmaması nedeniyle aşırı düşük teklif sorgulaması yapılamayacağından bahisle reddine karar verildiği görüldüğünden, yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine, anılan maddede belirtilen iki ölçüte göre (diğer teklifler veya yaklaşık maliyet) Kurulca bir değerlendirme yapılmak suretiyle başvuruya konu teklifin "aşırı düşük teklif olarak" değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi gerekirken, bu konunun idarenin sorumluluğunda olduğu ve ilgili idarenin takdir yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu iddia yönünden hukuka aykırı olduğu;<br> Davacının 2. iddiası yönünden yapılan incelemede;<br> Davacı tarafından, şikayet başvurusuna konu incelemenin ihale yetkilisi tarafından bizzat yapılmasının mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik'in "Şikayet başvurusu üzerine inceleme" başlıklı 10. maddesinde; "(4) İnceleme, ihale yetkilisince bizzat yapılabileceği gibi ihale yetkilisinin görevlendireceği bir veya birden fazla raportör tarafından da yapılabilir. Bu inceleme sonucunda, ihale yetkilisi tarafından gerekçeli bir karar alınır." kuralına yer verildiği, anılan düzenleme uyarınca ihale yetkilisince bizzat inceleme yapılarak karar alınabileceği anlaşıldığından, davacının bu iddiasının reddine ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> Davacının, 152.021,00-TL itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi talebine gelince;<br> Uyuşmazlıkta, davacı şirketin gerek şikayet gerekse itirazen şikayet başvuru dilekçelerinde ihalenin iptaline ilişkin tek iddiası bulunmakta olup; "aşırı düşük teklif açıklaması istenilmemesinin mevzuata aykırı olduğu"nun ileri sürüldüğü, Mahkemelerince yerinde görülmeyen diğer iddianın ise, idareye yapılan şikayet başvurusunun ihale yetkilisince sonuçlandırılmasının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, bu durumda, davacının işin esasına yönelik tek iddiasının Mahkemelerince yerinde görülerek itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının iptaline karar verildiği ve itirazen şikayet başvuru bedeline yönelik 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafının iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararının (AYM, E.2024/85, K.2024/229, 25/12/2024) birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirkete başvuru bedelinin iade edilmemesinin, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki adil dengenin davacı aleyhine bozularak mülkiyet hakkına orantısız müdahale teşkil edeceği, bu nedenle davacı şirketin iddialarının tamamında haklı bulunduğunun hakkaniyet gereği olduğu ve 152.021,00-TL itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, 152.021,00-TL itirazen şikayet başvuru bedelinin davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının itirazen şikayet başvurusu dilekçesinde yer alan iddialarında haklı bulunduğuna dair Mahkeme kararının Kurula tebliğinden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesine göre işlem tesis edilmesinin kanuni zorunluluk olduğu, mal alım ihalelerinde sınır değer hesaplanma yönetime ilişkin sınırlayıcı bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle mal alımı ihalelerinde aşırı düşük tekliflerin tespitinin, diğer tekliflere veya yaklaşık maliyete göre ihaleyi yapan idarece belirlenmesi gerektiği, yapılan mal alım ihalesinde davacının teklifinin aşırı düşük teklif olarak belirlenip belirlenmeyeceği hususunda ihaleyi yapan idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, dava konusu Kurul kararında davacının birden fazla iddiasının olduğu ve iddialarının tamamında haksız bulunduğundan itirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısımda hukuka aykırılık bulunmadığı, İdare Mahkemesince belirtilen Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmediğinden işbu davada anılan karara dayanılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığından bu kısmın onanması gerektiği; itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi istemine ilişkin kısmına gelince;<br> İdare Mahkemesince; davacının, "teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına" yönelik temel iddiasının haklı bulunduğu, diğer iddiasının reddedilmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilerek, "esaslı iddia"nın kabul edilmiş olması ve Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli iptal kararı gözetilerek itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine karar verilmiştir.<br> Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafı, itirazen şikayet başvurusunda yer verilen iddiaların tamamında haklı bulunulmadığı sürece başvuru bedelinin iade edilmeyeceğini amirdir. İdare Mahkemesince, hakkaniyet gereği "esaslı iddia" ayrımı yapılarak sonuca gidilmiş ise de Kanun'un açık düzenlemesi karşısında, iddiaların bir kısmında haksız çıkılmasına rağmen itirazen şikayet bedelinin iadesine karar verilmesi, Kanun metninin lafzıyla örtüşmemektedir.<br> Bununla birlikte, itirazen şikayet başvuru bedelinin dayanağı olan kuralın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği ve iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 (dokuz) ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği hususları göz önüne alındığında; Anayasaya aykırılığı tespit edilen bir düzenlemeye dayanılarak kişilerin malvarlığında eksilmeye yol açılması ve bu bedelin idarece alıkonulması, Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacağından, iptal kararının yürürlüğünün ertelenmiş olmasının, Anayasaya aykırı olduğu saptanmış bir kurala dayanılarak söz konusu bedelin iade edilmemesini hukuka uygun hale getirmeyeceği açıktır.<br> Bu itibarla, yasal dayanağı Anayasa Mahkemesi kararıyla ortadan kalkan başvuru bedelinin davacıya iadesi yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> MADDİ OLAY: <br> Sivas Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğünce 26/03/2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen 2025/241297 ihale kayıt numaralı "Su-Kanalizasyon Malzemesi ve Dizel Elektrojen (Jeneratör) Grubu Alımı" ihalesine ilişkin olarak davacı tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine dair 07/05/2025 tarih ve 2025/UM.I-1091 sayılı Kurul kararının iptali ile itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine karar verilmesi istenilmiştir. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu; Mahkeme tarafından iptaline karar verilen hükümlerin, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı; gerekli hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği; kararların yasama yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 1. Temyize konu Mahkeme kararının, Kurul kararının iptaline ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. <br> 2. Davacının, 152.021,00-TL itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi talebine gelince; <br> İdare Mahkemesince, davacı şirketin şikayet ve itirazen şikayet dilekçelerindeki temel iddiasının kendi teklifi hakkında "aşırı düşük teklif açıklaması istenilmemesi" olduğu ve bu iddianın yapılan yargılama neticesinde haklı bulunduğu; "şikayet başvurusunun ihale yetkilisince sonuçlandırılmasının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu" şeklindeki tali iddiasının ise yerinde görülmediği, sonuç olarak davacının temel/esaslı iddiasının kabulü suretiyle dava konusu Kurul kararının iptaline karar verildiği, dolayısıyla ikinci iddianın reddedilmiş olmasının iptal sonucunu değiştirmeyeceği gerekçesiyle ve Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı iptal kararı dayanak gösterilerek itirazen şikayet başvuru bedelinin davacıya iadesine hükmedilmiştir.<br> Temyize konu Mahkeme kararının, itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine ilişkin hüküm fıkrasının dayanağını, 4734 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 25/12/2024 tarihli anılan kararında, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 (dokuz) ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.<br> Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi tarafından bir kanun hükmünün iptal edilmesi ancak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ertelenmesi halinde; iptal edilen yasa kuralı, erteleme süresinin sonuna kadar yürürlüğünü ve hukuksal sonuçlarını korumaya devam eder. Yasama organınca yeni bir düzenleme yapılıncaya veya erteleme süresi doluncaya kadar, söz konusu kanun hükmü "yürürlükteki hukuk normu" olarak idari işlemlere dayanak teşkil etmektedir.<br> 4734 sayılı Kanun'un yürürlükte olan 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında, itirazen şikayet başvurusunda yer verilen iddiaların tamamında haklı bulunulmadığı sürece başvuru bedelinin iade edilmeyeceği kurala bağlanmış olup dava konusu olayda, davacının "yetki"ye ilişkin ikinci iddiasının yerinde olmadığı Kurul kararı ve Mahkeme değerlendirmesiyle sabittir.<br> Bu durumda, başvuruda yer verilen iddiaların bir kısmında (birinci iddia) haklı, diğer kısmında (ikinci iddia) haksız çıkan davacıya, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar da uygulanma kabiliyetini haiz olan yasa hükmü uyarınca alınan başvuru bedelinin, henüz yürürlüğe girmemiş Anayasa Mahkemesi iptal kararı gerekçe gösterilerek iadesine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br> Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının; 152.021,00-TL tutarındaki itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine yönelik kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine,<br> 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının belirtilen kısımlarının ONANMASINA,<br> 3. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne;<br> 4. ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, "...-TL itirazen şikayet başvuru bedelinin davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br> 5. Bu kısım yönünden DAVANIN REDDİNE,<br> 6. Dava kısmen ret, kısmen iptal kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL ilk derece yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br> 7. Ayrıntısı aşağıda gösterilen davalı idare tarafından yapılan ...-TL temyiz yargılama giderinin yarısı olan ...TL'nin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan ...-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br> 8. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br> 9. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine,<br> 10. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br> 11. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
ihale