<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/5056 E.  ,  2025/9211 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/5056<br>Karar No : 2025/9211 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Şırnak ili, Merkez, İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik koruculuğu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı teklif yazısına binaen Şırnak Valiliği'nin 16/06/2023 olur tarihli işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Şırnak ili, Merkez, İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapan davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca ''rüşvet vermek'' suçundan ötürü 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve söz konusu mahkumiyet hükmünün kesinleşmesine ilişkin hususların davalı idarece tespiti üzerine, göreve alınmada aranacak şartları kaybettiğinden bahisle Şırnak Valiliği Merkez Jandarma Komutanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı teklif yazısına binaen Şırnak Valiliği'nin 16/06/2023 olur tarihli işlemiyle görevden çıkarılmasına karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, ilgili mevzuatın birlikte değerlendirilmesinde, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına alan ya da affa uğramış olsa bile bu maddede sayılan suçlardan (dava konusu olayda rüşvet suçu) mahkum olanların artık hiç bir şekilde memuriyete/kamu hizmetine atanması veya devamının mümkün olmadığı, dava konusu olayda: davacının, rüşvet almak ve vermek suçlamasıyla yapılan yargılamada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca ''rüşvet vermek'' suçundan ötürü 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, yapılan istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verilerek anılan kararın 20/05/2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda; ilgili mevzuat hükümleri ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin tetkikinden; davacı hakkında Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin ''Göreve Alınmada Aranacak Şartlar'' başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) alt bendinde tahdidi olarak sayılan "rüşvet vermek" suçundan ötürü mahkumiyet hükmünün bulunduğunun davalı idarece tespiti üzerine, mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde davacının göreve alınmada aranacak şartları kaybettiğinden bahisle görevine son verildiği, rüşvet vermek suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda hakkında mahkumiyet kararı verilen ve 442 sayılı Köy Kanununun 74/C maddesinin atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartları düzenleyen 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendine göre memur olmaya engel mahkumiyeti bulunmama şartını kaybettiği anlaşılarak kesinleşmiş mahkumiyeti bulunduğu sabit olan davacının, anılan Kanun'un 98/b maddesi ile güvenlik koruculuğu görevinden çıkartılarak ilişiğinin kesilmesi konusunda davalı idarenin ilgili mevzuat uyarınca bağlı yetki içinde bulunduğu dikkate alındığında bu yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; davacının "rüşvet vermek" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K. ... sayılı kararı ile "Sanık ...'ın olay tarihlerinde Kasrik Jandarma Komutanlığı'na bağlı olarak er rütbesiyle görev yapan asker, diğer sanık ...'nın ise karınca tabir edilen Irak ülkesine giriş çıkış yapan şahıslardan olduğu, 6 nolu olay yönünden; sanık ...'nın 16/11/2012 günü sanık ... ile yaptığı görüşmelerde, arama noktasından kaçak sigara geçişine ilişkin 150,00 TL haksız menfaat olduğu değerlendirilen rüşvet ödenmesi konusunda anlaşma sağladıkları, bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucu, sanık ...'in 18/11/2012 günü gümrük sahasından geçtiği ve Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kaçak sigaralarla yakalandığı olayda, sanıkların aşamalarda inkara dayalı savunmalarda bulundukları anlaşılmış ise de, TAPE kayıtları ile kolluk tutanakları dikkate alındığında, sanıkların tereddütsüz şekilde rüşvet almak - vermek suçunu işledikleri" gerekçesiyle 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın da ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesinleşmesi üzerine 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/C maddesi ile atıfta bulunulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin “A” bendinin “5” sayılı alt bendinde düzenlenen memuriyete alınma şartlarından birini kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin “b” fıkrası uyarınca davacının görevden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, idarece dava konusu işlemin tesisinde gösterilmiş olmamakla birlikte dosyanın incelenmesi sırasında maddi olaya uygunluğu yargı yerince saptanmış ve idarece gösterilen yasal nedenin hukuken isabeti olmadığı belirlenmiş ise, idarenin gösterdiği madde hükmü dışında dosyada saptanan kanun hükmüne göre uyuşmazlığın çözümlenmesinin idare hukukunda "sebep ikamesi" ilkesi olarak nitelendirilmekte olduğu, belli durumlarda gösterilen kanun hükmü yerine yargı yerince belirlenen kanun hükmüne göre uyuşmazlığın çözümlenebilmesinin mümkün olduğu, davacı hakkında tesis edilen işlemin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin “A” bendinin “5” sayılı alt bendinde düzenlenen memuriyete alınma şartlarından birini kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin “b” fıkrası uyarınca tesis edilmiş ise de, güvenlik korucusu olan davacının göreve alınmasında aranacak şartlar, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlediği gibi bir güvenlik korucusunun atanma şartlarını kaybetmesi halinde de "yetkide ve usulde paralellik ilkesi" gereği Vali/ Kaymakam tarafından görevinden alınması her zaman mümkün olduğundan; 657 sayılı Kanun'a gidilmesine hukuki lüzum bulunmadığı, kaldı ki 442 sayılı Kanun'un 74/C maddesi, güvenlik korucularının disiplin ile ilgili işlemlerinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını belirttiği ki, kastın 657 sayılı Kanundaki disiplin hükümleri olduğu, her ne kadar davalı idare işlem esnasında rüşvet verme/ alma fiilinin, 442 sayılı Kanunun 74/A maddesinde düzenlenen görevden çıkarmayı gerektiren fiiller arasında yer almadığı gerekçesiyle 657 sayılı Kanun uyarınca işlem tesis etmiş ise de; rüşvet alma/ verme fiili, "güvenlik koruculuğu sıfatıyla bağdaşmayan nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" olarak değerlendirilecek bir fiil olduğundan 74/A madde kapsamında görevden çıkarmayı gerektiren bir fiil olarak dikkate alınmasında hukuki bir engel bulunmadığı, davacının eyleminin, yüz kızartıcı fiil olarak değerlendirilmemiş olsaydı dahi 657 sayılı Kanuna gidilmesinin gerekmediği, kesinleşen bir mahkumiyet güvenlik korucusu olmaya engel olduğundan atamada aranan şartı kaybeden bu kişinin yetkide paralellik ilkesi gereği Vali/ Kaymakam tarafından görevine son verilmesi her zaman mümkün olduğu, netice itibarıyla; dava konusu işlemin, belirtilen gerekçeyle hukuka uygun bulunduğundan ilk derece mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun belirtilen değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olayda zamanaşımı süresinin geçtiği, bu nedenle disiplin cezası verilebilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu olayın dayanağı rüşvet verme fiilinin işlenmediği, sicilinin temiz olduğu, tek eyleme dayalı, geçmiş eylem ve sicili dikkate alınmaksızın tesis edilen işlemin ölçülülük ve orantılılık ilkelerine açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının adli yardım talebinin Mahkemece kabul edildiği dikkate alınarak, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Şırnak ili, Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapan davacı hakkında, "rüşvet vermek" suçu nedeniyle açılan ceza kovuşturması neticesinde verilen mahkumiyet hükmünün (4 yıl 2 ay hapis cezası) kesinleşmesi sebebiyle 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/C maddesi ile atıfta bulunulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin “A” bendinin “5” sayılı alt bendinde düzenlenen memuriyete alınma şartlarından birini kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin “b” fıkrası uyarınca davacının görevine son verilmesi işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekildedir. <br> 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br> Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1)Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: a)Türk vatandaşı olmak. b)Erkek adaylar için askerlik hizmetini yapmış olmak ya da 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre askerlikten muaf olmak, kadın adaylar için 21 yaşını doldurmuş olmak. c)Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 40 yaşından büyük olmamak. d)Kamu haklarından mahrum bulunmamak. e)26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından mahkum olmamak. f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. g)12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör suçlarına katılmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasından hüküm giymemiş olmak. h)Hali hazırda görevlendirileceği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmek. ı)Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek seviyede hastalığı, engeli veya akıl hastalığı bulunmamak. i) Siyasi parti üyesi olmamak. j)Köy/mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliği hariç mahalli idarelerin seçimle göreve gelen organlarında görevli olmamak. k)Terör örgütleriyle bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemelerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak. l)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak. m)Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması olumlu olmak. (2)Yeterli sayıda aday bulunmaması halinde birinci fıkradaki 40 yaş 50 yaş olarak uygulanır.' hükmü, "Adayların Seçimi ve Görevlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinde; '(1)İlanda belirtilen süre içinde yapılan müracaatlar valilik veya kaymakamlık tarafından incelenir. Görevlendirme işleminin başlatılması için yeterli görülenler, göreve alınmada aranacak şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti için ilgili jandarma komutanlıkları ile gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilir. (2)Her bir müracaatla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, müracaatçılara ait evrak, kanaat ve gerekçelerle birlikte valilik veya kaymakamlıklara sunulur. Valilik ve kaymakamlık gönderilen dosyalar üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, görevlendirme yapılacak sayı dikkate alınarak, güvenli koruculuğuna atanmasını uygun gördüklerini valinin onayına sunar. Vali onayı ile görevlendirme işlemi tamamlanır. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. <br> 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.<br> Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, 74/A maddesinde göreve alınmada aranacak şartları kaybetme koşuluna ise, disiplin cezası olarak görevden çıkarma sebepleri arasında yer verilmediği görülmüştür. <br> 442 sayılı Köy Kanunu'nun "uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddesinde; "Güvenlik korucularının disiplin işlemlerine ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; güvenlik korucularının görevlendirilme şekilleri, göreve alınmada aranacak şartlar, görevleri, görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile Köy Kanununda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Güvenlik Korucuları Yönetmeliği ile düzenlenmekte idi. <br>Anayasa Mahkemesinin Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresini iptali kararına kadar, güvenlik korucularının disiplin cezaları da Güvenlik Korucuları Yönetmeliğine bağlı olarak tesis edilmekteydi ve disiplin cezası olarak düzenlendiği için gerek işlem tesis edilirken gerekse işlemin yargısal denetimi yapılırken soruşturma ve savunma gibi disiplin hukukuna özgü ilke, usul ve prensiplerinin gözetilmesi zorunlu idi. <br>Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek Köy Kanunu'na eklenmiştir. Ancak Yönetmeliğin koruculara ilişkin yukarıda belirtilen diğer düzenlemeleri halen ayakta ve uygulanmaya devam etmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı güvenlik korucusu hakkında "rüşvet vermek" suçu nedeniyle 4 yıl 2 ay kesinleşmiş mahkumiyet cezası bulunmasının, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği 6.1.f maddesinde yer alan Göreve Alınmada Aranacak şartların kaybına yol açtığı, ancak idare tarafından dava konusu göreve son işleminin, Köy Kanunu'nun 74/C maddesine istinaden Devlet Memurları Kanunu'nun 98/B maddesi; "Memurluğa alma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" şeklinde belirtildiği üzere aynı Kanun'un 48/A/5 maddesi; "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar... zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak" gereği tesis edildiği görülmektedir. Göreve son işleminin dayanağı Köy Kanununun 74/C maddesinde, güvenlik korucularının disiplin ile ilgili işlemlerinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını belirtildiği, disiplin ile ilgili işlemler dışında Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin güvenlik korucularına ilişkin iş ve işlemlerde uygulanamayacağı açıktır. Bu halde, güvenlik korucuları hakkında Köy Kanunu, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği, disiplin ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak koşuluyla Devlet Memurları Kanunu ve ilgili alt mevzuatın uygulanacağı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, Yönetmelik gereği söz konusu kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmasının göreve alınırken dikkate alınan ve mevcut olması halinde göreve alınmaya engel olduğu nazara alındığında sonradan bu hususun kaybı halinde de idarenin göreve alma usulüne uygun olarak idari bir işlem ile davacının görevine son verebileceği, bu işlemin hukuki nitelik bakımından disiplin hükümleri kapsamında verilen göreve son verme cezasından farklı olduğu açıktır. Davacı hakkındaki göreve son işleminin her ne kadar memurluğa alınmada aranacak şartların kaybına yönelik olarak tesis edildiği görülse de, davacı güvenlik korucusunun aldığı kesinleşmiş cezanın Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 6.f. maddesindeki göreve alınmada aranacak şartların kaybına yol açtığı, idarenin göreve son verilme işlemini, göreve alınmada uyulan usulle Jandarma Komutanlıkları, Kaymakamlık ve vali onayı ile gerçekleştirdiği tespit edildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. <br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 27/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

ihale