<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/613 E.  ,  2024/3387 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/613<br>Karar No : 2024/3387 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Odası (... Şubesi)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... <br> 2-...Bakanlığı <br> VEKİLİ : Hazine Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 04/07/2022 tarih ve E:2017/2275, K:2022/3705 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 17/08/2017 tarih ve 30157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... ve... Mahallelerinde bulunan, mülkiyeti Hazineye ait olan ve ekli listede nitelikleri belirtilen (... ada-..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel, ... ada-...parsel, ... ada-... parsel, ... ada-... parsel, ... ada-... parsel ve ... ada-..., ..., ...ve ... parsel sayılı) taşınmazların, ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ ile gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığında hasılat paylaşımı esasına göre inşaat sözleşmesi yapılmak suretiyle değerlendirilmesi hakkındaki 03/07/2017 tarih ve 2017/10562 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 04/07/2022 tarih ve E:2017/2275, K:2022/3705 sayılı kararıyla;<br> 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un, 2. ve 7. maddesi; 4706 sayılı Kanun'un genel gerekçesi; 03/05/2006 tarih ve 26157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi, 8. maddesinin 1. fıkrası, 9., 10., 13., 14. maddelerine yer verilerek, <br>2863 sayılı Kanun'un belirtilen hükümlerine göre, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının satışı, devri ya da kullanım haklarının gerçek ve tüzel kişilere bırakılması Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine tabi olduğu gibi, söz konusu taşınmazlara herhangi bir fiziki müdahalede bulunulması ya da kullanımlarının değiştirilmesinin ancak koruma bölge kurullarınca bu yönde karar alınması ile mümkün olabildiği, <br> Davacı tarafından, ... Mahallesinin (...) birçok yönden değerli olduğu, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın, Anayasa'ya, 4706 sayılı Kanun'a, 3194 sayılı İmar Kanunu'na ve 2863 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, kentsel sit alanı içerisindeki yerlerde ticari faaliyet yürütülmek istenildiği, mevcut taşınmazların 3. kişilere satılmasının amaçlandığı, kamu hizmeti için ayrılan arazilerin, 4706 sayılı Kanun'a göre satılmasının mümkün olmadığının iddia edildiği, <br>Davalı idareler tarafından ise, taşınmazlar üzerindeki binaların 1940'lı yıllarda yapıldığı, şehrin merkezinde ve işyerlerinin arasında kaldığı, bu durumun da şehrin gelişmesi ve planlaması açısından olumsuz etkiler yarattığı, binalarda çökmeler meydana geldiği, sit niteliği sebebiyle bakım ve onarım da yapılamadığı, konutların zaman içinde yıpranması ve günümüzde önem ve özelliğini kaybetmesi sebebiyle, bu konutlarda oturma talebinin azaldığı, çoğunun boş olması sebebiyle yakıt giderlerinin Devlete büyük bir yük getirdiği ve güvenlik açısından da ciddi problemler oluşturduğu, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile bölgenin özgün yapısına uygun şekilde restorasyonu ile belli sayıda kamu görevlisinin kullanımından ziyade Ankara'da yaşayan tüm vatandaşların sanatsal, kültürel ve sosyal kullanımlarına açılması amaçlandığından, dava konusu işlemin mevzuata uygun şekilde, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak tesis edildiği; taşınmazların sit niteliği yönünden Bakanlık ile ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ arasında imzalanan protokol hükümlerinde de taşınmazların tapu kayıtlarında yer alan şerh ve beyanlara uyulacağı, gerekli izinlerin alınacağının savunulduğu, <br>Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ile bu işlemin dayanağı olan 05/08/2014 tarih ve 29079 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 15/07/2014 tarih ve 2014/6645 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın birlikte değerlendirilmesi gerektiği, <br>Dava konusu işlemin dayanağı olan 15/07/2014 tarih ve 2014/6645 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4706 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, anılan taşınmazların tapu kütüklerinde yer alan şerh, beyan ve belirtmelere uyulmak, tarihi ve kültürel mirası ile kentsel sit niteliği ve bölgenin özgün yapısı korunmak kaydıyla, aslına uygun bir şekilde ve ilgili mevzuatı uyarınca restore edilmek suretiyle öncelikle Maliye Bakanlığınca veya Maliye Bakanlığınca uygun görülen hallerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülecek projeler kapsamında değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması amacıyla tahsislerinin kaldırılmasına karar verildiği, <br>Anılan Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 29/01/2018 tarih ve E:2015/600, K:2018/178 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmiş ise de; anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/06/2018 tarih ve E:2018/1422, K:2018/3387 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Dairelerinin 28/12/2021 tarih ve E:2019/270, K:2021/6987 sayılı kararıyla, "05/08/2014 tarih ve 29079 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu 15/07/2014 tarih ve 2014/6645 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, bölgedeki çeşitli kamu kurumlarına tahsisli bulunan taşınmazların söz konusu tahsislerinin kaldırılmasına yönelik bir işlem olup, bu karar uyarınca yapılacak tüm uygulamalarda, anılan taşınmazların tapu kütüklerinde yer alan şerh, beyan ve belirtmelere uyulması, tarihi ve kültürel mirası ile kentsel sit niteliği ve bölgenin özgün yapısının korunması gerektiği açıktır. <br>Diğer bir deyişle, dava konusu işlemin; bölgenin niteliği dikkate alınarak ve taşınmazların koruma statülerinin gerektirdiği tüm kurallara uyulması şartı ile tesis edildiği, söz konusu kararın ekinde, "aslına uygun bir şekilde ve ilgili mevzuatı uyarınca restore edilmek suretiyle" denilerek 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na da atıf yapıldığı göz önüne alındığında, taşınmazların tahsislerinin kaldırılmasından ibaret olan dava konusu Bakanlar Kurulu kararıyla, sözü edilen taşınmazların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile sağlanan korumanın dışında bırakıldığından söz edilebilmesine bu aşamada imkan bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, 2863 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının satışı, devri ya da kullanım haklarının gerçek ve tüzel kişilere bırakılması, söz konusu taşınmazlara herhangi bir fiziki müdahalede bulunulması ya da kullanımlarının değiştirilmesi koruma bölge kurullarınca bu yönde karar alınması ile mümkün olabilmektedir.<br>Uyuşmazlık bu açıdan ele alındığında; <br>- Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 03/11/2016 tarih ve 3777 sayılı kararıyla, Bakanlar Kurulunun uyuşmazlık konusu ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca dava konusu taşınmazların üzerinde Maliye Bakanlığınca gerçek veya tüzel kişiler lehine irtifak hakkı tesis edilmesinde, 2863 sayılı Kanun açısından sakınca bulunmadığına, ancak hangi amaçlarla irtifak hakkı tesis edilebileceğinin gerekli bilgi ve belgeler ile söz konusu Kurula iletilmesi sonucu değerlendirilebileceğine karar verilmiştir.<br>- Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, kentsel sit alanı olarak belirlenen ve içerisindeki konutların her biri korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ... (...) Mahallesine ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı teklifi ile getirilen alan kullanımı ve fonksiyon değişikliğine ilişkin planlama kararlarının 2863 sayılı Yasa ve ilgili mevzuatı kapsamında uygun olduğuna, ancak planlama alanının Cumhuriyet dönemi II. Ulusal Mimarlık Üslubu özelliklerine sahip, memurlar için devlet eliyle yapılmış ilk toplu konut projesi olması nedeni ile tescilli yapılara ilişkin hazırlanacak olan restorasyon projelerinde yapıların özgün plan şeması ve cephe karakterlerinin korunarak hazırlanması gerektiğine, hazırlanacak olan kentsel tasarım, peyzaj ve uygulama projelerinin ... (...) Mahallesi Kentsel Sit alanının doku özelliklerini ve silüetini olumsuz etkilemeyecek şekilde hazırlanması gerektiğine, bu kapsamda ... (...) Mahallesine ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının, alana ilişki hazırlanacak kentsel tasarım, peyzaj ve uygulama projeleri ile birlikte plan paftalarının ilgili idaresince onaylanmasının ardından, onaya esas paftaların bir örneğinin Kurula iletilmesinden sonra onaylanmasına karar verilmiştir.<br>- Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararıyla, dava konusu alana yönelik 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planları uygun bulunmuştur.<br> - Ankara 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin 7. maddesinin 7. bendi doğrultusunda uygun olduğuna karar verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen koruma kurulu kararlarının değerlendirilmesinden; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca ve bu karar sonrasında alanda yapılması öngörülen uygulamalara yönelik olarak 2863 sayılı Kanun çerçevesinde koruma kurullarınca gereken izinlerin alındığı, söz konusu uygulamaların ilgili koruma kurullarınca uygun bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... ve ... mahallelerinde bulunan taşınmazların; tapu kütüklerinde yer alan şerh, beyan ve belirtmelere uyulmak, tarihi ve kültürel mirası ile kentsel sit niteliği ve bölgenin özgün yapısı korunmak kaydıyla, aslına uygun bir şekilde ve ilgili mevzuatı uyarınca restore edilmek şartıyla 4706 sayılı Kanunun verdiği yetki kapsamında tahsislerinin kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, <br> Uyuşmazlıkta, davacı iddialarının, söz konusu alanın kentsel sit ve tescilli yapı özelliği gereği dava konusu işlemde kamu yararı bulunmadığına yönelik olduğu dikkate alındığında; ayrıntılı olarak yer verilen yargı kararıyla hukuka uygun bulunan 15/07/2014 tarih ve 2014/6645 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın uygulaması niteliğinde olan ve 4706 sayılı Kanun'un verdiği yetki kapsamında, anılan taşınmazların, ...Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ ile gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığında hasılat paylaşımı esasına göre inşaat sözleşmesi yapılmak suretiyle değerlendirilmesine yönelik olarak tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,<br>davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sit olarak koruma altına alınan Hazine taşınmazlarının satışında emredici düzenlemeler gereğince, 2863 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, 4706 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı görülen dava konusu taşınmazların, 4706 sayılı Kanun uyarınca ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ ile gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığında hasılat paylaşımı esasına göre inşaat sözleşmesi yapılmak suretiyle değerlendirilmesi hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı; hukuka aykırı olarak alınan tahsislerin kaldırılmasına yönelik 2014/6645 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı sonrasında tesis edilen idari işlemlerin dava konusu edildiği, imar planları ile restorasyon projeleri uygulanmasına ilişkin kurul kararlarının bir kısmının iptal edildiği, bir kısmına yönelik olarak da dava süreçlerinin devam ettiği, anılan süreçler gözetildiğinde Saraçoğlu Mahallesinin olduğu gibi korunmadığı, koruma mevzuatına aykırı işlemler tesis edildiği de dikkate alınarak Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>Başkan... ile üyeler ..., ... ve ...'in; davacı Odanın, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca genel olarak mensuplarının hak ve menfaatlerini korumaya yönelik olarak dava açma yetkisinin bulunduğu, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın ise davacı Odanın üyelerinin hak ve menfaatlerini olumsuz etkilemediği, bu nedenle bakılan davada, dava açma ehliyetinin bulunmadığı oylarına karşılık; kentsel sit alanında kalan ve 1. grup tescilli yapı niteliğinde bulunan taşınmazlara yönelik tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'na karşı dava açma konusunda davacı Mimarlar Odasının ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 04/07/2022 tarih ve E:2017/2275, K:2022/3705 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

ihale