<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2473 E.  ,  2024/3401 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2473<br>Karar No : 2024/3401 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği ... İl Müdürlüğü ... Yakası... Dairesi Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: 21/02/2003 tarihli taşınmaz tespit tutanağı dayanak alınarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesine konu ecrimisil alacağının zamanaşımına uğradığını ileri sürerek terkin edilmesi istemiyle yapmış olduğu düzeltme başvurusu neticesinde, davalı idare tarafından tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık süreyi aşan kısımların terkin edilmesi yönünde tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemin anılan ihbarnameye yönelik kısmının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddi yolundaki kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/03/2019 tarih ve E:2017/2637, K:2019/2096 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak,<br> Yargı yerlerince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönündeki Borçlar Kanunu hükmüne dayanarak, işgalin tespit edildiği tarihten geriye doğru on yıllık bir dönem için fuzuli şagilden ecrimisil istenebileceği yolunda kararlar verilmekte iken, 6009 sayılı Kanun ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nda yapılan değişiklik ile tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir dönem için fuzuli şagilden ecrimisil istenebileceği yolunda yasal sınırlama getirildiği, bir başka ifade ile ecrimisil alacakları yönünden Kanun ile "beş yıllık zamanaşımı" süresinin belirlendiği; kanun koyucu tarafından, tespit tutanağı ile idarenin bilgisi dahiline giren işgalden dolayı tespit tarihinden en fazla beş yıl geriye doğru gidilerek ecrimisil istenilebileceği, beş yılı aşan ecrimisil alacağının ise zamanaşımına uğradığının kabul edildiği, <br> 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 2. fıkrasında ecrimisil alacaklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğinin hükme bağlandığı ve 2886 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 6183 sayılı Kanun'un "Tahsil zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde de, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı kuralı ile tahsil zamanaşımı süresinin belirlendiği, ancak tarh zamanaşımına ilişkin bir kurala yer verilmediği, <br>Ecrimisil alacağının, bir kamu alacağı olduğu hususunda duraksama bulunmadığından; vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Zamanaşımı süreleri" başlıklı 114. maddesindeki vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı kuralıyla vergi, resim ve harçlar yönünden getirilen tarh zamanaşımının, kıyas ve evleviyet gibi temel yorum kuralları uyarınca ecrimisil alacağı yönünden de uygulanmasının, idari güven ve istikrar ilkesinin bir gereği olduğu, <br>Aktarılan mevzuat ve değerlendirmelere göre, tespit tutanağının düzenlendiği tarih ile işgalin, bir başka ifade ile ecrimisili doğuran olayın idarenin bilgisi dahiline girdiği, bu tarihten itibaren en fazla beş yıl (ecrimisil zamanaşımı) geriye doğru gidilerek idarece ecrimisil istenebileceği, ecrimisil alacağının beş yılı aşan kısmının zamanaşımına uğrayacağı, idarenin tespit tutanağını düzenlendiği tarihten itibaren en geç beş yıl içinde işgalden dolayı alacağı ecrimisil tutarını hesaplayıp (tarhiyat), düzenleyeceği "ecrimisil ihbarnamesi" ile fuzuli şagilden rızaen tahsili yoluna gitmesi gerektiği, aksi halde tespit tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde düzenlenmeyen ecrimisil alacağının tarh zamanaşımına uğrayacağı sonucuna ulaşıldığı, <br>Nitekim, 2886 sayılı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 85. maddesinin 1. fıkrası ve "Ecrimisil ihbarnamesinin tebliği ve itiraz" başlıklı 86. maddesinin 1. fıkrasındaki kurallar ile tespit tarihinden itibaren on beş gün içinde bedel tespit komisyonunca ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi, takdir tarihinden itibaren ise on beş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edilmesi öngörülerek, ecrimisil alacağına ilişkin iş ve işlemlerin belirli bir süre içinde sonuçlandırılmasının amaçlandığı, <br>Olayda, İstanbul ili, Sultangazi ilçesi, ... Mahallesi, Paşaçayırı mevkiinde bulunan tamamı Hazineye ait ... pafta, ... parsel numaralı taşınmazın 01/12/1996-21/02/2003 tarihleri arasında atölye binası yapılmak suretiyle davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinin 21/02/2003 tarihli taşınmaz mala ait tespit ve tahmin edilen bedel hesap tutanağı ile tespit edildiği, idarece tespit tarihinden itibaren beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi gerekirken, beş yıllık süre geçtikten sonra zamanaşımına uğrayan ecrimisil alacağının tahsili amacıyla ...tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlendiği ve davacının, alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle ecrimisil bedelinin tamamının terkin edilmesi istemiyle yapmış olduğu başvuru üzerine ise sadece tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık sürenin sonlandığı 22/02/1998 tarihinden önceki (01/12/1996-21/02/1998 dönemi) döneme ait ecrimisil bedelinin terkin edilmesine yönelik ...tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin tesis edildiği anlaşıldığından; tarh zamanaşımına uğramış ecrimisil alacağının tamamının terkin edilerek ortadan kaldırılması gerekirken, zamanaşımı ile ilgili yasal düzenlemelerin amacına aykırılık teşkil edecek şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesine yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir.<br><br> Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 14/04/2021 tarih ve E:2021/12176, K:2021/1261 sayılı kararıyla;<br> Ecrimisil alacağının tahakkuk aşamasına yönelik olarak 2886 sayılı Kanun'da açık bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, uyuşmazlıkta, genel zamanaşımı sürelerine ilişkin hükümlerin uygulanmasının elverişli olup olmadığının incelenmesi gerektiği, <br> Olaya uygulanacak genel hüküm niteliğindeki Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin incelenmesinden, borç ilişkisi için özel hüküm bulunması halinde mevcut hükmün, aksi takdirde genel zamanaşımı (10 yıl) hükmünün dikkate alınması gerektiği, <br> Bu kapsamda ecrimisil alacağının, işgal nedeniyle kira bedeli kadar alınan bir tazminat olmasından dolayı, kira alacaklarına uygulanacak zamanaşımı hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, Borçlar Kanunu'nun 126. maddesine göre, kira alacaklarında zamanaşımının 5 yıl olduğu, 128. maddesine göre ise, zamanaşımının, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı kuralına yer verildiği; dolayısıyla; kira alacakları için "borcun doğduğu" tarihten itibaren getirilen zamanaşımı süresi ile ecrimisil alacakları yönünden, 6009 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle tespit tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil alacaklarının istenebilmelerine ilişkin hükümlerin örtüştüğü, bir başka ifadeyle, kira alacaklarına ilişkin zamanaşımına uğrayacak alacakların, 2886 sayılı Kanun'la getirilen "tahsil edilmeyecek" alacak tutarlarıyla aynı olduğunun anlaşıldığı, <br>Bu durumda; 2886 sayılı Kanun'da, ecrimisil alacağının tespit tarihinden geriye doğru 5 yıla kadar tahakkuk ettirildikten sonra belli bir süre içerisinde ihbarname ile talep edilmemesi halinde zamanaşımına uğrayacağı ve dolayısıyla fuzuli şagillerden istenilemeyeceğine dair bir kural yer almadığından, genel hükümler bakımında da, borcun miktarı bakımından değişiklik oluşturacak bir hüküm bulunmadığından, yorum veya kıyas yolu ile bir alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilebilmesinin mümkün olmadığı, açık bir yasa kuralı mevcut olmadıkça, tesbit tarihinden önceki 5 yıllık süre içinde kalan ecrimisil alacağının her zaman talep edilebileceği sonucuna ulaşıldığı, <br>Buna karşın, Mahkeme tarafından, ecrimisil alacağının kamu alacağı olduğundan bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesindeki tarh zamanaşımına ait 5 yıllık sürenin evleviyetle ve kıyas yoluyla uygulanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, ecrimisil alacağı, 213 sayılı Kanun kapsamında yer alan vergi, resim ve harç niteliğinde bir alacak olmadığından, anılan Kanun'daki alacaklar için öngörülmüş tarh zamanaşımının kıyas yoluyla ecrimisil alacaklarında uygulanabilmesinin hukuki dayanağı bulunmadığı, <br> Bu itibarla, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 114. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmak suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ecrimisil işleminin dayanağı olan 21/02/2003 tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık sürenin sonlandığı 22/02/1998 tarihine kadar olan döneme ilişkin ecrimisil bedelinin, 6009 sayılı Kanun'un 25. maddesinde düzenlenmiş olan “terkin edilecek ecrimisiller” kapsamında kalmadığından, bu döneme isabet etmekte olan ecrimisil tutarının, takip ve tahsil işlemlerine devam edilmesi gerekmekte olup terkin edilmesinin kanunen mümkün olmadığı, dava konusu işlemin, ecrimisilin “tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edileceği” yolundaki Kanun hükmüne uygun olarak tesis edildiği, Kanun hükümleri ile işgal sürelerinin, tespit tarihinden geriye dönük beş yılı aşan kısımlarına sınırlama getirildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İstanbul 4. İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyiz incelemesi sonucunda bir mahkeme kararının Danıştay Dairesince bozulması hâlinde mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararda ısrar etmek olanağı bulunmaktadır.<br>İdare Mahkemesince ilk kararda ısrar edilmeyerek, Danıştayın ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır. Nitekim, 2577 sayılı Kanun'un, 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle değiştirilen 50. maddesinin 4. fıkrasında; "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilerek, bu husus Kanun hükmü hâline getirilmiştir.<br>Bakılan uyuşmazlıkta; Danıştay İkinci Dairesi, ilk bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararını, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, bu uyuşmazlıkta daha önce temyizen inceleme sonucu verilmiş bir karar yokmuş ve uyuşmazlık, ilk kez temyizen inceleniyormuş gibi değerlendirerek, farklı bir gerekçeyle bozmuş olduğundan, verilen bu bozma kararı yukarıda belirtilen usule uygun değildir.<br>Bu durumda,.... İdare Mahkemesince verilen ısrar kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 13/03/2019 tarih ve E:2017/2637, K:2019/2096 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak incelendiğinde, usul ve hukuka uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br> 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin... İdare Mahkemesinin temyize konu... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br> 3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

ihale