<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4557 E. , 2024/5812 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2022/4557<br>Karar No:2024/5812<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 4.5G yatırım yükümlülüğü kapsamında KOBİ yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi ve 44. maddesi uyarınca 2016 yılı net satış tutarının onbinde onbiri (%0,11) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 2. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 6.292.585,49-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin dönem yatırımlarına konu olan ürünlerin çok büyük bir çoğunluğunun ithal ürünlerden karşılandığı, satın alımlarda ekseriyetle anahtar teslim ve yurt dışı tedarikçilerden toplu alım yönteminin tercih edildiği, yükümlülüğün karşılanması amacıyla, satın alma işlemlerinde uygulanan şirket içi prosedürlerin yetersiz olduğu, 4.5G şebeke altyapısında ithalat yoluyla temin edilen malzemelerin yurt içinde üretilmesini sağlayacak çalışmaların ve girişimlerin yetersiz olduğu, ürün tedariki konusunda kamuoyuna açık bilgi paylaşımı yapılan bir platformun olmadığı, innovasyon ve Ar-Ge çalışmaları yapabilecek girişimci KOBİ'lerle ortak çalışmaların yapılmadığı veya yapılıyorsa da bunların yetersiz kaldığı, TT Mobil'in grup şirketleri ile bazı üretim ve geliştirme çalışmaları yapabildiği, ancak diğer firmalarla benzer çalışmaları yapmaya yönelik bir motivasyonunun olmadığı, şirketlerin daha çok bekleme pozisyonunda kaldığı, TT Mobil'in KOBİ'lerin piyasada hazır ürün var ise ve belirli açılardan uygunsa alma, aksi durumda eskiden gelen satın alma alışkanlıklarına devam etme yaklaşımı içinde olduğu; <br> Bu itibarla, davacı şirketin 4.5G ihalesine katılırken KOBİ'lerle ilgili şartları bildiği, davacının bu yükümlülüğün ihale şartnamesi kapsamında net bir yükümlülük olduğu, söz konusu yükümlülük ile amaçlananın kamu yararı olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin piyasada yerli ürün arzı bulunmadığı iddiasına karşılık piyasada mevcut yerli ürünleri teknik yetersizlik veya yüksek fiyat gerekçeleri ile almadığı, satın alma süreçlerine yerli malı üretici firmaların katılımını ve yerli ürün ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak yeterli tedbirleri almadığı, eski alışkanlıklarını devam ettirmek suretiyle satın alma işlemlerini gerçekleştirdiği anlaşıldığından, mevcut yükümlülüğüne uygun olarak piyasada mevcut KOBİ arzının kullanımı konusunda gerekli özen ve hassasiyeti gösterdiğini ortaya koyamadığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, somut olayda şirketin yükümlülüğünün ne olduğunun hak ve yükümlülükler belgesinde yer aldığı, Mahkemece bu yükümlülüğün farklılaştırılmasının hukuka aykırı olduğu, KOBİ yükümlülüğünün yerine getirebilmesi için piyasa arzının oluşmadığı, davalı idarenin dahi piyasa arzının oluştuğunu ifade edemediği, Mahkemenin bu hususta hiçbir araştırma yapmadığı, yerli malı kullanma yükümlülüğüne muafiyet verilmesi talebinin reddine ilişkin işleme karşı açılan davada verilen Mahkeme kararının gerekçesinin işbu kararda yer verildiği, dava konusu Kurul kararında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınmasına rağmen Mahkemece anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınarak karar verildiği, idari para cezasının ölçüsüz olduğuna ilişkin iddialarının hem İdare Mahkemesi hem de Bölge İdare Mahkemesi kararında karşılanmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, elektronik haberleşme sektörüne yönelik ülkedeki yerli ve milli ürün çeşitliğinin artırılması ve üretim ekosisteminin gelişimine katkı sağlanması amacıyla bir devlet politikası olarak IMT Yetki Belgesi ile KOBİ’lerin ürettiği ürünleri kullanma yükümlülüğünün ilk kez getirildiği, davacının talep gücünü kullanarak ihtiyaçları konusunda KOBİ’leri harekete geçirmek yerine, KOBİ’lerin davacının ihtiyaçlarını bilmesini ve buna göre uygun ürünleri üretmesini beklediği, davacının eski alışkanlıklarını devam ettirdiği, yerli malı belgeli ürün kullanma yükümlülüğü ile KOBİ yükümlülüğünün esasında birbiriyle bağlantılı yükümlülükler olduğu, iki farklı mahkeme tarafından verilen hükümlerin gerekçe kısmında aynı ve/veya benzer gerekçelere yer verilmesinin kaçınılmaz olduğu, Mahkemece Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda karar verildiği, ölçülülük ilkesi dikkate alınarak işlem tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Davacının temyiz dilekçesinde, dava konusu Kurul kararında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınmasına rağmen Mahkemece anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi esas alınarak karar verildiği iddia edilmiş ise de, Mahkeme kararının mevzuat kısmında 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine yönelik bilgilere yer verildiği görülmekle birlikte, Mahkeme kararının gerekçesinde somut olayın 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi çerçevesinde değerlendirildiği görüldüğünden, mevzuata uygun olarak karar verildiği; ayrıca dava konusu işlemin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Yaptırım ölçütleri" başlıklı 44. maddesi dikkate alınarak tesis edildiği anlaşılmıştır.<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br> Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 4.5G yatırım yükümlülüğü kapsamında yapılan yatırımların en az %10'unu Türkiye'de ürün ve sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden sağlamadığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu Kurul kararının tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br> IMT Altyapılarının Kurulması, İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nin 12. maddesinin birinci fıkrasında, "İşletmeci, her yıl yer kiralama, kule, direk, boru, konteyner, kanal, enerji nakil hatları ve benzeri altyapı niteliğindeki tesislere yaptığı yatırımlar hariç olmak üzere, şebekeye ve haberleşme hizmetlerine ilişkin yatırımlarının (donanım, yazılım gibi); (...) b) En az %10'unu da Türkiye'de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiler tarafından Türkiye'de üretilen ürünlerden sağlamakla yükümlüdür. (...) " kuralı yer almaktadır.<br> 5809 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının elektronik haberleşme cihazları sanayisinin gelişmesine ilişkin politikaların oluşumuna ve elektronik haberleşme cihazları bakımından yerli üretimi özendirici tedbirleri almaya yönelik politikaları belirlemeye katkıda bulunma görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 6. maddesinde davalı idarenin elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapma görevinin bulunduğu; dolayısıyla Bakanlık ve Kurumun yerli üretime ilişkin üzerilerine düşen görevleri yerine getirerek yerli üretimin yapılıyor hale getirilmesi ve KOBİ'lerin teşvik edilmesi gerekmekte olup, davacı şirketin tek başına yerli malı üretimine yönelik piyasa oluşturma yükümlülüğü bulunmayıp, mevzuat ve imtiyaz sözleşmesinde belirtilen KOBİ yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin sorumluluğun yalnızca davacı şirket tarafından yerine getirilmesinin beklenemeyeceği, bu durumun hakkaniyet ve piyasa ekonominin ilklerine aykırılık teşkil edeceği hususları ile davalı idare tarafından teknik kriterlere uygun ve yeterli miktarda yerli üretimin bulunduğunun da ortaya konulamadığı hususu bir arada değerlendirildiğinde davacının KOBİ yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
ihale