<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1957 E. , 2024/5552 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1957<br>Karar No:2024/5552<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: ...’inci Ana İkmal Merkezi Komutanlığınca ... tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "..." ihalesi uhdesinde kalan davacı şirketin mücbir sebepler dışında ihale doküman ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25/f ve 26. maddeleri uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 17/05/2022 tarih ve 31838 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ihalenin davacı şirket uhdesinde kaldığı, sözleşmenin 23/10/2020 tarihinde imzalandığı ve taşıma hizmeti işinin 01/01/2021 tarihinde başladığı, iş devam ederken yüklenici davacı şirket tarafından 23/12/2021 tarihli dilekçe ile "ihale tarihinde 6.12-TL olan motorinin litre fiyatının dilekçe tarihi itibarıyla %87,5 artarak 11,49-TL'ye yükseldiği, 04/09/2020 tarihinde işverene maliyeti 3.458,03-TL olan asgari ücretin 2022 yılında 5.879.70TL olduğu, bu nedenle tek taraflı aylık olarak 46.000,00-TL zarar ettikleri" hususları ifade edilerek bu durumun mücbir sebep kapsamında değerlendirilerek kendilerine fiyat farkı verilmesi ve/veya sözleşmenin karşılıklı uzlaşma ile fesih edilmesinin idareden talep edildiği, yüklenicinin talebine istinaden ihaleyi yapan idare tarafından MSB Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünden "yükleniciye fiyat farkı verilip verilemeyeceği" hususlarında görüş sorulduğu, anılan Genel Müdürlüğün 10/01/2022 tarihli yazısıyla "yükleniciyle karşılıklı kabul edilip imzalanan sözleşmede fiyat farkı hesaplanamayacağı hususu açık olarak hüküm altına alınmış olduğundan fiyat farkı verilemeyeceği, sözleşmenin sulhen tasfiyesinin mevcut durumun ilgili mevzuat çerçevesinde mücbir sebep kabul edilmesi halinde veya idareden kaynaklanan sebeplerle mümkün olabileceği, aksi takdirde sözleşmenin karşılıklı sulhen tasfiye edilmesi halinde devam eden hizmet ihtiyacının tedariki için yeniden yapılacak ihalede daha yüksek bedelle hizmetin tedarikinin söz konusu olabileceği dikkate alındığında maddi ve hukuki sebeplerle kamu menfaatine uygun olmayacağının değerlendirildiği" şeklinde görüş bildirildiği;<br> Süreç devam ederken 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na "Ülkemizde ve dünyada hammadde temininde ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ile girdi fiyatlarındaki beklenmeyen artışlar nedeniyle 01/12/2021 tarihinden önce 4734 sayılı Kanun'a göre ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce fesih veya tasfiye edilmeksizin kabulü/geçici kabulü yapılan mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmelerde, 01/07/2021 ile 31/12/2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) gerçekleştirilen kısımlar için, ihale dokümanında fiyat farkı verilmesine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, 01/07/2021 ile 30/11/2021 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) ihalesi yapılan işlerde ihale tarihinin (son teklif verme tarihi) içinde bulunduğu aya ait endeks, 01/07/2021 tarihinden önce ihale edilen işlerde ise 2021 yılı Haziran ayına ait endeks temel endeks olarak kabul edilerek ve sözleşme fiyatları kullanılarak yüklenicinin başvurusu üzerine sözleşmesine göre hesaplanan fiyat farkma ilave olarak ek fiyat farkı verilebilir." şeklinde Geçici 5. maddenin eklendiği, 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5203 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı Uygulama Esasları kapsamında davacı şirket tarafından 28/02/2022 tarihli dilekçe ile 01/07/2021-30/11/2021 tarihleri arası yapılan personel taşıma hizmet işi için fiyat farkı ödemesi yapılmasının talep edildiği, davacı şirketin talebine istinaden ihaleyi yapan idarece 4735 sayılı Kanun'un ek fiyat farkına ilişkin Geçici 5. maddesi ile 24/02/2022 tarihli 31760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5203 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı hükümleri doğrultusunda 01/07/2021-30/11/2021 tarihlerini kapsayan hizmet için ek fiyat farkı hesaplandığı ve davacı şirkete ödeme yapılması için talimat verildiği;<br> Personel taşıma hizmeti işi devam ederken hizmet alımının ifası ve ihale dosyasının yürütülmesinden sorumlu Kontrol Teşkilatı Başkanlığınca yapılan günlük kontrollerde davacı şirketin "a. 08/03/2022 tarihinde sabah ve akşam personel taşıma hizmet alımı kontrol çizelgesine istinaden 18 sefer, b. 09/03/2022 tarihinde sabah ve akşam personel taşıma hizmet alımı kontrol çizelgesine istinaden 44 sefer, c. 10/03/2022 tarihinde sabah ve akşam personel taşıma hizmet alımı kontrol çizelgesine istinaden 44 sefer olmak üzere toplam 106 sefer taşıma hizmetini yapmadığı"nın tespit edildiği, davacı şirket tarafından idareye gönderilen 08/03/2022 tarihli ihtarname ile sözleşmenin mücbir sebeplerden dolayı feshedilmesi ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaksızın kesin teminatın iade edilmesinin talep edildiği;<br> Sözleşme kapsamında yürütülen personel taşıma hizmeti alımında kararlaştırılan tarihlerde gerçekleşmeyen sefer sayılarının toplamının 106 (yüzaltı) defa olması ve sözleşme süresince toplam 90 (doksan) defayı geçmesi nedeniyle sözleşme hükümleri gereği hiçbir ihtara gerek kalmaksızın fesih işlemlerine başlanacağı hususunun 01/03/2022 tarihli yazı ile davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirketin anılan sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirememesi nedeniyle sözleşmenin 17/03/2022 tarihinde feshedildiği ve davacı şirketin tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasının talep edildiği, söz konusu yazının 06/04/2022 tarihinde davalı idare kayıtlarına alındığı, Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve E-... sayılı Olur'uyla davacı şirketin mücbir sebepler dışında ihale doküman ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle, 4735 sayılı Kanun'un 25/f ve 26. maddeleri uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verildiği;<br>Mahkemenin 04/07/2022 tarihli ara kararıyla taraflardan "dava konusu ihaleye yönelik davacı ile imzalanan sözleşmenin feshine ilişkin işleme karşı adli yargıda dava açılıp açılmadığı hususu sorularak, varsa açılan davanın mahkemesi ile esas numarasının mahkememize bildirilmesinin, yoksa bu hususun ara kararı cevabı olarak bildirilmesinin istenilmesine" karar verildiği, söz konusu ara kararına taraflarca verilen ara kararı cevaplarının incelenmesinden sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı adli yargıda dava açılmadığının görüldüğü, karar tarihi itibarıyla da adli yargı mercilerince verilmiş bir ihtiyati tedbir kararının sunulamadığı, dolayısıyla sözleşmenin feshi işleminin yürürlüğünü devam ettirdiği, UYAP kayıtlarının sorgulanmasından; 4735 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinin veya Geçici 6. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olarak açılan bir davanın da mevcut olmadığı;<br>Öte yandan, davacı şirket tarafından "döviz kurundaki, motorinin litre fiyatlarında ve maliyetlerdeki afaki artışlar sebebiyle fiili imkansızlık halinin doğduğu, bu durumların mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği" ileri sürülmüş ise de, hukuki anlamda ise mücbir sebebin olayın taraflarınca önceden öngörülmesi mümkün olmayan, tarafların iradesinden bağımsız şekilde cereyan eden, alınacak önlemlerle gerçekleşmesinin önüne geçilemeyen ve edimin tediyesini önemli ölçüde imkansız kılan sebep olduğu, bir olayın mücbir sebep olarak değerlendirilebilmesi için olayda mücbir sebep unsurlarının tam ve eksiksiz bir biçimde var olmasının gerektiği, davacının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre limited şirket statüsünde faaliyet gösteren bir ticaret şirketi olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümü altında bulunduğu, döviz kurundaki, motorinin litre fiyatındaki ve maliyetlerdeki artışların basiretli bir tacir olan davacı şirket tarafından öngörülmesinin ve buna göre tedbirler alınmasının gerektiği, dolayısıyla bu hususların mücbir sebep olarak değerlendirilmesine hukuki olanak bulunmadığı, idare hukukuna hakim olan emprevizyon (öngörülemezlik) ilkesi gereğince sözleşmelerin kurulduğu sırada öngörülemeyen, sözleşmenin ifası sırasında ortaya çıkan ve taraflar üzerinde aşırı ifa güçlüğüne neden olan durumlarda sözleşmenin gerekli koşullara uyarlanmasının mümkün olduğu, davacı şirket ile idare arasında sözleşmenin imzalandığı tarihte halihazırda ülkemizde Covid-19 salgının etkilerinin olduğu, dolayısıyla Covid-19'un da mücbir sebep olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı;<br>Bu durumda, davalı idarece yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın mevcut olmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin mücbir sebepler dışında ihale doküman ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, dava dilekçesinde 45 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yasaklama kararının alındığı ve sözleşmenin mücbir sebeplerden dolayı feshedilmesi ve herhangi bir cezai işlem uygulanmaksızın kesin teminatın iade edilmesi talebine yer verilmesine rağmen bu talebinin değerlendirilmediği iddia edilmiş ise de, 45 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yasaklama kararının alındığı iddia edilmiş ise de, söz konusu yazının 06/04/2022 tarihinde davalı idare kayıtlarına alındığı, Milli Savunma Bakanlığı'nın 05/05/2022 tarihli Olur'uyla davacı şirketin bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verildiği, dolayısıyla davalı idarece 45 günlük hak düşürücü süreye uyulduğu, diğer taraftan sözleşme gereğince fiyat farkı ödenemeyecek olmasına rağmen 4735 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesi uyarınca ek fiyat farkı ödendiği, 4735 sayılı Kanun'un Geçici 5. ve Geçici 6. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmesi talebinin reddi üzerine bu ret işleminin iptali istemiyle açılan bir davanın mevcut olmadığı, kaldı ki davacının iddialarının mücbir sebep olarak kabul edilmesine de yasal olanak bulunmadığı görülmektedir.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işin ifası aşamasında, pandemi koşulları ile ekonomik şartlar gereği akaryakıt ve hizmet üretimine direkt girdi sağlayan diğer unsurlarda meydana gelen afaki artışlar nedenleriyle ihale konusu işin yürütülmesinde fiili imkansızlık hali doğduğu, davalı idarenin sözleşmenin feshine yönelik 10/03/2022 tarihli yazısına kadar işin yürütülmesi için çaba gösterildiği, kendilerince mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmenin karşılıklı olarak tasfiyesi ile idarenin uhdesinde bulunan kesin teminat mektuplarının iade edilmesi konulu idari başvurularının başvuru süreci içerisinde her ne kadar eksik araç sayısı ile iş yürütülmeye çalışılmışsa da idari başvurusunda belirtilen hususlara cevap verilmeksizin şirket yükümlülüklerini yerine getirmiyormuşçasına gerçekten uzak ve öne sürülen fiili imkansızlık nedenlerini göz ardı ederek farklı bir gerekçeyle davalı idare tarafından şirketleri hiç servis aracı göndermemiş gibi tutanaklar tutularak sözleşmenin tek taraflı feshedildiği, gerçekleştirilen tek taraflı feshin, Kamu İhale Sözleşmeleri mevzuatı hükümlerine ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine açıkça aykırı, haksız ve hukuki gerekçeden yoksun olduğu, imzalanan Sözleşme gereğince fiyat farkı ödenmeyeceği kararlaştırılmasına rağmen fiyat farkı verilmesinin mücbir sebep ikrarı olduğu, iş devam ederken maliyetlerde meydana gelen artışın idarece göz ardı edildiği, söz konusu artışın aşırı ifa güçlüğü oluşturduğu, dolayısıyla haklarında yasaklama kararı verilemeyeceği, ayrıca yasaklama kararının mevzuatta düzenlenen hak düşürücü süreye uyulmaksızın tesis edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
ihale