<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2410 E.  ,  2024/2939 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2410<br>Karar No : 2024/2939 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/10617, K:2023/2175 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "veya Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine" ibaresinin; 8. maddesi ile Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 12. maddesine eklenen 7. fıkrada yer alan "Biriktirme ekipmanlarının temini ve bulundurulmasında belediye ile işbirliği yapılabilir." ibaresinin, 9. maddesi ile Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 14. maddesine eklenen 8. ve 12. fıkraların, 3. maddesi ile değişitirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 11. fıkrasının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/10617, K:2023/2175 sayılı kararıyla; <br> 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Sıfır Atık Yönetmeliği'nde yapılan dava konusu değişikliklerle; sıfır atık yönetim sistemi kapsamında atıkların kaynağında türlerine göre ayrı biriktirilmesi ve kaynağında ayrı biriktirilen atıkların karıştırılmadan ayrı olarak toplanması esasının ilgili tüm mevzuatla paralel bir şekilde belirlendiği, kaynağında ayrı biriktirilen evsel atıklar, ticari ve kurumsal atıkların geri kazanıma ve bertarafa gönderilmek üzere bırakıldığı atık getirme merkezlerinin oluşturulmasının amaçlandığı, bu çerçevede biriktirilen atıkların, sıfır atık belgesi almış belediyeler ile geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerinde işleneceği, sıfır atık belgesi için başvuruda bulunabilecek yerler kapsamına zincir marketlerin ve alışveriş merkezlerinin de dahil edildiği, Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında sıfır atık yönetim sistemi kuran bina ve yerleşkelere gerekli biriktirme ekipmanlarını sağlamak, türlerine göre kaynağında ayrı biriktirdikleri atıkları, sıfır atık belgesini alan mahalli idarelerin toplama sistemine veya geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verilebileceği, evlerden kaynaklanan atık ilaçların, ilaç satışı yapılan yerler ile İl Sıfır Atık Yönetim Sistemi Planında toplama noktası olarak belirlenen diğer toplama noktalarında ve atık getirme merkezlerinde toplanacağı, atık ilaç biriktirme ekipmanlarının ilaç satışı yapılan yerler ve toplama noktalarınca temin edilebileceği düzenlemelerine yer verildiğinin görüldüğü,<br> 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "veya Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine" ibaresi yönünden; <br> İptali istenen Yönetmelik hükmünün ilk halinde yer alan "sıfır atık yönetim sistemi kapsamında biriktirilen atıkların, mahalli idarelerin sıfır atık belgesi bulunması ve atıkları ayrı toplaması halinde mahalli idare tarafından kurulan toplama sistemine; mahalli idarenin sıfır atık belgesi bulunmaması halinde Bakanlık ve/veya il müdürlüğünden gerekli izin ve/veya çevre lisansı almış atık işleme tesislerine verilebileceği" şeklindeki düzenlemenin, "Yönetmelik kapsamında sıfır atık yönetim sistemini kurarak belge alan bina ve yerleşkelerin, türlerine göre kaynağında ayrı biriktirdikleri atıklarını, sıfır atık belgesini alan mahalli idarelerin toplama sistemine veya Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verirler.<br>" şeklinde değiştirildiği, bu değişiklik ile Çevre Kanunu ve Atık Yönetimi Yönetmeliği'nde de yer aldığı şekliyle atık yönetim sisteminde zaten yeri olan, mevzuatın öngördüğü şekilde kurulan Bakanlık tarafından çevre lisansı verilen hem özel teşebbüsler hem de sorumlulukları çerçevesinde belediyeler tarafından kurulabilen atık işleme tesislerine de gönderilebilecek olması ile Yönetmeliğin eski halindeki eksikliğin giderildiği, davacı Belediyenin iddia ettiğinin aksine belediyelerin etkisizleştirilmesinden ziyade sistemin sürdürülebilirliği, işlerliği açısından gerekli olduğu, sıfır atık yönetimi dışında da atık yönetiminde hukuki varlık gösteren atık işleme tesislerinin sıfır atık yönetim sisteminde de yer almasında (kademeli tercih yerine) hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumun belediyelerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndan kaynaklı görev, yetkileri ve imtiyazları ile çelişmediği, madde metninin yeni halinin mevzuata ve kamu yararına uygun olduğu,<br> Ayrıca; belirtilen Yönetmelik hükmünün, kaynağında ayrı biriktirilen atıkların, sıfır atık belgesini alan mahalli idarelerin toplama sistemine veya Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi ya da çevre lisansı almış atık işleme tesislerine verileceği yönündeki düzenleme ile atıkların çevre lisansı almış tesisler yanında geçici faaliyet belgesi almış tesislere de verileceği şeklindeki hali; geçici faaliyet belgesinin Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'nin kararda yer verilen hükümlerinde de düzenlendiği şekliyle ilgilisine faaliyetine başlama hak ve yetkisi veren, geçici faaliyet belgesi olmadan faaliyete geçen tesislere idari yaptırım kararı uygulanmasına sebep olan bir belge olduğu, geçici faaliyet belgesinin edinilmesinden itibaren 1 yıllık süre sonunda çevre izin ve lisansının alınmasının zorunlu olduğu, ayrıca Atık Ön İşlem ve Geri Kazanım Tesislerinin Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Esaslar" başlıklı 5. maddesinin 6. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre atık işleme tesislerine Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği'ne göre verilen geçici faaliyet belgelerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurularında çevre izin ve lisansı olarak değerlendirileceği düzenlemesine yer verildiği, ilgilisine verdiği hukuki hak çerçevesinde geçici faaliyet belgesinin; 2872 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 9. fıkrasında yer alan "Sıfır atık yönetim sistemini kurarak belge alanlar, türlerine göre kaynağında ayrı biriktirdikleri atıklarını, Bakanlıktan çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verebilirler." düzenlemesine aykırı olmadığı, üst hukuk normunu genişletmediği,<br> 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 12. maddesine eklenen 7. fıkrada yer alan "Biriktirme ekipmanlarının temini ve bulundurulmasında belediye ile işbirliği yapılabilir." ibaresi yönünden;<br> Davacı Belediye tarafından, söz konusu madde hükmünün belediye bütçesine yük yaratacağı, belediyelere atıkların geri kazanımı noktasında katkı verilmediği ileri sürülse de, Sıfır Atık Yönetmeliği'nin, belediyelerin görev ve sorumluluklarının belirtildiği 9. maddesinde yer verilen hükümde; sıfır atık yönetim sisteminin kurulması, işletilmesi ve izlenmesine yönelik olarak Bakanlıkça hazırlanan kılavuz doğrultusunda gerekli iş ve işlemlerin gerçekleştirileceği ve sisteme ilişkin tam maliyet esaslı tarifelerin uygulanacağı düzenlemesine yer verildiği, bu tarifelerin halihazırda Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre tesis edildiği, iptali istenen biriktirme ekipmanlarının temininde belediye ile yapılabilecek iş birliğinden doğacak maliyetin de bu suretle karşılanacağı ayrıca; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 29. maddesinin 2. fıkrasında; atıkların kaynağında ayrı biriktirilmesi ve toplanması amacıyla sıfır atık yönetim sistemini kuran ve uygulayan belediyelere, il özel idarelerine, kurum, kuruluş ve işletmelere Bakanlıkça teşvik uygulaması yapılacağı düzenlemesine yer verildiği görüldüğünden, anılan ibarenin belediyelere ek mali külfet yüklemediği, dava konusu bu ibarede hukuka aykırılık bulunmadığı,<br> 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 14. maddesine eklenen 8. ve 12. fıkralar yönünden; <br> Bu iki fıkra ile zincir marketlerin, 400 m2 ve üzeri kapalı satış alanına sahip satış noktalarının ve alışveriş merkezlerinin de temel seviyede sıfır atık sistemine dahil edildiği, Yönetmeliğin amacının hammadde ve doğal kaynakların etkin kullanımı ve sürdürülebilirliği açısından atıkların kaynağında ayrı biriktirilmesi, toplanması olduğu ve sistemin Atık Yönetimi Yönetmeliğinin Ek-4 listesinde yer alan tüm atıkları kapsadığı düşünüldüğünde, insan yoğunluğunun yüksek olduğu alanlardan alışveriş merkezlerinde ve zincir marketler ile 400 m2 ve üzeri satış alanı bulunan satış noktalarının da sisteme dahil edilerek, bu alanlarda toplama noktaları oluşturulmasının, mobil atık getirme merkezine sahip alışveriş merkezlerinde ayrıca toplama noktası oluşturma yükümlülüğünün aranmamasının Yönetmeliğin varoluş amacına, hükümlerden beklenen faydaya ve kamu yararına uygun olduğu, bu hükümlerin belediyelerin sorumluluk ve yükümlülükleri arttırmadığı, atık toplama hukuka aykırı bir durum yaratmadığı,<br> 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değişitirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 11. fıkrası yönünden;<br>Sıfır Atık Yönetmeliği'nin mahalli idarelerin görev yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 9. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde; belediyelerin halihazırda atık getirme merkezlerinde biriktirilen atıklar ile evlerden kaynaklanan atık ilaçların yönetimini sağlamakla yükümlü oldukları düzenlemesine zaten yer verildiği, Yönetmeliğin "Genel Esaslar" başlıklı 5. maddesine eklenen iptali istenen hükümle belediyelere ek bir yükümlülük getirilmediği, söz konusu yeni hüküm ile atık ilaçların toplama noktalarının belirlendiği, atık ilaç biriktirme ekipmanlarının teminine ilişkin düzenleme getirildiği, yine bu yükümülükle de belediyelerin sorumluluk ve yükümlülükleri arttırılmadığı, atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili hizmetleri yapmak ve yaptırmaya ilişkin imtiyazlarıyla çelişen bir düzenleme olmadığı, düzenlemenin hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği,<br> Bu itibarla; iptali istenen Yönetmelik hükümlerinin üst hukuk normlarına uygun olduğu, bu normlarda belirtilen yetki çerçevesinde, üst hukuk normlarının amaç ve kapsamına ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 12/07/2019 tarih ve 30829 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu Yönetmelikle birlikte mahalli idarelere başta sınıf atık yönetimi sistemini kurarak belirli bir tarihe kadar sıfır atık belgesi alınması gibi temel sorumluluklar yüklendiği, bu doğrultuda belediyelerin gerekli alt yapıyı oluşturduğu, idarelerinin ilçe genelinde ambalaj atığı toplanmasına yetki veren bu belgeyi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından aldığı, ancak dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Belediye Kanunu ve Atık Yönetimi Yönetmeliği'ne göre ambalaj atıklarını kaynağında toplama konusunda tam yetkili belediyelerin etkisizleştirilmesinin amaçlandığı, yapılan yatırımlar ve saha içi uygulamaları ile hak kazanılan sıfır atık belgelerinin anlamsız hale getirildiği, gelen ek maddelerle, belediyelere yeni kaynak yaratılmaksızın, yeni sorumluluklar yüklendiği, maddi külfetin arttırıldığı, firmalar ile yapılan sözleşmelerden doğan kamu kaynağının riske atıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca katı atıkların belediyeler tarafından toplandığı, geri dönüştürülebilir atıkların da belediyelerin yetki ve koordinasyonunda toplanması gerektiği, aksi durumun kentlerde büyük olumsuzluklar yaratacağı, yüzlerce sokakta ve caddede değişik firmalarca geri dönüştürülebilir atıkların toplanacağı, bu durumun çevresel bir kaos yaratacağı, asayiş ve güvenlik problemi yaratacağı, geri dönüşüm firmalarının kontrolünün belediye tarafından sağlanmamasının atıkların sokaklarda kalmasına neden olacağı, vatandaşın bu durumdan belediyeleri sorumlu tutacağı, bu nedenle belediyelerin yetkisiz kılınmaması, işin koordinasyon ve kontrolünün sağlanmasının büyük önem arz ettiği, kamu idaresinin kontrol edemediği bir sistemin yürütülemeyeceği, ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi ve Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin 8. maddesi, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 19. maddesi ve Sıfır Atık Yönetmeliği baz alınarak 13/07/2021 tarihinde ilçe genelinde "2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 36. maddesine göre Ambalaj Atıklarının ve Tekstil Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanması, Ayrıştırılması, Taşınması ve Geri Dönüştürülmesi İşi İhalesi"nin yapıldığı, sözleşmesinin imzalanarak hem ambalaj ve tekstil atıklarının sistemli bir şekilde toplanmasının sağlandığı, hem de belediyeye çevre yatırımları için kaynak yaratıldığı, Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında yapılan yeni düzenleme ile ihaleye dayanak olan maddenin değiştirilmesi ile sıfır atık belgesinin alınmasının anlamsız hale getirildiği işletmelere ve kamu dahil binalara satış izni verilerek ihalede öngörülen atık miktarında azalmaya neden olunduğu, bu değişikliğin, ilk defa 24/12/2020 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Çevre Kanunu'nun 11. maddesinde yer alan ifade ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde yer alan belediyelerin imtiyazlarının etkisizleştirildiği, değişikliğin kayıt dışılığın önünü açacağı, bu maddeye dayanarak satış noktaları, avm'ler, site şeklinde konutlar, ödenek ayrılması halinde kamu kurumlarının, belediyenin sıfır atık yönetim sistemine atıklarını vermeyebileceği, herhangi bir bildirimde bulunmayacakları, toplanan artıkların tartılmayacağı, bu şekilde Belediyece geri dönüşümlü atıkların izlenmesi, değerlendirilmesi çalışmalarının güçleşeceği, yapılan değişiklik ile Yönetmeliğin 12. maddesine eklenen fıkra ile Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan uygulama takvimine göre site, apartman ve villa tipi müstakil konutlar tarafından, geri kazanılabilir kağıt, cam, metal, plastik atıkların diğer atıklardan ayrı olarak biriktirilmesi için geri kazanılabilir atık miktarı kapasitesine uygun hacimde bir adet konteyner veya benzeri biriktirme ekipmanı bulundurulmasının zorunlu olduğu, biriktirme ekipmanının temini ve bulundurulmasında belediye ile işbirliği yapılabileceği ve/veya diğer bina veya yerleşkeler ile ortak hareket edilebileceği hükmünün, belediyenin konut yoğunluğu dikkate alındığında çok yüksek bir mali yük getireceği, yine belediyelerin Çevre Kanunu'nun 29. maddesi gereği almayı beklediği teşviği, sıfır atık yönetimine geçmesi ve sıfır atık belgesi bulunmasına rağmen halen alamadığı Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 8.maddesinin 3. fikrasının (ç) bendinde; "Belediye atıkları ile ilgili mevzuat kapsamında yönetiminden sorumlu olduğu atıkları kaynağında ayrı toplamak/toplattırmakla, aktarma istasyonuna taşımakla ve ikili toplama sistemi ile atık getirme merkezi kurmak/kurdurtmakla, toplanan atıklara ilişkin bilgi ve belgeleri Bakanlığa sunmakla" görevli olduğunun belirtildiği, bu yeni eklenen maddelerin yine yürürlükte olan Atık Yönetimi Yönetmeliği ile çeliştiği, vatandaşlar tarafından biriktirilen geri dönüşüm atıklarının toplanması amacıyla yapılması gereken atık getirme merkezi ve mobil atık getirme merkezlerinin kurulması ve işletilmesi işi belediyelerin yetki ve sorumluluğundayken, avm'ler ve satış noktalarına da Yönetmelik değişikliği ile bu yetkinin verildiği, bu durumun kayıt dışılığa yol açacağı, 5393 sayılı Belediye Kanunu ile katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak görevinin belediyelere verildiği, bu durumda değişiklik ile ambalaj atıklarının ayrıştırılması, toplanması, geri dönüştürülmesi hususlarının 5393 sayılı Kanun'da yer alan bu hükmünden ve belediyelerin koordinasyonundan ayrı tutulamayacağı, ambalaj atıklarının kaynağında ayrıştırılması bilincinin Türkiye'de henüz oluşturulmadığı, evsel atık ile ambalaj atıklarının bir arada toplandığı, Yönetmelik ile yapılan bu değişikliğin belediyelerin çöp toplama sistemini bozacağı, evsel atıkların ambalaj atıklarıyla karışık atılabileceği, bunun hijyen sorunu yaratabileceği, atık dönüşüm merkezlerinin sayısının artıp, kontrolsüz bir şekilde toplama yapılacağından atık dönüşüm tesislerindeki katı atık miktarının artacağı, bunun belediyelere ayrı bir mali yük getireceği, belediyelerin sistemin dışında bırakılmaması, bizzat sistemi koordine etmesi gerektiği, Ankara ili için henüz bir il sıfır atık planı yapılmadığı, Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün, Ankara'daki tüm belediye başkanlıklarına yolladığı 26/11/2021 tarihli "Sıfır Atık Yönetmeliği" konulu, atık ilaçlar ile ilgili ekipmanların en kısa zaman içinde alınarak toplama noktalarının oluşturulması ve toplanan atıkların belediye sistemine teslim edilmesi; bertaraf işlerinin belediyeler tarafından yapılmasına ilişkin tebliğ niteliğinde yazının iletildiği, “atık ilaç biriktirme ekipmanları”nın yüksek maliyetli sorumluluk getirdiği, değişikliğin kamu yararına uygun olmadığı, bu Yönetmelik değişikliğinin, Büyükşehir Belediye Kanunu, Belediye Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerle çelişkiler arz ettiği, ilçe belediyelerinin kamu kaynağı kullanarak yerine getirmiş oldukları yükümlülükleri (Sıfır Atık Yönetim Sistemi) boşa çıkardığı, sıfır atık yönetim sistemini kurmak ve devam ettirmek için katlanılan mali yükü finanse etmek için kullanılan kamu kaynağından belediyelerin yoksun bırakıldığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "veya Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine" ibaresi yönünden; <br> 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11. maddesinin 9. fıkrasında; "Atıkların üretiminin ve zararlarının önlenmesi veya azaltılması ile atıkların geri kazanılması ve geri kazanılabilen atıkların kaynağında ayrı toplanması esastır. Sıfır atık yönetim sistemini kurarak belge alanlar, türlerine göre kaynağında ayrı biriktirdikleri atıklarını, Bakanlıktan çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verebilirler. Atık yönetim plânlarının hazırlanmasına ve sıfır atık yönetim sistemine ilişkin usul ve esaslar, Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir ve bu çerçevede sıfır atık yönetim sisteminin kurulması ve işletilmesi zorunludur." hükmüne yer verilmiştir.<br> 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında: "Bina ve yerleşkelerin, sıfır atık yönetim sistemini kurarak EK-1’de yer alan uygulama takvimi doğrultusunda sıfır atık belgesi almaları zorunludur. Bu Yönetmelik kapsamında sıfır atık yönetim sistemini kurarak belge alanlar, türlerine göre kaynağında ayrı biriktirdikleri atıklarını, sıfır atık belgesini alan mahalli idarelerin toplama sistemine veya Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine geri kazanımı sağlanmak üzere verirler.” hükmü yer almıştır.<br>Çevre Kanunu'nun 11. maddesinin 9. fıkrasında açıkça "Bakanlıktan çevre lisansı almış atık işleme tesisleri"nden söz edildiği; Yönetmeliğin iptali istenen ibaresinde ise "Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi" almış atık işleme tesislerinin de "Bakanlıktan çevre lisansı almış atık işleme tesisleri" ile aynı kapsama alınması suretiyle Çevre Kanunu'nun kapsamının Yönetmelik hükmüyle genişletildiği anlaşıldığından, 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "...veya Bakanlıktan geçici faaliyet belgesi/çevre lisansı almış atık işleme tesislerine..." ibaresinin "geçici faaliyet belgesi" kısmının Çevre Kanunu'na aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın, 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesi ile değiştirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "geçici faaliyet belgesi" ibaresine ilişkin kısmının bozulmasına, bu ibarenin diğer kısımlarına ve 09/10/2021 tarih ve 31623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıfır Atık Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 12. maddesine eklenen 7. fıkrada yer alan "Biriktirme ekipmanlarının temini ve bulundurulmasında belediye ile işbirliği yapılabilir." ibaresine, 9. maddesi ile Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 14. maddesine eklenen 8. ve 12. fıkralara, 3. maddesi ile değişitirilen Sıfır Atık Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 11. fıkrasına ilişkin kısımlarının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/03/2023 tarih ve E:2021/10617, K:2023/2175 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>4. Kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

ihale