<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1711 E. , 2024/5033 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1711<br>Karar No:2024/5033<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2- ...<br> ...<br> 11- ...<br> 12- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ....<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacılar tarafından, mülkiyeti Hazineye ait Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel nolu 96,72 m² yüz ölçümlü taşınmazın açık artırma ile satılmasına ilişkin 03/06/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptal edilerek anılan taşınmazın rayiç bedeli üzerinden kendilerine satılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu taşınmazın, 10/08/2016 tarih ve 29797 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/08/2016 tarih ve 2016/9088 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edilerek, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığına tahsis edilmesinin uygun bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile birlikte 8 ilde 181 taşınmazın 6306 sayılı Kanun'un 5/e maddesi ile Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Yönetmeliği'nin 25/2-e maddesi kapsamında açık artırmalı satış yöntemi ile satılmasına yönelik olarak 03/06/2021 tarihinde satış ihalelerinin gerçekleştirildiği, ihale sonucunda dava konusu taşınmazın davacılardan daha yüksek teklif veren dava dışı üçüncü kişiye satıldığı, davacılardan Murat Doğan tarafından, söz konusu taşınmazın kendilerine ait ev ve dükkanların hemen önünde ve evlerinin bir kısmının bu taşınmaz üzerinde olduğu, ihale yoluyla satılması nedeniyle mağdur olduklarından bahisle taşınmazın rayiç bedeli üzerinden kendilerine satılması talebiyle davalı idareye başvurulduğu, anılan taşınmazın 19/01/2017 tarihi itibarıyla boş ve işgalsiz olarak kaydı yapıldığından, açık arttırmalı satış yöntemi ile yapılan satış işleminin iptal edilerek doğrudan satışının yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemle başvurunun reddedildiği, Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Yönetmeliği'nin 25. maddesinde, 6306 sayılı Kanun kapsamında Bakanlığın tasarrufuna geçen taşınmazlardan hak sahiplerine verilecek olanlar dışındaki taşınmazların satışı ve kiralanmasının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinden istisna tutulduğu, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, 30/03/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan taşınmazların öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabileceği veya Bakanlıkça belirlenecek bedel üzerinden doğrudan kiralanabileceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda Mahkemelerinin 22/02/2024 tarihli ara kararı ile davacılardan; "Uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde 30/03/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olduğunu ortaya koyan tüm bilgi ve belgelerin (kadastro kayıtları, tapu tahsis belgesi, emlak vergisi bildirimi, elektrik ve su faturası, ecrimisil ihbarnamesi, yapı tatil tutanağı, imar para cezası vs.) gönderilmesinin" istenildiği, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin (abonelikler, tapu kayıtları, yapı kullanma izin belgesi, yapı ruhsatı vs.) 2014 tarihinden sonraki dönemlere ait olduğu, Bakanlıkça daha önce riskli alan olarak belirlenen taşınmazların, 6306 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca açık arttırma usulü ile satılmasının istisnası olan Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, 30/03/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olması şartının somut olayda gerçekleşmediği; bu durumda, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, 6306 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca açık arttırma usulü ile satılmasına ilişkin ihalenin iptal edilerek anılan taşınmazın rayiç bedeli üzerinden kendilerine satılması istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu taşınmazın kendi taşınmazlarının hemen bitişiğinde yer aldığı, bu hususun uydu görüntüleriyle tespitinin mümkün olduğu, bu taşınmazın bir kısmını kapsayacak şekilde satışa konu taşınmaza bitişik 2013 yılında yapmış oldukları 2 bağımsız bölümü konut, üç bağımsız bölümü iş yeri olan iki katlı yapıları bulunduğu, dava konusu taşınmazın 19/01/2017 tarihi itibarıyla boş ve işgalsiz olduğunun yalnızca milli emlak kayıtlarına dayanılarak belirtildiği, oysa uydu görüntülerinin incelenmesiyle 2013 yılından itibaren söz konusu alanda bir yapının mevcut olduğunun anlaşılabileceği, kendi yapılarına 26/12/2017 tarihinde yapı ruhsatı, 13/05/2019 tarihinde yapı kullanma izin belgesi aldıkları, Bakanlığın vermiş olduğu ret kararında yer alan 30/03/2104 tarihinden önce üzerinde yapılanma olan taşınmazların öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir hükmü gereği Hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın üçüncü kişiye satışının iptali ve kendilerine rayiç bedel üzerinden satışının yapılmasının kanuni bir zorunluluk olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların yapılarının bulunduğu ... ada, ... parsele bitişik konumda olan dava konusu taşınmazın rayiç bedel üzerinden kendilerine doğrudan satılması gerektiği iddia edilse de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında Hazineye ait taşınmazların üzerinde bulunan yapıların hak sahiplerine satılması amacıyla çıkarılan Kanun'a istinaden davacılar tarafından alınmış herhangi bir yapı kayıt belgesi bulunmadığı, 396 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin satılamayacak taşınmazlar başlıklı maddesinde "Taşkın yapı durumunda olanlar hariç; üzerinde havuz, spor sahası, konteyner ve benzeri bina niteliğinde olmayan yapı bulunan taşınmazlar" denildiğinden dava dilekçesinin ekinde sunulan resimlerden de anlaşılacağı üzere hak iddia edilen taşınmaz üzerinde doğrudan satın alma hakkı doğurabilecek bir yapıya rastlanmadığı, anılan Tebliğ'in "Satış İşlemleri" başlıklı 5. maddesinde "... Taşkın yapı için satılacak Hazine taşınmazının alanı, yapı kayıt belgesi sahibinin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazın alanının yüzde beşini geçemez." denildiği, davacının evinin bulunduğu ... ada, .. sayılı parselin yüzölçümünün 558,24 metre kare olduğu, üzerinde kendisinden başkalarına ait yapının da bulunduğu göz önüne alındığında, anılan maddede belirtilen taşkın yapıya ilişkin satış şartlarını taşımadığı, 313 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nde kamuya tahsisli taşınmazların satılamayacak taşınmazlar olarak belirlendiği, davaya konu taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere Bakanlığa tahsisli olması nedeniyle 313 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'ne göre doğrudan satışa konu edilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacıların temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 26/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
ihale