<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/3091 E. , 2024/5254 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/3091<br>Karar No:2024/5254<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1. ... Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. <br> 2. ... İnşaat A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Sulama Dairesi Başkanlığınca ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen "..." ihalesine ilişkin olarak davacılar tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... (Mahkeme kararında sehven ... olarak yazılmıştır.) sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının itirazen şikayet başvurusuna konu 6., 9., 15. ve 24. iddialar yönünden iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının özel ortağı ... İnşaat A.Ş.'nin emanet hesaplarında vergi alacağı bulunduğu ve bunun vergi borcundan daha fazla olduğu iddiasına ilişkin olarak, davacılardan ... İnşaat A.Ş. tarafından, dava dosyasına emanet hesaplarındaki alacakları ile ilgili olarak bağlı bulunduğu vergi dairesine başvuruda ve/veya mahsuplaşma talebinde bulunulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına ibraz edilmediği görüldüğünden tek başına emanet hesaplarda bir alacağının bulunmasının dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği;<br> Davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının özel ortağının matrah artırımı yapması nedeniyle vadesi gelmemiş borcun, vergi borcu olarak gösterildiği iddiasına ilişkin olarak, dava konusu ihalenin ... tarihinde gerçekleştirildiği, matrah artırımı nedeniyle ödenmesi gereken vergi borcunun vade tarihinin ise 31/12/2023 olduğu, iddia konusu borçların vadesi geldiği halde ödenmeyen borçlarla ilgili olduğu, vadesi henüz gelmeyen borçların vergi borcu olarak yansıtılmasının kanunen mümkün olmadığı, dolayısıyla özel ortak adına iddia konusu vergi borcunun henüz vadesi gelmemiş bir borca ilişkin olmadığı anlaşıldığından, davacıların bu iddiasına da itibar edilemeyeceği belirtilmiş;<br> Bu itibarla, ihaleyi gerçekleştiren idarece, ihale üzerinde kalan istekliden, 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e), (d), (e) ve (g) bentlerinde belirtilen durumlarda olmadığına dair belgelerin sözleşme imzalanmadan önce istenildiği, akabinde ihale tarihi itibarıyla davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının özel ortağının mevzuatta öngörülen 5.000,00-TL üzerinde vergi borcu bulunduğunun tespit edildiği, davacılar tarafından yeterli araştırma ve yazışma yapılmadan özel ortağın vergi borcu bulunduğu gerekçesiyle geçici teminatının irat kaydedilmesi ile ihale dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, ihaleyi gerçekleştiren idarenin davacılardan ... İnşaat A.Ş.'nin vergi borcu bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığı ile yaptığı yazışma neticesinde, anılan şirketin 5.000,00-TL tutarın üzerinde vergi borcunun bulunduğunun teyit edildiği, mevzuatta isteklilerce taahhüt edilen duruma aykırı hususlarının bulunduğunun anlaşılması (sosyal güvenlik prim veya vergi borcu bulunması gibi) halinde bu durumda olanların ihale dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedileceğinin düzenlendiği dikkate alındığında, bu durumda olduğu tespit edilen davacıların ihale dışı bırakılarak geçici teminatlarının gelir kaydedilmesinde ve bu kapsamda itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ihalenin şirketleri üzerinde kaldığı ve sözleşmeye davet yazısının EKAP üzerinden 07/05/2024 tarihinde gönderildiği, ancak Vergi Resim Harç İstisna Belgesi (VRHİB)'nin henüz alınamamış olması nedeniyle sözleşmeye davet süresinin uzatılmasının talep edildiği, ihaleyi yapan idarece sürenin uzatılmayacağının ve 07/05/2024 tarihinden itibaren 10 gün içerisinde 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadıklarına dair belgeler ile birlikte kesin teminatın yatırılarak sözleşmenin imzalanması gerektiğinin kendilerine bildirildiği, ihaleyi yapan idarece sözleşmeye davet yazısı üzerine "Vergi Borcu Yoktur" yazısının talep edildiği, ancak iş ortaklığının özel ortağına verilen yazıda, özel ortak ... İnşaat A.Ş.'nin 712.579,30-TL vergi borcunun bulunduğunun ifade edildiği, söz konusu yazının hatalı olduğu, şirketin vergi alacakları ile KDV tevkifatlarının düşülmemesi nedeniyle bu borcun gözüktüğü belirtilerek ihaleyi yapan idareye istenen evrakın sunulduğu, bunun üzerine ihaleyi yapan idarece Gelir İdaresi Başkanlığına yazı yazıldığı ve kendilerine gönderilen 03/06/2024 tarihli yazıda, özel ortağın ihale tarihi (...) itibarıyla Gökalp ve Cahit Sıtkı Tarancı Vergi Dairesi Müdürlükleri nezdindeki emanet hesaplarında herhangi bir alacağının bulunmadığı, ancak ihale tarihi (...) itibarıyla Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğüne 279.940,99-TL, Cahit Sıtkı Tarancı Vergi Dairesi Müdürlüğüne 23.195,76-TL olmak üzere toplam 303.136,75-TL borcunun bulunduğu şeklinde cevap verdiğinin ifade edildiği, özel ortağın ilk "Vergi Borcu Yoktur" yazısı talebi üzerine verilen yazıda 712.579,30-TL vergi borcu bulunduğunun, daha sonra ihaleyi yapan idarenin yazısına Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazıda ise 303.136,75-TL vergi borcu bulunduğunun ifade edildiği, vergi borcuna ilişkin söz konusu yazılarda önemli farklılığın bulunmasının "Vergi Borcu Yoktur" yazısının ciddiyetten uzak bir şekilde hazırlandığını gösterdiği, Gelir İdaresi Başkanlığının yazısında Gökalp ve Cahit Sıtkı Tarancı Vergi Dairesi Müdürlükleri nezdindeki emanet hesaplarında herhangi bir alacağının bulunmadığının ifade edildiği, ancak özel ortağının 600.399,72-TL alacağının bulunduğu, söz konusu miktarın borç olarak bildirilen miktarın 2 katından fazla olduğu, özel ortak tarafından alınan ilk "Vergi Borcu Yoktur" yazısında belirtilen borcun kaynağının matrah artırımı olduğu ve matrah artırımdan kaynaklı borcun vadesinin 31/12/2023 tarihi olmasına rağmen 30/11/2023 tarihinden itibaren vergi borcu varmış gibi "Vergi Borcu Yoktur" yazısının düzenlendiği, ancak Gelir İdaresi Başkanlığının bu hatayı düzelttiği ve şirketin vergi borcunun 303.136,75-TL olduğu ilgili yazıda ifade edildiğinden, yeterli araştırma ve yazışma yapılmadan özel ortağın vergi borcu bulunduğu gerekçesiyle geçici teminatının irat kaydedilmesi ile ihale dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, öte yandan Gökalp Vergi Dairesince, gelen alacakların zamanında sisteme işlenmediğinden vergi alacaklarının gözükmediği, saymanlık fişleri incelendiğinde, ihale tarihinden önce söz konusu alacakların elde edildiğinin anlaşılabileceği, buna rağmen özel ortağın vergi borcu bulunduğunun kabul edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, "Vergi Borcu Yoktur" yazısının bir nevi mahsuplaşma yazısı olduğu, bu yazı dikkate alınarak alacak ve borçlarının hesaplanması gerektiği, sadece vergi borcunun esas alınması suretiyle işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> Davalı yanında müdahil tarafından, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacıların temyiz isteminin reddine,<br> 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,<br> 5.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacılara iadesine,<br> 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br> 7.2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 05/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
ihale