<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/4480 E.  ,  2024/4784 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/4480<br>Karar No:2024/4784<br><br>TEMYİZ EDENLER : (DAVACILAR) 1. ...<br><br> 2. ... Teknoloji Organizasyon İletişim<br> Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br> ...<br> <br> (DAVALI) ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğünce 06/01/2015 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen “Bilgi İşlem Log Yönetimi Sistemi ve Korelasyonu ile Gelişmiş Saldırı Tespit Analiz Sistemi Alımı" işi ihalesi uhdesinde kalan davacı şirketin sunmuş olduğu yazılımın Teknik Şartname düzenlemelerine uygun olmadığı ve eksikliklerin giderilmesi için ek süre istenilmediğinden bahisle anılan şirketin ve sermayesinin yarısından fazlasına sahip ortağı olan davacıların 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 06/10/2015 tarih ve 29494 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan hukuka aykırı işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık şimdilik davacı şirket için 100.000,00-TL maddi, davacılar için toplamda 100.000,00-TL manevi tazminatın 10/08/2015 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek gecikme zammı ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin maddi tazminat isteminin incelenmesi bakımından;<br> İdarenin tazminatla sorumlu tutulabilmesi ve idare yönünden tazmin borcunun doğabilmesi için zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağının bulunması yanında, zararın somut ve gerçekleşmiş olması, kesin olarak ortaya çıkmış, miktar olarak belirgin, ihtimale dayalı olmayan zarar olması gerektiği, bir olayda gerçek zarar miktarının açık ve net olmadığı ve kanıtlanamadığı durumlarda, maddi tazminata hükmedilemeyeceğinin de yerleşik idari yargı içtihatlarının gereği olduğu;<br> Davacı şirket tarafından yasaklama işleminden dolayı şirketin mevcut büyüme trendinin gerçekleşmediği, çok miktarda kredi almak zorunda kalındığı, ticari hayatının devamının imkansız hale geldiği, işlerinin büyük bir çoğunluğunu kaybettiği, yapmakta olduğu işlerin ihalesine giremediği, söz konusu dönemde şirketin daha önceki yılları kriter alınarak mahrum kaldığı gelirin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği ileri sürülerek işbu davanın açıldığı;<br> İdare hukukunda tazmin borcunun başlıca şartlarından birisinin, idari eylem yada işlemden doğan bir zararın bulunması ve bu zararın para ile ölçülebilecek türden gerçekleşmesi veya gerçekleşeceğinin kesinlikle anlaşılabilecek nitelikte olması gerektiği, bu nedenle doğması muhtemel bir zararın söz konusu olması yahut yapılan maddi harcamalar veya çekilen kredilerin tümünün dava konusu iptal edilen yasaklama kararından kaynaklandığının ileri sürülmesi hâlinin, hiç bir şüpheye yer bırakmayacak bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığından tazmin borcu şartının gerçekleşmesi bakımından yeterli sayılamayacağı;<br> Öte yandan, zararın varlığının para ile ölçülebilecek türden gerçekleşmiş olduğunun hukuken geçerli belgelerle kanıtlanması yükümlülüğünün zarara maruz kaldığını iddia eden tarafa ait olduğu, davada her ne kadar ihaleden yasaklama kararıyla şirketin zarara uğradığı ileri sürülerek belirtilen zararların tazmini istenilmekte ise de; tazmini istenen zararlar ile şirketin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin yargı kararıyla iptal edilen hukuka aykırı işlem arasında, somut bir ilişki ve illiyet bağının kurulmasının gerektiği, bu bağlamda; şirketin daha önceki yıllar kriter alınarak mahrum kaldığı gelirin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği yolundaki iddianın, kazanılabileceği umulan gelirden yoksun kalınması ve bu çerçevede ihtimale dayalı iddialarla tazminat istenilmesi kapsamında, varsayım ve tahmine dayalı bulunduğu, doğduğu ileri sürülen zararlar ile kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanması arasında somut bir ilişki ve illiyet bağının bulunmadığı, dolayısıyla bu iddianın kabulünün mümkün olmadığı, <br> Davacı şirketin dava konusu ihaleye girerken gerçekleştirdiği harcamalar bakımından bir değerlendirme yapıldığında ise, davacı tarafça sunulan faturaların incelenmesinden 30/01/2015 düzenleme tarihli ve 220.000,00-TL bedelli faturanın kimin adına düzenlendiğinin belli olmadığı, 31/12/2014 tarih ve 189.297,89-TL bedelli fatura ile 31/12/2014 tarih ve 113.589,87 TL bedelli faturanın Arnavutköy Belediyesi adına düzenlendiği, dolayısıyla davacının dava konusu yasaklama kararına konu ihale ile ilgisi olmayan faturaları ibraz ettiği anlaşıldığı, davacının bu masraflara ilişkin iddialarına itibar edilmediği; <br> 30/12/2014 tarih ve 233.468,39-TL bedelli fatura bakımından söz konusu faturanın İSKİ adına düzenlendiği anlaşılmış ise de, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, irat olarak kaydedilen 54.500,00TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödenmesine, davacının sözleşme bedeline hak kazandığının tespitine, toplamda 1.068.900,00-TL sözleşme bedelinin davalı İSKİ'den alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, sözleşme bedeli içeriğinin davacının sözleşme akdetmek ve ihaleye katılmak için yaptığı masrafları, dolayısıyla yukarıda bahsi geçen 30/12/2014 tarih ve 233.468,39-TL bedelli faturayı da kapsadığı (maliyet kalemlerinden biri olduğu) anlaşıldığından davacının aynı sebeple ikinci kez tazminat talebinin yerinde olmadığı değerlendirilerek itibar edilmesine olanak bulunmadığı;<br> Gerek gerçekleşmiş ya da ileride gerçekleşeceği kesin olan ve para ile ölçülebilecek bir zararın varlığı kanıtlanıp belgelendirilemediğinden gerekse somut olarak ortaya konulduğu ileri sürülen zararın başka bir dava ile giderildiği anlaşıldığından hukuki dayanağı olmayan maddi tazminat isteminin reddi gerektiği; <br> Davacıların manevi tazminat istemleri incelenmesi bakımından;<br> Davacılar hakkında ihale konusu hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğinden bahisle ihaleden yasaklama kararı verilmiş ise de bu işleme karşı açılan davalarda davacının yükümlüğünü hukuka uygun şekilde yerine getirdiğinin sabit görüldüğü ve bu nedenle yasaklama işlemine karşı açılan davada; dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görüldüğünden, davacıların bu durumdan kaynaklı manevi zararına karşılık her bir davacı için 25.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle, davacı şirketin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne, toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın davasının açıldığı tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar ile davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, bilirkişi incelemesi yapılmadığı, adli yargıdaki dosya ile işbu davadaki talepler arasında benzerlik bulunmadığı, mükerrerlik olmadığı, elindeki tüm belgelerin sunulduğu, sunulamayan belgelerin Mahkemece temin edilmesi gerektiği, Arnavutköy Belediyesiyle ilgili faturada maddi hata bulunduğu, sunulan faturaların uyuşmazlık konusu işle ilgili olduğu, faturalar hakkında araştırma yapılmadığı, maddi zararla ilgili araştırma yapılmadığı, hukuka aykırı işlem nedeniyle ihalelere katılamadığının açık olduğu, manevi tazminatın zararla orantılı olmadığı, daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, kararda aleyhe olan kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Tarafların temyiz isteminin reddine,<br> 2. Tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br></font></p></body></html>

ihale