<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1836 E.  ,  2024/2575 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1836<br>Karar No : 2024/2575<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2024/1440, K:2024/2228 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ...AŞ’ye ait “Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı”nın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, 40 (kırk) yıl süreyle “İşletme Hakkının Verilmesi” yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek olan ihalenin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2024/1440, K:2024/2228 sayılı kararıyla;<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından, tam yargı davalarının da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı; 14. maddesinin 3/c bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceğinin belirtildiği; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/b bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceğinin kurala bağlandığı,<br> İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti"nin, her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade ettiği; aksi durumun kabulünün, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getireceği, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanunî düzenlemenin amacına aykırı olacağı;<br> Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makûl ve ciddi bir alâkanın bulunması gerektiği, ancak menfaatin kişisel olmasının, idarî işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmediği; sözü edilen menfaat alâkasının varlığının ve sınırlarının, her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerektiği;<br> Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesi ile <br>6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. ve 19. maddeleri, anılan Kanun'a dayanılarak hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 6. maddesine yer verilerek; aktarılan mevzuata göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetinin bulunduğu, nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacaklarının açık bir şekilde yer aldığı;<br> Davacı Oda tarafından dava dilekçesinde, kaynağını Anayasa'dan alan kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olup, ülkemizin tarihi, doğal ve kültürel varlıklarının korunması için gereken her türlü girişimde bulunmakla yükümlü olduğu, bu bağlamda kamuya ilişkin hak ve varlıklarla, kamu kaynaklarının özel kesime aktarılmasına dair dava konusu Cumhurbaşkanı kararına karşı, kamu yararını koruma amacıyla dava açmakta menfaati bulunduğu belirtilerek davayı açmakta ehliyetli olduğunun ileri sürüldüğü;<br> Dava konusu Cumhurbaşkanı kararı ile Mimarlar Odasının kuruluş amaçları ve görev alanı birlikte değerlendirildiğinde, davacı Odanın, dava konusu işlem ile arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat alâkasının bulunmadığı, menfaatinin etkilenmediği, dava konusu işlemin Odanın ve mimarlık mesleği mensuplarının ne tür bir menfaatini ihlâl ettiği hususunun açık, anlaşılır ve somut bir biçimde ortaya konulamadığı, Odanın kuruluş amaçlarıyla bir ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, <br>Nitekim, özelleştirme kapsam ve programında bulunan ... A.Ş.'ye ait Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı'nın 2.531.000.000,00-TL bedel ile en yüksek teklifi veren ... ... Turizm Tesisleri AŞ'ye 40 yıl süreyle işletme hakkının verilmesine dair ... tarih ve...sayılı ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4771 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davada, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair Dairelerinin 01/03/2023 tarih ve E:2021/5181, K:2023/917 sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/07/2023 tarih ve E:2023/1633, K:2023/1611 sayılı kararıyla anılan kararın bozulmasına ve davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, imar planlarında kamu kullanımına tahsis edilmiş kamu taşınmazlarının özel mülkiyete devrine ilişkin kararın, Odanın TMMOB Ana Yönetmeliği'nin 3. maddesinde belirlenen amaçları kapsamında olduğu, dolayısıyla söz konusu taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasına dair kararla menfaat ilgilerinin bulunduğu, davanın ehliyet yönünden reddi kararının Danıştay içtihatları ile çeliştiği, 2577 sayılı Kanun'da "kişisel hak ihlali"ni dava açabilmenin koşulu sayan düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile iptal edildiği, Anayasa'nın çevresel, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ile ilgili hükümleri, kuruluş belgelerinde veya kanunlarında açıkça yazılı olmasa dahi ilgili meslek kuruluşunun çevreyi, tarihi ve kültürel değerleri ilgilendiren konularla ilgili olarak gerçek kişiler gibi subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğu, dava konusu kararın kamu yararını doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle Odanın kamu yararını koruma görev ve yükümlülüğünden dolayı dava açma ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 15/05/2024 tarih ve E:2024/1440, K:2024/2228 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

ihale