<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2899 E.  ,  2024/4485 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/2899<br>Karar No:2024/4485<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br> Nakliyat Yatırım Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı tarafından, "Tarsus-Pozantı Ayr.-Gaziantep Otoyolu Km:164+500’deki Osmaniye C Tipi Otoyol Hizmet Tesisi ile Bu Tesise Bağlı Km: 147+300, Km:196+230 ile Km:6-400'deki D Tipi Otoyol Hizmet Tesisleri"nin işletilmesine yönelik olarak Karayolları Genel Müdürlüğünce 02/07/2024 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca gerçekleştirileceği belirtilen kiralama ihalesinin iptal edilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; ... Petrolcülük A.Ş. ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında 12/03/1999 tarihinde "Otoyollarda Yolculukla ilgili Hizmet Tesislerinin Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devrine Ait Sözleşme" imzalandığı, bu sözleşmenin süresinin 10/03/2027 tarihine kadar olduğu, anılan sözleşmenin 15/b maddesi kapsamında davacı şirketin ilk adı olan ... Nakliyat Yatırım Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile ... Petrolcülük A.Ş. arasında 27/06/2001 tarihinde "Bayilik Sözleşmesi" adıyla sözleşme imzalandığı, davacı şirketin bu tarihten itibaren davaya konu tesisleri işlettiği, davalı idare tarafından devam eden işletme sözleşmesi sona erdirilerek 02/07/2024 tarihinde gerçekleştirilecek işletme kiralama ihalesine çıkıldığının davacı tarafından öğrenilmesi üzerine, ... tarihinde davalı idarenin ... sayısıyla kayıtlarına giren başvuru ile 02/07/2024 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin iptal edilmesinin talep edildiği, bu başvuruya davalı idare tarafından 30 gün içerisinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmiş sayılması üzerine bakılan davanın açıldığı,<br> "Tarsus-Pozantı Ayr.-Gaziantep Otoyolu Km:164+500’deki Osmaniye C Tipi Otoyol Hizmet Tesisi ile Bu Tesise Bağlı Km:147+300 ve Km:196+230’daki D Tipi Otoyol Hizmet Tesisleri"nin 10 yıl süreyle kiralanmasına ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu gereğince yapılacak olan ihale işleminin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddinden kaynaklanan uyuşmazlık, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca ivedi yargılama usulü kapsamında yer aldığından, davacı tarafından 06/06/2024 tarihinde davalı idareye 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan itirazın dava açma süresini durdurmayacağı, bu durumda, davacı tarafından, işletmekte olduğu tesisin 02/07/2024 tarihinde gerçekleştirilecek ihale ile kiralanacağının öğrenilmesi üzerine, Karayolları Genel Müdürlüğüne ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile müracaat edildiği, davacının en geç bu tarihte ihaleye konu tesisin kiralama ihalesine çıkıldığından haberdar olduğu anlaşıldığından, dava konusu ihalenin iptali istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi işlemine karşı 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 günlük dava açma süresinin, 06/06/2024 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı,<br> Bu itibarla, 06/06/2024 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 05/09/2024 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Öte yandan, UYAP üzerinden yapılan incelemede, davacı tarafından ... tarihinde ... İdare Mahkemesi'nin ... sayılı esasına kayıtlı dosyasıyla "02.07.2024 tarihinde saat 10:00'da 2886 sayılı Kanunun 45. ve 47. maddeleri uyarınca yapılacak olan Tarsus-Pozantı Ayr.-Gaziantep Otoyolu Km:164+500’deki Osmaniye C Tipi Otoyol Hizmet Tesisi ile Bu Tesise Bağlı Km:147+300 ve Km:196+230’daki D Tipi Otoyol Hizmet Tesislerinin Yine Otoyol Hizmet Tesisi Olarak Kullanılmak Üzere 10 (On) Yıl Süreyle Kiralanması İşine Dair İhale"nin iptali istemiyle ayrı bir davanın daha açıldığı belirtilmiştir.<br> Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... Petrolcülük A.Ş. ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında Otoyollarda Yolculukla ilgili Hizmet Tesislerinin Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devrine Ait Sözleşme (12/03/1999 tarihli) imzalandığı, sözleşmenin süresinin 10/03/2027 tarihine kadar olduğu, mücbir sebepler ile sözleşmenin süresinin 2 yıl daha uzama durumunun olduğu, şirketin 27/06/2001 tarihinden beri bayilik sözleşmesi ile bu tesisleri işlettiği, şirketin ciddi anlamda bu tesislere yatırım yaptığı ve ekonomik olarak haklı bir beklenti içerisinde olduğu, davalı idare tarafından şirkete hiçbir bildirim yapılmadan, görüş ve muvafakati alınmadan şirketin işlettiği bu tesislerin işletme kiralama ve yapım ihalesine çıkıldığı, sözleşmede davalı idareye sadece yüklenicinin sözleşme hükümlerine aykırı davranışında fesih etme hak ve yetkisi tanındığı ve bu durumda dahi idareye bilirkişi marifetiyle değer tespiti yaptırması ve oluşacak değerin de 6 ay içinde 3 eşit taksitte yükleniciye ödenmesi hususunun belirtildiği, yapılan başvurunun sadece ihaleye ilişkin itiraz olmadığı, idarenin işleminin geneline ilişkin olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,<br> 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br> 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br> 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> (X) KARŞI OY :<br>. Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.<br>. 20/01/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargıda uygulanan “genel yargılama usulü” ve 7. maddesi ile devamı maddelerde de “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.<br> . Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava, gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı işlemler arasında sayılmıştır.<br> . Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idarenin yükümlülüğünün, ivedi yargılama usûlüne tâbi bir idarî işlem söz konusu olduğunda, ilgilinin yanılgıya düşmemesi açısından özel dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak zorunda olduğunun, işleme karşı idarî başvuruda bulunularak itiraz edilmesinin dava açma süresini durdurmayacağının bildirilmesini de kapsadığı kuşkusuzdur. Ancak kendisine herhangi bir yazılı bildirim yapılmayan ya da yapılan yazılı bildirimde işleme karşı başvuru yolu ve süresi belirtilmeyen, uyuşmazlığın ivedi yargılama usûlüne tabi olduğu, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca itirazda bulunmasının dava açma süresini durdurmayacağı, doğrudan dava açması gerektiği bildirilmeyen ilgililerin hangi yargılama usûlünün uygulanacağı ve hangi sürede dava açacakları konusunda karışıklık yaşamaları ve yanılgıya düşmeleri mümkün bulunmaktadır. Mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan mahkemeye erişim hakkını ihlâl eden sonuçlara ulaşmasını engellemek yargı yerine düşen bir görevdir. <br> . Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında, usul kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makûl bir orantı olması hâlinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine hâlel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.<br> . Bu durumda, ilgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil, açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.<br> . Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla da; yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tabi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiştir.<br> . Dosyanın incelenmesinden, ... A.Ş. ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında 12/03/1999 tarihinde "Otoyollarda Yolculukla ilgili Hizmet Tesislerinin Yapımı, Bakımı, İşletilmesi ve Devrine Ait Sözleşme" imzalandığı, bu sözleşmenin süresinin 10/03/2027 tarihine kadar olduğu, anılan sözleşmenin 15/b maddesi kapsamında davacı şirketin ilk adı olan ... Akaryakıt Nakliyat Yatırım Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile ... A.Ş. arasında 27/06/2001 tarihinde "Bayilik Sözleşmesi" adıyla sözleşme imzalandığı, davacı şirketin bu tarihten itibaren ihaleye konu tesisleri işlettiği, davalı idare tarafından devam eden işletme sözleşmesi sona erdirilerek 02/07/2024 tarihinde gerçekleştirilecek işletme kiralama ihalesine çıkıldığının davacı tarafından öğrenilmesi üzerine, 06/06/2024 tarihinde davalı idarenin 191720 sayısıyla kayıtlarına giren başvuru ile 02/07/2024 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin iptal edilmesinin talep edildiği, başvurusunun cevap verilmeyerek reddedilmesi üzerine zımni ret işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> . Uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, mevzuattan kaynaklanan karışıklık nedeniyle özel süresi içerisinde dava açmadığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel dava açma süresinin değil genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği, davanın öğrenme tarihinden itibaren yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br> . Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

ihale