<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8746 E. , 2024/6611 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/8746<br> Karar No : 2024/6611 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Marina Yatırım Turizm İnşaat Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı ile davalı belediye arasında imzalanan yat limanı yaptırma ve işlettirme işi sözleşmeleri kapsamında, İstanbul İli Büyükçekmece İlçesi Kordonboyu caddesinde yer alan deniz ve dolgu alanında davacı tarafça inşa edildiği belirtilen binalara ilişkin olarak, davacı adına 2022 yılı için tarh edilen bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, binaların üzerinde bulunduğu alanın mülkiyetinin Hazine'ye ait olduğu, 05/12/2006 tarihinde 49 yıl süre ile Büyükçekmece Belediye Başkanlığı lehine kullanım hakkı tesis edildiği, 19/06/2015 tarihinde 1. etap ve 2. etap yat limanı yaptırma ve işlettirme ihale devir sözleşmesinin davalı Belediye ile davacı arasında akdedildiği, davacı firma tarafından söz konusu işlerin 22/12/2021 tarihinde bitirildiği, inşaatı biten yat limanının, işletme işinin davacı tarafından yürütüldüğü ve işletme süresinin azami 48 yıl 6 ay olduğu, işletmeye ait tesislerin bir kısmının işletmesini kiraya verebileceği, bu nedenle davacının malik gibi tasarruf eden olduğu, emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payını ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına re'sen tarh edilen bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezası yönünden ise; Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, davacı hakkında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümünün davacının, inşa ettiği binalar yönünden 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında mükellef olarak nitelendirilip-nitelendirilemeyeceğine bağlı bulunduğu, Türk Medeni Kanunu'nun üst hakkına ilişkin hükümleri değerlendirildiğinde, bir üst irtifakına dayalı olarak başkasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyetinin, irtifak hakkı sahibine ait olduğu kuralına yer verildiği, üst hakkı sahibine inşa ettiği binalar yönünden malik olma yetkisi verildiği, dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından yat limanı yapımı işinin üstlenildiği, işin bitimi sonrasında 48 yıl 6 ay boyunca işletme hakkına sahip olduğu, yat limanı yaptırma ve işlettirme işine ilişkin sözleşmelerde taşınmaz/alan üzerinde bulunan işyerlerinin davacı tarafından işletebileceği veya üçüncü kişilere kiraya verilebileceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda davacının üst hakkı sahibi olduğu ve bu hakka istinaden inşa ettiği binalar yönünden malik olduğu ve bina vergisinin mükellefi olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar veren Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın redde ilişkin kısmına yönelik davacı istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergisi ihtilaflı taşınmazların mülkiyetinin kendilerine ait olmadığı, kullanım izni sözleşmelerine göre malik gibi tasarruf edenin davalı belediye olduğu, yapı ruhsatlarından da görüleceği üzere yapı sahibinin davalı belediye olduğu ve şirketlerinin yapının müteahhidi konumunda olduğu ve sözleşme süresi sonunda taşınmazları davalı belediyeye devredecekleri için kiralayan sıfatını taşıdıkları, Emlak Vergisi Kanunu kapsamında malik, intifa hakkı sahibi ve malik gibi tasarruf eden sıfatlarının bulunmadığı, ihbarnamelerin dayanağının taraflarına tebliğ edilmemesi nedeniyle de savunma haklarının kısıtlandığı, matrahın nasıl hesaplandığını bilmedikleri, binaların malikinin davalı Belediye olması nedeniyle de emlak vergisi muafiyeti bulunduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, Daire kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: Davacı ile davalı belediye arasında imzalanan yat limanı yaptırma ve işlettirme işi sözleşmeleri kapsamında, İstanbul İli Büyükçekmece İlçesi ... caddesinde yer alan deniz ve dolgu alanında davacı tarafça inşa edildiği belirtilen binalara ilişkin olarak, davacı adına 2022 yılı için tarh edilen bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın, Kıyılardan yararlanma başlıklı 43. maddesinde; Kıyıların, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetileceği, kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.<br>3621 sayılı Kıyı Kanunun'un 1. , 2. ve 5. maddelerinde; bu Kanunun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla düzenlendiği, deniz, tabii ve suni göller ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerine ait düzenlemeleri ve bu yerlerden kamu yararına yararlanma imkan ve şartlarına ait esasları kapsadığı, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olduğu, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetileceği, kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunlu olduğu yönünde hükümler içermektedir.<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 715. maddesinde ise; sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynakların kimsenin mülkiyetinde olmadığı ve hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamayacağı, sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanun hükümlerine tâbi olduğu belirtilmiştir.<br>Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin, amaç başlığını taşıyan 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının; Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması, kiraya verilmesi, ön izin verilmesi ve üzerlerinde irtifak hakkı kurulması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, ön izin ve kullanma izni verilmesi ile ecrimisil ve tahliye işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, Kapsam başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin; tarihî ve bediî değeri olan taşınmazlar hariç olmak üzere, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri kapsayacağı, <br>Anılan yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinde ise; <br> e) Hazine: Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri açısından Devlet tüzel kişiliğinin adını,<br> f) Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmaz: Tapuda Hazine adına tescilli taşınmazları,<br> g) Hazine taşınmazı: Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri,<br> ğ) İdare: Merkezde Maliye Bakanlığını (Millî Emlak Genel Müdürlüğü); illerde defterdarlığı (millî emlak dairesi başkanlığı veya millî emlak müdürlüğü) ve ilçelerde millî emlak müdürlüğünü yoksa malmüdürlüğünü, <br> ı) İrtifak hakkı: Bir taşınmaz üzerinde yararlanmaya ve kullanıma rıza göstermeyi veya mülkiyete ilişkin bazı hakların kullanılmasından vazgeçmeyi kapsayan ve diğer bir taşınmaz veya kişi lehine aynî hak olarak kurulan yükümlülüğü,,<br> m) Kiraya verme: Hazine taşınmazlarının ve bunlarla ilgili hakların kiraya verilmesini,<br> n) Kullanma izni: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde kişiler lehine İdarece verilen izni ifade ettiği şeklindedir. <br>1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun Bina tabiri başlıklı 2. maddesinde; bu kanundaki bina tabiri, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı, bu kanunun uygulanmasında Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimleri de bina ile birlikte nazara alınacağı, yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp çekilebilen seyyar evler ve benzerleri bina sayılmayacağı, Mükellef başlıklı 3 . maddesinde, bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler ödeyeceği, Daimi muaflıklar başlıklı 4. maddesi j) fıkrasında; Umuma tahsis edildiği Maliye ve Gümrük Bakanlığınca kabul edilen rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmimleri ile, demiryolları ve köprü, rampa ve tünel, yeraltı ve yerüstü geçitleri, peron alimantasyon tesisleri, iskele ve istasyon binaları ile yolcu salonları, cer ve malzeme depoları gibi demiryolu mütemmimleri, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait hava liman ve meydanlarındaki terminal binaları, teknik blok, hangar, sistemlere ait depo; elektronik, elektrik ve mekanik sistemlere ait laboratuvar ve bakım tesisleri, pist taksirut ve apron sahası ile ısı ve enerji santralleri, hidrofor tesisleri, gerek hava liman ve meydanlarında ve gerekse uçuş yolları üzerindeki seyrüsefer yardımcı (radar, ILS, VOR, DME, NDB gibi) tesisleri ile hava yer ve yer muhabere sistemleri (VHF, UHF, HF) ve yukarıda belirtilen sistem ve tesislerin mütemmimlerinin (Diğer depolar, antrepolar, müstakil lojman ve müstakil idarehane binaları mütemmim sayılmaz.) emlak vergisinden muaf olduğu yönündedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İli, Büyükçekmece ilçesi, Kordonboyu caddesi mevkiinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz ve dolgu alanında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca onaylı imar planı ve bu imar planına göre hazırlanacak uygulama projesine göre yapı ve tesisler yapılarak, "Yat Limanı" olarak kullanılması amacıyla, davalı belediye ile Hazineyi temsilen defterdar tarafından kullanım izin sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmelerin çeşitli tarihlerde revize edildiği, kullanım izin sahibi davalı belediyeye yat limanı kullanma ve işletme hakkının inşaat yapımı karşılığında kişi ve kurumlara verilmesine imkan tanındığı, akabinde kullanma izni sahibi davalı belediye ile davacı şirket arasında, kullanım izin sözleşmelerine konu alanda, yine belirtilen kullanım izin sözleşmeleri hükümlerine bağlı kalınarak yat limanı yaptırma ve işletme işinin davacı şirkete ihale edilmesi üzerine, davacı ile davalı belediye arasında etaplar halinde yat limanı yaptırma ve işletme başlıklı sözleşmelerin imzalandığı, sözkonusu yat limanının 2021 yılında tamamlanması üzerine ise davalı belediyece yapılan yoklamaya göre, rıhtım ve iskele alanı dışında kalan ve ticari şekilde işletilen binalar için arsa payı dahil edilmeksizin davaya konu cezalı vergilerin tarh edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı görülmüştür.<br>Yukarda yer verilen mevzuatın incelenmesinden, vergisi ihtilaflı taşınmazların, devletin hüküm ve tasarrufunda olan deniz ve dolgu alanında inşa edilen yat limanı olarak kullanılan yapılara ilişkin olduğu, binaların üzerinde bulunduğu alanın mülkiyete konu olmaması, bu alanların devletin hüküm ve tasarrufunda olmakla birlikte, Medeni Kanun gereği tescil edilememesi, gerek Anayasa, gerek Kıyı Kanunu gerekse Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik gereği kimsenin mülkiyetinde olmaması, herkesin eşit olarak yararlanabileceği alanlar olması ve özel mevzuatı dahilinde, kendine özgü hukuki rejimi çerçevesinde tasarruf edilebilmesi, bu durumda yetkili idare tarafından verilen izin kapsamında, davacı tarafça dolgu ve deniz alanında inşa edilerek, emlak vergisi konusuna girecek nitelikte sabit olarak yapılan yapıların, davacı tarafça inşa edilmesi, yaklaşık olarak 48 yıl süreyle kullanılacak olması, işletilmesi ve kiraya verilmesi nedeniyle, davacı tarafça malik gibi tasarruf edildiği anlaşıldığından, temyize konu bina vergisi ile taşınmaz taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka aykırlık bulunmayıp, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,<br> 3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,<br> 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br> <br> <br><br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
ihale