<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2460 E. , 2024/3889 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/2460<br>Karar No:2024/3889<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yönetim Hizmetleri A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br> Dava konusu istem: Sakarya İl Sağlık Müdürlüğünce ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "SEAH Grubu 24 Aylık Malzemeli Yemek Hazırlama, Dağıtım ve Sonrası Hizmet Alımı" ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine dair 04/04/2024 tarih ve 2024/UH.I-544 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda;<br> 1. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> Sözleşme Tasarısı'nın 16.1.2'nci alt maddesinde yer alan özel aykırılık durumunda ihaleyi yapan idarece yükleniciden yılda bir defa ve yaz aylarında olmak üzere mutfak ve yemekhanelerin boya ve badanasının yapılmasının isteneceği, düzenlemenin, bu kurala uyulmadığının Ekim ayında tespiti halinde yükleniciye ceza uygulanacağına ilişkin olduğu, belirtilen durumun Ekim ayında tespitinde ceza uygulanacağı ve sonrasında da 24 aylık sözleşme süresince mutfak ve yemekhanelerin boya ve badanasının yapılmasının istenilebileceği, idarenin söz konusu talebine rağmen yüklenici tarafından yerine getirilmediği takdirde ceza uygulanabileceği ve bu özel aykırılığın tekrar sayısının 5 olarak belirlendiği, ilgili maddeye ilişkin aykırılık sayısının 5'e, toplam aykırılığın ise 135’e ulaşması durumunda sözleşmenin feshine neden olacağı, dolayısıyla Sözleşme Tasarısı'nın 16.1.2'nci maddesinde yer alan 2 nolu aykırılığa ilişkin belirtilen düzenlemede isteklileri tereddüte düşürecek bir husus bulunmadığı, oranların ve söz konusu maddenin tamamının Tip Sözleşme'ye uygun olarak düzenlendiği, ayrıca fesih sürecinin Genel Şartname ile düzenlendiği, idarece bu yönde yapılacak işlemlerin bu usul ve esaslara göre yapılacağının açık olduğu, sözleşmeye aykırılık halleri ve cezaların Sözleşme Tasarısı'nın 16'ncı maddesinde yer aldığı ölçüde uygulanacağı, öte yandan, ihale konusunun malzemeli yemek hizmeti alımı işi olduğu, ihale konusu işin yapılacağı yerin boya ve badanasının yapılmasının iş yerinin temiz ve yemek üretiminde kullanılmasına uygun halde tutulması kapsamında değerlendirilebileceği, basiretli tacir sıfatını haiz isteklilerin söz konusu hususu bu çerçevede değerlendirip tekliflerini hazırlamaları gerektiği, ayrıca ihale dokümanında iddia konusu mutfak ve yemekhane boyama işleri için alt yüklenici çalıştırılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 2. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> Teknik Şartname düzenlemelerinden, yüklenicinin kullanımı için sunulan mutfak, yemekhane, bulaşıkhane gibi alanların her türlü temizliği ve bu alanların temizliği için gereken tüm temizlik malzemeleri ve bu alanlarda ihtiyaç olunan tüm sarf malzemelerinin yüklenici tarafından karşılanacağının anlaşıldığı, ayrıca Teknik Şartname'nin 2.62'nci ve 2.63'üncü maddelerinde söz konusu temizlik malzemelerin özellikleri ile birlikte günlük, haftalık ve aylık olmak üzere hangi bölgelerin temizleneceği hususunun belirtildiği, bu itibarla ihale konusu işin ifası sırasında ortaya çıkacak temizlik malzemesi miktarının alanında uzman istekliler tarafından işin niteliği ve miktarı dikkate alınarak hesaplanabileceği ve tekliflerini sağlıklı bir şekilde hazırlamasının mümkün olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 3. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> İhale dokümanında, ramazan ayında oruç tutan nöbetçi personel için iftar yemeği (normal yemek) ve sahurda kahvaltı (normal kahvaltı) verileceğinin düzenlendiği, her ne kadar Teknik Şartname'de iftar ve sahur menüsüne ilişkin olarak ayrıca bir menü belirlemesi yapılmasa da iftar için çorba ve üç kap yemek, sahur için normal kahvaltı menüsü verileceğinin düzenlendiği, öte yandan, ramazan ayına özel olarak ayrıca bir menü belirlemesinin yapılmadığı, ramazan ayı boyunca verilecek olan iftar ve sahur yemeği miktarının önceden bilinemeyeceği, bu miktarın sözleşmenin uygulanması aşamasında belirlenebileceği, bu seviyelerdeki belirsizliğin makul olduğu, ticari hayatın gereği olarak basiretli tacir olan isteklilerce göz önüne alınabileceği, kaldı ki İdari Şartname'nin 12'nci maddesindeki teklifi hazırlamak için gerekli bilgilerin temin edilmesi sorumluluğu kapsamında ilgililerce ihaleyi yapan idareden daha önceki yıllara ilişkin iftar ve sahur yemeği miktarlarının ve menülerinin talep edilebileceği, diğer taraftan ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından örnek yemek ve normal kahvaltı listelerine ihale dokümanı kapsamında yer verildiği, ihale konusu iş alanında faaliyet gösteren basiretli bir tacirin söz konusu listeleri baz alarak ramazan ayında oruç tutan personele verilecek iftar yemeği ve sahur kahvaltısı menülerini oluşturabileceği, nitekim söz konusu idare tarafından ramazan ayı menülerine ilişkin olarak spesifik bir belirleme yapılmadığından fiyatlandırmanın normal kahvaltı ve normal yemek fiyatı üzerinden yapılabileceği, dolayısıyla iddiaya konu maliyet kalemleri için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılmamasının tekliflerin oluşturulması noktasında herhangi bir belirsizliğe neden olmayacağı, yine bu gerekçeler göz önüne alındığında aşırı düşük teklif açıklamalarına ilişkin olarak hazırlanan iki haftalık örnek menüde ramazan menüsüne yer verilmemesinin istekliler tarafından açıklama yapılabilmesi bakımından herhangi bir belirsizlik oluşturmayacağı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 4. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79. maddesi (ve alt maddeleri) gereğince, malzemeli yemek hizmet alımı ihalelerinde idarelerin doküman içerisinde en az iki haftalık örnek menülere yer vermesi gerektiği, anılan menülerin aşırı düşük teklif değerlendirilmesi aşamasında kullanılacağı, isteklilerin tekliflerini ne şekilde oluşturduklarını bu örnek menüler doğrultusunda belgelendireceği, idarelerin de söz konusu açıklamaları anılan menülerde yer alan yemek gramajları, tarifleri ile anılan maddede yer alan açıklamalar doğrultusunda değerlendireceklerinin anlaşıldığı,<br> Bu kapsamda idarece gıdaların evsafına dair düzenlemelerin idarenin takdir yetkisi kapsamında ihtiyacın niteliğine göre genel veya ayrıntılı olarak düzenlendiği, buna göre ihaleyi yapan idarece Teknik Şartname ve eklerinde evsafa yönelik genel olarak düzenlemeler yapıldığı, teklif fiyatın hesaplanmasında kullanılabilecek iki haftalık örnek yemek listesi ve bu yemeklere ait çiğ girdilerin ve gramajlarının belirlendiği dikkate alındığında, tekliflerin sağlıklı bir şekilde hazırlanmasını ve değerlendirilmesini engelleyen bir husus bulunmadığı, Teknik Şartname'nin "2.64 Normal ve Diyet Yemeklerinin İçereceği Malzemelerin Çiğ Olarak Cins ve Miktarlarını Gösterir Liste" alt başlıklı maddesinde yemeklerde (porsiyon başına) kullanılacak olan tuz miktarının 1 gr., yağ miktarının 15 gr. (kızartmalarda 40 gr.), salçanın 15 gr., (Salçasız yemeklerde salça olmayacağının) ve toplam baharat miktarının ortalama 2 gr. olarak kullanılacağının belirtildiği, yemeklerin içeriğinde yer alacak zeytin yağı, ayçiçek yağı, salça ve tuz oranlarına ilişkin herhangi bir belirsizliğin bulunmadığı bu itibarla iddia konusu Teknik Şartname düzenlemelerinin isteklilerin teklif fiyatı oluşturmalarına engel nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 5. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112'nci maddesinde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62'nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine atıfta bulunularak kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin öncelikli muhatabın ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ait olduğunun hüküm altına alındığı, 4734 sayılı Kanun'un anılan bendinin personel çalıştırmasına dayalı ihalelere ilişkin olduğu, bu çerçevede, 4734 sayılı Kanun'a göre ihale edilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin öncelikli muhatabın ilgili kamu kurum ve kuruluşları olduğu, diğer taraftan, 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesi gereğince, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu, bu itibarla, personel çalıştırmasına dayalı olmayan hizmet alımı ihalelerinde (somut olayda olduğu gibi), kıdem tazminatının ödenmesinde öncelikli muhatabın ilgili kamu kurum ve kuruluşları olmadığı anlaşılmakla birlikte, söz konusu hususta asıl işveren olan ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının alt işveren olan yükleniciler ile birlikte sorumlu olduğunun açık olduğu, dava konusu ihaleye ilişkin Sözleşme Tasarısı'nın ilgili maddelerinde kıdem tazminatı ödemelerinden yalnızca yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlense de 4857 sayılı Kanun'un belirtilen hükmü karşısında sözleşmenin uygulanması aşamasında herhangi bir boşluk doğmayacağından bu hususla ilgili taraflarca sorun yaşanmayacağı, idarelerin de yükleniciler gibi ihale ve sözleşme sürecinin her aşamasında kanun hükümlerine uymak zorunda oldukları, öte yandan, ihale konusu iş süresince kaç personelin iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ereceğinin idare tarafından net olarak belirlenemeyeceği, bu bağlamda hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, bu belirsizliğin bu tür hizmet alımlarının tümü için geçerli olduğu hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, ihaleye teklif verecek olan gerekli iş deneyimine sahip basiretli tacir sıfatını haiz isteklilerin bu belirsizlikleri de kapsayacak şekilde tekliflerini hazırlamaları gerektiği, bu nedenle Sözleşme Tasarısı'nın anılan düzenlemesinin tekliflerin sağlıklı şekilde oluşturulmasını engeller nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 6. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> Davacının söz konusu iddiasının ihale dokümanının ilana yansıyan hükümlerine yönelik olduğu, ilana yansıyan hususlarla ilgili olarak şikayet başvurularında sürenin ilk ilan tarihinden itibaren başlayacağı, davaya konu ihalede şikayete yol açan durumun farkına varılması gereken tarihin ihalenin ilan tarihi olan 16/02/2024 tarihi olduğu, davacı tarafından bu tarihi izleyen 10 gün içinde ihaleyi gerçekleştiren idareye şikayet başvurusunda bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/03/2024 tarihinde başvurulduğu anlaşıldığından, davalı idarece bu iddianın süre yönünden reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 7. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> 4857 sayılı Kanun'da, işçilere ücretlerinin en geç ayda bir ödeneceği, iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresinin bir haftaya kadar indirilebileceği, ücreti, ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçinin, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceği, gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanacağının düzenlendiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 38'inci maddesinde ise kontrol teşkilatının, yüklenici tarafından istihdam edilen işçilerin ücretlerinin tam ve zamanında ödenip ödenmediğini her ay re'sen kontrol etmekle ayrıca bu konuda kendisine ulaşan başvuruları (talep ve ihbarları) ivedilikle değerlendirmekle yükümlü olduğu, ücret ve/veya yan ödemelerin, ödenmeyen kısmının yüklenicinin hakedişinden kesileceği ve tabi olunan mali mevzuat hükümleri çerçevesinde idare tarafından doğrudan işçinin banka hesabına yatırılacağı ve bu hususun ayrıca bir tutanağa da bağlanacağının anlaşıldığı,<br> Sözleşme Tasarısı'nın 12'nci maddesinde hakediş ödemelerinin otuz günde bir yapılacağı, idarenin yükleniciye ödeme yaptığı günü takip eden en geç iki iş günü içerisinde personel ücretlerinin banka hesaplarına aktarılacağı, son günün tatil gününe denk gelmesi durumunda tatilden önceki ilk iş günü ödeme yapılacağı, aynı Tasarı'nın 36.5'inci maddesinde sözleşme döneminin son iki ayında gerek görülmesi halinde işçilerin işçilik alacaklarında herhangi bir hak kaybına mahal verilmemesi amacıyla hak ediş içinde yer alan net işçilik maaşlarının ödemesini doğrudan işçilerin banka hesaplarına ödemek suretiyle çalışan lehine idare tarafından tedbir uygulanabileceğinin düzenlendiği, bu durumda, idarelerin İş Kanunu'na ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na aykırı olmamak üzere ihale dokümanında işçiyi koruyucu düzenlemelere yer verebileceği, ilgili maddede bahse konu tedbirin yüklenici tarafından işçi ücretlerinin zamanında ödenmediğinin tespiti durumlarında uygulanabilecek nitelikte olduğu, bu itibarla da söz konusu düzenlemenin mevzuata aykırılık teşkil etmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 8. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78'inci maddesinde personele çalışma saatleri dışında ihale konusu işle ilgili eğitim verilmesi, işçiler açısından fazla çalışmaya yol açacağından, fazla çalışma giderinin teklif fiyata dahil olacağının ve çalışma saatleri dışında işçinin kaç saat eğitim alacağının İdari Şartname'de belirtilmesi gerektiği açıklamasına yer verildiği, bu çerçevede İdari Şartname'nin 25'inci maddesinde ihale konusu iş kapsamında çalıştırılacak olan personele hizmet içi eğitim giderlerinin teklif fiyata dahil giderler arasında gösterildiği, öte yandan, Teknik Şartname'nin "Tarafların Yükümlülükleri" başlığı altında, personele verilecek eğitimlere ilişkin hususlara yer verildiği, fakat mesai saatleri dışında yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, buna ek olarak ihale konusu işin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olmadığı, dolayısıyla ihaleyi yapan idare tarafından, personele verilecek eğitimlerin fazla çalışmaya yol açmayacak şekilde yaptırılmasının hedeflendiği, söz konusu idare tarafından davacının şikâyet başvurusuna verilen cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere mesai saatleri dışına çıkan bir eğitimin söz konusu olmadığı, bu itibarla ihaleye teklif verecek isteklilerin çalışma saatleri içinde yapılacağı anlaşılan eğitim giderlerini de dikkate alarak teklif fiyatlarını oluşturabileceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında bu iddia yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 9. iddia yönünden yapılan incelemede;<br> 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nda taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların iade edileceği, yüklenicinin idareye borcu olduğunun tespit edilmesi halinde ise kesin teminatın borçlara karşılık gelen kısmının yükleniciden mahsup edileceğinin düzenlendiği, diğer yandan, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 6, 15, 33, 48. maddelerinde ise yüklenicinin işlerin yürütülmesi, tamamlanması ve işlerde olabilecek aksaklıkların giderilmesi için gereken bütün işlemlerde, sözleşme koşullarına uygun davranma yükümlülüğü içerisinde, kamunun mülkiyeti veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınır ve taşınmaz mallara zarar vermemesi, bunların kullanımına ve bunlara ulaşılmasına engel olmaması gerektiği, aksi halde idarenin maruz kalacağı zararın yüklenici tarafından karşılanacağı, yapılan işlerin her türlü sorumluluğunun, kabul işlemlerinin idarece onaylanması tarihine kadar tümüyle yükleniciye ait olduğu, bu nedenle yüklenicinin işlerin kusur ve eksikliklerinden dolayı idarece gerekli görülecek bütün onarım ve düzeltmeler ile sürekli bakım işlerini derhal yapmak zorunda olduğu, söz konusu zorunluluğa uyulmaması halinde idarenin düzeltme ve bakım işlerini bir başkasına yaptırarak bu yapılan işlerin bedeli için, yüklenicinin teminatından veya varsa diğer alacaklarından ödeme yapma yetkisinin bulunduğunun düzenlendiği,<br> İdari Şartname'nin söz konusu maddesi uyarınca çalışma süresince idareden yüklenicinin tutanak ile teslim aldığı sabit tesislerin, hareketli eşyalar ve demirbaşların tümünün hastanenin malı olduğu, bunların idare tarafından firmaya bir komisyon huzurunda sayılarak teslim edileceği, yine komisyon huzurunda sayılarak teslim alınacağı, yüklenicinin tutanak ile teslim aldığı bina sabit tesislerinde ve diğer demirbaş malzemelerde kullanımdan kaynaklı oluşabilecek zarar-ziyan ve kayıpların telafisinin, teslim tutanağında markası, modeli, kapasitesi, sayısı vb. özelliklerinin belirtildiği gibi olacağı, herhangi bir anlaşmazlık durumunda zarar gören ya da kaybedilen demirbaş malzemelerin güncelleştirilmiş bedellerinin ilgili mevzuat hükümlerine göre firmadan tahsil edileceği, bu itibarla ihale dokümanı düzenlemesinin, Kanun ve ikincil mevzuat düzenlemelerine aykırı olmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarece bu iddianın reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Sözleşme Tasarısı'nın 16.1.2'nci maddesinin kamu ihale mevzuatına ve borçlar hukukun genel hükümlerine aykırı olduğu, Teknik Şartname'nin 2.62'nci maddesinde temizlik malzemelerinin niteliği ve miktarına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yapılmamış olmasının isteklilerce sağlıklı teklif verilmesini engellediği, Teknik Şartname'nin 2.13'ncü maddesinde ramazan ayı boyunca yükleniciden bedelsiz olarak otuz gün boyunca 400 adet çorba talep edilmesinin ihaleye sağlıklı teklif verilmesini engellediği, Teknik Şartname'de yemek içeriklerinde kullanılacak olan zeytinyağı, ayçiçek yağı, salça ve tuz gramajlarına yer verilmediği, Sözleşme Tasarısı'nın 36.1'nci maddesinin 4857 sayılı İş Kanunu'na aykırı olduğu, İdari Şartname'nin 7.1'nci maddesinde talep edilen işletme kayıt belgesi veya gıda üretim izni belgesinin kapsamının belirlenmemesinin mevzuata aykırı olduğu, Sözleşme Tasarısı'nın 36.5'nci maddesinde idarenin inisiyatifi ile işçi hesabına doğrudan ödeme yapılacağına ve ilgili tutarın yüklenicinin hak edişinden kesileceğine ilişkin düzenlemenin mevzuata aykırı olduğu, Teknik Şartname'de talep edilen hizmet içi eğitimlere ilişkin bilgilere ihale dokümanında yer verilmemesinin belirsizlik oluşturduğu, İdari Şartname'nin 48.9'ncu maddesinde demirbaş malzemelerinin zarar görmesi durumunda bedelinin yükleniciden tahsil edileceğine ilişkin yapılan düzenlemenin kamu ihale mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,<br> 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya idareye iadesine,<br> 6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
ihale