<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2710 E.  ,  2024/3347 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2022/2710<br>Karar No:2024/3347<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Emlak İnşaat Turizm Organizasyon <br> Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLLERİ : Av...., Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...İdaresi Başkanlığı (...) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Mülkiyeti TOKİ'ye ait Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın açık artırma usulüyle satışa çıkarılmasına ilişkin işlem ile 13-14/10/2021 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan satış ihalesinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı şirketçe yatırım teşviki kapsamında ihale konusu yere ilişkin olarak "başka yerde sınıflandırılmamış gıda maddeleri imalatı" konusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na teşvik başvurusu yapıldığı, anılan Bakanlıkça davacı adına 18/08/2021 tarihli yatırım teşvik belgesi düzenlenerek Resmi Gazete'de ilan edildiği, akabinde davalı idarece söz konusu teşvik belgesi düzenlenen taşınmazın 13-14/10/2021 tarihlerinde satış ihalesinin yapılacağının ilan edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;<br>Uyuşmazlıkta ilk olarak, davacı şirket adına düzenlenen teşvik belgesine bakılması gerektiği, anılan Teşvik Belgesi'nin 5. maddesinde "Teşvik Belgesinin düzenlenmiş olması, yatırım yeri tahsisine ilişkin doğrudan bir hak oluşturmaz." ibaresine yer verildiği, dolayısıyla sadece teşvik belgesinin düzenlenmiş olmasının yer tahsisi bağlamında davacı şirkete bir hak bahşetmeyeceği, ikinci olarak Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar'ın 16. maddesine bakıldığında, teşvik kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yer tahsisi yapılabileceğinin hüküm altına alındığı, söz konusu hususu açıklığa kavuşturmak için Mahkemelerinin 16/11/2021 tarihli ara kararıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na davacı şirkete anılan taşınmaz yönünden yer tahsis işlemi yapılıp yapılmadığının ve bununla alakalı herhangi bir başvurusunun olup olmadığının sorulduğu, gelen cevabi yazıda davacı şirket adına tahsis işlemi yapılmadığının ve buna yönelik herhangi bir talebin de bulunmadığının belirtildiği;<br>Bu durumda, yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olmasının tek başına yer tahsisi sonucu doğurmadığı, yer tahsisine ilişkin işlemlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yapılacağı, somut olayda herhangi bir tahsis işlemi bulunmadığı gibi davacı şirketin başvurusunun da bulunmadığı, davalı idarenin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazı ilgili mevzuatı kapsamında satışa çıkarabileceği ve bu kapsamda ihale düzenleyebileceği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale konusu taşınmazın kendilerine tahsis edildiğine dair Resmi Gazete ilanının bulunduğu, tahsis işleminin tapuya şerh düşülmemesinin sorumluluğunun kendilerine yüklenemeyeceği, tapuda bahsi geçen işlemleri yapması gerekenin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olduğu, daha önce yer tahsisi yapılan kendileri ile benzer durumdaki kişilere ilişkin olarak kurumlar arasında nasıl bir prosedürün yürütüldüğünün araştırılması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, satış ihalesinde taşınmazın teklif görmediği ve satışın gerçekleşmediği, tapu kaydında tahsise ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,<br>5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Hazine'ye ait Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan taşınmaz üzerinde aromatik/tıbbi ürünler turizmi yapmak isteyen davacı tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca hayata geçirilen "bölgesel yatırım teşvikleri" kapsamındaki teşvik türlerinden olan arazi tahsisi uygulamasından yararlanmak amacıyla anılan Bakanlığın web sitesi üzerinden 31/05/2021 tarihinde başvuru yapılmıştır.<br> Bakanlıkça 01/08/2021-31/08/2021 tarihleri arasında düzenlenen yatırım teşvik belgeleri 03/10/2021 tarih ve 31617 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilmiş, söz konusu listenin 513. sütununda da davacının adına yer verilerek 18/08/2021 tarihli yatırım teşvik belgesinin düzenlendiği belirtilmiştir. Yatırım teşvik belgesine konu taşınmaz 09/09/2021 tarihinde TOKİ'ye devredilmiş, davalı idarece 13-14/10/2021 tarihlerinde satış ihalesine çıkılacağının ilan edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.<br>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca davacıya verilen ... tarih ve ...sayılı yatırım teşvik belgesi, 15/06/2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar'ın 16. maddesinde, Bakanlıkça teşvik belgesi düzenlenmiş stratejik yatırımlar ve bölgesel desteklerden yararlanacak yatırımlar için 29/06/2021 tarih ve 4706 sayılı Kanun'un ek 3. maddesi çerçevesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilebileceği kurala bağlanmıştır.<br>Taşınmaz hakkında davacı şirkete yer tahsisi yapılıp yapılmadığının veyahut davacının bu yönde bir talebinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Mahkemece Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ara kararı yapılmış, gelen cevapta davacının tahsise yönelik talebinin bulunmadığı ve yer tahsis işleminin de yapılmadığı bildirilmiştir.<br>Bunun üzerine Mahkemece, anılan Teşvik Belgesi'nin 5. maddesinde, "Teşvik belgesinin düzenlenmiş olması, yatırım yeri tahsisine ilişkin doğrudan bir hak oluşturmaz." ibaresinin bulunduğu, anılan kayıt uyarınca yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olmasının tek başına yer tahsisi sonucunu doğurmayacağı, yer tahsisine ilişkin işlemlerin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca yapılacağı, somut olayda ise anılan Bakanlıkça yapılan tahsis işlemi bulunmadığı gibi davacı şirketin bu yönde herhangi bir başvurusunun da bulunmadığı ve davalı idarenin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazı ilgili mevzuatı kapsamında satışa çıkarabileceği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri hukuki belirlilik ilkesidir. Bu ilke, hukuk düzeniyle ilişki içindeki kişilere Devlet gücü tarafından yapılacak uygulamaları önceden görme imkânı sunacak düzeyde açık, anlaşılır, erişilebilir, devamlı ve geleceğe yönelik yasal düzenlemelerin yürürlükte olduğu bir hukuk sistemini hedefleyen, kamusal gücün kullanımını hukuk kurallarına bağlayarak öngörülebilirliği sağlamaya hizmet eden bir ilkedir. Bu ilke gereğince bireylerin kendilerine uygulanacak kuralların içeriğini ve bu kuralların kapsamını önceden bilmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuk devletinin bir diğer unsuru olan hukuki güvenlik ilkesiyle de yakından ilgilidir. Hukuki güvenlik, kişilerin kamu otoriteleriyle ilişkilerinde bugün ve geleceğe dönük olarak güven duygusu içinde olmaları demektir. Hukuki güvenlik ilkesi gereğince, her birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmelidir. Kişi, ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve buna göre davranışlarını belirler. Hukuki güvenlik ilkesinin amaçlarından biri de hukuk normlarının öngörülebilir olmasıdır. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. <br>Davacının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan aldığı 18/08/2021 tarihli yatırım teşvik belgesine konu Hazine'ye ait taşınmazın 09/09/2021 tarihinde TOKİ'ye devri akabinde satışa çıkarılması, bu suretle yatırım teşvik belgesinin geçerliliğini kaybetmesi uyuşmazlığın esasını oluşturmaktadır.<br>Bu kapsamda, uyuşmazlığa yönelik idarenin savunması, maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, Hazine'ye ait taşınmaz üzerinde yatırım yapabilmesi amacıyla davacıya yatırım teşvik belgesi düzenleyen ve bu hususu Resmi Gazete'de ilan ederek alenileştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca, bu belge doğrultusunda yer tahsisi yapmakla yetkili kılınan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bilgi verilmediği, taşınmazın tapu kaydına da bu yönde herhangi bir şerhin düşülmediği, dolayısıyla kurumlar arasında koordinasyonun sağlanamadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım projesini hayata geçirebilmek için başvuruda bulunan ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra kendisine Bakanlıkça yatırım teşvik belgesi düzenlenen davacının kamu yararı açısından haklı bir sebep gösterilmeksizin yatırım teşvik belgesinin geçersiz kılınması sonucunu doğuran davaya konu işlemin tesis edilmesi sürecinde benimsenen yöntemin hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle uyumlu olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, aksine verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

ihale