<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1736 E. , 2024/3598 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1736<br>Karar No:2024/3598<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... İnşaat ve Ticaret A.Ş.<br> 2- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 12/07/2023 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı “Aydın Nazilli-Yenipazar Tarla İçi Kapalı (Borulu) Drenaj ve Tigh Projesi” ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine düzeltici işlem tesis edilmesine ilişkin Kamu İhale Kurulu'nun 25/10/2023 tarih ve 2023/UH.I-1351 sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; anılan ihaleye ilişkin olarak yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine, dava konusu Kurul kararıyla şirket ortaklarını ve ortaklık oranlarını gösteren pay defterinin dayanağı yönetim kurulu kararlarının eklenmediği gerekçesiyle davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının değerlendirme dışı bırakıldığı; davacıların oluşturduğu iş ortaklığının pilot ortağı olan ... Ticaret A.Ş. tarafından sunulan Yeterlik Bilgileri Tablosu’nun "Ortaklar/Üyeler/Kurucular ile Yöneticilere Ait Bilgiler" başlıklı satırında tüzel kişiliğin ortaklarının M.E. (%49) ve M.S.C. (%51) olduğu, anılan kişilerin yönetim kurulunda üye oldukları ve söz konusu bilgilerin EKAP üzerinden yapılan sorgulamada istekli tarafından yüklenen pay defterinde beyan edildiği şekilde olduğu görülse de, anılan durumu tevsik edecek yönetim kurulu kararının ve karar defterinin ilgili kısımlarının sunulmadığı, davacılar tarafından EKAP’a yüklenen pay defterlerinin ekinde yer alan yönetim kurulu karar defterinin yönetim ve temsile ilişkin olduğu ve pay defterinde yer alan ortakların ortaklık oranlarına yönelik herhangi bir bilgi içermediği, dolayısıyla ortaklar ve ortaklık oranlarına ilişkin pay defterlerinin dayanağının olmadığı, tüzel kişiliğin ortaklık yapısını tevsik etmek üzere gerekli belgelerin EKAP’a yüklenmesine ilişkin sorumluluğun isteklilerde olduğu, davacılar tarafından pay defterine dayanak yönetim kurulu karar defterinin ilgili sayfalarının EKAP’a yüklenmediği anlaşıldığından, davalı idarece, anılan isteklinin teklifinin “yeterlik bilgileri tablosunda beyan edilen ortaklık oranlarına ilişkin EKAP’a yüklenen ve pay defterinin dayanağı olan yönetim kurulu karar defterinin ilgili sayfalarında tüzel kişiliğin ortakları ve ortaklık oranlarına ilişkin bilgilerin yer almadığı” gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, iş ortaklığının pilot ortağı olan şirketin ortaklık bilgilerinin eksikliği iddiasının esasa etkili olmadığı, bilgi eksikliği olarak tamamlatılmasının mümkün olduğu, pilot ortağın ortaklık durumuna ilişkin tüm bilgilerin EKAP'ta kayıtlı olduğu, bilgi eksikliğinin tamamlatılmayarak ihaleye katılımın azaltıldığı ve kamu zararına sebebiyet verildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mevzuatta sadece teklifin esasını değiştirmeyecek nitelikte olan bilgi eksikliğinin tamamlatılabileceğinin hükme bağlandığı, teklif ekinde sunulması istenilen bilgi ve belgelerin isteklilerce istenilen şekilde sunulmaması ya da hiç sunulmaması halinde bunların bilgi eksikliği adı altında idarelerce tamamlatılamayacağı, istisnai nitelikteki eksik bilgi ve belge tamamlatılmasına yönelik düzenlemelerin genişletilerek uygulanmasının istekliler arasında rekabetin sağlanması , eşit muamele ve idarenin güvenilirlik ilkelerine zarar vereceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacıların temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 30/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br> Kişilerin haklarını kullanabilmeleri için öncelikle bu hakların neler olduğunu ve bunları ne şekilde kullanabileceklerini bilmeleri gerekir. Vatandaşa yasal mevzuatla tanınan hakların ve yüklenen yükümlülüklerin neler olduğunun sarîh bir şekilde gösterilmesi ve açıklanması da hukuk devletinin bir gereğidir. İdarenin eksik ve yanlış açıklamalarla sebep olduğu hatalı bilginin ve bu şekilde yol açtığı kamu kusurunun yükü ve cezası vatandaşa yüklenemez.<br> 4734 sayılı Kanun'un "Temel İlkeler" başlıklı 5. maddesinde, idarelerin bu Kanun'a göre yapacağı ihalelerde saydamlık ve rekabeti sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu yükümlülük aday, istekli veya istekli olabileceklerin kimlerle, hangi şartlarda ve ne şekilde rekabet edeceklerini öngörebilir durumda ve sürprizlere kapalı olmalarını da gerektirir.<br> İhale dokümanı bir nev'i ihalenin anayasası mahiyetinde olup, tüm ihale süreci bu metinler doğrultusunda yürütülmektedir. Hâl böyleyken, söz konusu dokümanların ihale sürecinin ve sonraki aşamaların nasıl işleyeceğine ilişkin hiçbir gri veya muğlak alan bırakmayacak şekilde açık, anlaşılır ve net kurallar içermesi gerektiği de açıktır. Bu anlamda, ihaleye katılım için gerekli olan belgelerin neler olduğu hususunun da yasal mevzuatı en iyi şekilde bilmesi gereken idare tarafından ilgili ihale dokümanına açık bir şekilde dercedilmesi gerektiği izâhtan vârestedir. <br> Dava dosyası incelendiğinde, İdari Şartname'nin 7.1. maddesinde, ortaklık bilgilerinin EKAP üzerinden temin edileceği belirtilmiş ise de, pay defterinin ekinde sunulması gereken belgelere ilişkin açık bir direktifin bulunmadığı görülmektedir. Davacıların oluşturduğu iş ortaklığının pilot ortağının da pay defterinin EKAP'a yüklü olduğu, ortaklık yapısının ve oranlarının buradan açıkça görülebildiği, oysa dava konusu Kurul kararında ihale dokümanında belirtilmeyen bir koşulun arandığı ve pay defteri ekinde ortaklık yapısına ilişkin yönetim kurulu kararının ibraz edilmediği gerekçesiyle davacıların oluşturduğu iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı görülmektedir. <br> Kamu ihalelerine iştirak eden ve bu alanda tecrübesi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin ihale mevzuatına belli bir düzeye kadar vâkıf olmaları gerektiği açıktır. Ancak, hukukçuların dahî uzun fikir teatîleri ile ancak sonuçlandırabildikleri ve hatta çözümlemekte kimi zaman acze düştükleri hususların aday, istekli ve istekli olabilecek kişiler tarafından bir çırpıda çözülmesini beklemek hak ve adalet duyguları ile bağdaşmamaktadır. İsteklilerden beklenen yüksek hukukçu olmaları değil, yalnızca mesleklerinin icrası için gereken makûl bir hukuk bilgisine sahip olmalarıdır. İhale süreçlerinin usulüne uygun yürümesi ve herhangi bir hak kaybının oluşmaması da idarenin açık, net ve anlaşılır bir kurallar bütününü teşekkül ettirmesine bağlıdır. <br> Söz konusu durumun temelde idarenin ihale dokümanında yeterli açıklamayı yapmamış olmasından kaynaklandığı, dokümandaki söz konusu eksik belirlemenin rekabet imkânlarını kısıtlamanın yanı sıra, isteklilerin de mağduriyetine sebep olduğu anlaşılmaktadır.<br> Netice itibarıyla, davacıların ihale dokümanında belirtilen koşullara uygun olarak tekliflerini sunduğu, sunulan belgelerden ortaklık oranlarının açık şekilde anlaşılabildiği; teklifin değerlendirme dışı bırakılmasının hem rekabet, hem de saydamlık ilkelerini ihlâl ettiği, ihale dokümanında hiçbir şekilde belirtilmemiş bir yükümlülüğün isteklilerce derin bir hukukî mütalaa ile keşfedilip yerine getirilmesini beklemenin hakkaniyet duygusuna aykırı olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
ihale