<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1168 E. , 2024/2360 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/1168<br>Karar No:2024/2360<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ : İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Yatırım İzleme Müdürlüğü'nce 12/03/2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan "İstanbul İli, Haydarpaşa Lisesi (A Blok) Yapım İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı Derneğin kuruluş amacının "Validebağ Havzasının doğal, tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkarak var olanların korunup geliştirilmesi için her türlü çabayı sarf etmek, havza sınırları içinde mevcut mimari ve yeşil dokuyu koruma, güzelleştirme ve yeşillendirme çalışmaları yapmak" olduğu ihalenin konusunun ise Haydarpaşa Lisesi'nin (A Blok) yapımına ilişkin olduğu, davacı Derneğin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihaleye katılacak aday, istekli olmadığı gibi ihalenin konusunun Derneğin kuruluş amaçları ile ilgili de olmadığı, keza davacı tarafından, dava konusu ihalenin hangi sebeplerle iptali gerektiği ve menfaatini ne şekilde etkilediğinin ortaya konulamadığı ve davacının mesleki amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı da dikkate alındığında, bakılan davayla ilgili olarak davacı Derneğin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> . Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava açma ehliyetinin olduğu, alanın Validebağ Korusu-Havzası alanında kaldığı, 1. Derece Doğal Sit alanı olduğu, herhangi bir ihaleye konu olamayacağı, yapılacak tüm işlemlerin Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu iznine tâbi olduğu, ihale şartnamesinde Koruma Kurulu'ndan izin alınacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, imar planlarına karşı açılan davalar olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, ihale konusu işin davacı Derneğin kuruluş amacı ile bir bağlantısının bulunmadığı, Validebağ Korusunun çevresinin yerleşim alanı olduğu, söz konusu alanın sürdürülebilir ve kontrollü kullanım alanı olarak tescil edildiği ve alanda sadece eğitim tesisi kurulabileceğine dair karar alındığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmaktadır. <br> 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 56. maddesinde, "Dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır..." kuralı yer almıştır.<br> Yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idarî işlem ile dava açan kişi arasında meşrû, güncel ve ciddî bir alâka söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte, bunun dışında ayrıca subjektif bir hakkın ihlâl edilmesi şartı aranmamaktadır.<br>Kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkasının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idarî yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idarî işlemle ciddî, makûl, maddî ve manevî bir alâkasının bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.<br>Bu bağlamda, 4721 sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları derneklerin, doğrudan tüzel kişiliklerinin hak ve çıkarlarını ilgilendiren konuların yanı sıra, tüzüklerinde belirtilen ve kanunla yasaklanmamış bulunan kuruluş amaçları doğrultusunda dava açmalarına yasal bir engel bulunmamaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, davacı derneğin Tüzüğünde derneğin amacının ".... havzanın doğal, tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkarak var olanların korunup geliştirilmesi için her türlü çabayı sarf etmek, ... havza sınırları içinde mevcut mimari ve yeşil dokuyu koruma, güzelleştirme ve yeşillendirme çalışmaları yapmak ..." şeklinde belirtildiği göz önüne alındığında, anılan derneğin "İstanbul İli, Haydarpaşa Lisesi (A Blok) Yapım İşi" ihalesine yönelik dava açmakta hukukî menfaatinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usûl kurallarına uygunluk bulunmadığından, bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 23/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
ihale