<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/3780 E.  ,  2024/2614 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/3780<br>Karar No:2024/2614<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki olduğu ... plaka sayılı aracın, İzmir Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nce 31/03/2023 tarihinde elektronik ihale usûlüyle satışına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanmak suretiyle yurda getirilen araçların, verilen izin süresi içerisinde yalnızca hak sahibi olan kişi tarafından veya Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği'nde (Seri No:1) tahdidi olarak sayılan kişilerce belli şartlar altında kullanılabileceği, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması veya yurtta kalma süresi içerisinde yurtdışına çıkarılmaması durumunda idari para cezası uygulanarak aracın gümrük idaresince teslim alınacağı, teslim alındıktan sonra geçici süreyle depolanan aracın bu alanlarda üç ay süreyle kalabileceği, bu süre içerisinde gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım belirlenerek buna ilişkin işlemlere başlanmaması durumunda eşya ile kişisel kullanıma mahsus kara taşıtları hakkında herhangi bir adli veya idari takibat olmaması hâlinde tasfiye hükümlerinin uygulanacağı;<br> Dosyanın incelenmesinden, dava konusu aracın, geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanmak suretiyle Sarp Gümrük Müdürlüğü'nden 15/10/2021 tarihinde davacı adına ülkeye girişinin yapıldığı, aracın 14/01/2022 tarihinde İzmir ilinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, sürücüsünün kaza mahallinde bulunmadığı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nce aracın yurtta kalma süresinin 13/01/2022 tarihinde dolduğu tespit edilerek aracın trafikten men edildiği ve yediemin otoparkına çekildiği, idarece ... tarih ve ... sayılı Araç Tespit ve Teslim-Tesellüm Tutanağı ile aracın geçici olarak teslim alındığı, davacının aracını herhangi bir gümrük idaresine bırakmadan ve 1 Seri No'lu Tebliğ'in ekinde yer alan (Ek-7) taahhütnameyi vermeden taşıtsız olarak yurtdışına çıktığının "Taşıt1" programı üzerinden yapılan sorgulama sonucunda tespit edilmesi üzerine davacıya 31/01/2022 tarihli işlemle 7.579,80-TL ve aracın hak sahibi olmayan kişilerce kullanıldığından bahisle 7.579,80-TL olmak üzere toplam 15.159,60-TL idari para cezası uygulandığı, 31/01/2022 tarihli işlemle de aracın yurtta kalma süresinin 25/01/2022 tarihinde dolduğundan bahisle davacıya 470,00-TL idari para cezası verildiği, 20/07/2022 tarihli işlemle yine davacıya, aynı aracın hak sahibi olmayan kişilerce kullanıldığından bahisle 7.579,80-TL idari para cezası uygulandığı, anılan idari para cezalarının davacı vekili Av. ...İ'ye 20/07/2022 tarihinde elden tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 20/07/2022 tarihli dilekçeyle idari para cezalarına yönelik uzlaşma talebinde bulunulduğu, bu talebin uygun görülmesi üzerine ... tarihinde yapılan görüşmede uzlaşmaya varılarak ... sayılı Uzlaşma Tutanağı'nın düzenlendiği, uzlaşılan idari para cezalarının 08/08/2022 tarihinde ödendiğinin anlaşıldığı;<br> Bu kapsamda, davacı tarafından, idarece uygulanan idari para cezalarının uzlaşma görüşmeleri üzerine dava konusu edilmeksizin ödendiği dikkate alındığında, dava konusu aracın davacının yurtdışında olduğu 14/01/2022 tarihinde hak sahibi olmayan bir kişi tarafından kullanıldığının kabulü gerektiği;<br> Tasfiye Yönetmeliği'nin 57. maddesi uyarınca, tasfiyelik hâle gelen eşyaların, hak sahiplerince başvuru yapılarak gümrük rejimine tabi tutulabilmesi için "Tespit ve Tahakkuk Belgesi" düzenlenmiş bir eşyanın, başvuru tarihi itibarıyla ihale ilanı yayımlanmamış ise "Tespit ve Tahakkuk Belgesi'nde" belirtilen döviz cinsinden CIF değerinin %1'inin 10 (on) gün içinde ödenmesi gerektiği, bu değer ödendikten sonra süresi içerisinde eşyanın gümrük işlemlerinin tamamlanmaması durumunda başvuru üzerine CIF değerinin %3'ünün 10 (on) gün içinde ödenmesi gerektiği, ödeme tarihi itibarıyla 30 (otuz) gün içerisinde gümrük rejimine tabi tutma hakkının kullanılmaması durumunda ise tasfiye işlemlerine devam edileceğinin kurala bağlandığı;<br> Dava konusu aracın ambar bekleme süresinin 22/04/2022 tarihinde dolduğu, tasfiye sürecinin başlatıldığı, İzmir Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü'nce 02/06/2022 tarihinde "Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi" düzenlendiği, Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nce aracın 04/07/2022 tarihli Eşya Teslim Tesellüm Belgesi ile teslim alındığı, sonrasında davacı vekili tarafından yapılan 25/07/2022 tarihli başvuruyla, tasfiyelik hâle gelen ... plakalı ... marka aracın teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasının talep edildiği, bu başvuru üzerine İzmir Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü'nün 25/07/2022 tarihli işlemiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 179. maddesi ve Tasfiye Yönetmeliği'nin 57. maddesi uyarınca CIF değerinin %1'i olan 51,14-USD'nin tebliğ tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde ödenmesi gerektiğinin davacı vekiline 25/07/2022 tarihinde elden tebliğ edildiği, CIF değerinin %1'inin aynı gün yatırıldığı, ödeme sonrasında 30 (otuz) gün içerisinde aracın gümrük rejimine tabi tutulmasına ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığından tasfiye işlemlerine devam edildiği, sonrasında davacı vekili tarafından 14/09/2022 tarihli dilekçeyle, aracın tüm işlemlerinin yerine getirileceği, masrafları karşılanmak suretiyle aracın yurtdışı edilmek istendiği yönünde başvuruda bulunulduğu, İzmir Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Gümrük Kanunu'nun 179. maddesi ve Tasfiye Yönetmeliği'nin 57. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca CIF değerinin %3'ü olan 148,19-USD'nin tebliğ tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde ödenmesi gerektiğinin davacı vekiline 14/09/2022 tarihinde elden tebliğ edildiği, tebliğ edilen işlem sonrasında herhangi bir başvuruda bulunulmadığı ve gümrük işlemleri de tamamlanmadığı için Tasfiye Yönetmeliği kapsamında tasfiye işlemlerine devam edilerek dava konusu aracın, Tasfiye Genel Tebliği (Elektronik İhale Seri No:1)'nin 7. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak elektronik ortamda ihale ilanı yayımlandıktan sonra ihale yoluyla tasfiyesinin gerçekleştirildiği;<br> Bu itibarla, eşyanın hak sahibi olan davacının vekili tarafından yapılan başvurular üzerine tesis edilen işlemler sonrasında gümrük rejimine tabi tutma hakkının kullanılmadığı dikkate alındığında, davacıya ait aracın, mevzuata uygun olarak yürütülen tasfiye süreci sonucunda, 31/03/2023 tarihinde e-ihale yolu ile satışına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Öte yandan, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, dava konusu aracın yurtta kalma süresinin 25/01/2022 (Mahkeme kararında sehven 25/01/2023 olarak belirtilmiştir.) tarihinde dolduğunun anlaşıldığı, her ne kadar İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince dava konusu aracın yurtta kalma süresinin 13/01/2022 tarihinde dolduğu değerlendirilerek 14/01/2022 tarihli kaza sonrası araç trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekilmiş ve durum idareye bildirildikten sonra dava konusu süreç başlatılmış ise de, Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği'nde (Seri No:1) yurtta kalma süresi dolan veya hak sahibi olmayan kişilerce kullanılan araçların gümrük idaresince teslim alınacağının düzenlendiği, bu kapsamda her iki durumda da aynı sürecin işletileceğinin açık olduğu, dava konusu aracın da hak sahibi olmayan kişi tarafından kullanıldığı anlaşıldığından, İzmir İl Müdürlüğü'nce tesis edilen işlemde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 14/01/2022 tarihinde gerçekleşen kazada aracı kendisinin kullandığı, yanında kuzeni U.G.'nin bulunduğu, bu kazada yaralanmaları nedeniyle ambulansla hastaneye götürüldükleri, sürücünün olay yerinden firar ettiği iddiasının yerinde olmadığı, trafik polislerince tutulan tutanakta aracın yurtta kalma süresinin 13/01/2022 tarihinde dolduğu tespitinin hatalı olduğu, aracın yurtta kalma süresinin kaza olayı gerçekleşip araç yediemin otoparkına çekildikten sonra 25/01/2022 tarihinde dolduğu, bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, araç gümrük idaresine teslim edildikten sonra defalarca aracın teslim alınması yönünde başvuruda bulunulduğu, davalı idarece bu başvurulara cevap verilmeyerek aracın tasfiyesine zemin hazırlandığı, hakkında tesis edilen idari para cezalarına yönelik uzlaşma başvurusunda bulunularak sonrasında uzlaşılan bedelin ödendiği, CIF değerinin %1'inin süresinde ödendiği, aracın teslim edilmesinin idareden istendiği, ancak idarece bu başvuru üzerine herhangi bir işlem tesis edilmeksizin uyuşmazlık konusu aracın e-ihale yoluyla satılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,<br> 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,<br> 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>

ihale