<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2017/1000 E.  ,  2024/5977 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2017/1000<br>Karar No : 2024/5977 <br><br>DAVACILAR : 1- ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.<br> 2- ... Holding A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALI : ... Başkanlığı <br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ..., Av. ...<br> Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU :<br> "Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı'nın Özelleştirilmesi" ihalesine ilişkin olarak verilen 10.000.000,00 ABD Doları geçici teminatın irat kaydedilmesi nedeniyle 11/04/2016 tarihinde ABD Doları ile açılmış 1 (bir) yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı üzerinden "11/04/2016-03/08/2016" tarihleri arasında hesaplandığı belirtilen 94.888,00 ABD Doları işlemiş faizin dava tarihinden itibaren (dava tarihinde ABD Doları cinsinden 1 yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uygulanmış azami faiz oranı üzerinden) işleyecek faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACILARIN İDDİALARI :<br> 23/05/2014 tarihli "Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı'nın Özelleştirilmesi" ihalesinde en yüksek 3. teklif sahibi oldukları, en yüksek teklif sahibi sözleşmeyi imzalamadığı için en yüksek 2. teklif sahibinin sözleşme imzalamaya davet edildiği, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/05/2014 tarihli kararıyla yat limanı ihalesine konu alanın imar planının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, ihaleye ait İhale Şartnamesi'nin 19. maddesinde yürütmeyi durdurma kararının "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi"nin imza tarihinden önce idareye tebliği durumunda teklif sahibinin sözleşmeyi imzalamaktan vazgeçebileceğinin ve teklif sahibinin geçici teminatının iade edileceğinin belirtildiği, ortak girişimlerinin 27/11/2015 tarihli yazısı ile anılan madde uyarınca teminatlarının iadesinin istenildiği, idarece talebin reddi üzerine teminatın 11/04/2016 tarihinde irat kaydedildiği, irat kaydı işleminin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2016/115 sayılı dosyasında yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, 21/07/2016 tarihli yazı ile yargı kararı uyarınca idareden teminatın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiziyle iadesinin talep edildiği, idarece 03/08/2016 tarihinde şirketlerinin hesaplarına ayrı ayrı 5.000.000,00 ABD Dolarının yatırıldığı, faize ilişkin olarak ise bir ödeme yapılmadığı, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca 11/04/2016-03/08/2016 tarihleri arasında işlemiş faizin taraflarına ödenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.<br> <br>DAVALININ SAVUNMASI :<br> İhale Şartnamesi uyarınca geçici teminatın iadesine kadar geçen süreler içerisinde faiz talebinde bulunulamayacağı, teminat mektuplarının idarelerinin uhdesine geçmediği, teminat olarak alınan paraların da idarede depo edildiği, teminat mektupları ve teminat alacaklarının teminatın doğası gereği idare tarafından kullanılamamakta ve işletilememekte olduğu, idarenin kullanamadığı paraya faiz ödemesinin de hukuken mümkün olmadığı, irat kaydı yazısı üzerine bankalar tarafından davacılar adına 11/04/2016 tarihinde idarelerinin dolar hesabına dolar olarak ödeme yapıldığı, yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar 25/07/2016 tarihinde tebliğ edilince teminat tutarının 03/08/2016 tarihinde davacıların hesaplarına yatırıldığı, anılan davada faiz talebinde bulunulmadığı gibi kararda teminatın faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm de bulunmadığı, geçici teminatın irat kaydı işleminin iptali istemiyle açılan davada faiz talep edilmediğinden işbu davada da faizin istenilemeyeceği, faiz talebi kabul edilmemekle birlikte başlangıç tarihinin de hukuki dayanağının bulunmadığı, ilk imar planının yürütmesi durdurulduktan sonra yeni imar planının 20/03/2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığı, buna rağmen davacılar tarafından 16/11/2015 tarihinde yürütmenin durdurulması kararına istinaden teminatın iadesinin istenildiği, davacıların dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygun hareket etmedikleri savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : <br> Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : <br> Dava; davacıların, Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı Özelleştirme sürecinde yatırdıkları 10.000.000 ABD Doları geçici teminatın 11/04/2016 tarihinde davalı idare lehine irat kaydedilmesi ve Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2016 tarih ve E:2016/115 sayılı kararıyla,anılan teminat bedelinin iade edilmesi talebinin reddine ilişkin davalı idare işleminin yürütmesinin durdurulması üzerine 03/08/2016 tarihinde anılan meblağın faizsiz olarak iade edilmiş bulunmasından dolayı zarara uğradığını ileri süren davacılar tarafından; teminat mektubu bedelleri tutarı toplamı 10.000.000 ABD Dolarına 11/04/2016 – 03/08/2016 tarihleri arasında işlemiş faiz olan 94.888,00 ABD Dolarının dava tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar vermesi istemiyle açılmıştır.<br>4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 18. maddesinin (A) bendinde, özelleştirme yöntemleri belirtilmiş; (C) bendinde, (A) bendinde yer alan özelleştirme yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin ihale işlemlerinin bu Kanuna göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği; 37. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun hükümleri gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların İdarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. <br>Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 3. maddesinin (g) bendinde, ihale şartnamesi, ihale konusu işin genel ve özel şartlarına ilişkin belge olarak tanımlanmış; 10. maddesinde ise, ihale şartnamesinin, ihale üzerinde kalan tarafından sözleşme imzalanmaması veya idarece belirlenecek miktarda kesin teminat verilmemesi veya diğer yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde geçici teminatın irat kaydedileceği ve gerekli görülen diğer hususları içereceği düzenlenmiştir.<br>Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı'nın (Liman) Özelleştirilmesine İlişkin İhale Şartnamesi'nin (Şartname) tanımlar kısmında imar planının, Özelleştirme Yüksek Kurulunun (ÖYK) ... tarih, ... ve ... tarih, ... sayılı kararları ile onanan İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planını ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planını; katılımcının, gizlilik taahhütnamesi imzalamak suretiyle ihale şartnamesi satın alan gerçek veya tüzel kişiyi veya ortak girişim grubunu; teklif sahibinin, ihaleye teklif veren katılımcıyı ifade edeceği belirtilmiştir.<br>Şartnamenin, "Geçici Teminat" başlıklı 7.1. maddesinde, ihaleye katılabilmek için gereken geçici teminat tutarının 10.000.000-ABD Doları olduğu; "Geçici Teminatların İadesi" başlıklı 7.1.3. maddesinde, teminatın irat kaydedilmesine ilişkin şartnamede belirtilen düzenlemeler saklı kalmak üzere, ihale görüşmeleri esnasında geçici teminatın irat kaydedilmesini gerektirmeyecek şekilde ihale dışı bırakılması veya ÖYK'nın onayına sunulan kararda yer almaması veya ihalenin iptal edilmesi durumlarında teklif sahiplerinin geçici teminatlarının iade edileceği, ÖYK kararında yer alan teklif sahiplerinin geçici teminatlarının işletme hakkı devir sözleşmesi imza tarihine kadar iade edilmeyeceği; "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine Davet" başlıklı 16. maddesinde, ÖYK kararında Liman'ın işletme hakkının kendisine devredilmesine karar verilen teklif sahibine idare tarafından tebligat yapılarak, işletme hakkı devri sözleşmesinin imzalanması için Yönetmelik hükümlerine uygun olarak süre verileceği; "İmar Planı" başlıklı 19. maddesinde, ÖYK'nın ... tarih, ... ve ... tarih ve ... sayılı kararları ile onaylanan imar planının plan açıklama raporu ile birlikte ekte yer aldığı, işleticinin Liman'da yapacağı her türlü uygulamada söz konusu imar planı hükümlerine uygun davranacağı, idare tarafından yapılan Liman'ın imar planına karşı dava açılması sonucu yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilmesi ve bu kararın işletme hakkı devri sözleşmesinin imza tarihinden önce idareye tebliğ edilmesi durumunda, teklif sahibinin talebine bağlı olarak işletme hakkı devri sözleşmesinin imzalanmasından vazgeçileceği, bu durumda teklif sahibinin geçici teminatının iade edileceği kurala bağlanmıştır.<br> Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile parsel ve alan bilgileri kararda yazdığı şekliyle Liman'ın özelleştirme kapsam ve programına alındığı, yine Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile kapsam ve programa alınan alanın revize edildiği ve anılan alana ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının onaylandığı, nihai pazarlık aşaması 23/05/2014 tarihinde yapılan ve 7 teklifin olduğu ihalede davacının en yüksek üçüncü teklif sahibi olduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla ihalenin onaylandığı, bu süreçten önce ihaleye konu imar planı ile planı onaylayan ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle Kadıköy Belediye Başkanlığınca açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 20/05/2014 tarih ve E:2013/6369 sayılı kararı ile dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, en yüksek teklif sahibinin sözleşme imzalamadığı ve teminatının irat kaydedildiği, en yüksek ikinci teklif sahibi ile sözleşme imza süreci devam ederken davacı tarafından 26/11/2015 tarihli dilekçesi ile Liman alanına ilişkin imar planı hakkında Danıştay Altıncı Dairesinin E:2013/6369 sayılı dosyasında yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden, ihale şartnamesinin 19. maddesi gereğince imar planları hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi hâlinde sözleşme imzalanmasından vazgeçileceği ve teklif sahibinin geçici teminatının iade edileceği belirtildiğinden teminat bedelinin iade edilmesi talebi üzerine, dava konusu işlemle yat limanına yönelik eski planla aynı içerikte yeni bir imar planının yürürlükte olduğu, işletme hakkı devir sözleşmesinin henüz imzalanmadığı, 3. sıradaki teklif sahibi olarak kendilerine henüz süre belirtilmek suretiyle sözleşme imzalaması için davette bulunulmadığı, teminat mektuplarının iadesi talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığının belirtilmesi üzerine açılan dava sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2016 tarihli ve E:2016/115 sayılı kararıyla; "Özelleştirme uygulamalarında, ihale şartnameleri ihalenin genel ve özel şartlarını belirleyen belgeler olup, ihaleler bu şartname hükümlerine göre yürütülmekte ve sonuçlandırılmaktadır. Buna göre, şartnameyi hazırlayan ve kuralları belirleyen idare ile şartnameleri imzalayarak ihalelere katılan katılımcılar açısından şartname hükümlerinin bağlayıcı olduğu ve uyuşmazlıkların çözümünde "düzenleyici işlem" vasfı ile esas alınacağı açıktır. Keza, 4046 sayılı Kanun ve Yönetmelik ile diğer ilgili mevzuatta yer almayan ve bunlara aykırı olmayan hususlara ilişkin olarak şartname hükümlerinin esas alınması gerektiği kuşkusuzdur.<br>Şartnamenin 19. maddesinde, 03/05/2013 tarihinde onaylanan imar planına yer verildikten sonra işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanana kadar, ihaleye konu imar planının mahkemelerce iptali ya da yürütmesinin durdurulması hâlinde, ihale alıcısına sözleşmeden dönme hakkı verilmekte olup, ihaleye konu imar planının yürütmesinin durdurulmasından sonra henüz sözleşme imzalanmadan davacı tarafından sözleşme imzalamaktan vazgeçildiğinin bildirilmiş olması karşısında, şartnamenin 19. maddesine göre davacı sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı için geçici teminatının iadesi gerekirken, teminatın iadesi isteminin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesiyle, anılan teminatın iade istemli başvurunun reddine ilişkin davalı idare işleminin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzere anılan teminatın 03/08/2016 tarihinde faizsiz olarak davacılara iade edildiği anlaşılmatadır. <br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br>Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmemektedir.<br> Bu durumda, hukuka aykırı bulunarak Danıştay Onüçüncü Dairesince yürütmesi durdurulan işleme ve bu işlemin gerekçesine dayanarak ödemelerin geç yapımasından dolayı kusurlu olduğu görülen davalı idarenin; söz konusu geçici teminatın geç iadesi nedeniyle mahrum kalınan sürelere dair davacıların zararının giderilmesi için, teminat mektubu bedellerine, davacıların talebini aşmamak üzere 11/04/2016 tarihinden ödemenin yapıldığı 03/08/2016 tarihine kadar olan süre için yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacıların geçici teminatlarının geç iadesi nedeniyle uğradıkları zararın karşılığı olarak; yasal faize ilişkin mevzuat hükümlerine göre ve yukarıda belirtilen şekilde hesaplanarak bulunacak miktarın; ayrıca davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Dava dosyasının, Dairemizin E:2016/115 sayılı dosyasıyla birlikte incelenmesinden;<br> Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı özelleştirme kapsam ve programına alınmış, yine Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile de kapsam ve programa alınan alan revize edilerek ve anılan alana ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı onaylanmıştır.<br> Nihai pazarlık aşaması 23/05/2014 tarihinde yapılan ve davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim grubunun en yüksek 3. teklif sahibi olduğu ihale Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanmıştır.<br> Bu süreçten önce ihaleye konu imar planı ile planı onaylayan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle Kadıköy Belediye Başkanlığınca açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/05/2014 tarih ve E:2013/6369 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. İhalede ise, en yüksek teklif sahibinin sözleşme imzalamaması üzerine en yüksek ikinci teklif sahibi ile sözleşme imza süreci devam ederken davacılar tarafından 26/11/2015 tarihli dilekçe ile Liman alanına ilişkin imar planı hakkında Danıştay Altıncı Dairesinin E:2013/6369 sayılı dosyasında yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden, İhale Şartnamesi'nin 19. maddesi gereğince imar planları hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi halinde sözleşme imzalanmasından vazgeçileceği ve teklif sahibinin geçici teminatının iade edileceği belirtildiğinden davalı idareden teminat bedelinin iade edilmesi talep edilmiştir. <br> Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, yat limanına yönelik eski planla aynı içerikte yeni bir imar planının yürürlükte olduğu, işletme hakkı devir sözleşmesinin henüz imzalanmadığı, 3. sıradaki teklif sahibi olarak kendilerine henüz süre belirtilmek suretiyle sözleşme imzalaması için davette bulunulmadığı, teminat mektuplarının iadesi talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek davacıların başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br> Bu süreçte davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim grubuna davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalanması için 07/04/2016 tarihine kadar süre verilmiş, ancak yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle 10.000.000,00 ABD Doları geçici teminat 08/04/2016 tarihli Başkan Oluru ile irat kaydedilmiştir. <br> Davacı şirketler tarafından verilen teminat mektuplarının irat kaydedilmesini teminen davalı idarece ... tarihli, ... ve ... sayılı yazılar ile ... Bankası T.A.O. ve ... Bankası A.Ş.'den "...5.000.000.-ABD Doları ... tutarındaki geçici teminat mektubunun ... irat kaydedilmek üzere, idaremizin ... hesabına aktarılması ya da ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının, ... hesabına aktarılması ..." istenilmiş ve anılan bankalarca teminatın irat kaydı nedeniyle söz konusu tutarlar 11/04/2016 tarihinde idarenin hesabına gönderilmiştir. <br> Davacılar tarafından teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 21/06/2016 tarih ve E:2016/115 sayılı kararıyla işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, davacılar tarafından 21/07/2016 tarihli dilekçeyle davalı idareden, yargı kararını teminen geçici teminat bedelinin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince, irat kaydı tarihi olan 11/04/2016 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek, Devlet bankalarının 11/04/2016 tarihinde açmış oldukları mevduat hesabına ödemiş oldukları en yüksek faizleriyle birlikte ödenmesinin istenilmesi üzerine davalı idarece 03/08/2016 tarihinde davacı şirketlerin hesaplarına ayrı ayrı 5.000.000,00 ABD Doları yatırılmış ancak faize ilişkin bir ödemenin yapılmaması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Dairemizin 15/02/2018 tarih ve E:2016/115, K:2018/488 sayılı kararıyla, anılan işlemin iptaline karar verilmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2018 tarih ve E:2018/1369, K:2018/2820 sayılı kararıyla anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir. <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir. <br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır.<br>3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine Dair Kanun'un 1. maddesinde, "Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır. Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir."; 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1. maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur." kurallarına yer verilmiştir. <br> <br>4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 37. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun hükümleri gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların İdarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. <br>Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 3. maddesinin (g) bendinde, İhale Şartnamesi, "İhale konusu işin genel ve özel şartlarına ilişkin belgeyi ... ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. <br>Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı'nın (Liman) Özelleştirilmesine İlişkin İhale Şartnamesi'nin "Geçici Teminat" başlıklı 7.1. maddesinde, ihaleye katılabilmek için gereken geçici teminat tutarının 10.000.000,00 ABD Doları olduğu belirtilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, idarenin, kendi eylem ve/veya işlemlerinden doğan bir zararın bulunması halinde bu zararı tazmin etmesi gerekmekte olup, mahrum kalınan para alacağı nedeniyle kanuni faiz hesabının yapılması ve ortaya çıkan tutarın iade edilen tutarla karşılanmamış olması halinde bu miktarın tazminine karar verilmesi gerekmektedir.<br> İhale Şartnamesi'nin 7.1. maddesinde, geçici teminat tutarının 10.000.000,00 ABD Doları olarak belirlendiği, davacı şirketlerin ise geçici teminat tutarını davalı idare hesaplarına nakit olarak yatırmak yerine ayrı ayrı geçici teminat mektubu sunduğu görülmektedir. <br> Güvence belgesi olarak da bilinen teminat mektupları, bankalar tarafından teminat mektubunun tutarına göre belirlenen bir komisyon karşılığı gerçek ya da tüzel kişilere verilmekte olup, bir işin gerçekleşeceğinin ya da bir borcun ödeneceğinin banka tarafından güvence altına alınması, diğer bir ifadeyle garanti edilmesi amacını taşımaktadır. Bu doğrultuda, geçici teminatın idarelere nakit olarak sunulması yerine geçici teminat mektubu olarak sunulması ilgililere maliyet avantajı sağlamaktadır.<br> Dairemizin 20/12/2023 ve 23/09/2024 tarihli ara kararları üzerine dosyaya sunulan cevabi yazı ve eklerinden, davacı şirketlerden ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından sunulan ve ... Bankası T.A.O.'nun düzenlediği 12/05/2014 tarihli ve 5.000.000,00 ABD Doları tutarlı; ... Holding A.Ş. tarafından sunulan ve ... Bankası A.Ş.'nin düzenlediği 08/05/2014 tarihli ve 5.000.000,00 ABD Doları tutarlı geçici teminat mektuplarında "... İşbu teminat mektubunun tazmini halinde bedeli ABD Doları veya tazmin tarihindeki T.C. Merkez Bankası ABD Doları Satış Kuru üzerinden Türk Lirası olarak tarafınıza ödenecektir. ..." ibarelerine yer verildiği, nitekim davacı şirketlerce verilen teminat mektuplarının irat kaydedilmesini teminen davalı idarece ... tarihli, ... ve ... sayılı yazılar ile ... Bankası T.A.O. ve Türkiye Halk Bankası A.Ş.'den "...5.000.000.-ABD Doları ... tutarındaki geçici teminat mektubunun ... irat kaydedilmek üzere, idaremizin ... hesabına aktarılması ya da ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının, ... hesabına aktarılması ..."nın istenildiği, anılan bankalarca da teminat tutarlarının 11/04/2016 tarihinde ABD Doları üzerinden idarenin hesabına gönderildiği; sonraki süreçte ise, Dairemizin 21/06/2016 tarih ve E:2016/115 sayılı kararıyla davacıların teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine de davalı idarece 03/08/2016 tarihinde davacı şirketlerin hesaplarına ayrı ayrı 5.000.000,00 ABD Doları ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır.<br> Her ne kadar davacı şirketler tarafından 10.000.000,00 ABD Doları geçici teminatın irat kaydedilmesi nedeniyle 11/04/2016 tarihinde ABD Doları ile açılmış 1 (bir) yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı üzerinden "11/04/2016-03/08/2016" tarihleri arasında hesaplandığı belirtilen 94.888,00 ABD Doları işlemiş faizin dava tarihinden itibaren (dava tarihinde ABD Doları cinsinden 1 yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uygulanmış azami faiz oranı üzerinden) işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiş ise de, davacı şirketlerin ihaleye katılım için gerekli 10.000.000,00 ABD Doları geçici teminat tutarını idare hesabına yatırmak yerine aynı meblağa yönelik iki adet geçici teminat mektubu sunduğu görülmektedir.<br> Davacı şirketler tarafından idareye sunulup iadesi talep edilen teminat mektupları incelendiğinde, teminat mektubunun talep halinde tazmininin Türk Lirası cinsinden yapılabileceği görülmekle birlikte davalı idarece bankalara gönderilen irat kaydı yazıları uyarınca da teminat mektuplarının tazmininin Türk Lirası cinsinden yapılabilmesine imkan tanındığı açıktır. <br> Bahse konu teminat mektuplarının irat kaydedilmesi üzerine idareye yapılan ödemenin ABD Doları üzerinden yapılmasının tercih edildiği, ancak bu durumun davalı idarenin tazmine ilişkin yazısından da görüleceği üzere idareden kaynaklanmadığı dikkate alındığında, idarenin tazmin yükümlülüğünün geçici teminat mektuplarının tazmin tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanmasının gerektiği, bu durumda idareye yapılan ödemenin Türk Lirası karşılığının 28.620.000,00-TL (Bankalarca yapılan ödeme 11/04/2016 tarihinde saat 15.30'dan önce yapılmış olup 9-10/04/2016 tarihlerinin ise Cumartesi ve Pazar günlerine rastlaması sebebiyle 08/04/2016 Günü Saat 15.30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ABD Doları Satış Kuru olan 2,8620 üzerinden hesaplama yapılmıştır.) olduğu, davalı idarece ise teminat bedelini yargı kararının yerine getirilmesini teminen Türk Lirası cinsinden faiziyle ödemek yerine 10.000.000,00 ABD Doları olarak davacı şirketlere ödendiği ve Amerikan Doları cinsinden yapılan bu ödemenin Türk Lirası karşılığının ise 29.980.000,00-TL (02/08/2016 Günü Saat 15.30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ABD Doları Satış Kuru olan 2,9980 üzerinden yapılan hesaplamaya göre) olduğu anlaşılmaktadır.<br> Bu doğrultuda, davacı şirketlere faiz ödenmesi gerektiği konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 28.620.000,00-TL'nin 11/04/2016-03/08/2016 tarihleri arası için hesaplanan yasal faiz tutarı yaklaşık 804.500,00-TL olup, davalı idare tarafından ise davacı şirketlere toplam 10.000.000,00 ABD Doları (02/08/2016 Günü Saat 15.30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ABD Doları Satış Kuru olan 2,9980 üzerinden yapılan hesaplamaya göre 29.980.000,00-TL) ödemenin yapıldığı görülmektedir.<br> Bu durumda, davalı idarece davacı şirketlere iade edilen tutarın Türk Lirası karşılığının davacı şirketler tarafından idareye yapılan ödemeden 1.360.000,00-TL fazla olduğu, bu miktarın hesaplanan yasal faizden daha yüksek olduğu, faiz hesaplanması davacılar açısından aleyhe sonuç doğuracağından, bu kapsamda da davacı şirketlerin tazmini gereken bir zararı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. DAVANIN REDDİNE,<br> 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br> 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,<br> 4. Posta gideri avansından artan tutarın ve istemleri halinde maktu harcın mahsubu sonucu kalan ...-TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,<br> 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br> Dava dosyasının, Dairemizin E:2016/115 sayılı dosyasıyla birlikte incelenmesinden;<br> Özelleştirme Yüksek Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı özelleştirme kapsam ve programına alınmış, yine Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile de kapsam ve programa alınan alan revize edilerek ve anılan alana ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı onaylanmıştır.<br> Nihai pazarlık aşaması 23/05/2014 tarihinde yapılan ve davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim grubunun en yüksek 3. teklif sahibi olduğu ihale Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanmıştır.<br> Bu süreçten önce ihaleye konu imar planı ile planı onaylayan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle Kadıköy Belediye Başkanlığınca açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/05/2014 tarih ve E:2013/6369 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. İhalede ise, en yüksek teklif sahibinin sözleşme imzalamaması üzerine en yüksek ikinci teklif sahibi ile sözleşme imza süreci devam ederken davacılar tarafından 26/11/2015 tarihli dilekçe ile Liman alanına ilişkin imar planı hakkında Danıştay Altıncı Dairesinin E:2013/6369 sayılı dosyasında yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden, İhale Şartnamesi'nin 19. maddesi gereğince imar planları hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi halinde sözleşme imzalanmasından vazgeçileceği ve teklif sahibinin geçici teminatının iade edileceği belirtildiğinden davalı idareden teminat bedelinin iade edilmesi talep edilmiştir. <br> Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, yat limanına yönelik eski planla aynı içerikte yeni bir imar planının yürürlükte olduğu, işletme hakkı devir sözleşmesinin henüz imzalanmadığı, 3. sıradaki teklif sahibi olarak kendilerine henüz süre belirtilmek suretiyle sözleşme imzalaması için davette bulunulmadığı, teminat mektuplarının iadesi talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek davacıların başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br> Bu süreçte davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim grubuna davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalanması için 07/04/2016 tarihine kadar süre verilmiş, ancak yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle 10.000.000,00 ABD Doları geçici teminat 08/04/2016 tarihli Başkan Oluru ile irat kaydedilmiştir. <br> Davacı şirketler tarafından verilen teminat mektuplarının irat kaydedilmesini teminen davalı idarece ... tarihli, ... ve ... sayılı yazılar ile ... Bankası T.A.O. ve Türkiye Halk Bankası A.Ş.'den "...5.000.000.-ABD Doları ... tutarındaki geçici teminat mektubunun ... irat kaydedilmek üzere, idaremizin ... hesabına aktarılması ya da ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının, ... hesabına aktarılması ..." istenilmiş ve anılan bankalarca teminatın irat kaydı nedeniyle söz konusu tutarlar 11/04/2016 tarihinde idarenin hesabına gönderilmiştir. <br> Davacılar tarafından teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 21/06/2016 tarih ve E:2016/115 sayılı kararıyla işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, davacılar tarafından 21/07/2016 tarihli dilekçeyle davalı idareden, yargı kararını teminen geçici teminat bedelinin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince, irat kaydı tarihi olan 11/04/2016 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek, Devlet bankalarının 11/04/2016 tarihinde açmış oldukları mevduat hesabına ödemiş oldukları en yüksek faizleriyle birlikte ödenmesinin istenilmesi üzerine davalı idarece 03/08/2016 tarihinde davacı şirketlerin hesaplarına ayrı ayrı 5.000.000,00 ABD Doları yatırılmış ancak faize ilişkin bir ödemenin yapılmaması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Dairemizin 15/02/2018 tarih ve E:2016/115, K:2018/488 sayılı kararıyla, "Şartnamenin 19. maddesinde, 03/05/2013 tarihinde onaylanan imar planına yer verildikten sonra işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanana kadar, ihaleye konu imar planının mahkemelerce iptali ya da yürütmesinin durdurulması hâlinde, ihale alıcısına sözleşmeden dönme hakkı verilmekte olup, ihaleye konu imar planının yürütmesinin durdurulmasından sonra henüz sözleşme imzalanmadan davacı tarafından sözleşme imzalamaktan vazgeçildiğinin bildirilmiş olması karşısında, şartnamenin 19. maddesine göre davacı sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı için geçici teminatının iadesi gerekirken, teminatın iadesi isteminin reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, davalı idare tarafından ihaleye konu imar planının yürütmesinin durdurulmasından sonra yeniden yapılan imar planının 'eski planın aynısı' olduğu belirtilmekle birlikte, ihale şartnamesine konu planın yürürlüğünün durdurulması ile birlikte davacıya verilmiş olan 'vazgeçme hakkının' kullanımının kısıtlanamayacağı açıktır. Nitekim, UYAP üzerinden yapılan araştırmada, yeni planın iptali istemli olarak da açılmış davalar bulunmakta olup, yargısal sürecin devam ettiği görülmektedir.<br>İmar planının yürütmesinin durdurulması kararından 18 ay sonra teminatların iadesinin istenildiği ve davacının hakkını kötüye kullandığı davalı idarece iddia edilmekte ise de, Şartnamede 'işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanana kadar' bu hakkın kullanılabileceği belirtilmiş ve bu aşamada bir süre de öngörülmemiştir. Kaldı ki, daha sözleşme imzalamaya davet edilmeyen, diğer bir ifadeyle kendisine sıra gelmeyen davacının hakkını kötüye kullandığından bahsedilemeyeceği gibi, idare tarafından 18 aylık süre zarfında davacıya anılan yürütmenin durdurulması kararının bildirilmediği de görülmektedir. <br>Şartnamede imar planının yürütmesinin durdurulmasından sonra 'teklif sahiplerinin' sözleşme imzalamaktan vazgeçebileceği kurala bağlanmış olup, sözleşmeden vazgeçme ve teminatların iadesini talep etmek için idare tarafından sözleşme imzalamaya davet edilme şartı bulunmamaktadır." gerekçesine yer verilerek anılan işlemin iptaline karar verilmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2018 tarih ve E:2018/1369, K:2018/2820 sayılı kararıyla anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. <br><br> Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir. <br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır.<br>3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine Dair Kanun'un 1. maddesinde, "Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır. Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir."; 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1. maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur."; 4/a maddesinde, "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. <br>İdari yargı yerlerince verilen idari işlemin iptali kararları, idari davaya konu edilen idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırarak, idari işlemden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar. <br> Kamu idareleri, görmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hukuka uygun biçimde hareket etmek zorunda olup, hukuka aykırı işlem veya eylemlerden dolayı kişilerin uğradıkları zararları Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca tazmin etmek zorundadırlar.<br>Faizle para borçları arasında sıkı bir ilişki olup, faiz, hukuki niteliği itibarıyla asıl alacağı genişleten fer'i bir hak olan, alacaklının alacak olarak talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan belirli bir süre mahrum kalması nedeniyle, mahrum kaldığı zaman içinde meydana gelen zararına karşılık kendisine ödenmesi gereken ve asıl alacağa bağlı fer'i bir hak olarak tanımlanmaktadır. Talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan mahrum kalan ilgilinin, mahrum kaldığı süre için faiz uygulanmasını isteme hakkına sahip olmakla birlikte, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması da kural olarak aranmaz.<br>Hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların karşılanmasının zaman içinde gecikmesi ve bu gecikmeden doğan zararın karşılanması için 3095 sayılı Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekmektedir. <br>Anayasa Mahkemesinin faiz konusundaki kararlarına bakıldığında, konunun genel olarak mülkiyet hakkı çerçevesinde ele alındığı görülmektedir. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, “Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120'inci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir.” şeklindeki kuralın iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 10/02/2011 tarih ve E:2008/58, K:2011/37 sayılı kararında, “Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık devlettir.<br>Anayasa'nın 35. maddesinde ise, herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Mülkiyet hakkı, herkese başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şey üzerinde dilediği biçimde yararlanma, tasarruf etme, başkalarına devretme, kullanma, biçimini değiştirme, harcama ve tüketme olanağı verir.<br>İtiraz konusu kural, kamu kurumları ile kişiler arasında kamu idarelerinin kamu gücüne dayalı yetkilerini kullanırken hatalı işlemleri nedeni ile oluşan alacaklı-borçlu ilişkilerinin borçlu olan kamu kurumları lehine bozulmasına sebebiyet vermektedir. Bunun yanında kamu kurumlarının borcunu ödemesini geciktirmede teşvik edici olmakta ve vatandaşların devlete olan güvenini sarsmaktadır.<br>Vergi, devletin vatandaşlardan kamu gücüne dayalı ve karşılıksız tahsil ettiği bedel olsa da idarece yapılmış olan vergi tahsilâtının fazla veya yersiz olduğu tespit edildikten sonra bu tahsilât, mükellefler için bir 'alacak' hâline gelmektedir.<br>Alacak hakkı mülkiyet hakkı kapsamında kişilerin temel haklarındandır. Kişiler yanlış veya yersiz vergi tahsilatı nedeni ile belli bir süre mülkiyetlerinde olması gereken bir meblağdan kullanma, tasarruf etme ve harcama şeklinde yararlanma imkânından mahrum kalmaktadırlar. Bu süre zarfında enflasyon nedeni ile paranın değerinde oluşan aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu mülkiyetin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanmak imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır.<br>İtiraz konusu düzenleme ile devlet fazla veya yersiz yapılmış tahsilâtlar ile hazinesinde tuttuğu meblağı kişilere iade ederken üzerinden uzun zaman geçmiş olsa bile talep tarihinden üç ay sonra başlamak üzere işleyecek faizi ödemektedir. Düzenleme ile elde edilen kamu yararı kamu için öncelikli, genel menfaatleri koruyan, kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için zorunlu bir durum arz etmemekte, sadece devlete başkasının mülkü üzerinde sebepsiz ve karşılıksız biçimde tasarruf etme hakkını vermektedir.<br>Fazla veya yersiz tahsil edilen vergilerin iadesinde, tahsilâtın yapıldığı tarih yerine başvuru tarihinden üç ay sonra başlamak üzere işleyecek faizin ödenmesine ilişkin kural, kişinin belli bir dönem için faiz gelirinden mahrum kalması sonucunu doğurarak genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin bozulmasına yol açmakta, bu durum hukuk devletinde korunması gereken mülkiyet hakkının ihlâline neden olmaktadır.” değerlendirmesine yer verilmiştir. <br>Dairemizin 20/12/2023 ve 23/09/2024 tarihli ara kararları üzerine dosyaya sunulan cevabi yazı ve eklerinden, davacı şirketler tarafından sunulan toplam 10.000.000,00 ABD Doları tutarlı geçici teminat mektuplarının irat kaydedilmesini teminen davalı idarece ... tarihli, ... ve ... sayılı yazılar ile ... Bankası T.A.O. ve ... Bankası A.Ş.'den anılan tutarların hesaplarına aktarılmasının istenildiği, anılan bankalarca da 10.000.000,00 ABD Dolarının 11/04/2016 tarihinde idarenin hesabına gönderildiği; sonraki süreçte ise, Dairemizin 21/06/2016 tarih ve E:2016/115 sayılı kararıyla davacıların teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine de davalı idarece 03/08/2016 tarihinde davacı şirketlerin hesaplarına ayrı ayrı 5.000.000,00 ABD Doları ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, idarenin, kendi eylem ve/veya işlemlerinden doğan zararı tazmin etmesi hukuk devleti ilkesinin gereği olup, davacı şirketlerin teminatın iadesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacı şirketlerin İhale Şartnamesi'nin 19. maddesi uyarınca sözleşme imzalamaya zorlanamayacakları gerekçesiyle teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verildiği, hukuka aykırı işlem sonrasında davalı idarece davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim grubunun sözleşme imzalamaya davet edildiği ve sözleşme imzalamadıkları gerekçesiyle de 08/04/2016 tarihinde irat kaydedilen ve 11/04/2016 tarihinde tazmini gerçekleşen 10.000.000,00 ABD Dolarının ise anılan yargı kararının yerine getirilmesini teminen 03/08/2016 tarihinde davacılara iade edildiği, öte yandan geçici teminat tutarının bankalar tarafından davalı idare hesabına nakit 10.000.000,00 ABD Doları olarak yatırıldığı anlaşıldığından, 10.000.000,00 ABD Dolarının 11/04/2016-03/08/2016 tarihleri arasında davacılara teminat bedelinden mahrum kalındığı süre için 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" başlıklı 4/a maddesi uyarınca, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle ve "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca dava dilekçesinde belirtilen "94.888,00 ABD Doları işlemiş faiz" talebi aşılmayacak şekilde faiz ödemesi yapılması gerekmektedir. <br> Öte yandan, davacı şirketlerin zararının, yargı kararıyla hukuka aykırı bulunan teminatın iadesi isteminin reddi işlemi sonrasında geçici teminat bedelinin irat kaydedildiği 11/04/2016 tarihi ile davalı idarece ödemenin yapıldığı 03/08/2016 tarihleri arasında kullanılamamasından kaynaklandığı, hesaplanacak tazminat miktarının faiz niteliğinde olmadığı davacı şirketler açısından idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanan bir zarar niteliğinde olduğu, hesaplanan zarar miktarı üzerinden faiz yürütülmesine de engel bir durum bulunmadığı, dolayısıyla hesaplanacak olan bu zarar üzerinden faiz hesaplanmasının, faize faiz yürütülemeyeceği yönündeki genel ilke ile belirtilen şekildeki kabule aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.<br> Bu itibarla, davalı idare tarafından, 10.000.000,00 ABD Doları tutarındaki teminatın irat kaydedildiği 11/04/2016 tarihinden anılan tutarın davacılara ödendiği 03/08/2016 tarihine kadar "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca dava dilekçesinde belirtilen "94.888,00 ABD Doları işlemiş faiz" talebi aşılmayacak şekilde 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak yabancı para faizinin (zararın), dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddine ilişkin karara katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

ihale