<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1486 E.  ,  2024/2100 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1486<br>Karar No : 2024/2100<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Özel Eğitim Hizmetleri AŞ<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ..<br> 2- ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2022/2859, K:2023/5172 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim AŞ ve Türkiye Elektrik İletim AŞ'ye ait olan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2025 tarihine kadar özelleştirilmesine ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 30/11/2023 tarih ve E:2022/2859, K:2023/5172 sayılı kararıyla;<br> İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Milli Emlak Dairesi Başkanlığınca gerçekleştirilen ihale sonucunda uyuşmazlığa konu Ergene Mahallesi, 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ihale üzerinde bırakılan davacı Katharsis Özel Eğitim Hizmetleri AŞ ile Milli Emlak Dairesi Başkanlığı arasında, eğitim, sağlık, spor, turizm, sanayi, tarım, hayvancılık, sosyal, kültürel vb. tesisler (konut ve enerji hariç) yapılmak üzere ve fiili kullanım olmaksızın öncelikle taşınmazın tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması ve/veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlatılması ve onaylatılması amacıyla 1 yıl süreli 06/08/2020 tarihli ön izin sözleşmesi imzalanmasının ardından İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce ... tarih ve ... sayılı Olur ile sürenin 05/08/2022 tarihine kadar 1 yıl daha uzatıldığı;<br> Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca savunma dilekçesinde, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirme kararının uygulanması durumunda muhtelif problemlere sebebiyet verilebileceği değerlendirildiğinden özelleştirme kapsam ve programından çıkartılmasının talep edildiği, davacının da aynı yönde talebi içerir dilekçesinin bulunduğu, bahsi geçen talep yazılarına istinaden taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkartılıp çıkartılmayacağının değerlendirilmekte olduğu şeklinde beyanda bulunulduğundan, Dairelerinin 10/11/2022 ve 21/02/2023 tarihli ara kararlarıyla, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması hususuna yönelik olarak işlem tesis edilip edilmediğinin sorulduğu; verilen cevaplarda değerlendirmelerin devam ettiği, taşınmazın hâlen özelleştirme kapsam ve programında olduğunun belirtildiği;<br>Diğer yandan, Dairelerinin 11/04/2023 tarihli ara kararıyla Milli Emlak Genel Müdürlüğünden, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak davacı şirkete verilen ön iznin devam edip etmediği, ön izin süresi uzatılmış ise hangi tarihe kadar uzatıldığı, uzatılmamış ise bu hususa ilişkin olarak herhangi bir uyuşmazlık/dava bulunup bulunmadığı sorularak, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği; ara kararına verilen cevapta taşınmaza ilişkin ön izin sözleşmesinin 06/07/2022 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra süre uzatımına gidilmediğinin belirtildiği;<br>Davalı idarelerin usule yönelik itirazlarının geçerli görülmediği;<br> 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi, 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. ve Geçici 8. maddeleri ile 02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne yer verilerek;<br> Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurulun görevlerinin sayıldığı metnin yürürlükte olduğu; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceğinin kurala bağlandığı; Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağının açıklığa kavuşturulduğu; Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sâir hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri de Cumhurbaşkanına devredildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı;<br> 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığının belirtildiği; <br> 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmelerinin mümkün olduğu;<br> Bu itibarla, 7 parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması hususunun davalı idarece değerlendirme aşamasında olduğu anlaşıldığından, bulunulan aşama itibarıyla, 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın, irtifak hakkına ilişkin ön izin dikkate alınmadan özelleştirme kapsam ve programına alınmasının hukuka aykırı olduğu, Milli Emlak Daire Başkanlığının görüşünün alınmamasının işlemi şekil unsuru yönünden sakatladığı; taşınmazın, Özelleştirme Yüksek Kurulu yerine Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınamayacağı, Dairece idari yargılama usulüne uygun yargılama yapılmadığı, üstün kamu yararı ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olan dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 30/11/2023 tarih ve E:2022/2859, K:2023/5172 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 09/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY <br>X- Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir. <br>18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır.<br>Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir. <br>Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur. <br>Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı Listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır. <br>Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı Listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. <br>Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 11/11/2021 tarihli işlemin, 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez.<br> Bu itibarla, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir.<br>Kaldı ki, Geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görülmekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir. <br>Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

ihale