<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1407 E. , 2025/1509 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1407<br>Karar No : 2025/1509 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi <br>( Eski Ünvanı: ... A.Ş.) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br> 2- ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, işyeri yangın sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresindeki ... Tekstile ait işyerinde 28/06/2016 tarihinde alt yapı çalışmaları sırasında su borusunun patlaması nedeniyle meydana gelen su baskını neticesinde oluşan hasarda, idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 459.000,00-TL maddi zararın 06/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası avans faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının birlikte değerlendirilmesinden; Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi ... ada .. parsel sayılı ana taşınmazın 1230,00 m2 tek garaj, zemin katta otuz sekiz dükkan, asma katlı galeri on beş dükkan, her katta on iki büro dört katlı kırk sekiz bürolu kargir apartman vasfı ile kayıtlı olduğu, tespit konusu 102 numaralı bağımsız bölümün ... İş Merkezi Bodrum katının tamamı olup halihazırda ... Tekstil Mağazası olarak faaliyet gösterdiği, dava konusu ... Mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde bodrum+zemin+asma kat+4 katlı bir yapı olduğu, binanın ... Caddesi ve ... Sokağa cepheli olduğu, mağaza girişinin ... sokağın hemen başından olduğu ve mimari projede gösterilen yerden farklı yerde olduğu, zemin kattaki bölümün vitrin ve giriş merdiveninden ibaret olduğu, mağazanın bodrum katta olduğunun belirtildiği, Mahkemelerinin 19/12/2019 tarihli ara kararına verilen cevapta, Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı ana taşınmaz üzerinde bulunan 102 numaralı bağımsız bölümün mimari projede ve tapu kütüğünde ''garaj'' olarak belirtildiğinin görüldüğü, mevzuat hükümleri uyarınca, sigortalının kanunun emredici hükümlerine aykırı fiilinden doğan zararın teminat altına alınmasını sağlayan sigorta sözleşmesinin geçerli olmayacağı ve tacir olduğunda kuşku olmayan sigorta şirketinin sözleşmenin geçerliliğini etkileyecek hususlara ilişkin bir araştırma yapmaksızın sigorta yapması halinde basiretli bir tacir gibi hareket etmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda; uyuşmazlık konusu yerin yapı ruhsat eki mimari projesinde ve tapuda garaj olarak belirlenmesine rağmen fiilen vasfının dışında işyeri olarak kullanıldığı, işyeri girişinin 4716 sokağın hemen başından olduğu ve mimari projede gösterilen yerden farklı yerde olduğu, zemin kattaki bölümün vitrin ve giriş merdiveninden ibaret olduğu, mağazanın bodrum katta bulunan 102 numaralı bağımsız bölümde olduğu, davacı şirket tarafından, işyeri yangın sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ve garaj olarak kullanılması gereken yerin işyeri olarak kullanıldığı, bu durumda, davacı sigorta şirketince, sigortaladığı işyerinin imara ilişkin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi ile yapı ruhsatı eki mimari projesinin incelenmesinden sonra sigorta sözleşmesi yapılmasının, sözleşmenin geçerliliğini etkileyen yasal bir zorunluluk olduğu, sigortacının sigortalayacağı işyerinin kanunen bulunması gereken ruhsatlar ve/veya izinleri ile fiili ve hukuki durumuna ilişkin bir araştırma yapmaksızın, sigortalaması halinde, basiretli bir tacir gibi hareket etmemesi nedeniyle ağır kusurlu olacağı, bu kusurlu fiilin davalı idareler tarafından kamu hizmetlerinin sunulması sırasında işlenen kusurlu fiiller ile zarar arasındaki illiyet bağının keseceği ve sigortacının ağır kusuru nedeniyle zararın tamamından tek başına sorumlu olacağı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkili şirkete sigortalı işyerine yapı ruhsatı ya da yapı kullanma izin belgesi ilgili sorunun, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı veren davalı belediyenin sorumluluğunu kaldırmadığı, sigortalı işyerinin yapı ruhsatına aykırı olarak kullanılmasının da davalı idarenin hizmet kusurundaki illiyet bağını kesmeyeceği, bütün sorumluluğun sigortalıya ve sigorta şirketine yüklenmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, davalı idareye rücu nedeninin, dava dosyası içine sunulan hasar dosyası içerisinde mevcut ekspertiz raporuna göre sigortalı işyerinin bulunduğu sokakta davalı idare tarafından yapılan yol yapım çalışması sırasında meydana gelen boru patlaması sonucunda akan şebeke suyunun tavan boşluğundan girerek, sigortalı işyerindeki işletme bodrum kat depo ve üretim alanında hasara sebebiyet vermesi olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D. İş dosyasından yapılan tespitte sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın nedeninin yapılan yol çalışması sırasında temiz su borusunun patlaması neticesinde söz konusu hasarın meydana geldiğinin tespit edildiği, davalı idarenin kusurunun açık olduğu, su kanalizasyon hizmetlerinin yapım ve işletilmesinde ilgili idarelerin herhangi bir hizmet kusurunun mevcut olup olmadığı, zararın bodrum katta oluşması nedeniyle gerekli su tahliyesine veya su geçişini önlemeye yönelik tedbirlerin alınıp alınmadığı, dava dışı diğer üçüncü kişilerin (bina maliki, site yönetimi vb) de olayın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana geldiği iş yerinin bulunduğu binanın, onaylı mimari projesine aykırılığının bulunup bulunmadığı, yapı kullanma izin belgesinin (iskan ruhsatı) ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının olup olmadığının araştırılarak; olmaması durumunda bahse konu işyerinde faaliyette bulunmasına izin veren idareler ile davacının olaydaki kusur durumu (müterafik kusur) da ayrıca değerlendirilmek üzere gerekirse mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : <br>Davalı Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından, usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.<br>Davalı Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, idarelerine husumet yöneltilmesinin hatalı olduğu, dava konusu olay ile ilgilerinin bulunmadığı, olay yerinde herhangi bir çalışmalarının bulunmadığı, Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığınca ihale edilen ve işi yapan ... Nak. İnş. Taah. Mad. Turz. Pet. Ürün. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan alt yapı ve yol asfalt yenileme çalışmaları sırasında sigortalının hasara uğradığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosya üzerinden yaptırılan tespitte hasarın Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yol, altyapı ve kaldırım çalışması neticesinde yapıldığının tespit edildiği, öte yandan işyerinin sigortalı tarafından kullanım şekli, zarar gören ürünlerin sigortalı tarafından ne şekilde nerelerde muhafaza edildiği, sigortalısının yaşanan olayda mevcut olan ihmal ve kusuru göz ardı edilerek sigorta yapması, yaşanan olay neticesinde tazminat ödemesi hususunda davacı şirketin kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilerek usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresindeki ... Tekstile ait işyerinde 28.06.2016 tarihinde alt yapı çalışmaları sırasında su borusunun patlaması nedeniyle meydana gelen su baskını neticesinde işyerindeki emtia, bina ve demirbaş üzerinde maddi zarar oluştuğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına, aralarındaki sigorta ilişkisi nedeniyle, maddi zararlarına karşılık ekspertiz raporu ile belirlenen 459.000,00 TL'nin 06/01/2017 tarihinde ödendiği, yapılan bu ödeme sonrasında davacı sigorta şirketi tarafından anılan zararın tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış olup, İdarenin belirtilen bu sorumluluğu, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğinin doğal sonucudur.<br> 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/r maddesinde; "Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak," Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.<br> 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1. maddesinde; "İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletilmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün kurulduğu" belirtilmiş, aynı Kanunun 2. maddesinin (b) bendinde; "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek" ve (d) bendinde; "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresinin görev ve yetkileri arasında sayılmış, 25. maddesinde; "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez." Ek 5. maddesinde de, "Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır" kurallarına yer verilmiştir.<br>3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 5.maddesinin 2.fıkrasında; ilgililerin, işyeri açma ve çalışma ruhsatı adlı belgeye dayanarak işyeri açabileceği belirtilmiştir. <br>İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 6.maddesinde ise; yetkili idareden usulüne uygun işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerlerinin yetkili idarelerce kapatılacağı düzenlemesi yer almıştır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Tacir olmanın hükümleri'' başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında, ''Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.'' kuralına yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Doktrinde idarenin hukuki sorumluluğu, kamu hizmetlerinden doğan zararların karşılanıp giderilmesini amaçlayan hukuki bir kurum olarak tanımlanmaktadır, idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ise, ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle, zararla idari faaliyet arasında bir illiyet bağı bulunması gerekir. Ayrıca, ilgilinin zarara uğramasına neden olan idari işlem veya eylem hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde bir hizmet kusuru oluşturmalı ya da kusursuz sorumluluk esasının uygulanmasına elverişli olmalıdır.<br> Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.<br> Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, zararın mücbir sebeplerden kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar. <br> Olayda, sigortalı işyerinin 28/06/2016 tarihinde alt yapı çalışmaları sırasında su borusunun patlaması sonucu maddi hasara uğradığı, sigortalı işyeri tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğu, bu dosyada hazırlanan 26/09/2016 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden; olayın gerçekleştiği tarihte sigortalı işyerinin önünün yol yapım çalışmasından dolayı kazılı olduğunun ve tespit konusu işyerinde oluşan zararın bu çalışmalar sonucunda patlatılan su borusundan kaynaklandığının tespit edildiği, ürün hasar görme şeklinin içme şebeke suyundan (temiz su) ıslanma şeklinde olduğu, işyerinde inşai zararın da meydana geldiği, sigortalı işyerinde bulunan abiye ürünlerin tamamen zayi olmadığı, askıda olan abiye ürünlerin alt etek kısımlarının ıslandığı, temizlik, tamir ve tadilatla bir kısmının ekonomik olarak değerlendirilebileceği belirtilerek ürünlerin alış ve maliyet fiyatları, elde bulundurulma süreleri gibi esaslarda dikkate alınarak inşai zarar, tekstil ürünleri ıslanma zararları ve işgücü zarar kalemlerinden oluşan toplam zararın 459.240,29-TL olarak belirlendiği, diğer yandan hasar ile ilgili davacı şirkete hasar ihbarında bulunulduğu, hasar ile ilgili ekspertiz raporu hazırlandığı, 22/12/2016 tarihli ekspertiz raporunun incelenmesinden; riziko mahallinde Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan alt yapı/düzenleme/kazı çalışmaları sırasında ana su borusunun sehven patlatılması sonucunda işletmede su baskını meydana geldiğinin, olayın Cumartesi gününü Pazar gününe bağlayan gece olması sebebiyle hızlı müdahale ve kurtarma çalışması yapmanın mümkün olmadığının belirtildiği, suyun boşaltılması sonrasında 31/08/2016 tarihinde başlatılan ekspertiz çalışmaları sonucunda, sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın belediye tarafından yapılan alt yapı çalışmaları sonucunda meydana geldiği yönündeki bilirkişi raporu ve sigortalı beyanı çerçevesinde Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne ve/veya taşeronuna rücu hakkı olduğu belirtilerek 459.000,00-TL hasar bedelinin sigortalı işyerine 06/01/2017 tarihinde ödendiği, buna müteakip davacı sigorta şirketinin ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı idarelere ve yol yapım çalışmasını Mersin Büyükşehir Belediyesi adına yapan yüklenici firma ... Nak. İnş. Taah. Mad. Turz. Pet. Ürün. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye talepte bulunduğu görülmüştür.<br> Ayrıca 06/11/2019 tarihli İdare Mahkemesi ara kararına İdarelerce verilen cevaplardan, davaya konu işyerinin yapı ruhsatının ve yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu; olayın meydana geldiği işyerinin bulunduğu taşınmazın 1230,00 m2 tek garaj, zemin katta otuz sekiz dükkan, asma katlı galeri on beş dükkan, her katta on iki büro dört katlı kırk sekiz bürolu kargir apartman vasfı ile kayıtlı olduğu, tespit konusu 102 numaralı bağımsız bölümün ... İş Merkezi Bodrum katının tamamı olup halihazırda sigortalı ... Tekstil Mağazası olarak faaliyet gösterdiği, dava konusu ... Mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde bodrum+zemin+asma kat+4 katlı bir yapı olduğu, binanın ... Caddesi ve ... Sokağa cepheli olduğu, mağaza girişinin 4716 sokağın hemen başından olduğu ve mimari projede gösterilen yerden farklı yerde olduğu, zemin kattaki bölümün vitrin ve giriş merdiveninden ibaret olduğu, mağazanın bodrum katta olduğunun belirtildiği, Mersin İli, Akdeniz İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı ana taşınmaz üzerinde bulunan 102 numaralı bağımsız bölümün mimari projede ve tapu kütüğünde ''garaj'' olarak belirtildiği görülmektedir. <br> Tüm bu tespit ve değerlendirmeler ışığında; Mersin Büyükşehir Belediyesi'nden aldığı ihale ile yol yapım çalışması işini yürüten ... Nak. İnş. Taah. Mad. Turz. Pet. Ürün. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin çalışmaları sırasında su borusunun patlaması sonucunda sigortalı iş yerinin mağaza olarak kullandığı bodrum katını su bastığı, bu bölümün mimari projede ve tapu kütüğünde garaj olarak belirtildiği, dolayısıyla tarafların ve bunun yanı sıra dava dışı sigortalının kusur oranlarının tespiti için üç kişiden oluşacak bilirkişi heyetinin belirlenerek ve bilirkişi heyetince ortaya konulan raporun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmekte iken, davacı sigorta şirketinin kusurunun illiyet bağını kestiği gerekçesiyle, tüm sorumluluğun davacı sigorta şirketine yükletilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan; İdare Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli ara kararı ile davanın, yol yapım işi yüklenicisi ... Nak. İnş. Taah. Mad. Turz. Pet. Ürün. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ihbarına karar verildiği, ilgili şirketin 28/01/2020 tarihli dilekçesi ile fer'i müdahale talebinde bulunduğu, buna karşın bu hususta herhangi bir karar verilmeden temyize konu kararın verildiği anlaşılmış olup, müdahale istemi hakkında karar verildikten sonra işin esası hakkında hüküm verilmesi gerekeceği tabiidir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 27/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
ihale