<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3844 E. , 2024/2258 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/3844<br>Karar No:2024/2258<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: ... Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nce ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen "İl Müdürlüğüne Bağlı Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüklerinin 2022 Yılı 12 Aylık Malzemeli Mamul Yemek Hizmet Alımı İşi" ihalesinin 1. kısmı uhdesinde kalan davacı şirketin mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi ve 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 13/05/2022 tarih ve 31834 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu ihalenin 1. kısmının yaklaşık maliyetinin 16.927.939,93-TL, sınır değerinin 11.471.093,37-TL, davacının teklifinin ise 10.925.682,40-TL olduğu, ihale üzerinde bırakılan davacının teklifi sınır değerin altında olduğundan yaklaşık maliyetin %9’u oranında kesin teminat alınması gerekirken idarece sehven ihale bedelinin % 6'sı oranında kesin teminat alınarak sözleşme imzalandığı, akabinde ise hesaplamanın hatalı olduğunun anlaşılması üzerine aradaki fark tutarının yatırılarak sözleşmede taahhüt edilen yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiğinin davacıya ihtaren bildirildiği, davacı tarafından ise ekonomik gerekçeler mazeret gösterilmek suretiyle işe başlanılmayacağının belirtildiği; <br>Bu durumda, ilgili mevzuat gereğince ihale üzerinde kalan isteklinin kesin teminatı vererek sözleşmeyi imzalamakla ve sözleşme imzalandıktan sonra da taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüklerin hilafına fiil ve davranışlara karşılık ihalelerden yasaklama yaptırımı öngörüldüğü, uyuşmazlıkta ihale sözleşmesinin kesin teminat noksanlığıyla imzalanmasını takiben söz konusu eksikliğin tamamlanması ve işe başlanılması gerektiğine dair ihtar yazılarına rağmen davacı şirket tarafından ekonomik durumlar mazeret gösterilerek sözleşmede taahhüt edilen işe başlanılmadığı, mücbir sebep olarak değerlendirilebilecek bir halin de somut olayda bulunmadığı anlaşıldığından, mücbir sebep hali bulunmaksızın edimini ifa etmeyen davacının ihalelerden yasaklanmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sözleşme imzalandığı, sözleşmede belirtilen tutar üzerinden kesin teminat mektubu bedelinin davalıya ödendiği, şirketlerinin sözleşme gereği ekonomik yükümlülüklerini yerine getirildiği, buna rağmen davalı kurumca kesin teminat bedeli tutarının yeterli olmadığından bahisle müvekkilden ayrıca bir mektup istendiği, gerek ekonomik gerek davalının usulü hataları ve haksız davranışları nedeniyle ikinci teminat mektubu bedelinin haklı olarak ödenmediği, davalının ikinci mektup bedelini istemesinin sözleşmesel geçerliliğinin bulunmadığı, sehven yanlış yazılan miktar nedeniyle eksik olduğu iddia edilen bedel miktarının şirketin sorumluluk alanı dışında olduğu, her ne kadar Mahkeme kararında, davalının işe başlanılması gerektiğine dair ihtar yazılarına rağmen şirketin sözleşmede taahhüt edilen işe başlamadığına kanaat getirilerek hüküm kurulmuşsa da işe başlanılamamasının tek nedeninin davalının usulüne uygun tebligat araçları ile ihtar yazısı göndermemiş olması ve davalı kurumun yer teslimi yapmaktan kaçınmış olması olduğu, davalı kurumun usulüne uygun tebligat yapmadığı, sözlü ya da EKAP üzerinden yapılan yazılı bildirimler ve tebligatlar sözleşmeye aykırı olduğundan hukuken geçerli olmadıkları, şirketin sözleşmeyi imzaladıktan sonra EKAP'a bakmak ve takip etmek yükümlülüğünün olmadığı, temyize konu kararın gerekçeli olarak verilmediği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br> 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 37. maddesinde, "Bu Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde yapılacak tebliğler hakkında Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır." kuralı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde ise, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır..." kuralı yer almaktadır.<br> Her ne kadar, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun davacıya ihtarın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5812 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle değişik Ek 1. maddesinde, "Bu Kanun kapsamında yapılan ihalelerde; bu Kanun'un 13'üncü maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, ilan, ihale dokümanının hazırlanması ve verilmesi, katılım ve yeterliğe ilişkin belgelerin sunulması, tekliflerin hazırlanması, sunulması ve değerlendirilmesi, ihalenin karara bağlanması ve onaylanması, kesinleşen ihale kararlarının bildirilmesi ve sözleşmenin imzalanması gibi ihale süreciyle ilgili aşamalar ile her türlü bildirimler kısmen veya tamamen, Kurum tarafından oluşturulan Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden gerçekleştirilebilir." kuralına yer verilmiş ise de, EKAP üzerinden yapılacak bildirimlerin "ihale süreci" ile ilgili bildirimlerle sınırlı olduğu, sözleşmenin imzalanması ile ihale sürecinin sona erdiği, 4735 sayılı Kanun kapsamında sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme uygulaması ile ilgili olarak yapılacak bildirimlerin Tebligat Kanunu'na göre yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. <br> Nitekim, dava konusu ihaleye ait Sözleşme'nin "Taraflara ilişkin bilgiler" başlıklı 2.2. maddesinin (ç) bendinde, yüklenicinin tebligata esas adresinin "... OSB Mah., ... Sokak, No:... Yenimahalle/ANKARA" olduğu; 2.3. maddesinde, her iki tarafın 2.1. ve 2.2. maddelerinde belirtilen adreslerini tebligat adresi olarak kabul ettikleri, adres değişiklikleri usulüne uygun şekilde karşı tarafa tebliğ edilmedikçe, en son bildirilen adrese yapılacak tebliğin ilgili tarafa yapılmış sayılacağı; 2.4. maddesinde, tarafların yazılı tebligatı daha sonra süresi içinde yapmak kaydıyla, kurye, faks veya elektronik posta gibi diğer yollarla da bildirim yapabileceği düzenlenmiştir. <br> Belirtilen kuralların aksine sözleşme uygulaması sırasında elektronik yolla bildirim yapılıp ayrıca "yazılı tebligat" yapılmaması durumunda, yüklenicinin özellikle sürenin başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda belirsizlikler yaşamasına neden olacağı, sözleşme uygulaması ile ilgili olarak EKAP üzerinden bir bildirim yapılması yüklenicinin kendisine Tebligat Kanunu hükümlerine göre ayrıca yazılı bir tebligat yapılacağı yönünde beklenti oluşmasını engellemeyeceği, kaldı ki Sözleşme'nin 2.4 maddesinde de yazılı tebligat daha sonra süresi içinde yapılmak kaydıyla diğer yollarla da bildirim yapılabileceği düzenlemesinin yüklenicinin elektronik bildirim dışında yazılı tebligat yapılacağı beklentisinin artmasına neden olduğu, aksi hâlde iki seçenekli bildirim usulünün hukuki belirsizliklere neden olacağı, özellikle yüklenici açısından hak kayıplarına sebebiyet vereceği, idareye güven ilkesinin zedeleneceği kuşkusuzdur. Ayrıca EKAP üzerinden yapılan bildirimi tek geçerli bildirim kabul etmek, 4735 sayılı Kanun'un 37. maddesinde yer alan kuralı ve beraberinde taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerini bertaraf etmek anlamına gelecek ve bu Kanun kapsamında sözleşme imzalayan yüklenicileri güvencesiz hâle getirecektir. <br> Uyuşmazlık konusu olayda, kesin teminatın eksik hesaplandığından bahisle tamamlanmasına ilişkin 14/02/2022 tarihli, eksik teminatın yatırılmaması halinde 4734 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre işlem yapılacağına ilişkin 24/02/2022 tarihli ve eksik teminatın tamamlanarak 01/03/2022 tarihinde işe başlanmasına ilişkin 28/02/2022 tarihli son ihtar yazısının aynı tarihlerde EKAP üzerinden davacı şirkete bildirildiği, 21/03/2022 tarihinde ise sözleşmenin idarece feshedildiği dosyada yer alan bilgi belgelerden anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, 4735 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sözleşmenin feshine ilişkin ihtar yazısının Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak davacı şirketin davalı idareye bildirdiği tebligat adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken EKAP üzerinden yapılan bildirimlerin geçerli kabul edilerek işe başlamayarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle yasaklanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
ihale